Kadıköy ancak 19. yüzyılda sürekli iskân sahası haline gelmiş ve İstanbul kentiyle bütünleşmiş bir yerleşim. Bu yüzden İstanbul’un diğer tarihi semtlerine nazaran daha genç bir yerleşim olarak kabul ediliyor. Bununla beraber Anadolu Yakası’nın en eski yerleşim birimlerinden olduğundan Kadıköy bugün de yakanın en işlek noktası durumunda. Bu yazımda size Kadıköy ve güzelliklerinden bahsedeceğim.

Kadıköy gezilecek yerler

Hep diyorum, turist olarak gezdiğin yerleri anlatmak, oralara heyecanlı gözlerle baktığın için kolay ama yaşadığın yeri anlatmak daha zor, diye. Ben de işte bu yüzden yıllarımı geçirdiğim İstanbul’u kaleme alırken hep zorlandım. Şimdi ise DataTur (https://www.dataturizm.com.tr/  📞 (212) 234-8710)’un Kadıköy’de “Ayrılık Çeşmesi’nden Aya Katherina’ya” turuna katılınca işim daha kolaylaştı. Çünkü ben de yaşadığım mahallelerde 1 günlüğüne turist olmuş ve sokakları ve insanları bir turist gibi izleyebilmiştim. Gelin şimdi de Kadıköy sokaklarını beraber gezelim.

Ayrılık Çeşmesi

Ayrılık Çeşmesi’nin ilk inşa tarihine ilişkin kesin bir bilgi yok ama 17. yüzyılın başında Kapı Ağası Gazanfer Ağa tarafından bir namazgâh ile birlikte yaptırıldığı sanılıyor. Fatih Sultan Mehmet döneminden sonra doğu yönüne sefer düzenleyen Osmanlı padişahlarının son sefer hazırlıklarının tamamlandığı ve yola koyulmak için toplandığı yerin çeşmenin de içinde bulunduğu eski İbrahimağa Çayırı olduğu biliniyor. Ayrıca Mekke’ye gitmek üzere yola çıkan Hacı kafileleri ve Surre Alayları da buradan uğurlanmış. Bu nedenle çeşmenin adı Ayrılık Çeşmesi olarak halk diline yerleşmiş.

Kadıköy

Ayrılık Çeşmesi

Çeşme günümüzde ne yazık ki tarihi değerine yakışmayacak şekilde yol inşaatına kurban gitmiş durumda. Eğer eski halini gözünüzde canlandırmak istiyorsanız bence çeşmenin bugünkü haline bakıp üzüleceğinize metronun içindeki çizimlere bakın yeter.

Kadıköy

Ayrılık Çeşmesi metro durağı

Bağdat Caddesi

Sefere Ayrılık Çeşmesi’nden uğurlanan padişahlar içinde 4. Murat da varmış. Bağdat seferine giderken izlediği yola halk Bağdat Yolu adını vermiş. İşte bugün Bağdat Caddesi ya da kısaca Cadde olarak tanıdığımız güzelim cadde tam burası!

Kadıköy

Bağdat Caddesi

Yel Değirmenleri

Kadıköy’ün ilk yerleşimi M.Ö 675 yıllarında kurulan Kalkedon şehri. Kalkedon’un korunması için yapılan surlar, Yeldeğirmeni, Altıyol ve Yoğurtçu’dan geçiyormuş. Yeldeğirmeni yerleşim yeri olmadan önce Haydarpaşa Çayırı’nın içinde kalan bir alanmış. Bu tarihlerde Kadıköy bağlar arasında köşklerin bulunduğu bir mesire yeriymiş. III. Selim zamanlarında bu köşklerin sayıları artmış ve aralarda sokaklar oluşmaya başlamış.

