Balıkesir’in şirin ilçesi, Ege kıyılarının en özel yerlerinden biridir Ayvalık. Buranın benim kalbimdeki yeri ise çok farklıdır. Çünkü çocukluğumun ve gençliğimin renkli anılarında hep Ayvalık vardır. Rum evleri, dar sokakları, adaları, plajları, Cunda Adası ve zeytini ile ünlü olan bu şirin ilçe kendine has bir güzelliğe sahiptir. Ayvalık insanın içine Ege kokusunu sindiren, bir yanıyla da huzura açılan pencerenin önünde gülümseten bir yerdir. Ayvalık Endüstriyel Peyzaj Alanı, UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde bulunuyor.

Orta Çamlık

Yunan adası Midilli karşı kıyıdan gülümser buraya. Komşu ada Midilli ile Ayvalık iç içe geçmiş olan kültürüyle birbirini kucaklar. Karşı kıyının halkı buldukları her fırsatta, özellikle de perşembe günleri pazar kurulduğunda Ayvalık sokaklarını arşınlar.

Dedim ya benim çocukluk ve gençlik anılarım burayla süslenmiştir. Liseye gittiğim yıllarda ailemle yaşadığım çam ağaçlarının gölgesinde kalan evimiz hep rüyalarımdadır. Burayı düşününce burnuma fıstık çamının kokusu gelir. Bir taraftan da burnumun direği hasretle sızlar.

Çamlık

Buranın bir özelliği daha var. Ayvalık denince Türkiye’nin en güzel dalış noktaları arasında bir yer düşünebilirsiniz. Özellikle Akdeniz’in kırmızı ve sarı gorgon dallarının Doğu Akdeniz’de en sık görüldüğü yerin burası olduğunu hatırlatmak isterim.

Benim için bu kadar özelken neden bu kadar uzun süre ayrı kalıyorum? dediğim an kendimi Cunda’da buldum bu mayıs günlerinde. Bitmek bilmeyen rüzgârlı havaları umursamadan attım kendimi yeniden buraya. Üstelik yalnız gelmedim, annemi de getirdim yanımda. Geldiğimizde yaşadığımız nostalji, bir yandan da yılların getirdiği değişiklikler ise bizi hem heyecanlandırdı hem de hüzünlendirdi.

Ayvalık gezilecek yerler

Ayvalık gezilecek yerler listesine gelin bir bakalım.

Cunda Adası (Alibey Adası)

Cunda Rum ve Türk kültürünün harmanlandığı eşsiz güzellikte bir yer. Cunda Adası, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’ndaki 24 ada içerisinde tek yerleşim olan ada. Eşsiz güzellikler sunan Tabiat Parkı adalarını ve bakir koylarını tekne ile gezebilir, doğanın ve denizin keyfini yaşayabilirsiniz.

Ayvalık

Cunda Adası

Sit alanı ilan edilen yerleşimde koruma altında olan 2.000’e yakın taş ev var. Bu evler Ayvalık’tan çıkarılan dünyaca ünlü sarımsak taşı ile yapılmış. Bu taş evlere doğal klima etkisi yapıyor.

Adanın tavernaları ve balık restoranlarında Girit mutfağının lezzetlerini tadabilir, çarşıda nostalji yaşayabilirsiniz.

Ayvalık

Cunda Adası (Alibey Adası)

Cunda’nın her sokağı sürprizlerle dolu. Bir bakıyorsunuz nazar boncukları bir sokağı kaplamış, bir arkasındaki sokağa geçince ise her renkten çiçekler ve sandalyeler içinde bir cümbüş hâkim.

Cunda Adası (Alibey Adası)

Ayvalık ve Cunda arasında küçük bir ada var: Lale Adası. Lale ve Cunda birbirine Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü olarak bilinen bir köprüyle bağlanıyor. Bu köprü İstanbul’dakinden tam 9 yıl önce 1964 yılında yapılmış.

Cunda Adası (Alibey Adası)

Cunda’ya gelince Tarihi Taş Kahve’de oturup adanın havasını soluyun. Yoksa Cunda ziyaretiniz yarım kalacaktır.

