Uttar Pradesh; Hindistan’ın kuzeyinde yer alan, hem nüfus hem de tarihi açıdan ülkenin en önemli eyaletlerinden biri. En çok da Agra şehrindeki Taj Mahal ile adını duyuruyor. Ganj Nehri’nin verimli vadileri, tapınaklar, saraylar ve dini merkezler de eyaletin kültürel çeşitliliğini yansıtıyor. Burası antik medeniyetlerden modern Hindistan’a kadar uzun bir tarih boyunca önemli bir merkez olmuş. Ayrıca Hem Hindu hem Budist hem de Müslüman tarihinin izlerini görmek mümkün.

Agra – Darwaza-i Rauza (Büyük Kapı)
Uttar Pradesh’in tarihi, antik dönemlere kadar uzanıyor; İndus Vadisi sonrası bölgede güçlü krallıklar ve imparatorluklar kurulmuş. Gupta İmparatorluğu ve Babür yönetimi, eyaletin mimari ve kültürel mirasını şekillendirmiş. Agra ve Fatehpur Sikri gibi yapılar, Babür döneminin ihtişamını gözler önüne seriyor. British Raj dönemi de eyaletin modern altyapısının temellerini atmış.
Uttar Pradesh’de gezilecek yerler listesi
İçindekiler
Çoğu gezgin, Hindistan turu rotasına Uttar Pradesh eyaletini dâhil eder. Burası genelde Hindistan’da gezilecek yerler listesinin baş sıralarında yer alır.
Şimdi gelin, Uttar Pradesh eyaleti gezilecek yerler listesine bir göz atalım…

Fatehpur Sikri – Buland Darwaja
Lucknow
Uttar Pradesh eyaletinin başkenti olan Lucknow, Delhi‘den sonra Hindistan’ın en büyük ikinci şehri. Şehirde 18. yüzyılda inşa edilen Bara Imambara, içindeki labirent ve büyük avlusuyla dikkat çekiyor. Lucknow’un simgesi Rumi Darwaza, Babür mimarisinin etkileyici bir örneği. Chota Imambara, ışıklandırması ve iç dekorasyonuyla ziyaretçileri büyülüyor.
Agra
Hindistan turu yapan bir gezginin, Uttar Pradesh eyaletine gelmemesi mümkün mü? Tabii ki hayır! Çünkü burası dünyanın yeni 7 harikasından biri olan Taj Mahal’in bulunduğu yer.
Taj Mahal’in ev sahibi Agra; hiç kuşkusuz her gezginin ilk durağı. Dünyaca ünlü bu beyaz mermer anıt, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından ölen karısı Mümtaz Mahal’in anısına yaptırılmış. Aşk için yapılmış en büyük ve en güzel anıt olarak anılan Taj Mahal, mimari zarafeti ve dillere destan bir aşk hikâyesini bir araya getiriyor. Taj Mahal, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Agra – Taj Mahal
16. yüzyılda Babür İmparatoru Ekber Şah tarafından yaptırılan Agra Fort, askeri amaçla yapılmış. Daha sonra torunu Şah Cihan tarafından bir kraliyet sarayına dönüştürülmüş. Agra Fort, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Agra Fort
Fatehpur Sikri
Agra’nın 40 km kadar batısında bulunan Fatehpur Sikri, 1570-1586 yılları arasında İmparator Ekber Şah döneminde Babür İmparatorluğu’nun başkentiymiş. 1586 yılında tahminen su yetersizliği nedeniyle burada yaşayan insanlar Agra’ya göç edip yerleşmiş. Fatehpur Sikri de yapısı tamamen korunarak günümüze ulaşmış. Burası dünyanın en iyi korunmuş hayalet şehirlerinden biri sayılıyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Fatehpur Sikri – Buland Darwaja
Ayodhya
Hindu inancının en kutsal şehirlerinden biri olan Ayodhya, Lord Rama’nın doğum yeri olarak biliniyor ve bu özelliğiyle dini turizm açısından büyük önem taşıyor. Şehir antik tapınakları, ghats (nehir kıyısı basamakları) ve tarihi yerleriyle; ziyaretçilerini hem manevi hem de kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Ram Janmabhoomi ve Hanuman Garhi gibi önemli noktalar, şehrin ruhani atmosferini deneyimlemek isteyenler için mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.
Mathura
Krishna’nın doğum yeri olarak ünlü Mathura, Hindu mitolojisinin kalbinde yer alıyor. Şehir renkli tapınakları (özellikle de Krishna Janmabhoomi Mandir), nehir kenarındaki ritüelleri ve canlı pazarlarıyla dikkat çekiyor. Yamuna Nehri kıyısındaki ghats, dini törenler ve festivallerle dolup taşarken, Mathura Museum gibi kültürel mekânlar da şehrin tarihi ve sanatsal mirasını gözler önüne seriyor.
Vrindavan
Mathura’ya yakın konumuyla bilinen Vrindavan, Lord Krishna’nın gençlik dönemine dair mitolojik hikâyelerin merkezi olarak kabul ediliyor. Şehir binlerce tapınağı ve dar sokaklarıyla ziyaretçilere hem ruhani bir deneyim hem de renkli bir kültürel atmosfer sunuyor. Banke Bihari ve ISKCON Tapınakları, Vrindavan’ın en önemli dini merkezleri. Şehir özellikle festival dönemlerinde canlı bir şölene dönüşüyor.
Varanasi
Hinduizmde “yedi kutsal şehir” anlamına gelen ve hacıların kurtuluş (mokşa) elde etmek için ziyaret ettiği kutsal yerleşim yerleri var: Ayodhyapuri (Ayodhya), Mathurapuri (Mathura), Mayapuri (Haridwar), Kashipuri (Varanasi), Kanchipuram, Dwarakapuri (Dvaraka) ve Avantika Puri (Ujjain).
“Işığın Şehri” olarak da bilinen, Hindular’ın Benares veya Banares dediği ve kutsal saydıkları Varanasi; yaklaşık 3.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski şehirlerinden biri. Varanasi, müzik dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil.