Haydarpaşa Çayırı

Anadolu’ya çıkan askeri birliklerin toplanma yeri olan Haydarpaşa Çayırı’nın kenarında yer alan semtte ordunun yaya sınıfının atış talimleri yapılmış ve güney kesimleri Talimhane olarak anılmaya başlamış. Atlılar Haydarpaşa Çayırı’nda eğitim görürken yaya askerler de yanındaki Talimhane ve Yeldeğirmeni mıntıkalarında eğitilmiş. Yeldeğirmeni’ndeki un değirmenlerinde ordunun ve Osmanlı Sarayı’nın un ihtiyacı karşılanmış.

Rasim Paşa Camii

Yeldeğirmeni Polis Karakolu yanındaki Rasim Paşa Camii Sultan Hamit’in Bahriye Nazırı Rasim Paşa tarafından 1902 yılında yaptırılmış. Duvarları kagir, çatısı ahşap, minaresi kagirden.

Valpreda Apartmanı (İtalyan Apartmanı)

1909 yılında Levi Kehribarcı tarafından yaptırılan 7 katlı 14 daireli bina İstanbul tarihinde konut olarak yapılan ilk apartmanlardan. Haydarpaşa Garı’nın yapımında çalışan Alman mühendisler tarafından İtalyan taş işçilerinin kalması için yapılmış. Günümüzde daha çok İtalyan Apartmanı olarak biliniyor. Dönemin hâkim tarzı olan art nouveau etkisi ile inşa edilen bina bugün oldukça bakımsız. 2009 yılında Melekler Korusun adlı gençlik dizisi apartmanın 4 numaralı dairesinde çekildi.

Kadıköy

Valpreda Apartmanı (İtalyan Apartmanı)

Osmangazi İlkokulu

Haydarpaşa Garı’nın yapımı için İstanbul’da bulunan Alman mühendis ve ustaların çocuklarının eğitim alması için bu okul inşa edilmiş. Yapımında Haydarpaşa Garı’nın inşaatından artan malzemeler kullanılmış. Alman Mektebi olarak anılan okul 1. Dünya Savaşı’nın ardından Almanlar’ın İstanbul’dan ayrılması üzerine İngilizlere tahsis edilmiş. 1935’e kadar İngiliz Okulu olarak hizmet vermiş. 1935-1940 yılları arasında ilk Türk koleji olan okul 1940’da Kadıköy 11. İlk Mektep, 1950’den sonra Osmangazi İlkokulu adını almış.

Kadıköy

Osmangazi İlkokulu

St. Euphemia Fransız Rahibe Okulu ve Kilisesi

303 yılında putperestlerin katlettiği Euphemia isimli Hristiyan kızının hatırası için ailesi tarafından bir anıt mezar yaptırılmış. Kadıköy’ün en eski kiliselerinden bir olan Aya Euphemia Kilisesi de bu anıt mezarın üzerine inşa edilmiş. Kilisenin içindeki ayazmanın suyunun kutsal olduğuna inanılıyor.

kadikoy-st-euphemia

St. Euphemia Fransız Rahibe Okulu ve Kilisesi

Kadıköy Graffitileri

Kadıköy ve Moda sokaklarını Doğu Avrupalı sanatçıların devasa boyutlardaki Duvar Resimleri ve Grafittileri süslüyor.

kadikoy-graffiti

graffitiler

Nobel Barış Ödülü alan Malala Yousafzai’nin Highero tarafından yapılan graffitisi de bunlardan sadece birisi. Graffitinin üzerinde Bir çocuk, bir öğretmen, bir kalem ve bir kitap dünyayı değiştirebilir yazıyor. Hayatları değiştiren ve güzelleştiren bütün öğretmenlerimizi her zaman minnet ve saygıyla anmamız gerekiyor! Bize bunu hatırlatan bu anlamlı graffitinin yapımcısını kutluyorum.

Kadıköy

Graffitiler

Tarihi Kadıköy Çarşısı (Kadıköy Balık Pazarı)

Kadıköy’ün kalbi işte burada çarşıda atıyor. Baharatçılar, turşucular, sebzeciler, balıkçılar ve restoranlar sırf Kadıköylüler’in değil tüm İstanbulluların uğrak yeri.

