Suudi Arabistan - Al Ula - Hegra - Qasr al-Farid

Suudi Arabistan Gezi Rehberi

Müslümanlar için kutsal sayılan topraklara ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, resmî adıyla Suudi Arabistan Krallığı, Arap Yarımadası’nın en büyük ülkesi. Uzun yıllar boyunca dışa kapalı bir krallık olarak tanınsa da günümüzde dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Bir yanda İslam’ın doğduğu toprakların kutsal havası, diğer yanda modern mimarinin yükseldiği şehirlerin yarattığı kontrast; ülkeye hem ruhani hem de geleceğe dönük bir dinamizm kazandırıyor. Petrol zenginliğiyle güçlenen ülke, artık Vision 2030 programıyla ekonomisini çeşitlendiriyor, kadınlara ve turizme kapılarını açıyor. Geleneksel Arap misafirperverliğiyle modern dünyanın yeniliklerini buluşturan Suudi Arabistan, Orta Doğu’nun yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya kararlı.

Sharaan Nature Reserve'de süper ay
Sharaan Nature Reserve’de süper ay

Suudi Arabistan Kısa Tarihi ve Dini Önemi

Günümüzdeki Suudi Arabistan topraklarında, tarih öncesi dönemde dünyadaki insan aktivitesinin en eski örnekleri görülmüş. Antik çağlarda Semud kavmi, Kinde Krallığı ve El-Magar uygarlığı gibi uygarlıklar yer almış.

İslamiyet öncesinde burada yaşayan kabilelerin dinleri; Arap paganizmi, Yahudilik, Hristiyanlık ve yerel inançlarmış. İslamiyet öncesinde siyasal birlik yokmuş.

Suudi Arabistan, İslam dininin doğduğu ülke. 7. yüzyılda Mekke’de doğan Hz. Muhammed (s.a.v.), burada vahiy almaya başladı ve İslam’ı yaymaya koyuldu.

Mekke ve Medine, o dönemden bu yana Müslümanlar için en kutsal iki şehir kabul ediliyor. Her yıl milyonlarca hacı ve umreci, bu topraklarda maneviyat dolu bir yolculuğa çıkıyor.

Modern Suudi Arabistan ise 1932’de Abdülaziz bin Suud tarafından kuruldu. Kuruluşundan itibaren hem dini hem siyasi olarak İslam dünyasının merkezinde yer aldı. 20. yüzyılın ortalarından itibaren petrol gelirleriyle büyük bir refah düzeyine ulaşan ülke, günümüzde bölgesel liderlik hedefiyle dikkat çekiyor.

Burası kuruluşundan beri din turizmi haricinde dünyaya kapalı bir ülkeydi. İlk kez 2013 yılında Kral Abdullah’ın Şura Meclisi’ne (danışma konseyi) 30 kadın atamasıyla kadınların seçme ve seçilme hakkının önünü açıldı. Takip eden yıllarda kadınlar seçmen ve aday oldu, araç kullanma yasakları kalktı, evlenme ve boşanma hakkı elde etti, yanlarında bir erkek akrabaları olmadan seyahat etmelerine izin verildi, abaya (genellikle siyah renkli, bol, ayak bileğine kadar uzun bir kıyafet) giyme zorunlulukları kaldırıldı.

Ancak ülkede kadınların çoğu hâlâ abaya giyiyor, saçlarını ve ağızlarını kapatıyor. Kadınların sadece gözleri görünüyor. Kadınların yüzün alt kısmını, özellikle ağız ve burnu kapattığı örtüye nikab (niqab) deniyor. Ama bunu artık zorunluluktan değil, yüzyılların getirdiği alışkanlıktan yapıyorlar. Çok utangaçlar, bu kıyafetleriyle bile fotoğraflarının çekilmesinden çekiniyorlar.

