Datça Ege ile Akdeniz’in buluşma noktasında yer alıyor. Gökova ve Hisarönü körfezleri arasında birbirinden güzel tam 52 koya sahip olan Datça aklınıza düştüğünde pırıl pırıl deniz, döneminin en önemli liman kentlerinden biri olan Knidos, zengin flora ve fauna, bol oksijen, düşük nem oranı, yılın 300 günü parlayan güneşi düşünmelisiniz.

Datça

Yaşadığım Bodrum‘un karşı kıyısından göz kırpıyor bana Datça. Burası hem yanı başımda hem de bir türlü gidemediğim bir yer aslında… ama her yerle tanışmanın bir zamanı var. Benim için de bu zaman J Dive ile mavi yolculuk rotasında geliyor.

Datça

Datça gezilecek yerler

Gelelim Datça gezilecek yerler listesine:

Datça Plajları

Burada tamı tamına 52 koy var. Ayrıca unutmayalım ki Datça, Türkiye’nin en güzel dalış noktaları arasında sayılıyor. Benim en favori plajlarım ise Aktur ve Akvaryum. Hele Akvaryum yok mu, bana gece dalışını bile sevdiren bir yer burası. Yıllardır dalmama rağmen bir türlü gece dalışını sevemeyen bendeniz Akvaryum’da gece dalıp gezintiye çıkan onlarca ahtapot ve müreni gördükten sonra nasıl bir daha sevemem ki.

Datça plajları – Akvaryum

Diğer ünlü plajlar arasında Kargı Koyu, Ovabükü Plajı, Palamütbükü ve Domuzbükü‘nü sayabiliriz. Herbiri ayrı güzellikte olan bu plajlarda doyasıya yüzebilmek için buradaki gezinize uzun zaman ayırmalısınız.

Knidos

Burası 4.000 yıllık tarihiyle eşsiz değerli bir antik kent. Gezegenlerin hep aynı yörüngede hareket eden yuvarlak cisimler olduğunu bulan ünlü astronom, matematikçi ve filozof Eudoxus, en iyi yontulmuş Çıplak Afrodit Heykeli’ni yapan heykeltıraş Praxiteles, doktor Euryphon, ünlü ressam Polygnotos ve dünyanın 7 harikasından biri olan Mısır’daki İskenderiye Feneri’nin mimarı Sostratos, Knidos’da yaşamış.

Knidos antik kenti

Eski Datça

Buranın ilk yerleşim yerlerinden olan Eski Datça, Çeşme’nin ünlü Alaçatı’sı tadında bir yer. Eski taş evler, ruhu olan kafeler, leziz yemekler sunan restoranlar derken bu bölge buranın en keyifli yeri sayılabilir. Burada bademli kahvenin tadına bakmadan da dönmemek gerekir.

Badem kahvesi

Can Yücel Sokak

Guletimizle buraya yanaştığımızda ben de Can Yücel Sokak’ına nasıl gideceğimi soruşturdum. Bunun üzerine guletin aslında Yeni Datça’ya yanaştığını, eğer Can Yücel Sokak’ına gitmek istiyorsam Yeni Datça’ya 3 km uzaklıkta olan Eski Datça’ya taksi tutarak gidebileceğimi öğrendim. Böylelikle oldukça kısıtlı olan zamanımda hem buranın kalbine inebilmiş, hem de Can Yücel’in neden buraya vurulduğunu hissedebilmiştim. Son yıllarını burada geçiren şairin ismi, yaşadığı sokağa verilmişti. Sokak tabelasının yanına da şairin dizeleri sıralanmıştı:

Can Yücel Sokak

En uzak mesafe ne Afrika’dır
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne Seyyareler,
Ne yıldızlar, geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan…

Can Yücel Sokak

Taksi şoförü beni Eski Datça’da gezdirirken Can Yücel’in dizelerini içimden tekrarladım durdum. Bir yandan eski taş evlere ve dar sokaklara bakakaldım. Evet burası çok güzeldi, ama beni asıl Eski Datça etkilemişti. Guletin de kalkma saati gelmişti. Memleketim, ne güzelsin diyerek gulete geri döndüm…