Antarktika Gezi Rehberi – Beyaz Kıtanın Büyüleyici Dünyası
Antarktika, sessizliğin içinde doğanın kalp atışını duyabileceğiniz, başka hiçbir yere benzemeyen bir yer. Gezegende en az ziyaret edilen yeri görmek, Güney Kutbu’nda balinalar ve penguenler eşliğinde buz dağlarının arasında gezmek; maceraperest ve doğa âşığı gezginlere unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ancak 7. kıta olarak da bilinen Antarktika kıtasına her yıl en fazla 100.000 gezgin gidebiliyor. Çünkü burası sadece, her yere gittim, bu kıta eksik kalmasın, diyenlere uygun! Antarktika hakkında bilgiler vereceğim bu yazımdaysa; bu etkileyici kıtanın bilinmeyenlerini, hangi bölgesi tercih edilmeli, nasıl gidilir, neler görülür gibi tüm detaylarıyla keşfe çıkıyoruz.
Öncelikle Antarktika kelimesi, Yunanca’da Anti-Arktikos’tan geliyor. Bu da “Arktik’in karşısı” demek, yani “Kuzey’in karşısı”. Kuzey ve Güney’i incelediğimizdeyse yaşayan canlılarda da farklılıklar görüyoruz. Çünkü Kuzey’de kutup ayıları yaşarken Güney’de penguenler var.
Donmuş kıta Antarktika; ziyaretçilerine dünyanın en büyük çölünün çarpıcı manzaraları, destansı yaban hayatı ve gerçek bir merak duygusu sunuyor. Ancak birçok kişi için Antarktika turu yapmak; uzaklığı, maliyeti veya yedinci kıtanın buzlu kıyılarına ulaşmanın zorluğu nedeniyle ulaşılmaz oluyor. Tabii ki haksız da sayılmazlar! Çünkü Antarktika turu yapmak hiç de ucuz değil! Ayrıca dev dalgalar göz önüne alındığında; midenizin sağlam olması, bunun yanında bedenen ve ruhen sağlıklı olmanız da çok önemli. Kısacası bir Antarktika turu yapmak herkese göre değil!

Bu kıta, hiçbir ülkeye ait değil! 1959’da kabul edilen Antarktika Antlaşması, kıtanın askeri amaçlarla kullanılmasını yasaklar ve egemenlik taleplerini dondurur. Bu nedenle Antarktika, sadece barış ve bilim için kullanılıyor. Yani eğer burada yaşayan insanlar görürseniz, onlar bilim insanları ve araştırmacılar. Buranın kendi halkı yok, şehir yok! Burası dünya üzerinde bambaşka bir âlem!
Hangi mevsimde gitmeli?
İçindekiler
• Kasım: Buzlar yeni kırılıyor, penguenler yuva yapıyor.
• Aralık-Ocak: Günler uzun, yavru penguenler gözlenebiliyor.
• Şubat-Mart: Balinalar sahneye çıkıyor, manzaralar dramatikleşiyor.

Pratik Bilgiler ve Hazırlık İpuçları
Hayatınızın belki de en önemli yolculuklarından birine gidiyorsunuz! Ancak dikkat! Burada her zaman çetin hava koşullarıyla karşılaşacaksınız. Kuvvetli rüzgâr ve ani yağmurlar için hazırlıklı olmalı, bu nedenle gezinize titizlikle hazırlanmalısınız! Kıyafet seçiminiz de çok önemli. Aktiviteler için katmanlı kıyafetler, termal içlikler, boyunluk, eldiven, şapka giymelisiniz.
İşte size detaylı bir bavul listesi!
• Açık denizde seyahat edeceğiniz için gemi tutması riskine karşı yanınızda bulantı hapınızı bulundurun. Ayrıca sürekli kullandığınız ilaçları ve doğal homeopatik ürünleri mutlaka yanınıza alın.
• Su geçirmez ceket ve pantolon (Gore-Tex® veya benzeri)
• Sıcak tutan giysiler (Polartec veya benzeri)
• Kısa ve uzun kollu gömlekler
• Soğuk havalar için şapka ve eldiven
• Güneş için şapka
• Su geçirmez yürüyüş botları
• Güneş gözlüğü (sadece güneşten değil, rüzgârdan korunmak için)
• Güneş kremi (evet, buz yansıtıyor!)
• ve tabii ki en sevdiğiniz kamerayı, bol hafıza kartını, su geçirmez kamera çantasını unutmayın