Suudi Arabistan'da kadınlar
Suudi Arabistan’da kadınlar

Ülkeyi ziyaret eden kadınlarsa ibadet amaçlı gidilen kutsal şehirler (Mekke ve Medine) haricinde dilediği kıyafeti giyebiliyor.

Suudi Arabistan’da ben de Türkiye’deki kıyafetlerimle rahatlıkla gezdim. Hiçbir rahatsızlık da hissetmedim. Benim gibi gezen pek çok turist ve az sayıda da olsa Suudi Arabistanlı kadın da vardı.

Ülke hızlı bir ivmeyle turizme de açıldı. Mega projeleriyle de adından söz ettiriyor. Günümüzde otelleri uluslararası standartlara sahip, tek fark var: alkol tüketimi yasak.

Kutsal şehirleri, gizemli çölleri ve köklü tarihinin yanı sıra; günümüzde geleceğe cesurca adım atan modern yüzüyle de Suudi Arabistan, dünyanın en hızlı dönüşen ülkelerinden biri sayılıyor. İslam’ın doğduğu bu topraklar, artık sadece maneviyatın değil; kültürün, sanatın ve yeniliğin de merkezi olmaya aday. Riyad’ın modern gökdelenlerinden El Ula’nın antik vadilerine, Cidde’nin denizle iç içe yaşamından Mekke ve Medine’nin ruhani huzuruna kadar; ülkenin her köşesi farklı bir hikâye anlatıyor.

Cidde - Baab Makkah Kapısı
Cidde – Baab Makkah Kapısı

Vision 2030 – Geleceğe Açılan Kapı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde başlatılan Vision 2030 projesi, Suudi Arabistan’ın geleceğini yeniden şekillendiriyor. Hedef; petrol bağımlılığından uzak, teknoloji, kültür, turizm ve eğlence sektörleriyle güçlü bir ekonomi yaratmak.

Kadınların sosyal hayata aktif katılımı, sinema ve konserlerin yeniden serbest bırakılması, büyük uluslararası etkinliklerin düzenlenmesi; bu vizyonun parçaları arasında sayılabilir. NEOM gibi fütüristik şehir projeleri, ülkenin geleceğini âdeta yeniden yazıyor.

Suudi Arabistan nerede? Suudi Arabistan’a nasıl gidilir?

Türkiye’den Suudi Arabistan’a ulaşım oldukça kolay. İstanbul’dan başkent Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na (IATA : RUH), Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’na (IATA : JED) ve Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’na (IATA : DMM) direkt uçuşlar var. Uçuş yaklaşık 4 saat sürüyor.

Suudi Arabistan’a vize almak gerekiyor mu?

Umuma mahsus ve resmi pasaport hamili T.C. vatandaşlarının Suudi Arabistan’a girebilmek için vize alması gerekiyor.

4 tür vize var:

• Turistik amaçlı vize (turistik, iş, umre, aile ziyareti amaçlı): e-vize sisteminden faydalanarak online olarak https://visa.visitsaudi.com internet adresinden veya Suudi Arabistan’a varışta havalimanlarında bulunan e-vize kabinlerinden alınıyor. Turistik vize, Umre için de geçerli. Ancak bu vize uygulaması, Hac farizasını kapsamıyor. Hac döneminde turistik vizeyle sadece kutsal bölgeler haricindeki şehirlere turistik ziyaret mümkün oluyor.
• GCC vizesi (Bu vizenin Ocak 2026’da başlaması planlanıyor): 6 Körfez ülkesinden birinin yetkili kurumlarından başvurup alınan vizeyle Körfez ülkeleri arasında geçiş hakkı var. Bu ülkeler; Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman.
• Umre vizesi: Yetkili Umre/Hac acentesi tarafından Diyanet üzerinden alınıyor.
• Hac vizesi: Yetkili Umre/Hac acentesi tarafından Diyanet üzerinden alınıyor. Kotası var.

