Cape Town, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en eski şehri ve yasama başkenti. Arkasında yükselen Table Mountain (Masa Dağı) ve önünde uzanan Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu sayesinde dünyanın en güzel manzaralı kentlerinden birisi sayılıyor.

Cape Town, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin tarihi boyunca önemli bir rol oynamış. Sömürgesi olduğu Hollanda ve İngiltere, şehir merkezinde kendi kültürlerini yansıtan binalar inşa etmişler.

Cape Town nerede? Cape Town’a nasıl gidilir?

Afrika kıtasının ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en güneyinde yer alan Cape Town, hem Hint Okyanusu’na hem de Atlas Okyanusu’na bakan bir şehir. Cape Town’a direkt uçuşlarla yaklaşık 10,5 saatte gidiliyor.

Cape Town’da hava durumu hiçbir zaman çok soğuk olmasa da geceler serin geçebiliyor. O nedenle ne zaman giderseniz gidin, yanınızda kalın birşeyler götürmenizde fayda var. Nem oranının en düşük olduğu aylar ise mart-nisan ve eylül-ekim ayları arasında. O nedenle eğer kültürel geziler yapmak istiyorsanız bu mevsimler en uygun zamanlar.

Cape Town’a vize almak gerekiyor mu?

Güney Afrika’ya gidecek T.C. vatandaşlarından Bordo (Umuma Mahsus) ve Yeşil (Hususi) pasaport sahiplerinin 30 güne kadar olan ziyaretleri için sınır kapısında harçsız kapı vizesi almaları gerekiyor. Gri (Hizmet) ve Siyah (Diplomatik) pasaport sahipleri ise 30 güne kadar olan ziyaretlerinde vizeden muaf.

Cape Town gezilecek yerler

Öncelikle dikkat! Her ne kadar Apartheid sistem artık geçerli olmasa da çoğunlukla siyahların hizmet ettiği, beyazların sefa sürdüğü bir ülkede ve bazı bölgeleri güvenli olmayan bir şehirdesiniz. O nedenle buraya eğer bireysel geldiyseniz ulaşımı çoğunlukla uber kullanarak yapmanızı öneririm.

Cape Town

Boulders Beach’de penguenler

Table Mountain – Masa Dağı

Şehrin çoğu yerinden görünen Table Mountain, üzeri dümdüz olduğu için Masa Dağı – Table Mountain adı ile anılıyor. 1.086 m yükseklikteki dağ, 520 milyon yıl önce magmatik ve buzul hareketliliği ile oluşmuş. Dağa teleferikle, yürüyerek veya araçla çıkılıyor.

Cape Town

Table Mountain (Masa Dağı)’na teleferikle çıkılıyor

Üzeri genelde bulutlarla kaplı olan Table Mountain’ın bulutlarına da masa örtüsü deniliyor. Eğer bulutsuz bir ânına denk gelip de dağa çıkarsanız aşağıda göreceğiniz Cape Town, Table Bay, Atlas Okyanusu manzarasına doyamayacaksınız. Hele hele gün batımından 1-2 saat önce giderseniz, Table Mountain tüm hücrelerinize işleyecek kadar sizi etkileyecek.

Cape Town

Table Mountain (Masa Dağı)

Ancak dağın her zaman serin olduğunu unutmayın. Yanınızda kalın kıyafet götürmezseniz dağın tepelerinde donabilirsiniz. Ayrıca dağda dassie (cape hyrax, rock rabbit, coney) adı verilen kaya yaban faresi görünce şaşırmayın. Burada onlardan bolca var.

Dassie

Masa Dağı’ndan Ümit Burnu’na kadar olan bölge Masa Dağı Milli Parkı olarak korunuyor ve UNESCO Dünya Doğa Mirasları listesinde bulunuyor.

Cape Town’un ev sahipleri arasında chackma babunları da var. Şehrin güney banliyösünde ve Tokai Ormanı ile Masa Dağı Milli Parkı’na kadar olan bölgede yaşıyorlar.

Kirstenbosch Ulusal Botanik Bahçesi

Kirstenbosch Ulusal Botanik Bahçesi, Masa Dağı’nın doğu eteğinde yer alıyor. 1913 yılında Güney Afrika’nın endemik bitkilerini korumak amacıyla kurulmuş. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunuyor. Burası olağanüstü bir botanik bahçesi.

Cape Town

Cape Town – Kirstenbosch Ulusal Botanik Bahçesi

Victoria and Alfred Waterfront (V&A)

Victoria and Alfred Waterfront (V&A), lüks yatları ve ticari tekneleri barındıran bir liman. Aynı zamanda şehrin en turistik yeri. Şehrin en ünlü ve pahalı restoranları burada. Burası o kadar lüks ki kendinizi sanki Afrika harici bir yerdeymiş gibi hissediyorsunuz. Ancak eğer buraya kadar gelmişken siz de ultra lüks bir deneyim yaşamak isterseniz, helikopter turlarına katılmayı düşünebilirsiniz.

