Kenya ya da resmi adı ile Kenya Cumhuriyeti, Afrika kıtasının doğusunda yer alan bir ülke. Kenya dünyanın en büyük vadisi olan Rift Vadisi’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkenin sınır komşularını Etiyopya, Somali, Tanzanya, bir kısmı Victoria Gölü ile olmak üzere Uganda ve Güney Sudan oluşturuyor. Ülkenin güney doğusunda da Hint Okyanusu yer alıyor.

Kenya harita Kaynak:Wikipedia (By Alvaro1984 18 – Own work, Public Domain, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=7410073)

Kenya ciddi kuralları olan bir ülke. Mesela ülkede naylon poşet kullanımı yasak. Olur da havalimanından birşey alıp elinizde poşetini sallaya sallaya dışarı çıkarsanız yandınız. Anında polisle papaz olup çok ciddi ceza öder ve de zaman kaybederseniz. Gerçi ben kötü bir olaya tanık olmadım ama burada yaşayanlar beni bu konuda uyardılar.

Eğer sigara içiyorsanız (allahtan hiç sevmem) kesinlikle havalimanının içinde, dışında, kapalı mekânlarda, otoparkta, arabanın içinde sigara içemezsiniz. 2007’den beri Kenya’da sigara içmek yasak ve ihlal etmenin cezası her ihlalinizde katlanarak artıyor.

Kenya’da beyaz insan demek zengin insan demek. Resmi ve sivil herkes bir yanlışınızı yakaladığı anda sizden birşeyler kopartmaya çalışabilir.

Şimdi Kenya’nın güzel işleyen sistemlerinden bahsedeyim: Şirketlerin büyük bir bağlantı ağı var ve değişik şirketler birleşip her gün için safari grupları oluşturuyorlar. Özel safari istemiyorsanız çalıştığınız şirket sizi mutlaka bir grup safarisine dahil ediyor. O nedenle haftanın herhangi bir günü gelebilir, istediğiniz uzunlukta bir grup safarisine katılabilirsiniz.

Afrika’ya gitmek bizim “medeni” sandığımız ülkelere gitmeye hiç benzemese de safari deneyimi gerçekten muhteşem. Burada yaban ortamının sesi, kokusu, renkleri, bizim beton yığınları arasında görmediğimiz bir uyumla birleşiyor. Bir kuşun bağırması ağaçta yılan olduğunu söylüyor, çevreyi gözleyen maymunlar yırtıcı bir hayvanı haber veriyor. Bu yaban âleminin şifrelerini çözmek için ise bu kıtada zaman geçirmek ve doğayla baş başa olmayı öğrenmek lazım.

Kenya’ya nasıl gidilir?

İstanbul’dan Nairobi’ye 6 saat 45 dakika süren, İstanbul’dan Mombasa’ya 7 saat 10 dakika süren direkt uçuşlar bulunuyor. Ayrıca aktarmalı uçuşlar da var.

Afrika’ya gelmek özümüze dönmek olduğu için hazırlıklı olmak da gerekiyor. Bu hazırlık döneminde seyahat sağlığı için tedbirler almalı ve safari ihtiyaç listesi belirlemelisiniz. Benim ilk gelişim için oluşturduğum Kenya-Tanzanya rotası eminim size de faydalı olacaktır.

Kenya’ya vize almak gerekiyor mu?

Kenya tüm T.C. vatandaşlarından vize istiyor. Vize almak için 3 alternatifiniz var:

  • Eğer Kenya, Uganda ve Ruanda’ya gitmeyi düşünüyorsanız East Africa vizesine başvurabilirsiniz. Ruanda Cumhuriyeti’nin başlattığı e-vize programına göre ilk destinasyonun Ruanda olması ve vizenin ülkeye girmeden önce alınması gerekiyor. Kenya Cumhuriyeti, Ruanda Cumhuriyeti ve Uganda Cumhuriyeti’ni turizm amacıyla ziyaret etme niyetinde olan tüm seyahat eden kişiler vize başvurusunda bulunabiliyor. Doğu Afrika Turist Vizesi 3 ülke içerisinde Çoklu Giriş ve her girişte 90 gün geçerli.
  • Sadece Kenya için geçerli olacak vizenizi ülkeye gitmeden önce online alabilirsiniz. Eğer online vize alacaksanız http://evisa.go.ke/evisa.html sitesinden gerekli bilgileri doldurabilirsiniz.
  • Kenya vizesini ülkeye girişte kapıdan alabilirsiniz.

Hayvanların yağmurun hangi yönden yağacağını algılayarak bu yönde adeta hipnotize olmuş bir şekilde yer değiştirmelerine Büyük Göç deniyor. Bu Büyük Göç’ün sahipleri ise Afrika’nın 5 büyükleri olarak bilinen aslan, gergedan, fil, leopar ve buffalo (Afrika mandası). Eğer Büyük Göç döneminde safariye çıkacaksanız eşsiz bir görsel şölen görmeye hazırlıklı olmalısınız.