Çok önemli uyarı: Suudi Arabistan’a girerken gümrükten geçtikten sonra bavullarınız x-ray kontrolünden geçiriliyor. Ülkeye alkol getirmek kesinlikle yasak! Hiçbir otelde de alkol bulunmuyor.

Hegra'ya 4x4 araçlarla gittik
Hegra’ya 4×4 araçlarla gittik

Suudi Arabistan’da gezilecek yerler listesi

Müslümanlık’ta Harem-i Şerif üç kutsal bölge için kullanılıyor: Mekke’de Mescid-i Haram, Medine’de Mescid-i Nebevi ve Kudüs’te Mescid-i Aksâ. Bu 3 kutsal bölgenin ikisi Suudi Arabistan’da bulunuyor. Ayrıca Mekke de Medine de sadece dini anlamda değil, kültürel olarak da Suudi Arabistan’ın ruhunu yansıtan şehirler olarak öne çıkıyor.

Mekke - Mescid-i Haram
Mekke – Mescid-i Haram

Suudi Arabistan’a STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi davetiyle, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğunda geldim. Burada harika bir grupla, zamanın nasıl akıp gittiği fark etmediğim bir hafta geçirdim. Gezinin her detayı o kadar özenle hazırlanmıştı ki Suudi Turizm Otoritesi’nin misafirliğini asla unutamayacağım. Bu gezide gördüm ki burası gerçekten bambaşka bir coğrafyaymış. Grubumuzla birlikte ziyaret ettiğimiz şehirlerde manevi duygu yoğunluğundan leziz tatlara, modernlikten kültürel zenginliğe kadar; herşeyden büyülendik.

STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi davetiyle, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğunda geldiğimiz Suudi Arabistan'da grubumuzla Riyad, Diriyah'tayız
STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi davetiyle, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğunda geldiğimiz Suudi Arabistan’da grubumuzla Riyad, Diriyah’tayız

Suudi Arabistan’ın çok bilinmeyen bir özelliği daha var: Burası Kızıldeniz kıyısındaki el değmemiş ve bozulmamış dalış noktalarıyla dünyanın en güzel dalış bölgeleri arasında yer alıyor. Üstelik Suudi Arabistan, Kızıldeniz boyunca en uzun kıyıya sahip olan ülke. 1.800 km uzunluğundaki kıyıları, Kızıldeniz’in doğu kıyılarının tam % 79’unu kaplıyor. Bu nedenle de çok sayıda dalış noktasına sahip. Hatta Ürdün sınırından Yemen sınırına kadar Suudi Arabistan’da bulunan resiflerin toplamı, Kızıldeniz’in geri kalanında bulunan resif sayısına eşit. Ancak tek farkı var – Suudi Arabistan’dakiler hâlâ keşfedilmemiş durumda. Bu da demektir ki bir dalgıç olarak Suudi Arabistan’a sadece scuba dalış yapmak için de gelmeliyim! Hayal panomda da dalışla ilgili 2 alternatif var: Bir liveaboard (dalış safari teknesi) turuna katılmak ya da Sheybarah Adası’ndaki Shebara Resort’a gitmek.

Kızıldeniz dalış noktaları - 5 Sisters Fotoğraf: Kadir Suat Akça
Kızıldeniz dalış noktaları – 5 Sisters Fotoğraf: Kadir Suat Akça

Shebara Resort, Red Sea Global’in sahibi olduğu ve işlettiği ilk tesis. Gökyüzünü ve denizi yansıtan 73 adet bakla benzeri paslanmaz çelik küreye sahip. Shebara Resort’a ulaşmak için 2 yol var:

• Red Sea Uluslararası Havalimanı’ndan (IATA: RSI) deniz uçağıyla 30 dakikada Sheybarah Adası’na
• Red Sea Uluslararası Havalimanı’ndan arabayla 20 dakikada Turtle Bay Oteli İskelesi’ne ve buradan da tekneyle 40 dakikada Sheybarah Adası’na

Shebara Resort
Shebara Resort

The St. Regis Red Sea Resort da oldukça lüks ve özel bir alternatif. Ummahat Adası’ndaki tesis, 90 su üstü ve sahil villasıyla Kızıldeniz’in en büyük tatil köylerinden biri.

