Yeni Zelanda Gezi Rehberi
Yeni Zelanda; Güney Yarımküre’de, Okyanusya’da yer alan bir takımadalar ülkesi. Başlıca iki büyük (Kuzey Adası, Güney Adası) ve 700’den fazla küçük adadan oluşuyor. Burası aslında kayıp kıta Zealandia’nın parçası. Yani teknik olarak Yeni Zelanda, büyük ölçüde sular altında kalmış bir kıtanın zirvesi! 4 şehri UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına (Dunedin/Ōtepoti – Edebiyat, Auckland – Müzik, Wellington – Film, Whanganui – Tasarım) dâhil. Ülkede insan nüfusunun birkaç katı koyun yaşıyor. En çok buzulları, şelaleleri, fiyortları, kanyonlarıyla dikkat çekiyor. Tabii bir de hobitleriyle…

Zealandia demişken… Zealandia (veya Te Riu-a-Māui), Güney Pasifik Okyanusu’nda, yaklaşık 5 milyon büyüklüğünde, % 94’ü su altında kalmış, dünyanın sekizinci kıtası olarak önerilen batık bir mikro kıta. Yaklaşık 80-83 milyon yıl önce Gondwana süper kıtasından ayrılan bu kara parçası, Yeni Zelanda ve Yeni Kaledonya’nın temelini oluşturuyor.
Yeni Zelanda toprakları, dünya üzerinde insan yerleşiminin en geç başladığı yerlerden biri olarak kabul ediliyor. İlk yerleşimcileri 13. yüzyılda Büyük Okyanus’un doğusundaki Polinezya’dan geldikleri tahmin edilen Māoriler olmuş. Māori halkı ülkeye “Uzun Beyaz Bulutlar Ülkesi” anlamına gelen Aotearoa diyor. Bu isim, adaların üzerini örten sis bulutlarından geliyor.
Hollandalı denizci ve kâşif Abel Janszoon Tasman, 1642-1644 yıllarında Hollanda Doğu Hindistan Şirketi adına yaptığı yolculuklar sırasında bölgeye gelmiş ve buraya gelen ilk Avrupalı olmuş. Hollandalı haritacılar Tasman’ın keşfettiği bu yere Hollanda’nın Zelanda (Zeeland) şehrine ithafen Latince Nova Zeelandia adını vermiş. Bu isim daha sonra New Zeland (Yeni Zelanda) olarak İngilizceleştirilmiş.
Kaptan James Cook’un 1769 ve 1779’daki keşiflerinin ardından 1840 yılında İngiliz hâkimiyeti kurulmuş. İngiliz göçmenler adaya yerleşmeye başlamış. Yerli halk Māoriler katledilmiş.
1907’de Birleşik Krallık‘a bağlı müstakil bağımsız bir devlet hâline gelen Yeni Zelanda, 1947’de tam bağımsızlığını ilan etti. Günümüzde anayasal monarşiyle yönetiliyor.
Yeni Zelanda nerede? Yeni Zelanda’ya nasıl gidilir?
İçindekiler
Yeni Zelanda; Güney Yarımküre’de, Okyanusya‘da yer alıyor.
Wellington Uluslararası Havalimanı’na (IATA : WLG) direkt uçuş yok. Aktarmaları uçuşlar en az 24 saat sürüyor.
Yeni Zelanda’ya vize almak gerekiyor mu?
Yeni Zelanda’ya seyahat edecek Diplomatik, Hizmet, Hususi ve Umuma Mahsus Pasaport hamili T.C. vatandaşları vizeye tabi.
Yeni Zelanda’da gezilecek yerler listesi
John Ronald Reuel Tolkien’in yazdığı Yüzüklerin Efendisi adlı fantastik bir edebiyat serisinden uyarlanarak çekilen film üçlemesi, Yeni Zelanda’da 150’den fazla yerde çekildi. Peter Jackson’ın yönetmenliğini yaptığı filmlerin (Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği (2001), Yüzüklerin Efendisi: İki Kule (2002), Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (2003)) çoğu Güney Adası’nda çekildi. Ancak Auckland’ı ziyaret edenler, Rotorua’ya gidip Matamata’daki Hobbiton™ Film Seti’ni de ziyaret edebiliyor ve filmlerdeki fantastik diyar Shire’ı görebiliyor.
Eğer bir cruise gemi turuna katılmak isterseniz; Yeni Zelanda fiyortları cruise turu, dünyanın en iyi cruise rotaları arasında yer alıyor. Fantastik derinlikte ve yüksek uçurumlarla çevrili olan Yeni Zelanda’nın görkemli fiyortlarını ülkenin güneybatısındaki Fiordland Millî Parkı’nda görebiliyorsunuz. Fiordland Millî Parkı; yükseklerden akan şelaleler, görkemli kayalıklar, el değmemiş yağmur ormanları gibi Yeni Zelanda’nın en şaşırtıcı manzaralarını sunuyor.
Wellington
Başkent Wellington’da ülkenin tarihini keşfedebilir, muhteşem restoranlarda kendinizi şımartabilirsiniz. Burası dünyanın en rüzgârlı başkentlerinden biri. Öyle ki bazen yürürken rüzgâra karşı eğilmek zorunda kalıyorsunuz! Wellington film dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil.