Cape Town

Victoria and Alfred Waterfront (V&A)

Robben Adası

Mandela’nın 18 yıl hapis yattığı Robben Adası’na V&A Limanı’ndan kısa bir tekne yolculuğu ile ulaşılıyor. Ada ilk olarak 1600’lü yılların sonuna doğru politik suçlular için hapishane olarak kullanılmış. Hollandalılar sömürgeleşmeye direnen yerlileri ve Malayları buraya hapsetmiş. 1846-1931 arasında cüzzam hastalığına yakalananlar burada karantinaya alınmış. 1950’den itibaren tekrar hapishane olarak kullanılmaya başlanmış. 1961-1991 yılları arasında sadece Apartheid karşıtlarının hapsedildiği bir hapishane olmuş. Mandela’nın hapisten çıkışı sonrasında Apartheid dönemin son bulmasıyla da 1997 yılında müzeye çevrilmiş. 1999 yılından beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.

Cape Town – Robben Adası

Greenmarket Square

Greenmarket Square bir zamanlar köle pazarıymış. Günümüzde burası Afrika’ya özgü her türlü hediyelik eşya satın alabileceğiniz bir lokal pazar. Yalnız dikkat! Pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. Fiyatları yüksek açıyorlar, sonra indiriyorlar.

Parlamento Binası

Parlamento Binası 1884 yılında Kraliçe Victoria’nın emri ile yapılmış. Sonradan binaya ilaveler eklenmiş. Apartheid dönemde mecliste beyazlar, melezler ve Hintliler temsil ediliyor, nüfusun çoğunluğunu oluşturan siyahlar ise yok sayılıyormuş. Bina rehber eşliğinde gezilebiliyor ama önceden rezervasyon yaptırmak ve girişte pasaport göstermek gerekiyor.

Cape Town

Cape Town – Parlamento Binası

Nelson Mandela 27 yıllık mahkumiyetinin ardından 11 Şubat 1990’da dünyadan gelen baskılar sonunda hapisten çıktı. Birkaç saat sonra da Parlamento Binası’ndan bir balkon konuşması yaparak demokrasi ve barış mesajı verdi:

Yoldaşlar ve yurttaşlar, hepinizi, barış, demokrasi ve özgürlük adına selamlıyorum. Burada sizin önünüzde bir peygamber gibi değil, halkın mütevazi bir hizmetkârı olarak bulunuyorum…

Zeitz MOCAA

Cape Town her ne kadar müzeleri ile adını duyuran bir şehir olmasa da çağdaş sanatlar müzesi Zeitz MOCAA, lokal sanatçılarla tanışmak için güzel bir fırsat.

Long Street

City Bowl bölgesinde bulunan Long Street, şehrin en ünlü caddelerinden birisi. Bohem takılanların geldiği caddede birçok kitapçı, barlar, çeşitli etnik restoranlar var.

Bo-Kaap (Malay Quarter)

Bo-Kaap (Malay Quarter), Cape Town’un Müslüman mahallesi. 16-18. yüzyıllarda Hollandalılar tarafından köle olarak Cape Town’a getirilen Asyalı Müslümanlar, 19. yüzyılda kölelik kalktıktan sonra işçi sınıfı olarak buraya yerleştirilmiş. Burası rengârenk ve cıvıl cıvıl evleriyle çok sayıda ziyaretçiyi misafir ediyor.

Bo-Kaap (Malay Quarter)

District 6

District 6 eskiden yoğunluklu olarak siyah işçi sınıfının yaşadığı bir bölgeymiş. 1960’lı yıllarda burada yaşayan halkı zorla Cape Flats denen bölgeye göndermişler. 60.000’den fazla insanın evlerinin yıkılmış. District 6 Museum’da o dönem yaşananları görebiliyorsunuz.

Woodstock

Sıra dışı bir mahalle olan Woodstock, Cape Town’un en popüler bölgelerinden birisi. Buranın ana caddesi sayılabilecek Albert Road ve civarı, şehrin en ünlü restoranlarından bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki graffitileri görmek için organize bir tura katılarak mural ve sokak sanatı turu yapabilirsiniz.

Bree Street ve Kloof Street

Bree Street ve Kloof Street, Cape Town’da eğlence mekânlarının bolca bulunduğu caddeler.

Winelands

Cape Town’ın kuzey doğusunda bulunan Winelands bölgesi, bağcılık ve şarapçılık ile ilgilenen şehirlerden oluşuyor. Burası Güney Afrika’nın şarap üretim merkezi. En önemli şehirleri de Stellenbosch, Paarl ve Franschhoek. Paarl yakınında bulunan Alpaca Loom ismindeki alpaka çiftliğini de ziyaret edebilirsiniz.