Hem Kenya’da hem de Tanzanya’da Büyük Göç’ün en yoğun dönemi temmuz ve ağustos ayları. Ancak bu dönemin en büyük dezavantajı da aşırı kalabalık olması. Safari sırasında hayvanları görebilmek için araçlar birbirinin arkasında sıra bekliyor. Hayvanlar da bu arada yerini değiştirebiliyor. Gelinmesi en çok tavsiye edilen dönem ise kalabalığın nispeten azaldığı eylül ve ekim ayları.

Kenya’nın kısa tarihi

Ülkenin yakın tarihine gelince: 1887 yılında bir İngiliz şirketi Kenya’yı Araplar’dan kiralamış. 1895’te bölgeyi tam kontroluna almış. Kenya bundan sonra bir İngiliz sömürgesi olmuş. 1952’de yapılan bağımsızlık hareketlerinde Jomo Kenyatta liderliğe getirilmiş. Kenyatta ilk yıllarda başarı sağlayamamış ve İngilizler tarafından tutuklanmış. 1961’te hapisten çıkan Kenyatta zorlu bir mücadeleden sonra Kenya’yı bağımsızlığına kavuşturmuş.

Jomo Kenyatta’nın Kenya Dağı’na Bakarken adlı kitabında geçen çok bilinen sözleri ise insanın içini acıtıyor: Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu. Kenyatta bu sözleriyle dinin küresel politikalara nasıl alet edildiğini, sömürgeciliğin hedefine ulaşmak için her türlü değeri nasıl ucuza harcadığını ifade ediyor.

Kenya’da safari

Afrika’yı şimdi ben de atalarım gibi ufak adımlarla keşfetmek üzere yoldayım. İnsanın doğduğu bu en eski kıtada ilk durağım ise Kenya olacak. Kıtada daha önce geldiğim Mısır ve Fas’ı Afrika’dan saymıyorum bile. Çünkü benim bu Afrika seyahatinden beklentim tamamen yaban hayatını görmek üzerine kurulu.

Kenya’da yaban hayatı

Yine de Afrika ile ilgili hislerim oldukça karışık. Bunda biraz da çalıştığım acentenin gelmeden önceki son dakika sürprizleri ve de gelişimden hemen önce beni köşeye sıkıştırıp bazı dayatmalara mecbur bırakması da var.

Şimdi bu vesileyle size başıma gelen olayı anlatayım. Anlatmaya da hikâyenin en başından başlayım:

Safari şirketlerine dikkat!

Kenya’da budget camp denilen düşük bütçeli kamp yerleri gayet konforlu. Çadırda kalsanız da çadırlar büyük. Gerçek yataklarda yatıyorsunuz ve içlerinde tuvalet/duş var. Oysa Tanzanya’daki budget camp denilen düşük bütçeli kamp yerlerinde küçücük çadırlarda kalıyor ve yatak üzerinde değil mat üzerinde uyuyorsunuz (Daha doğrusu ben bunu bütün rezervasyonlar yapıldıktan sonra fark ettim). Hâl böyle olunca ben de safari şirketine yazıp kalacağım yerin tuvalet/duşlu kampa çevrilmesini istedim. Şirket bunun için benden 3 gece için 2.500 $ fark istedi! Kavga dövüş olayı halledemedik. Nairobi’ye inince fiyatı 320 $ a düşürdüler. İş para ödemeye geldiğinde ise sadece 110 $ fark ödedim. Bunun nasıl olduğunu ise hâlâ anlayabilmiş değilim! Hemen belirtmeliyim ki benim de burada kabahatim büyük. Daha önceden sorgulamam gereken şeyleri biraz geç sorguladım ve başıma bunlar geldi. 2.500 $ farkı duyunca sinir içinde gezimi iptal etmeyi bile düşünmüştüm. Neyse ki böyle bir salaklık yapmamışım :-) . (Bu arada rehberlerim Ambrose ve Ben Blue Mountain Trekking & Safaris şirketini tavsiye ettiler. Bir daha gelirsem bu sıkıntıları yaşamamak için onlarla çalışacağım.)

Kenya’nın önemli şehirleri başkent Nairobi, Mombasa, Kisumu, Nakuru. Asıl güzellikleri ise safari yaptığınızda başlıyor! Safarilerimi de Naivasha & Hell’s Gate & Nakuru, Masai Mara, Amboseli yazılarımda anlatacağım.

Kenya harita Kaynak:Wikipedia (By OCHA, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=34011958)

Kenya benim gözümde sahra altında gidilecek en güzel Afrika ülkelerinden birisi. Sizin de bir gün keşfetmeniz dileğiyle!