Hindular’ın en ilgi çekici ritüellerinden biri kuşkusuz ki Antyeshti denilen kremasyon yani ölü yakma törenleridir. Hindular için kutsal olan bu ritüeller, ölünün ruhunun öteki dünyaya iyi uğurlanmasını amaçlar. Bu ritüeller Hindular tarafından pek çok değişik yerde yapılır. Hindistan’ın en kutsal şehri Varanasi ise ülkenin hemen her yerinden ölü bedenlerin getirildiği, kremasyon ritüellerinin en yoğun yapıldığı kenttir.

Kremasyon

Varanasi’de ölü yakma ritüeli

Kremasyon ritüelleri

Ölü yakma törenleri ilk olarak M.Ö 6000 yıllarında Neolitik Çağ’da yapılmış. Beden âdeta ruhun hapishanesi olarak görülmüş, o yok olmadıkça ruhun serbest kalmadığına inanılmış. Kremasyon ritüellerinin amacı da ruhun bedeni mümkün olduğunca çabuk terk etmesi ve inanılan yüce varlıkla veya atalarla buluşmasını sağlamak olmuş.

Hitit kral ve kraliçeleri 4 gün süren görkemli törenlerle yakılmış. Tek tanrılı dinlerle birlikte bu törenler terk edilmiş. Günümüzde ise Hindular ve Budistler kremasyon ritüelleri yapıyor. Kremasyon sayesinde ruhun bedeni terk ettiğine, nirvanaya erdiklerine inanıyorlar.

Kremasyon

Burning Ghat’larda ölü yakma ritüeli

Burning Ghat’lar – Krematoryum

Hinduların kutsal kabul ettiği ünlü Ganj Nehri’nin çevresinde 100 kadar Ghat var. Ghat, Hindular’ın kutsal banyolarını aldıkları, bazılarında da ölülerini yaktıkları basamaklara verilen isim. Ganj Nehri sürekli yükselip alçaldığından nehre girişi sağlamak üzere bu basamaklar yapılmış. Çoğunluğu banyo ve ibadet için kullanılan Ghat’lardan bazıları ölülerin yakılması için ayrılmış durumda. Burning Ghat denilen bu Ghat’larda ölüleri yakma töreni günün 24 saati kesintisiz olarak devam ediyor.

Kremasyon – Ölü Yakma Ritüeli

Kremasyon – Ölü Yakma Ritüeli

Ölü yakılma bölgesine ölenin yakınlarından sadece erkekler yaklaşabiliyor. Kadınlar, Hindu olmayanlar ve turistler buraya yanaşamıyor. Fotoğraf ve video çekimine kesinlikle izin verilmiyor ancak uzaktan zoom yaparak çekim yapabiliyorsunuz. Zaten sizden özellikle rica ediyorum, oraya yaklaşıp Hindular için çok kutsal olan bu anı bozmayın, çekim yapmaya çalışmayın, onları bu çok özel zamanlarda rahatsız etmeyin.

Ölen kişinin cesedi beyaz bir kefene sarılıyor, ailesi ve yakınlarının omuzlarında taşınarak Ganj’ın kenarına getiriliyor. Kefenin altından ölünün tüm vücut hatlarını görüyor, bu manzara karşısında ister istemez irkiliyorsunuz.

Ölü bedenin yakılması için kişinin büyüklüğüne göre 200-500 kilo arasında kuru ağaç kullanılıyor. Tören, ibadet ve bölgenin temizliği 3-4 saat arasında sürüyor.

Kremasyon için hazırlanan odunlar

Burning Ghat’ların hemen yanındaki Shiva Tapınağı’nda Puja denilen Hindu dua töreni yapılıyor.

Kremasyon Ritüeli – Kim Sorumlu?