Kadıköy Balık Pazarı

Kadıköy Balık Pazarı

Değirmen Taşları Meydanı

Haydarpaşa Çayırı’nın içinde kalan, bugün Yeldeğirmeni olarak anılan bölgenin rüzgâr alan kısımlarına I. Abdülhamit tarafından 4 adet yeldeğirmeni yapılmış. Zaman içinde yeldeğirmeni görevini tamamlamış, pervanesi düşmüş ve sadece taştan yapılmış kalın bir kule kalmış. Bu harap değirmenin nerede olduğu tam olarak bilinmiyor. Yeldeğirmeni taşları ise bu meydanda temsili olarak bulunuyor.

Değirmen Taşları Meydanı

Altıyol ve Boğa Heykeli

Kadıköy söz konusu olduğunda akla ilk olarak boğa heykeli geliyor. Bu heykel hem bir buluşma mekânı. Hem zaman zaman üzerinde bir performans sergileniyor, hem de zaman zaman protestolara ev sahipliği yapıyor. Boğa heykeli adeta altı yol kavşağı için yapılmış ve buradan hiç gitmeyecek gibi ama aslında hikâyesi hiç de öyle değil.

Kadıköy

Altıyol ve Boğa Heykeli

Boğa heykelinin yapılma nedeni 1800’lü yıllarda Fransa ve Almanya arasında paylaşılamayan Alsace-Lorraine Bölgesi. Bu küçük ama önemli bölge yıllar boyunca Fransız ve Almanlar arasında sürekli el değiştirmiş. Bölgede Fransızların Almanları yendiği savaşı simgelemek için 1864’te Fransız heykeltraş İsidore Jules Bonheur tarafından bronz boğa heykeli yapılmış. Heykel kızgınlığı ve iriliğiyle Fransızların gücünü simgeliyormuş. Almanlar Fransa’yı yenip Alsace bölgesini ele geçirince heykel bu sefer Almanya’ya getirilmiş.

Osmanlı 1. Dünya Savaşı’na Almanya ile girerek İngiliz ve Fransızlar’la savaştığı için güç simgesi olan bu boğa heykeli 1917 yılında Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya Alman Kralı II. Wilhelm tarafından armağan edilmiş. Heykel Enver Paşa’nın sarayının bahçesine konmuş. 1. Dünya Savaşı sonunda Enver Paşa yurtdışına gidince heykel o sarayın bahçesinde unutulmuş. Sonrasında önce Kadıköy’e getirilmiş. Sonra Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine yerleştirilmiş. Oradan Yıldız Sarayı’nın bahçesine, oradan Bilezikçi Çiftliği’ne, oradan Gazi Ahmet Muhtar Paşa Köşkü’nün bahçesine ve oradan Mermer Köşk’ün bahçesine konmuş. Bir süre burada kaldıktan sonra Harbiye’deki Lütfi Kırdar Spor Sarayı’nın önüne konmuş. Sonra da Taksim Gezi Parkı’na götürülmüş. 1970’li yılların başlarında İstanbul’un Anadolu Yakası seyahati başlamış. Kadıköy Kaymakamlık Binası önüne konmuş. 1987 yılında da Altıyol kavşağına taşınmış.

Vallaha ben anlatırken yoruldum. Bakalım gariban heykelin son durağı Altıyol mu olacak? :-)

Kadıköy Sanatçılar Sokağı

Boğa heykelinden Bahariye yokuşuna çıkışta soldaki ilk sokak yani Ali Suavi Sokağı ressamların eserlerini sergilediği sanat kokulu bir sokak.

Kadıköy

Kadıköy Sanatçılar Sokağı

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Nazım Hikmet Kültür Merkezi adını Nazım Hikmet’ten alan, sanatsal faaliyetlere odaklanarak Türkiye’de alternatif düşünceyi geliştirmeyi amaçlayan bir kurum.

kadikoy-nazim-hikmet-kultur-merkezi

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

1997 yılında Kadıköy’de kurulan kültür evinin adı Ekim 2004’te Nazım Hikmet Kültür Merkezi olarak değiştirildi. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin bünyesinde sinema, fotoğraf, tiyatro, edebiyat ve müzik alanlarında çalışmalar yürüten birim ve atölyeler bulunuyor.

