Ruanda ya da resmî adı ile Ruanda Cumhuriyeti, Sahra Altı Afrika’nın orta kısmında yer alıyor. Ülkenin ismini 1994 yılında yaşanan, 1.000.000’dan fazla kişinin katledildiği Ruanda Soykırımı ile duymuş olabilirsiniz ama soykırım sonrasında Ruanda çok titiz ve planlı bir stratejiyle yaralarını hızla sardı. Artık etnik gruplar yok, herkes kendini Ruandalı olarak tanımlıyor ve Ruanda, Afrika’nın en güvenli ülkeleri arasında yer alıyor. Ruanda günümüzde adını en çok dünyada sadece Virunga Sıradağları üzerindeki yağmur ormanlarında yaşayan dağ gorillerine ev sahipliği yapması ve onları korumasıyla duyuruyor. Ancak bunlar haricinde Ruanda “Büyük Beş” olarak adlandırılan yaban hayatının heyecan verici hayvanlarını, zengin biyoçeşitliliği, çay ve kahve plantasyonlarını da içinde barındırıyor.

Ruanda

Ruanda harita Kaynak:Wikipedia (Alvaro1984 18 – Yükleyenin kendi çalışması, Kamu Malı, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=7423936)

Ülkenin ismi eski Ruanda dilindeki Kwanda (anlamı: büyümek, genişlemek) kelimesinden geliyor. Engebeli yapısından ötürü de “Bin Tepe Diyarı” olarak anılıyor.

Bugünkü Ruanda topraklarındaki ilk yerleşimcilerin ülkenin en küçük azınlık grubunu oluşturan Twalar olduğu sanılıyor. 13. yüzyıldan itibaren ikinci azınlık grubu oluşturan Tutsiler tarafından Ruanda Krallığı kurulmuş ve bölgede hüküm sürmüş. İlerleyen dönemlerde krallığın bünyesine katılan yeni topraklarla birlikte Hutular çoğunluk hâline gelmiş ama devlet yönetimi Tutsiler’in elinde kalmaya devam etmiş.

Ruanda, Helgoland-Zanzibar Antlaşması kapsamında 1890 yılından I. Dünya Savaşı sonuna kadar Alman Doğu Afrikası’nın bir parçası konumundaymış. Belçika orduları I. Dünya Savaşı’nın devam ettiği bir dönemde Almanlar’ı herhangi bir direnişle karşılaşmadan bölgeden uzaklaştırarak Ruanda ve Burundi’yi işgal etmiş. I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle Ruanda’nın olduğu bölge tümüyle Milletler Cemiyeti manda bölgesi olarak Belçika’ya bağlanmış.

Kısa Ruanda Tarihi – Sömürge Dönemi

Belçika yönetimi ülkedeki etnik grupları birbirine düşman etmeyi, oluşan kaos ortamından yararlanarak ülke idaresini elde tutmayı hedeflemiş. Tutsiler’i daha üstün, güçlü, entelektüel bir sınıf olarak lanse etmiş, Hutular’a ikinci sınıf insan muamelesi yapmış. Hayvancılıkla uğraşanlar Tutsi, tarımla uğraşanlar Hutu olarak kabul edilmiş, bu şekilde kimlik kartları oluşturulmuş. Daha sonra bu kimlik kartları önemli kademelerdeki görevlerin kimlere verileceğini belirlemek için kullanılmış.

1959 yılında Tutsi Kralı’nın tahttan indirilmesi ve 1 Temmuz 1962 tarihinde Ruanda’nın bağımsızlığını ilan ederek Belçika sömürge yönetimine son vermesi üzerine Belçika bu kez de Hutular’ı destekleyen politikalar izlemeye başlamış. Yıllardır dışlanan Hutular on binlerce Tutsi öldürmüş, 130.000 kişi komşu ülkelere göç etmek zorunda kalmış.

Bağımsız Ruanda Cumhuriyeti’nde seçimle iş başına gelen ilk devlet başkanı olan Grégoire Kayibanda, Hutu etnik grubuna mensup olup görevde bulunduğu 1962-1973 dönemlerinde Hutu milliyetçiliğine dayalı katı politikalar uygulamış. Tutsiler kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmış, eğitim imkânlarından yararlanmaları kotaya tabi tutulmuş. 1973-1994 yılları arasında devlet başkanı olan Juvénal Habyarimana da mensubu olduğu Hutu etnik grubunun yararına olacak ayrımcı bir politika izlemiş. Bütün bunlar insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek olan soykırımın zeminini hazırlamış.