Taksiyarhis Kilisesi / Rahmi M. Koç Müzesi

1873 yılında eski temelleri üzerine inşa edilen Ortodoks kilisesi Taksiyarhis’e yani koruyucu başmelekler Cebrail ve Mikhail’e atfedilmiş. 1927 yılında camiye çevrilen ve tahribata uğramış olmasına rağmen Hz. Yunus motifini koruyan kilise daha sonra Koç Vakfı tarafından restore edilmiş. Şimdi ise etkileyici enerjisinin ışığında Rahmi M. Koç Müzesi olarak hizmet veriyor. Arka fonda çalan müziğin de etkisiyle çok beğenerek gezdiğim müzeyi bizlere kazandırdığı için de Koç ailesini takdir ediyorum.

Taksiyarhis Kilisesi / Rahmi M. Koç Müzesi

Değirmen (Âşıklar Tepesi)

Koç Vakfı tarafından restore edilen yel değirmeni içindeki kafesi ve kütüphanesiyle hizmet veriyor. Burası her gün saat 19.00’a kadar açık.

Değirmen

Ada Camping

Cunda’dan biraz uzaklaşayım, çam ve zeytin ağaçlarının içinden geçerek sakin bir yere geleyim diyorsanız Ada Camping’le tanışmalısınız. Midilli manzarasına nazır ister kendi çadırınızda, ister kamping odalarında kalabilir veya gününüzü buranın plajında geçirebilirsiniz.

Ayvalık

Ada Camping

Ortunç

Ada Camping’in yanıbaşındaki Ortunç Otel sizi lükse ve huzura bekliyor. Eğer otelde kalmıyorsanız günü geçirmek için giriş ücreti ödeyerek plajdan faydalanabilirsiniz.

Ayvalık – Ortunç Otel

Barbaros Caddesi (Macaron)

El sanatları dükkânları, sanat galerileri, kafeler ve kıraathanelerle dolu caddede bir gezinti yapmalısınız.

13 Nisan Caddesi

Bu caddede bir yürüyüş yapıp ardından Şeytanın Kahvesi adındaki 150 yıllık bir Rum kıraathanesinde koruk şerbetini içmelisiniz. Babadan oğula miras kala kala bugünlere gelen kahvenin en önemli özelliği hem koruk suyuyla, hem de içerisindeki kütüphane, tarihi tablolar, fotoğraflar ve duvarlarıyla dolu dolu bir 150 yıl geçtiğini göstermesi.

Şeytan Sofrası

Burası bir volkanın sönmesi sonucu ortaya çıkan lav birikintisinin oluşturduğu tepe. Mitolojiye göre Zeus’a zarar vermemesi için annesi İda tarafından cennetten kovulan şeytanın ayak izi burada. Günümüzde burası bir turist cazibe merkezi. Gelen herkes çaputlar bağlayıp şeytana dilek diler (!) hâle getirilse de manzara 10 numara 5 yıldız. Yani Ayvalık’a gelince Şeytan’a gitmeden dönmemelisiniz. Yoksa çok pişman olursunuz.

Şeytan Sofrası

Çamlık

Çamlık semti turistik bir bölge değil ama ben Çamlık’ta yaşamış olduğum için burayı listeme aldım. En azından gidin, merkezdeki Belediye Gazinosu’nda çayınızı yudumlayın derim. Burada iskeleye çıkıp denizi izlemek ve çam ağaçlarını koklamak bir ömre bedel.

Ayvalık

Çamlık

Sarımsaklı Plajı

7 km uzanan sahiliyle deniz turizminin Ayvalık’taki kalbidir Sarımsaklı. İncecik kumsalı ve buz gibi deniziyle turistlerin en çok tercih ettiği bölgedir.

Sarımsaklı Plajı

Cennet Tepesi

Armutçuk beldesindeki Cennet Tepesi manzarasıyla turistlerin uğrak yeri. Ben etraftaki pislikten ötürü çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ama manzaraya diyecek yok tabii.