Hangi cruise gemisini seçmelisiniz?
Bu turlarda cruise seçimine çok dikkatli olmalısınız. Çevre duyarlılığı olan, IAATO üyesi operatörleri tercih etmenizi öneririm. Gemi tipine gelince en önemli kararınızsa; standart bir cruise gemisiyle mi, yoksa expedition yani keşif gemisiyle mi yolculuk yapmak istediğinizi belirlemek olacaktır. Peki bu neden önemlidir?
Fiyat karşılaştırması yaparsak… Büyük gemilerin fiyatları 5.000-10.000 USD arasında değişir. Keşif gemilerinin fiyatlarıysa 15.000-20.000 USD civarındadır.
Antarktika turlarında gemi kapasitesi 60 kişiden binlerce kişiye kadar değişebilir. Gemi büyüklüğüne göre de gideceğiniz yerler değişir. Çünkü büyük gemilerin her yere gitme izni yoktur. Mesela 100 kişiden daha az yolcu alan gemiler her yere girebilir. Daha büyük gemilerse yolcularına sadece rotasyonla zodyak gezileri veya karaya çıkmadan deniz kayağı gibi aktiviteler yaptırabilir. 500 kişiden fazla yolcu kapasitesi olan gemilerin yolcularıysa hiçbir yerde karaya çıkamaz.
Benim tercihim olan keşif gemileri en fazla 100 kişiliktir. Bu gemiler daha fazla kıyı çıkışı sağlar. Deniz kayağı, kamp, bilim insanlarıyla etkileşim gibi ekstra deneyimler sunarlar. Bu nedenle de özellikle Antarktika turları için idealdirler. Ancak az yolcu kapasitesine sahip oldukları için çok daha pahalıdırlar. Ayrıca küçük gemiler oldukları için dalgaları çok daha fazla hissedersiniz.

Antarktika’da gezilecek yerler listesi – Rota seçiminde nelere dikkat etmelisiniz?
Antarktika’yı yılda en fazla 100.000 gezgin ziyaret edebiliyor. Dünyanın en iyi cruise rotaları arasında yer alan Antarktika cruise turları, doğasever gezginler için nirvana kabul ediliyor.
Antarktika turu için rotanıza da dikkatle karar vermelisiniz. Kıta, 2 bölgeden oluşuyor: Batı Antarktika ve Doğu Antarktika. Bu iki bölge, Transantarktika Dağları ile ayrılıyor. Doğu Antarktika’da buz tabakası daha kalın. Çoğu yerde ana kaya, deniz seviyesinin üzerinde yer alıyor. Batı Antarktika’daysa buz o kadar kalın değil. Ana kayanın büyük bir kısmı deniz seviyesinin altında yer alıyor.
• Batı Antarktika (Küçük Antarktika), kıtanın Batı Yarımküre’de yer alan kısmını oluşturuyor. Burayı Güney Amerika’nın ucundan Güney Kutbu’na uzanan bir alan olarak düşünebilirsiniz. Burası kıtada en çok ziyaret edilen bölge. Antarktika’yı ziyaret eden çoğu kişi bu rotada sadece Antarktik Yarımadası’na giden yolcu gemilerine biniyor.
• Doğu Antarktika (Büyük Antarktika), Doğu Yarımküre’de yer alıyor. Burayı Hint Okyanusu’nun güneyindeki bir alan olarak düşünebilirsiniz. Burası Antarktika kıtasının yaklaşık üçte ikisini kapsıyor.
Peki Antarktika’nın yaban hayatında neler görüyorsunuz? Penguen türleri (Adelie, Gentoo, Chinstrap, kral penguenleri), deniz memelileri (orka, kambur balina, çeşitli foklar), kuşlar (Albatros, dev petreller, skualar), bitki örtüsü (yalnızca likenler, yosunlar, kara yosunları hayatta kalabiliyor).