Akagera Milli Parkı

6 Nisan 1994 günü dönemin Devlet Başkanı Juvénal Habyarimana’nın uçağı düşürüldü. Theoneste Bagosora devlet işlerini devraldı ve Tutsiler’i sorumlu tutarak katledilmelerini emretti. Theoneste Bagosora bu nedenle soykırımının mimarı olarak kabul ediliyor.

Aşırı uç Hutular 7 Nisan günü Tutsiler’e karşı soykırım başlattı ve yaklaşık 100 gün içinde (7 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında) 1.000.000 Tutsi ve ılımlı Hutu’yu öldürdü. Bu katliam, Tutsi destekli isyancı Ruanda Vatansever Cephesi lideri Paul Kagame’ye bağlı güçlerce, Hutu ağırlıklı hükûmetin düşürülmesiyle son buldu. Çatışmaların başlangıç günü olan 7 Nisan her yıl soykırım günü olarak anılıyor.

Ancak dönemin Ruanda Devlet Başkanı Juvénal Habyarimana’ya yönelik saldırının orada bulunan Fransız askerler ve paralı askerler tarafından yapılmış olabileceği söyleniyor. Ayrıca Fransa 23 Haziran 1994’te sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak amacıyla ülkenin güneybatısında Turkuaz Operasyonu’nu başlattı ama soykırımı engellemek yerine soykırımı yapan Hutular’a silah ve mühimmat desteği yanı sıra diplomatik, siyasi ve askeri destek de verdi.

Her ne kadar soykırımı Hutular işlemiş olsa da bu dönemi hazırlayan ve destekleyenlerin Belçika ve Fransa olduğu kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler de bu katliama sessiz kalmakla suçlanıyor.

Ruanda nerede? Ruanda’ya nasıl gidilir?

İstanbul’dan 6,5 saatlik direkt uçuşla Ruanda’nın başkenti Kigali kentine ulaşmanız mümkün. Ayrıca aktarmalı uçuşlar da bulunuyor.

Ekvator’un kısmen güneyinde ve büyük bölümü rakımlı arazide yer alan Ruanda’da tropikal yayla iklimi hâkim. Sıcaklık gündüzleri nadiren 30°C’yi aşıyor, geceleri nadiren 15°C’nin altına düşüyor. Yanınızda muhakkak kalın kıyafetler getirmelisiniz. Geceleri ve millî parklarda çok üşüdüm, hazırlıklı olmasam kesin hastalanırdım.

Akagera Milli Parkı

Ülkede iki yağış mevsimi var; şubat ortasından mayıs ayına kadar ve eylül ortasından aralık ortasına kadar. Haziran ayından eylül ortasına kadar olan kuru mevsim hafif bulutlu ve bazen de çok az yağışlı olabiliyor. Kuru mevsimde yollarda ve patikalarda gezinmek daha kolay oluyor.

Dağ gorilleri

Ülkeye plastik poşet sokmak yasak. Bavulunuzun içinde bile bulurlarsa ceza ödüyorsunuz. Bu anlamda Ruanda’yı içtenlikle kutluyorum. Ayrıca köyleri dâhil her yer o kadar temiz ki kendi ülkem adına hafiften utanç bile duydum. Bodrum’da her yeri çöp içinde görürken Ruanda’nın kırsalında bile hiç çöpe rastlamadım.

Peki nasıl bu kadar temiz olabiliyorlar, biliyor musunuz? Çünkü toplum olarak uymaları gereken yasaları ve kuralları var! Umuganda adını verdikleri bayramları her ayın son cumartesi günü 08:00-11:00 saatleri arasında ülke çapında gerçekleşiyor. Bu bayramda 18-65 yaş arasındaki her Ruanda vatandaşı zorunlu olarak topluluk çalışmasına katılıyor, katılmayanlar olursa 5 USD $ ceza kesiliyor. Umuganda kelimesi “bir sonuca ulaşmak üzere ortak bir amaç için bir araya gelmek” anlamına geliyor. Umuganda bayramında okul inşaatı da yapılabiliyor, sokaklar da süpürülebiliyor.

Ruanda’ya gitmek için vize almak gerekiyor mu?