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ne uğrayıp büyük bahçesinde en azından bir çay-kahve molası vermelisiniz. Buraya gelmekten ben de hep çok keyif alıyorum. Güzel bir atmosferi, huzur veren bir havası var. Burası bu bölgede en sevdiğim, en beğendiğim yerler arasında.

Süreyya Paşa Operası

Eski İstanbul milletvekillerinden Süreyya İlmen (Süreyya Paşa) Avrupa’daki tiyatro modellerini incelemiş ve 1924 yılında Süreyya Opereti’nin inşaatına başlamış. 6 Mart 1927 tarihinde açılan sinemanın hol kısmı Paris’teki Champs Elysees Tiyatrosu’ndan esinlenerek yapılmış. İç kısmında ise Alman tiyatrolarının yapısı kullanılmış. Henüz sesli film çağının başlamadığı dönemlerde salon düzeni hem sinemaya, hem de tiyatroya uygun şekilde tasarlanmış. Süreyya Operası’nın yapıldığı yıllarda burada henüz elektrik bile yokmuş.

Kadıköy

Süreyya Paşa Operası

Bina 2005’te Kadıköy Belediyesi tarafından 49 yıllığına kiralanarak aslına uygun restore edildi ve operaya dönüştürülerek 27 Ekim 2007 tarihinde açıldı.

Köçeyan Hamamı Kalıntıları

Sultan II. Abdülhamit döneminde (1839-1861) 1840 yılında Saray Sarrafı Agop Köçeyan adına yaptırılan Köçeoğlu Hamamı’nın kemer ve duvar kalıntısı Bahariye Caddesi üzerinde yükseliyor.

Köçeyan Hamamı Kalıntıları

Ayia Triada Rum Ortodoks Kilisesi

1902’de Patrik III. Yovakim ve Kadıköy Metropoliti Yermenos zamanında yapılan kilisenin bahçesinde Metropolit Yermanos gömülmüş. Etrafı demir parmaklıklı alçak bir duvar ile çevrili olan kilisenin kuzey ve güney cephelerinde geometrik motifli pencereler var.

Kadıköy

Ayia Triada Rum Ortodoks Kilisesi

Kilisenin apsis yarım kubbesinde Meryem Ana betimlenmiş. Kilise Neo-Bizans ve Neo-Rönesans bir tasarıma sahip.

Ayia Triada Rum Ortodoks Kilisesi

Walters Coffee Roastery

Dünyanın ilk ve tek Breaking Bad (Amerikan TV dizisi) temalı kafe zinciri Kadıköy’de hizmet veriyor. Bu kafeyi diğer kafelerden ayıran şey ise sunumları ve laboratuvar giysileriyle fotoğraf çektirilebilen özel alanı.

Walters Coffee Roastery

Sipariş ettiğiniz kahvenin türüne göre sunumlar değişiklik gösteriyor: Kahveleri sütle bir kimyager ustalığıyla buluşturmak ise artık sizin elinizde!

Walters Coffee Roastery

Assumption Kilisesi

İstanbul’un en önemli Fransız Katolik kiliselerinden biri olan Assumption Kilisesi 19. yüzyılda inşa edilmiş. Bölgenin en büyük kilisesi olma özelliği taşıyor.

Kadıköy

Kadıköy – Moda – Assumption Kilisesi

Assumption Kilisesi’ni kimin yaptırdığına ilişkin çeşitli rivayetler var. Kimilerine göre kilise Fransızlar tarafından, kimilerine göre ise kilisede locaları da bulunan İtalyan Brentano Ailesi tarafından yaptırılmış.

Eklektik bir tarza sahip olan kilisenin çan kulelerinin farklı bir mimarisi var. Sade görüntüsüyle dikkat çeken kilisenin mimarı ise İtalyan Giovanni Barberini.