Ayvalık

Cennet Tepesi

Taksiyarhis Kilisesi

Buranın ilk kilisesi olan Taksiyarhis Kilisesi ilk olarak 15. yüzyılda inşa edilmiş. 2012’de restorasyonu tamamlanarak görkemli bir müze haline getirilen kilise merkezdeki ilk mahalle olan İsmet Paşa Mahallesi’nde yer alıyor. Mübadele sonrasında tütün deposu olarak kullanılan yapı işlemeli sarımsak taşları, Neo-klasik mimari tarzı ve çevresindeki tipik Ayvalık evleriyle bir bütünlük içinde sizi karşılıyor. Kilisenin altın rengi oymalarla kaplı sütunların desteklediği iç kısım da göz alıcı.

Ayvalık

Taksiyarhis Kilisesi

Saatli Camii (Agai İanni Kilisesi)

İsmet Paşa Mahallesi’nde yer alan Saatli Camii 19. yüzyılın ikinci yarısında Ortodoks Hristiyan Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış. Mübadeleyi takip eden yıllarda 1928’den sonra ise camiye dönüştürülmüş. II. Abdülhamid döneminde Ayvalık’ın ilk camisi olarak bahçesine yapılan bir minare ile camiye dönüştürülen yapı ismini saatli çan kulesinden alıyor.

Ayvalık

Saatli Camii (Agai İanni Kilisesi)

Çınarlı Camii (Agai İorgi Kilisesi)

Hamdibey Mahallesi Alibey Caddesi’nde yer alan kilise Ayvalık halkının ekonomik ve siyasal yönden en güçlü olduğu dönem olan özerklik döneminde inşa edilmiş, 1790’lı yıllarda tamamlanmış. Kilise 1923 yılında camiye çevrilmiş. Dikdörtgen bir görüntü oluşturan kilisenin planı Yunan Haçı şeklinde.

Ayvalık

Çınarlı Camii (Agai İorgi Kilisesi)

Ayvalık mutfağı

Ayvalık ve Cunda’da nerede yemek yenir? sorusunun cevabını arıyorsanız Ayvalık mutfağının oldukça lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca geldiğinizde otlar, etler ve hamur işi ile taçlandırılan Kuzey Ege mutfağı lezzetlerini de tadabilirsiniz.

Cunda otelleri

Cunda’nın güzel havası çok sayıdaki butik otellerle iyice renklenmiş. Konakladığım Cunda Fora Butik Otel‘de kendimi evimde hissettiğimi söylemeliyim. Güleryüzlü personel, odalarda ve lobide el emeği ince dokunuşlar derken otel seçiminde ne kadar doğru tercih yaptığımı da fark ettim. Yine gitsem yine Cunda Fora’da kalırım.

Ayvalık

Cunda Fora Butik Otel

Ayvalık zeytinlikleri, asırlık zeytinyağı ve sabun fabrikalarıyla tarih yazan bir yer. Eğer UNESCO’ya yaptığı endüstriyel miras başvurusu kabul edilirse zeytinciliğe dayalı endüstriyel peyzajıyla UNESCO listesine girecek ve bu alanda dünyadaki ilk örnek olacak.

UNESCO başvurusu beni çok heyecanlandırıyor ve aynı zamanda bana Nazım Hikmet’in dizelerini hatırlatıyor:

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin

Ah bi’ de koruyabilsek bu zeytinlikleri, Ayvalık ve civarının bu paha biçilmez değerini…

Ayvalık’ı anlatmaya benim kelimelerim yetersiz kalıyor. O kadar yıllık özlem de birkaç günde geçmek bilmiyor. Gördüğüm eski komşularım, dostlarım, sıra arkadaşlarım bana burayı ne kadar çok özlediğimi hatırlatıyor. Bu satırları yazarken içim buruk ayrılıyorum ama yeniden kavuşmuş olmak da izini kaybettiğim eski sevgilimi bulmuşum gibi hissettiriyor.