Ruanda tüm T.C. vatandaşlarından vize istiyor. Vize almak için 3 alternatifiniz var:

  • Eğer Kenya, Uganda ve Ruanda’ya gitmeyi düşünüyorsanız East Africa vizesine başvurabilirsiniz. (Ruanda’dan vizeye başvuru sayfası: https://irembo.gov.rw/rolportal/web/dgie/east-africa-tourist-visa) E-vize programına göre vizenin kullanılacağı ilk destinasyonun vizeye başvurulan ülke olması gerekiyor. Kenya Cumhuriyeti, Ruanda Cumhuriyeti ve Uganda Cumhuriyeti’ni turizm amacıyla ziyaret etme niyetinde olan tüm seyahat eden kişiler vize başvurusunda bulunabiliyor. Doğu Afrika Turist Vizesi 3 ülke içerisinde Çoklu Giriş ve her girişte 90 gün geçerli.
  • Klasik vize başvurusu yapmayı tercih ederseniz Ankara Ruanda Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne başvuru yapabilirsiniz
  • Online olarak elektronik vize yani e-vize müracaatı yapabilirsiniz. Ancak e-vize her giriş kapısında geçerli değil. Sadece Kigali Uluslararası Havaalanı, Kagitumba, Buziba, Gatuna, Cyanika, Kabuhanga, Poids Lourds, Lacorniche, Kamembe Uluslararası Havaalanı, Ruzizi I, Ruzizi II, Bugarama, Ruhwa, Bweyeye, Nshili, Kanyaru Bas, Kanyaru Haut, Nemba ve Rasuma sınır kapılarında geçerli.
  • Ruanda’ya girişte ülkeden kapı vizesi alabilirsiniz.

Nyungwe Milli Parkı’nda çay plantasyonu

Ruanda gezilecek yerler

Yaban hayatı oldukça zengin olan Ruanda’da olağanüstü bir doğa, şempanzeler, dağ gorilleri, altın maymunlar görmeye hazırlıklı olmalısınız. Ülkede 14 primat türü, 700’den fazla kuş türü, 150’den fazla hayvan türü olduğu düşünülürse ne kadar zengin bir yere gittiğinizi hayal edebilirsiniz.

Royal Palace – Royal cows

Ülkenin her köşesinde soykırım anıtlarıyla karşılaşacaksınız. Tarihlerini unutmadan ders alarak yaşamak isteyen Ruandalılar için büyük üzüntü duyacak, onlara kalbinizde derin bir yer açacaksınız.

Ruanda’ya seyahat etmeden önce Hotel Rwanda filmini izlemenizi öneririm. Terry George’un yönettiği 2004 tarihli Hotel Rwanda filmi Ruanda Soykırımı’nı konu alıyor ve yaşanan acıları gözler önüne seriyor. Ancak halkın söylediğine göre insanlara yardımcı olan kişi filmde gösterildiği gibi otel müdürü değilmiş. Hatta otel müdürünün parası olmayanların kalmasına izin vermediğini söylediler. İnsanlara yardımcı olan ve 1.000 kişiyi gerçekte kurtaran kişi ise resepsiyonistmiş.

Hôtel des Mille Collines

Bir film önerim daha olacak. Yönetmenliğini Michael Apted’ın yaptığı, başrolunu Sigourney Weaver’ın oynadığı 1988 yılı yapımı Sisteki Goriller (Gorillas in the Mist) filmi kendini soyu tükenme tehlikesi bulunan dağ gorillerinin korumasına adayan Dian Fossey’in hayatını konu alıyor. Hayatının son 18 yılında dağ gorillerini inceleyen Dian Fossey kaçak goril avcılarının saldırısı sonucunda yaşamını yitirdi.

Volcanoes Milli Parkı

Ruanda’ya RDB (Rwanda Development Board) davetiyle gittim. Her yıl Kwita Izina (Kvitizina telaffuz ediliyor) olarak adlandırılan Goril İsim Verme Seremonisi’ne 2022 yılında katılmak benim için ömür boyu unutamayacağım bir deneyim oldu. Bu gezide çok güzel zaman geçirdim, çok güzel dostlar edindim.