Kilise hâlâ aktif durumda. Hafta içi Türkçe-Fransızca, cumartesi günleri Türkçe, pazar günleri Türkçe-Fransızca olmak üzere ayinler düzenleniyor.

Assumption Kilisesi

All Saints Moda Kilisesi (İstanbul Presbiteryen Kilisesi

Barış Manço‘nun evi olarak da bilinen Whittall Köşkü’nün karşısındaki All Saints Moda Kilisesi Türk Dünyası Kalkedon Presbiteryen cemaatinin varlığını sürdürdüğü bir kilise.

All Saints Moda Kilisesi (İstanbul Presbiteryen Kilisesi)

1878 yılında Moda’da yaşayan İngiliz tüccar Sir James William Whittall’ın ailesinin ön ayak olması ve maddi desteği ile yaptırılan kilise Avrupa Episkoposluğu altında İstanbul Anglikan Kilisesi’nin gözetiminde.

All Saints Moda Kilisesi (İstanbul Presbiteryen Kilisesi)

Barış Manço Evi

Barış Manço’nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği ev Manço Ailesi’nin özverili çalışmaları ve Kadıköy Belediyesi öncülüğünde müze-ev haline dönüştürüldü.

Kadıköy

Barış Manço Evi

Bina 1890’ların sonunda sağındaki ikizi ile birlikte İngiliz tüccar Dowson tarafından oğlu ve kendisi için inşa edilmiş. İkiz binalar sonra Zühtü Paşa’nın torunlarına, daha sonra da İngiliz James Whittall’a geçmiş. 1980’lerin başında Barış Manço’nun satın aldığı ikiz köşk aslına uygun olarak korundu. Ne yazık ki diğer ikiz villanın yerinde bugün bir apartman yükseliyor.

Barış Manço Evi

Barış Manço Evi gelenleri evin girişinde bulunan domates, biber, patlıcan ve arkadaşım eşşek şarkılarını canlandıran maketlerle karşılıyor. Evdeki Manço mumyası ve adam olacak çocuk odası en etkileyici yerler. Sanatçının seçerek aldığı antika eşyalar da ince zevkini yansıtıyor.

Barış Manço Evi

Moda dondurmacı Ali Usta

Moda denince akla ilk gelen isimlerden biridir Ali Usta. Dondurmasını tatmadan geçmeyin. Benden söylemesi.

Moda dondurmacı Ali Usta

Koço Restaurant (Aya Katherina Ayazması)

Moda Park Lokantası nam-ı diğer Koço 1930’lu yıllardan bu yana içindeki küçük Rum kilisesi ile birlikte yaşıyor. 1924’te Rum balıkçılar tarafından bulunan Aya Ekaterini Ayazması’na girmek için meyhanenin içinden geçmek gerekiyor.

Kadıköy – Moda – Koço Restaurant (Aya Katherina Ayazması)

Aya Ekaterini’nin hikâyesi de şöyle: 294 yılında İskenderiye’de aristokrat ve putlara tapan bir ailenin bir kızı olmuş. Adını Dorotea koymuşlar. Büyüdükçe güzelliğiyle gözleri kamaştıran Dorotea dönemin okullarında felsefe, hitabet, şiir yazma, müzik, fizik, matematik, astronomi ve tıp dersleri okumuş. Asaleti, fazilet sahibi olması ve güzelliği üzerine bir de kültürünü ekleyince herkes tarafından istenen bir gelin adayı haline gelmiş. Ancak onun kimselerde gözü yokmuş. Bir gün bir rahip ona İsa Peygamber’den söz edince İsa’ya inanmış, vaftiz olmuş ve taçlandırılmış taç anlamına gelen Ekaterini adını almış. Ekaterini, İsa Peygamber’e olan bağlılığını açıklamış ve Kral Maksimianus’u putlara adadığı kurbanlar nedeniyle halka şikâyet etmiş. Kral imparatorluğun dört bir yanından 50 hatibe azizeyi davasından vazgeçirmeleri için emir vermiş. Ekaterini kralın kendisine gönderdiği hatipleri, önde gelen aristokratları, hatta imparatorun eşini bile İsa’nın yaydığı dine iman etmeleri için ikna etmiş. İşte bundan sonra pek çok baskı görmüş, işkencelere uğramış. En sonunda da başı kesilerek öldürülmüş. Aya Ekaterini’nin vücudunun melekler tarafından Sina Yarımadası’nın en yüksek dağının tepesine götürüldüğüne inanılıyor.