Yakılacak beden hazırlanıyor. Ölü erkeklerin yüzleri yukarıya, ölü kadınların yüzleri aşağıya bakacak şekilde kuru odunların altına yerleştiriliyor. Kötü kokmaması için sandal ağacı tozu, sandal ağacı tozu pahalı gelirse sandal ağacı talaşı, çeşitli baharatlar serpiliyor. Ölü bedenin iyi yanması için de Ghee denilen bir tür tereyağı dökülüyor.

Ölü yakılma ritüelinde ölen kişinin en büyük oğlu, oğlu yoksa bir akrabası baş sorumlu oluyor. Baş sorumlu kişi beyaz elbiseler giyiyor, saçlarını kökünden kazıtıyor.

Kremasyon ritüelinde yakma işleminin kutsal ateş ile yapılması gerekiyor. Baş sorumlu kişi Pandit adı verilen Hindu rahiplere gidiyor, para ile tapınağın içinde yanan kutsal ateşten bir tutam ot tutuşturarak alıyor, bedenin yanına getiriyor.

â

Baş sorumlu kişi kutsal ateşi getirince bedenin etrafında 3 kez dolaşıyor, sonra elindeki ateşi odun yığınına bırakıyor. Kuru ve yağlanan odunlar tutuşuyor, ölünün yakınları ilahiler okuyor ve Puja duası yapıyor.

Kremasyon ritüeli

Odunların yanışı azaldıkça bu işle görevli kasttan kişiler korları karıştırarak alevin büyümesi sağlıyorlar çünkü bedenden geriye yanmamış hiç bir parça kalmaması gerekiyor.

Yanma işlemi gerçekleşirken ısınan kafatasları patlıyor, patlamazsa bir sopa yardımıyla kafatasını kırıyorlar. Kafataslarının yanma anının ruhun bedenden ayrılma anı olduğuna inanıyorlar. Yanma işlemi bittiğinde kadınların bel ve kalçaları, erkeklerin de göğüsleri doku yoğunluğu çok olduğundan tam olarak yanmıyor. Geriye kalan bu tür parçalar Ganj Nehri’ne atılıyor.

Bütün işlem 3-4 saat sürüyor. Böylece bir ruh daha bedeninden bağını kopartmış ve ruhlar âleminde özgürleşmiş oluyor.

Kremasyon ritüeli

Hindistan’ın Dokunulmazları

Kremasyon ritüeli sona erdiğinde geriye kalan kül, dalit ya da dokunulmazlar denilen görevlilerce süpürülerek Ganj Nehri’ne atılıyor. Dokunulmazlar Hindistan’daki Kast sisteminin bile dışında kalan, en alt tabakadaki kişiler. Bu kişiler Hindular’ın iğrendiği ve aşağılayıcı bulduğu her işi yapıyorlar. Tuvaletleri temizliyor, cenaze artıklarıyla ilgileniyor, hayvanların bakımını yapıyorlar. Bugün Hindistan’da 200 milyon kadar dalit var.

Kimler yakılmıyor?

Çocuklar, hamileler, yılan sokması sebebiyle ölenler yakılmıyor. Onları bir tekneye koyup Ganj’a bırakıyorlar. (Yılanın sebebi de iyileştirici gücü olduğuna inanmaları ve kutsal kabul etmeleri)

Kremasyon ritüeli izleyenleri nasıl etkiliyor?

Hindular için önemli olan bu ritüeller biz turistler içinse sadece görülesi bir sahne. Yanan bedenin kokusu ağzınızdan, gözünüzden içeri dolarken dehşete kapılıyorsunuz. Onlarsa ilahiler eşliğinde sanki dans eder gibiler, töreni sakin, doğal ve “olması gerektiği gibi” karşılıyorlar.

Her kültüre saygım var, her kültürün korunması gerektiğini savunuyorum ancak kremasyon törenleri için zaten azalan orman kaynaklarımızı bu kadar yoğun kullanmak, atmosferdeki CO2 miktarını bu kadar yükseltmek ne derece doğru, bu da sanki üzerinde düşünülmesi gereken bir konu…