Çoğu kişinin sadece Antarktik Yarımadası’na giden yolcu gemileriyle buraya geldiğinden bahsettik. Eğer siz de bu rotaya gidecekseniz, vereceğiniz en önemli karar; sadece Antarktik Yarımadası mı, yoksa Falkland Adaları & Güney Georgia, Güney Shetland Adaları, Weddell Denizi de görülecek mi; sorusuna cevap vermek olacaktır. Ancak hangi rotayı seçerseniz seçin; buraya gitmek için çoğu kişi Güney Amerika’da Arjantin‘e gidip dünyanın sonundaki şehir Ushuaia’dan yolculuğa başlıyor. Diğer alternatif de Şili’nin Punta Arenas veya Puerto Williams (daha küçük operasyonlar için) şehrinden kalkıyor. Dev dalgalarıyla ünlü Drake Geçidi’ni aşıp Antarktika’ya varıyor.
Eğer Drake Geçidi’ni bir gemiyle değil de uçakla geçmek isterseniz, Antarktika’ya hava yolculuğu seferlerinde uzmanlaşan dünyanın ilk butik kruvaziyer operatörü Antarctica21 ile hayatınızın yolculuğuna çıkabilirsiniz. Antarctica21 için Şili‘nin Punta Arenas şehrinden uçağa biniyor, 2 saatlik yolculukta Drake Geçidi’nin üzerinden uçup King Gorge Adası’na iniyor, ardından küçük ekspedisyon gemilerinden birine binerek Antarktika Yarımadası’nın nefes kesici manzaralarını ve eşsiz yaban hayatını keşfediyorsunuz.
Ancak çoğu kişinin bilmediği ve alışılmışın dışında bir rota daha var: Yeni Zelanda‘dan Antarktika’ya uzanan bir yolculuk! Ross Denizi seferleri her yıl sadece 2 adet 28 günlük seferle sınırlı. Bu özel seferlerin her birine de en fazla 140 konuk katılabiliyor. Yeni Zelanda merkezli bir şirket olan Heritage Expeditions tarafından organize edilen bu gezide iki bölgeye uğranıyor:
• Yeni Zelanda ile Avustralya‘nın Subantarktikası, dünyanın okyanuslarının bozulmamış son büyük kısmını oluşturuyor. Subantarktika Adaları 6 gruptan oluşuyor: Bounty Adaları, Antipodes Adaları, Snares Adaları, Auckland Adaları, Campbell Adası ve Macquarie Adası. Burası Conde Nast Traveler tarafından “2025’te Gidilecek En İyi 25 Yer” listesinde yer aldı.
• Buranın daha güneyindeki Ross Denizi ise “Antarktika’nın kalbi” olarak anılıyor. Adını 1841’de burayı keşfeden James Clark Ross’dan alan Ross Denizi, Güney Okyanusu’nun derin bir körfezi ve Dünya’nın en güneydeki denizi. Ross Körfezi içinde yer alıyor.

Yine az bilinen ve az kişinin gidebildiği bir rota daha var: Buz üzerinde ultra ultra lüks ve özel bir deneyim yaşamak isteyenler, kiralık özel uçaklarla Güney Afrika’nın Cape Town şehrinden Norveç‘e bağlı Kraliçe Maud Toprakları’na (Dronning Maud Land) gelip kamp alanlarında kalabiliyor. Bu deneyimin ücreti de yaklaşık 100.000 USD civarında!
Antarktik Yarımadası
7. kıtada en çok ziyaret edilen yer olan Antarktika Yarımadası, tam bir kutup cenneti. 522.000 km² alana sahip ve % 80’i buzla kaplı. Burası Antarktika yaban hayatı için bereketli bir beslenme alanı, doğa tutkunu turistler için bir çekim merkezi, penguenlerle iç içe olabileceğiniz bir bölge ve Antarktika krili balıkçılığı için giderek artan bir odak noktası.

Falkland Adaları & Güney Georgia
Doğa severler için açık hava cenneti olarak kabul edilen Falkland Adaları, yürüyüş yaparken veya bisiklet sürerken muhteşem yaban hayatı ve manzara fotoğrafları çekebileceğiniz bir yer. Burası kral penguen, hırçın kaya pengueni, gürültülü gentoo penguenleri gibi türlere ev sahipliği yapıyor.

“Güney Okyanusu’nun Galapagos‘u” olarak bilinen Güney Georgia, parıldayan buzullar ve güzel fiyortlarla kaplı bir yer. Gentoo, chinstrap, Adélie penguenlerine, fil foku, kürklü fok türüne ev sahipliği yapıyor. 20. yüzyılın başlarında yaptığı Antarktika keşifleriyle tanınan İrlandalı-İngiliz kâşif Sir Ernest Henry Shackleton, derin sevgi beslediği Güney Georgia’da gömüldü. Buradaki tarihi Shackleton rotası ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Güney Shetland Adaları
Volkanik yapıya sahip olan Güney Shetland Adaları’nın yaklaşık % 80’i buzullarla kaplı. Penguen, fok, katil balina, puffin, Shetland midillisi, yunus ve daha pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor. Burada aktif volkanik yapıdaki Deception Adası’nı ve bilim istasyonlarını ziyaret ediyorsunuz.
Weddell Denizi
Antarktika’nın izole yerlerinden biri olan Weddell Denizi, macera arayanlara uygun. Buranın bol buza sahip olması; yengeç yiyen, leopar, Weddell fokları gibi fok türlerini cezbediyor. Ayrıca imparator penguenleri, Antarktika mavi gözlü karabatakları, kayalık yamaçlarda yuva yapan Wilson fırtına kuşları gibi türler yaşıyor.