Varanasi
Burası Yıkım Tanrısı Shiva’nın şehri. Hinduizmde “yedi kutsal şehir” anlamına gelen ve hacıların kurtuluş (mokşa) elde etmek için ziyaret ettiği kutsal yerleşim yerlerinden de biri. Ayrıca Tanrı Shiva’nın ışık sütununun (Jyotirlinga), yaratıcı Brahma ve koruyucu Vishnu arasında beliren sonsuz, formsuz ateş sütunu olduğuna inanılıyor. Bu kutsal sütun, Shiva’nın evrendeki en yüce güç olduğunu ve yaratma, koruma, yok etme rollerinin üzerindeki mutlak kudretini simgeliyor. Hindistan’ın farklı yerlerinde bulunan 12 ana tapınağın, Shiva’nın kendisini ışık sütunu olarak gösterdiği kutsal yerler olduğuna inanılıyor.
Peki Hindular için Ganj’da yıkanmak neden kutsal biliyor musunuz? Çünkü Hindu inanışlarına göre Tanrıça Ganga bu nehirde vücut bulmuş. Bu nedenle Ganj’ın sularında yıkananların vücudunun bütün günahlarından arındığına inanıyorlar
Hindistan’da “ölüm başkenti” olarak adlandırabileceğimiz Varanasi, yaşamla ölümün iç içe geçtiği, gözünüzü ölüme değdirecek, burnunuza ölüm kokusunu yerleştirecek bir yer. Hindular için kutsal olan Varanasi’ye insanlar ölmek için geliyor. Orada ölmek, yakılmak ve küllerinin Ganj’a savrulması onlar için çok kutsal ve büyük bir itibar. Öldüklerinde sabah gün doğumunda başlayan hazırlıklar ve yakma işlemleri, akşam gün batımında sona eriyor. Bu ritüele kremasyon ritüeli deniyor. Bu saatten sonra da gün içinde ölenlerin ruhlarının kabulü için yapılan, günü şükranla bitirip teşekkür ettikleri Ganga Aarti Töreni başlıyor.
Sarnath
Budistler için en önemli dini merkezlerden ve Hac yerlerinden biri olan Sarnath, Varanasi’nin 25 km uzağında bulunuyor. Budist kral Ashoka burada bir çok stupa ve tapınak yaptırmış. Böylece buranın manastırlarında Budist öğreti verilmeye başlanmış.
Budizm’in kurucusu Gotama Buddha, M.Ö 563 veya M.Ö 480 yılında Günümüzde Nepal sınırları içinde bulunan Lumbini’de doğmuş. M.Ö 483 veya M.Ö 400 yılında öldüğünde naaşı yakılmış ve külleri hayatında önemli yeri olan ve daha sonra Budist Hac yeri hâline gelecek olan 4 stupaya (kutsal emanetlerin saklandığı anıtlara) yerleştirilmiş:
• Lumbini (Buddha’nın doğduğu yer)
• Bodh Gaya (Buddha’nın aydınlandığı yer)
• Sarnath (Bodh Gaya’da aydınlandıktan sonra müritlerine ilk dersini verdiği, Dharma öğretisini ilk anlattığı yer)
• Kushinagara (öldüğü yer)

Wat Thai Sarnath Tapınağı
Uttar Pradesh; tarihi yapıları, dini merkezleri ve kültürel çeşitliliğiyle Hindistan gezisinin vazgeçilmez bir durağıdır. Taj Mahal, Agra Fort, Varanasi ghats ve Sarnath gibi yerler; hem tarih hem kültür hem de manevi deneyim sunar. Ziyaretçiler bu eyalette Hindistan’ın binlerce yıllık medeniyetini yakından keşfetme fırsatı bulur… ve Uttar Pradesh her gezgini büyüler.
Keşfetmeniz dileğiyle…
Siz de fikrinizi belirtin