Auckland
50 civarında sönmüş volkanın üzerine kurulu Auckland, aslında uyuyan devlerin üstünde yaşayan bir şehir. Burası yemyeşil parkları, geniş kumsalları, limanları, alışveriş yerleri, eğlence hayatıyla Yeni Zelanda’nın en hareketli şehri. Aynı zamanda dünyanın en yaşanabilir şehirleri listesinde her yıl üst sıralarda yer alıyor. Auckland müzik dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil. Eğer Yüzüklerin Efendisi hayranıysanız, Auckland’dan Rotorua’ya gidip Matamata’daki Hobbiton™ Film Seti’ni ziyaret etmelisiniz.

Rotorua
Bay of Plenty bölgesindeki Rotorua, termal suları ve spalarıyla biliniyor. Dünyanın en aktif jeotermal bölgelerinden biri olan Rotorua’da yer altı kaynıyor. Şehir gayzerler, çamur havuzları ve sülfür kokusuyla dolu. Doğa burada âdeta nefes alıyor. Eğer Yüzüklerin Efendisi hayranıysanız, Rotorua’da Matamata’daki Hobbiton™ Film Seti’ni ziyaret etmelisiniz.

Adalar Körfezi
Bay of Islands (Adalar Körfezi), Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’nın Uzak Kuzey Bölgesi’nin doğu kıyısındaki bir alan. Burası ülkede en popüler balıkçılık, yelkencilik, turistik yerlerden biri.
Tongariro Millî Parkı
Manawatū-Whanganui bölgesindeki Tongariro Millî Parkı’nda yer alan dağlar, aktif ve sönmüş volkanlar; Māori halkı için kültürel ve dini öneme sahip. Aynı zamanda bu toplulukla çevresi arasındaki manevi bağları simgeliyor. Tongariro Millî Parkı, UNESCO Dünya Karma Miras listesinde yer alıyor.

Christchurch
Güney Adası’nın en büyük şehri olan Christchurch, görünüşü ve atmosferiyle bir İngiliz kentine benziyor.

Dunedin
Güney Adası’nın ikinci büyük şehri olan Dunedin, aynı zamanda bir üniversite şehri. Dünyanın en nadir penguen türlerinden biri olan sarı gözlü penguenler ve dev albatroslar, Dunedin çevresinde doğal yaşamın bir parçası. Dunedin/Ōtepoti edebiyat dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil.

Queenstown
Queenstown, Güney Adası’nın güneyinde Wakatipu Gölü’nün kıyısında yer alıyor.

Wānaka
Wānaka, Güney Adası’nın Otago bölgesinde popüler bir kayak ve yaz tatil beldesi. Wānaka Gölü’nün güney ucunda, Clutha Nehri’nin başlangıcında yer alıyor.

Kaikōura
Kaikōura, Güney Adası’nda bir yerleşim. Burası deniz yaşamıyla tanışmak, kıyı yürüyüşleri yapmak için ideal bir yer.

Yeni Zelanda Alt Antarktika Adaları
Yeni Zelanda Alt Antarktika Adaları, ülkenin güneydoğusundaki Güney Okyanusu’nda bulunan 5 ada grubundan (Snares, Bounty Adaları, Antipodes Adaları, Auckland Adaları ve Campbell Adası) oluşuyor. Antarktika ve Yeni Zelanda arasında yer alan adalar; yüksek düzeyde üretkenliğe, biyolojik çeşitliliğe, yaban hayatı popülasyon yoğunluğuna ve kuşlar, bitkiler, omurgasızlar arasında endemizme sahip. Yeni Zelanda Alt Antarktika Adaları, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde yer alıyor.
Fiordland Millî Parkı
Güney Adası’nda yer alan Southern Alps; buzullar, göller ve fiyortlarla birleşerek nefes kesici manzaralar sunuyor. Te Wāhipounamu (Māori dilinde anlamı “yeşil taşların yeri”), Güney Adası’nın güneybatı köşesinde yer alıyor. Te Wāhipounamu – Güneybatı Yeni Zelanda, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde yer alıyor. Te Wāhipounamu’nun bir parçası olan Fiordland Millî Parkı, 1952 yılında kuruldu. 12.607 km²’lik alanıyla ülkenin en büyük millî parkı olma özelliği taşıyor. Buradaki fiyortlarda en çok bilinenler arasında Milford Sound var. Milford Sound, çoğu gezgine göre Norveç fiyortlarından bile daha etkileyici manzaralara sahip.

Parkta fiyortlar, kayalık kıyılar, göller, şelaleler var. Parkın büyük bir bölümü 800 yaşın üzerinde olan güney kayınları ve podokarplarla kaplı.
Fiyort; denizin buzul vadilerini basması sonucunda oluşan ve çoğunlukla iç kesimlere kadar sokulan, ince, uzun, genellikle çok derin ve kenarları çok dik körfezlere deniyor. Fiyortlar genellikle Norveç, Grönland, Alaska, Yeni Zelanda gibi soğuk yerlerde görülüyor.
Son Buzul Çağı’nda İskandinavya’nın ve Kanada‘nın tamamı, bütün Alp Bölgesi buzlarla kaplıymış. Buzlar vadileri doldurup genişlemiş, sürekli hareket ederken vadi tabanını da kazımış. Granit dağlar sert yapılarıyla buzlar tarafından tahrip olmadığı için buzul vadilerinin sınırlarını belirlemiş.
Son Buzul Çağı sona erdikten sonra vadileri dolduran buzlar erimiş, deniz seviyesine yakın olan vadilere deniz suyu dolmaya başlamış ve fiyortlar ortaya çıkmış.
Yeni Zelanda; doğasıyla, kültürüyle ve hikâyeleriyle dünyanın en sıra dışı ülkelerinden biri. Gidenin sadece gezmediği, âdeta başka bir dünyaya geçtiği bir yer…
Keşfetmeniz dileğiyle…