Subantartik Adalar – Avustralya & Yeni Zelanda
Yeni Zelanda ile Avustralya‘nın Subantarktikası, dünyanın okyanuslarının bozulmamış son büyük kısmını oluşturuyor. Subantarktika Adaları 6 gruptan oluşuyor: Bounty Adaları, Antipodes Adaları, Snares Adaları, Auckland Adaları, Campbell Adası ve Macquarie Adası. Burası Conde Nast Traveler tarafından “2025’te Gidilecek En İyi 25 Yer” listesinde yer aldı.

Ross Denizi
Yeni Zelanda’dan Antarktika’ya yapılan turlar, “Antarktika’nın kalbi” olarak anılan Ross Denizi bölgesine gidiyor. Bölgeye “Kar Fırtınası Yurdu” da deniyor. Heritage Expeditions, Ross Denizi’nde faaliyet gösteren en eski ve en deneyimli operatörlerden biri. 35 yılı aşkın süredir Ross Denizi bölgesini keşfediyor. Ross Denizi seferleri her yıl sadece 2 adet 28 günlük seferle sınırlı. Bu özel seferlerin her birine de en fazla 140 konuk katılabiliyor. Heritage Expeditions; ikonik “In the Wake of Scott & Shackleton”, “Go Further South”, “Antarctica from Above” (Lucy Lawless’ın anlatımıyla) ve Nigel Marven’ın “The Last Penguin” adlı televizyon belgesellerinde yer aldı. Görülen tarihi yerler arasında da Cape Adare’deki Borchgrevink’s Hut, Cape Royds’daki Shackleton’s Hut, Cape Denison’daki Mawson’s Hut, Cape Evans’daki Scott’s Huts ve Hut Point de var.

Dronning Maud Land (Kraliçe Maud Toprakları) – Norveç
Antarktika’yı zaten çok az kişi ziyaret ediyor ama onların da sadece % 1’i (hatta daha da azı) dünyanın en büyük çölünün kalbindeki buzlu “derin alan” manzaralarına giriyor. Buz üzerinde ultra ultra lüks ve özel bir deneyim yaşamak isteyenler, kutup bilimcileriyle birlikte kiralık özel uçaklarla Güney Afrika’nın Cape Town şehrinden Norveç‘e bağlı Kraliçe Maud Toprakları’na (Dronning Maud Land) gidip hiper lüks kamp alanı Ultima Oasis Camp’te kalabiliyor. Dünyanın en büyük çölünün kalbindeki buzla kaplı White Desert’e giden Ultima Antarctic Expeditions, ulusal kutup araştırma istasyonlarına lojistik sağlama konusunda uzman bir şirket. Burada odak noktasıysa zenginlik değil, manzaralar; Oasis Camp, Schirmacher Vahası’nın gölleri ve buz alanları üzerinde muhteşem görüntüler! Bu deneyimin ücreti de yaklaşık 100.000 USD civarında!
Bu arada 1959’da kabul edilen Antarktika Antlaşması’nın kıtanın askeri amaçlarla kullanılmasını yasakladığından ve egemenlik taleplerini dondurduğundan bahsetmiştim. Peki nasıl oluyor da Kraliçe Maud Toprakları, Norveç’e bağlı oluyor? Çünkü bu antlaşma, bölgede daha önce yapılan egemenlik iddialarını geçersiz kılmaz. Yani, Kraliçe Maud Toprakları gibi bölgeler, 1959 öncesinde belirli ülkeler tarafından iddia edilmiş ve bu iddialar, Antarktika Antlaşması’na rağmen varlıklarını sürdürüyor.
Kraliçe Maud Toprakları, Norveç tarafından 1939’da resmi olarak talep edilmişti. Antarktika Antlaşması; egemenlik iddialarını donduruyor ama bu tür toprak iddialarını geçersiz kılmıyor, sadece yeni iddialara engel oluyor. Dolayısıyla Norveç’in Kraliçe Maud Toprakları üzerindeki hakları teknik olarak devam ediyor. Ama bu haklar, kıtanın tümü için ortak kullanım esasına dayalı. Yani başka ülkeler de bilimsel araştırmalar yapabiliyor.

Antarktika; sadece fiziksel değil, ruhsal bir yolculuktur. Doğanın bu kadar saf, güçlü ve dokunulmamış olduğu bir yeri görmek, insanı derinden değiştiriyor. Soğuk olsa da yürek ısıtan bir deneyim olduğu kesin.

Efsanevi 7. kıtayı keşfetmeniz dileğiyle…