The St. Regis Red Sea Resort
The St. Regis Red Sea Resort

Biraz da gastronomiden bahsedeyim…

Suudi mutfağı, Arap kültürünün tüm zarafetini taşıyor. Bazı örnekleri listeledim:

• Kabsa: Pilav ve etin başrolde olduğu kabsa, en ünlü yemeklerden biri.
• Mandi: Yemen’deki Hadramut bölgesinden gelen bu geleneksel Arap yemeği, çoğunlukla et ve pirinçten oluşur ve baharat karışımıyla bir çukurda pişirilir.
• Sayadiyah: Balık ve baharatlı pirinçle yapılan geleneksel bir deniz yemeği.
• Saleeg: Tavuk ve sütle pişirilen kremamsı bir pilav – Suudi konfor yemeği.
• Mutabbaq: İnce hamur içine kıyma, soğan ve baharat konularak kızartılan doyurucu bir sokak lezzeti.

Kahve ise bambaşka bir kültür. Kakuleyle aromalandırılan Arap kahvesi (gahwa), hurma ile birlikte ikram ediliyor. Dostluğun, misafirperverliğin sembolü sayılıyor. Arap kahvesi, cömertliğin simgesi; UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alıyor.

Gahwa
Gahwa

Ülkenin yeni dönemiyle birlikte modern kafe ve restoran kültürü de hızla gelişiyor; özellikle Riyad ve Cidde’de dünya mutfaklarından örnekler bulmak mümkün.

Ülkede her köşe başında karşınıza bir şahin çıkarsa şaşırmayın! Şahincilik, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesinde yer alıyor.

Şahin
Şahin

Şimdi gelin, Suudi Arabistan’da gezilecek yerler listesine bir göz atalım…

STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi davetiyle, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğunda geldiğimiz Suudi Arabistan'da grubumuzla Hegra'da Qasr al-Farid'deyiz
STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi davetiyle, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğunda geldiğimiz Suudi Arabistan’da grubumuzla Hegra’da Qasr al-Farid’deyiz

Mekke

Mescid-i Haram, Mekke şehrinde yer alan ve İslam’ın en kutsal mabedi olarak kabul edilen camidir. İçinde Kâbe bulunur. Kâbe, Müslümanlar’ın namazda yöneldikleri kıbledir, hac ile umre ibadetlerinin merkezidir. Müslümanlar’ın Kâbe etrafında 7 kez dönerek ibadet yapmasına Kâbe tavafı denir. Bu ritüel, Allah’a yakınlaşma ve imanlarını güçlendirme amacıyla hac ve umre sırasında gerçekleştirilir.

Mekke - Mescid-i Haram - Kâbe
Mekke – Mescid-i Haram – Kâbe

Mescid-i Haram, tarih boyunca Müslümanlar için bir ibadet, dua ve topluluk merkezi olmuştur. Her yıl milyonlarca Müslüman burada bir araya gelerek manevi bir yolculuk yapar.

Mekke - Mescid-i Haram - Kâbe
Mekke – Mescid-i Haram – Kâbe

Medine

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hicret ettiği ve vefat ettiği şehir olarak öne çıkan Medine’de Mescid-i Nebevi yer alır. Mescid-i Nebevi, peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yapılmasına öncülük ettiği camidir. İslam dünyası için Mescid-i Haram’dan sonra en kutsal ikinci cami olarak kabul edilir. Burada Hz. Muhammed’in türbesi de yer alır. Bu nedenle Müslümanlar Medine’yi ziyaret ettiklerinde özellikle Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etmeyi önemli bir ibadet ve manevi deneyim olarak görür.