Winelands

Hout Bay

Bir balıkçı kasabası olan Hout Bay’den tekneyle Duiker Adası’na gidilebiliyor. Bu ada kürklü Kap foku kolonisine ev sahipliği yapıyor.

Hout Bay

Lion’s Head (Aslan Kafası)

Table Mountain Ulusal Parkı’nın bir parçası olan Lion’s Head, Masa Dağı’nın yanında görünen sivri uçlu diğer dağ. 669 metre yükseklikteki dağı dilerseniz uzaktan görebilir, dilerseniz Lion’s Head park alanındaki Signal Hill Road’u takip ederek 2 saatlik bir yürüyüşle çok güzel manzara noktalarından geçerek buraya varabilirsiniz.

Cape Town – Lion’s Head

Simon’s Town & Boulders Beach

Simon’s Town kasabasındaki Boulders Beach, penguen kolonisi ile tanınıyor. Penguenlerin koruma altında olduğu plajda onlarla birlikte yüzebiliyorsunuz. Tabii o gürültü ve pislik içinde yüzmeye cesaret edebilirseniz.

Simon’s Town

Cape Town

Boulders Beach

Cape of Good Hope (Ümit Burnu)

Tarihin babası Herodot, Fenikeliler’in Ümit Burnu’na ulaştığını yazmış olsa da Portekizli kâşif Bartolomeu Dias’ın burayı bulan ilk kişi olduğu sanılıyor. Dias, 1488 yılında Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a açılan yolu keşfetmiş. Ancak mürettebatında baş gösteren bir hastalıktan dolayı geri dönmek zorunda kalmış. Azgın dalgaları nedeniyle de buraya Fırtınalar Burnu ismini vermiş. Portekiz Kralı II. Jao ise diğer denizcilerin moralini bozmamak için bu ismi Ümit Burnu (Cape of Good Hope) olarak değiştirmiş. Yarımada bu nedenle Hindistan yolunda aşılması gereken ümitlerin yeşerdiği veya suya düştüğü son engel olarak denizcilik literatürüne geçmiş. Nitekim Vasco Da Gama, 1497 yılında Avrupa’dan çıkıp Ümit Burnu’nu geçerek doğrudan Hindistan’a giden ilk kişi olmuş.

Cape of Good Hope (Ümit Burnu)

Ümit Burnu çoğumuz tarafından Afrika kıtasının en uç noktası olarak biliniyor. Aslında bu doğru değil. Ümit Burnu Kap Yarımadası’nın, Cape Agulhas ise kıtanın en güney noktası. Yani amacınız kıtanın en uç noktasını görmek ise Cape Agulhas’a gitmelisiniz. Ayrıca Ümit Burnu ve Cape Agulhas arasındaki geniş alanda Hint Okyanusu ile Atlas Okyanusu’nun birleşimini izleyebilirsiniz.

Cape Agulhas

Aman dikkat! Burası her mevsim çok serin. Mutlaka üzerinize birşey alın.

Balina gözlem turu

Balina gözlem turu Cape Town’da yapılacak en heyecanlı aktiviteler arasında sayılabilir. En çok görülen balina çeşidi ise southern right, humpback ve Bryde’s balinaları. Southern right balinaları Antarktika’dan Cape Town’a geliyor. Haziran-kasım ayları arasında görülüyorlar. Humpback balinaları kutuplardan Mozambik ve Madagaskar’a göç ederken buradan geçiyorlar. Mayıs-kasım ayları arasında görülüyorlar. Bryde’s balinaları yıl boyu burada olsalar da uzun süre su altında olup çok kısa süreliğine su yüzeyine çıktıkları için çok zor görülüyorlar. En çok batı kıyılarında ve Port Elizabeth’de gözlenebiliyorlar.

Southern right balina

St James Plajı & Muizenberg Plajı

St James Plajı & Muizenberg Plajı, Güney Afrika fotoğraflarına bakarken çok gördüğünüz renkli kabinlerin olduğu plajlar. Eğer iki plajdan birini seçecek olursanız Muizenberg daha güzel.

Muizenberg

Chapmans Peak Drive

Chapmans Peak Drive, okyanus kıyısında ilerleyen ve muhteşem doğa manzaraları sunan bir yol. Eğer araç kiraladıysanız buradan geçmeyi düşünebilirsiniz.

Chapmans Peak Drive

Cape Town için boş yere dünyanın en güzel manzaralı kentlerinden birisi demiyorlar. Burası zıtlıkları, güzellikleri ile eşi benzeri olmayan bir yer.

Keşfetmeniz dileğiyle…