Moda İskelesi

Moda İskelesi Sultan V. Mehmed Reşad devrinde 1914 yılında saray baş mimarı olarak görevlendirilen Vedat Bey tarafından tasarlanmış. Benim içinse bu iskele yürüyüşlerimde durak noktam olan nefis manzarasıyla göz kamaştıran bir yer.

Kadıköy – Moda İskelesi

Haydarpaşa Garı

1908’de İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilen gar uzun yıllar TCDD’nin ana istasyonu idi. Ne yazık ki uzun süredir restorasyonu devam ediyor, hizmette değil. II. Abdülhamit döneminde 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanmış, 19 Ağustos 1908 tarihinde tamamlanıp hizmete girmiş. Binanın bulunduğu sahaya III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’nın adı verilmiş. Binanın inşaatını Anadolu Bağdat adı altında bir Alman şirketi gerçekleştirmiş.

haydarpasa-gari

Haydarpaşa Garı

Kadıköy’de nerede yemek yenir?

Kadıköy Çarşı’da tadım yapmak için birkaç önerim var:

Kadıköy Çiya Sofrası

Buranın Mezopotamya’dan Osmanlı’ya, Balkanlardan Kafkasya’ya, Asya’dan Arap Yarımadası’na değin uzanan çok geniş bir coğrafyada gezdiren zengin bir mutfağı var.

Kadıköy Çiya Sofrası

Yanyalı Fehmi Lokantası

Yunanistan’ın batı kısmındaki Yanya kentinden göçle gelen Sipahioğlu eşrafından Hüseyin Horp’un oğlu Fehmi Efendi’nin 1919’da kurduğu restoran Kadıköy’ün klasiklerinden.

Yanyalı Fehmi Lokantası

Kadı Nimet

Leziz mezeleri ve balık çeşitleriyle Kadıköy’ün en gözde restoranlarından.

Kadı Nimet

Mercan

Balık, midye tava, midye dolma ve kokoreç yemek için adres burası.

Mercan

Baylan Pastanesi

Yılların pastanesi Baylan ilçenin en ünlü mekânlarından. Sahlep içmeden dönmeyin.

Baylan Pastanesi

Ali Muhiddin Hacı Bekir Pastanesi

Kahve yanında nefis tatlılar tadabileceğiniz bir pastane.

Ali Muhiddin Hacı Bekir Pastanesi

Şekerci Cafer Erol

Çarşının merkezindeki mekân dondurması, çikolataları ve bozası ile bir klasik. Bir de yılbaşı zamanında süslemeleriyle.

Şekerci Cafer Erol

Kadıköy Çarşı haricinde haricinde yemek yeme mekânları da oldukça fazla. İstanbul restoran önerileri – Anadolu yakasıİstanbul etnik restoranları (Avrupa yakası & Anadolu yakası dünya mutfakları), İstanbul kahvaltı mekânları – Anadolu yakası, İstanbul’a yakın doğada kahvaltı mekânları derken bu şehirde her aradığınızı bulabiliyorsunuz.

İstanbul her köşesinde bir zenginlik barındıran sürprizlerle dolu bir şehir. Yaşadığım mahallelerde bile görmediğim, bilmediğim o kadar çok şey var ki gezerken şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

Atın kendinizi İstanbul sokaklarına, dalın ara sokaklara. Kim bilir siz de neler keşfedeceksiniz :-) .