Kwita Izina

Eğer bireysel olarak kendiniz bir Ruanda turu organize etmek isterseniz Gorilla Remarkable Tours şirketi sahibi Oliver Izabe ile iletişime geçebilirsiniz (+(250) 780 780 263 – ✉️[email protected] – Instagram @olivierizabe2021)

Visit Rwanda

Kigali

Ülkenin başkenti Kigali’de Hotel Rwanda filmine konu olan Hôtel des Mille Collines’te konaklayabilir, Ruanda Soykırımı Anıtı’nı ziyaret ederek acı dolu günleri derinden hissedebilirsiniz.

Kigali Convention Centre

Volcanoes Milli Parkı

Ruanda’daki dağ gorili gözlemleri Volcanoes Milli Parkı’nda gerçekleştiriliyor. Dağ gorilleri (gorilla beringei beringei) Ruanda, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasındaki Virunga yanardağı silsileleri üzerindeki görkemli yağmur ormanlarında yaşıyor. Ağırlıkları 150-200 kilograma kadar ulaşan dağ gorilleri, dev gibi görüntülerine rağmen oldukça zararsızlar. Otçullar, aile olarak yaşıyorlar. Bu nazik primatları doğal ortamlarında gözlemlemekse gerçekten muhteşem bir deneyim.

Ruanda

Volcanoes Milli Parkı

Akagera Milli Parkı

Akagera Milli Parkı, Ruanda’da Büyük Beş’i görebileceğiniz bir park. Safarilerin en büyük heyecanı kuşkusuz Büyük Beş’i görmek. Avrupalılar 20. yüzyılın ilk yarısında Afrika’da av safarilerine çıktıklarında avlanması en zor ve tehlikeli hayvanlara (aslan, gergedan, fil, leopar ve Afrika mandası (bufalo)) The Big Five (Büyük Beş) tabirini yakıştırmışlar.

Ruanda

Akagera Milli Parkı

Nyungwe Milli Parkı

Nyungwe Milli Parkı Afrika’nın en zengin biyoçeşitliliğe sahip parklarından biri. Afrika’nın büyük nehirlerinin kaynağına sahip; batıda Nil Nehri’ni, doğuda Kongo Nehri’ni besliyor. Park şempanzelere ve 12 diğer primata, 310’dan fazla kuş türüne, orkideler dâhil 1.000’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Parkta yerden 70 metre yüksekte 200 metre uzunluğundaki canopy yürüyüş parkurunda ağaçların üzerinde yürüyebiliyorsunuz.

Ruanda

Nyungwe Milli Parkı

Kivu Gölü ve Kongo Nil Yolu

Ruanda’nın en büyük gölü olan Kivu Gölü yaklaşık 2.700 km²’lik bir alanı kaplıyor. Afrika’nın Büyük Rift Vadisi’nin bir parçası olan Kivu Gölü, Ruanda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasında bulunuyor. Gölün pek çok yerinin olağanüstü manzaraları doğaseverleri büyülüyor. Maceraperest gezginler Kivu Gölü’nde kayak turu, dağlarda bisiklet gezisi veya muhteşem Kongo Nil Yolu’nun 6 sıra dışı etabında yürüyüş yapabiliyor.

Kivu Gölü

Gishwati – Mukura Milli Parkı

Gishwati Mukura Milli Parkı iki ormandan oluşuyor; büyük olan Gishwati ve küçük olan Mukura. Ormanlar Kongo ve Nil nehirlerini ayıran yükseltinin içinde yer alıyor. 60 ağaç türüne, şempanzelere, altın maymunlara, kuş türlerine ev sahipliği yapıyor. Park günü birlik ziyaretlere kapalı, sadece içindeki Forest of Hope Guest House ve kamp alanında konaklıyorsanız ziyaret edebiliyorsunuz.

Ruanda

Gishwati – Mukura Milli Parkı

Ruanda modernliğiyle, çevreye ve doğaya saygısıyla, güleryüzlü ve misafirperver insanıyla kalbimde çok derin bir yer etti. Özellikle de soykırım konusu açıldığında nefret dili konuşmamalarından, aksine yaşananlardan ders aldıklarını söylemelerinden çok etkilendim. Keşke tüm ülkeler bu kadar affedici ve sevgi dolu olabilseler. O zaman dünya ne kadar mükemmel bir gezegen olurdu…

Ruanda yaşadığı büyük acıların ardından çok kısa zamanda küllerinden yeniden doğan, tam bir başarı öyküsü sergileyen bir ülke. Çok sevdiğim ülkeler arasında yer alması bir yana, en çok hayranlık duyduğum ülke olmayı da başardı.

Keşfetmeniz dileğiyle…