Medine - Mescid-i Nebevi
Medine – Mescid-i Nebevi

Mescid-i Nebevi’de peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kabrini ziyaret etmek, Ravza ziyareti olarak adlandırılıyor. Bu ziyaret için Müslümanlar; gusleder, temiz giysiler giyer, güzel koku sürer. Ravza ziyaretleri randevu sistemiyle yapılıyor. Randevu alabilmek için telefonunuza Nusuk programı indirip vize numaranızla kayıt olmanız gerekiyor. Programı sık sık kontrol ettiğinizde mutlaka bir boşluk bulup randevu alabiliyorsunuz.

Ancak Mescid-i Nebevi sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda İslam tarihinin önemli olaylarına tanıklık etmiş bir merkezdir. İlk cemiyet ve İslam topluluğunun şekillendiği yerlerden biri olarak kabul edilir.

Riyad

Başkent Riyad, Suudi Arabistan’ın yüzünü geleceğe dönen simgesi olarak kabul ediliyor. Burası hem King Abdullah Financial District’in modern gökdelenlerine hem de Masmak Kalesi’nin tarihî atmosferine ev sahipliği yapıyor.

VIA Riyadh
VIA Riyadh

Diriyah, ülkenin doğuşuna tanıklık eden UNESCO Dünya Mirası listesindeki bölgesiyle tarih meraklılarını büyülüyor. Diriyah, başkent Riyad’ın kuzeybatı eteklerinde yer alıyor. 1727-1818 yılları arasında ilk Suudi hanedanlığı döneminde Diriyah Emirliği’nin başkenti olarak hizmet etmiş. Diriyah’taki At-Turaif Bölgesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Diriyah - At-Turaif
Diriyah – At-Turaif

Najran ve Riyadh eyaletlerindeki Uruq Bani Mu’arid Koruma Alanı, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde yer alıyor. Riyadh bölgesindeki El-Fav Arkeolojik Alanının Kültürel Manzarası, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Cidde

Kızıldeniz kıyısındaki Cidde, ülkenin en kozmopolit şehri. Burası hem ülkenin ticaret kapısı hem de Mekke’ye giden hacıların ilk durağı olarak tarih boyunca önemli bir rol oynamış. Al-Balad bölgesindeki geleneksel Hicaz mimarisi, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Aynı zamanda modern sanat galerileri, sahil yürüyüş yolları ve Red Sea projesiyle; yeni bir turizm merkezi olma yolunda ilerliyor.

Al-Balad
Al-Balad

El Ula

Suudi Arabistan’ın açık hava müzesi neresi? diye merak edecek olursanız; El Ula, derim… Buranın kültürel ve manevi kalbini üç büyük medeniyet şekillendirmiş: Dadān (Dedan) Krallığı, Lihyan Krallığı ve Nebati Krallığı. Usta inşaatçılar olan Dadānlar, Al-Ula’nın kentsel yaşamının öncüleri olmuş. Güçlü tüccarlar olan Lihyanlar, önemli tütsü yollarına hükmetmiş ve anıtsal mezarlarda izlerini bırakmış. Sanatsal yetenekleri ve mühendislik dehalarıyla ünlü olan Nebatiler, kayalara krallıklarının eserlerini oymuş.

El Ula - Fil Kayası
El Ula – Fil Kayası

Burada devasa kaya oluşumları, binlerce yıllık Nebati kalıntıları ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Hegra (Al-Hijr Arkeolojik Alanı – Madâin Sâlih) yer alıyor. Burası Nebati Krallığı’nın başkenti Petra’dan sonra en güneydeki ve en büyük ikinci şehriymiş. Doğal güzelliğiyle de dünyanın yeni 7 harikasından biri olan Ürdün‘deki Petra’yı andıran El Ula, ülkenin kültürel turizm yüzü hâline geldi.

Hegra (Madâin Sâlih) - Jabal Al-Banat
Hegra (Madâin Sâlih) – Jabal Al-Banat

Al-Ahsa Vahası

el-Ḥasāʾ (Hacer – Al-Ahsa) Vahası, ülkenin doğusunda bir vaha ve tarihi bölge. Al-Ahsa Vahası, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

el-Ḥasāʾ (Hacer - Al-Ahsa) Vahası - Qarah Dağı
el-Ḥasāʾ (Hacer – Al-Ahsa) Vahası – Qarah Dağı

Bir Hima

Najran eyaleti içindeki Ḥimā Kültür Alanı, 7.000 yıllık avcılık, fauna, flora ve yaşam tarzlarını gösteren bir kaya sanatı koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Ḥimā Kültür Alanı
Ḥimā Kültür Alanı

Hail

10.000 yıllık kaya sanatında çok sayıda insan ve hayvan figürü temsili var. Hail Bölgesinde Hail Kaya Sanatı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Hail - Aarif Kalesi
Hail – Aarif Kalesi

Suudi Arabistan, artık yalnızca kutsal topraklarıyla değil; hızla değişen yüzü, kültürel mirası ve vizyoner geleceğiyle de keşfedilmeyi hak ediyor. Bu ülke geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olsa da yeniliğe de cesurca kucak açıyor. Burası hem maneviyat hem tarih hem de modernlik arayan gezginler için benzersiz bir deneyim sunuyor. İslam’ın en kutsal iki şehri sayılan Mekke ve Medine, her Müslüman’a huzur yaşatıyor. Modern gökdelenleriyle yükselen başkent Riyad, ülkenin kalbini oluşturuyor. Kızıldeniz kıyısında yer alan Cidde, tarih ve sanatla iç içe kozmopolit bir sahil şehri. Ve çölün ortasında binlerce yıllık geçmişiyle El Ula, doğanın ve tarihin büyüsünü bir arada yaşatıyor. Her biri; Suudi Arabistan’ın değişen yüzünü, köklü geleneğini ve geleceğe uzanan vizyonunu farklı yönleriyle yansıtıyor.

İtiraf ediyorum ki Suudi Arabistan’a gelmeden önce benim de ön yargılarım ve aklımda deli sorular vardı. Acaba günlük hayattaki kıyafetlerimle gezebilecek miydim? Rahatsızlık hissedecek miydim, rahatsız edilecek miydim? Ülke güvenli miydi? Temiz miydi? Benim için seyahat haritamda artı 1 ülke mi olacaktı, yoksa beni derinden etkileyen ülkeler arasında mı yer alacaktı? Ancak gelince gördüm ki bu endişelerimin hepsi yersizdi. Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı sponsorluğundaki STA (Suudi Turizm Otoritesi) Türkiye Ofisi’nin bu daveti sayesinde ufkum açıldı, ön yargılarımın ne kadar yersiz olduğunu bir kez daha anladım. Suudi Arabistan beni şaşırtmayı başardı ve etkilendiğim ülkeler arasında yer aldı. Herşeyden önce hem çok güvenli hem çok temizdi. Şehirlerin sokaklarında gezinirken kimse bana başını çevirip kötü gözlerle bakmadı. El Ula’ya gelince… El Ula beni büyüledi. Dünya üzerinde bir yer nasıl bu kadar sessiz, bu kadar huzurlu, bu kadar eşsiz olabilirdi… Buraya asla doyamadım ve fırsat olsa defalarca gelirim. Hele Mekke’de Kâbe’yi gördüğüm an yok mu… İşte onu anlatmaya kelimeler yetmez.

Bu eşsiz ülkenin hikâyesini keşfetmeye devam etmeniz dileğiyle…

Benzer Yazılar

2 Yorum

  1. Anlattıklarınla benim de ön yargılarımı yıktığın için teşekkürler. Ellerine sağlık. Çok güzel anlatmışsın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.