Ağrı - İshak Paşa Sarayı

Ağrı – Efsaneler & Nuh’un Gemisi’nin Şehri

Deniz seviyesinden 1.640 metre yükseklikte kurulan Ağrı, Anadolu’nun İran’la bağlantısını sağlayan yolun üzerinde bulunuyor. En önemli tarihi değeriyse Doğubayazıt ilçesinde bulunan İshak Paşa Sarayı. Bu saray, müthiş manzarası ve değerli mimari yapıtıyla insanı derinden etkileyen, o dönemlerin havasını hissettiren ve Doğu Anadolu’ya gelme heyecanı yaratan bir yapı. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici listesinde bulunuyor. Tabii bir de Türkiye’nin en yüksek zirvesi Ağrı Dağı ve Nuh’un gemisinin izi, burayı ziyaret etme isteği uyandıran değerler arasında sayılıyor.

Ağrı nerede? Ağrı’ya nasıl gidilir?

Kent doğuda İran, batıda Muş ve Erzurum, kuzeyde Kars, güneyde Van ve Bitlis ile kuzeydoğuda Iğdır ili ile komşu.

Eğer Ağrı şehir merkezine gitmek istiyorsanız, İstanbul, Ankara ve İzmir’den Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı’na (IATA: AJI) uçabilirsiniz. Ağrı’ya gelme sebebiniz Ağrı Dağı’na tırmanmak veya Doğubayazıt’a gidip İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret etmekse, Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na (IATA: IGD) uçabilirsiniz. Her iki havalimanından da Doğubayazıt’a servis araçları var. Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı-Doğubayazıt arası 100 kilometre, Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı-Doğubayazıt arasıysa 68 kilometre.

Ağrı’da gezilecek yerler listesi

Gelin, şimdi şehri birlikte gezelim.

Ağrı Dağı

5.165 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı, jeolojik konumu ve Büyük Tufan’dan sonra Nuh’un gemisine ev sahipliği yapmasıyla efsanevi özelliği olan bir dağ. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağı’nın farklı dillerde Ararat, Kuh-i Nuh, Gli Dağ, Cebel ül Haris gibi isimleri var.

Bizse kaldığımız süre boyunca dağın nazlı yüzünü göremedik. Böyle ayrılmak istemesek de ne gelirdi ki elden…

Başı dumanlı Ağrı Dağı

İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt

İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt ilçesinin 5 km uzağında bulunan bir bey kalesi. 116 odalı külliyede türbe, cami, surlar, iç ve dış avlular, divan ve harem salonları, koğuşlar bulunuyor. Burası Osmanlı’nın Lale Devri eserlerinin en önemlilerinden biri sayılıyor, dünyanın ilk kaloriferli yapısı olarak biliniyor ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici listesinde bulunuyor.

Ağrı
İshak Paşa Sarayı

1685 yılında İshak Paşa’nın babası Çolak Abdi Paşa tarafından yapımına başlanan saray, oğlu İshak Paşa tarafından 1784 yılında tamamlanmış. Kayalık bir zemine oturan bina, 7.600 m²’lik alanı kaplıyor.

Ağrı
İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt, Ağrı

Sarayın planında Türk sarayları geleneği düşünülmüş . Bina teşkilatı kümeler şeklinde iç içe 2 avlunun çevresinde toplanmış. Birinci avluyu 2. avluya tonozlu bir geçit bağlıyor. 2. avlunun dört yanı bina kümeleri ile çevrili. Saray Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı’nın mimari özelliklerini birleştirmiş.

Ağrı
İshak Paşa Sarayı
Ağrı
İshak Paşa Sarayı
Ağrı
İshak Paşa Sarayı

Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan Ağrı ismi, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiş. Kazım Karabekir Paşa zamanında ise Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmış. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat’ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, bu kent ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla buraya batılılar tarafından Ararat da deniliyor.

Ağrı
İshak Paşa Sarayı
İshak Paşa Sarayı
İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt, Ağrı

Ahmed-i Hani Türbesi, Doğubayazıt

Ahmed-i Hani 1651 yılında doğmuş, Arapça, belâgat ve dinî ilimleri okumuş, astronomiyle ilgilenmiş, Doğubayazıt’ta vefat etmiş bir bilge. Ahmed-i Hani Türbesi, İshak Paşa Sarayı’nın üst kısmında bulunuyor.

Ahmed-i Hani Müzesi ve Beyazıt Evi, Doğubayazıt

Ahmed-i Hani Müzesi’nde Ahmed-i Hani’nin hayatı anlatılıyor. Beyazıt Evi de bölgenin yaşam tarzını anlatan bir etnografya müzesi.

Urartu Kalesi, Doğubayazıt

Belleburç’ta kayalıklar üzerinde bulunan kalenin yapım tarihi bilinmiyor ama Urartular döneminden kaldığı sanılıyor. Günümüze oldukça harap bir durumda gelen kalenin içinde Urartu mezarları ile Antik Çağ’lardan kalan kalıntılar bulunuyor.

Eski Beyazıt Camii, Doğubayazıt

Ağrı ilçesi Doğubayazıt, 1514 Çaldıran Savaşı’ndan sonra I. Selim zamanında Osmanlı topraklarına katılmış. Doğubayazıt Kalesi’nin hemen yanındaki cami de o dönemde yapılmış.

Meteor Çukuru, Doğubayazıt

İran sınırındaki Gürbulak gümrük kapısının yaklaşık 2 kilometre kuzey doğusunda bulunan Meteor Çukuru, derinliği 60 metre, çapı 35 metre olan bir karstik çöküntü. Tam olarak ne zaman oluştuğu bilinmeyen çukurun, dünyada büyüklük ve derinlik açısından Arizona’daki Barringer Krateri’nden sonra 2. sırada geldiğini belirten kaynaklar var.

Buz Mağarası, Doğubayazıt

Hallaç Köyü’nün yaklaşık 3 kilometre kuzey doğusunda, Meteor Çukuru ile aynı lav tüneli sistemi üzerinde bulunan Buz Mağarası, yaklaşık 100 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ve 8 metre derinliğinde bir çukur. İçinde bazalt lavlar, kayalar ve bu kayaların üzerinde saf ve temiz suların donmasıyla oluşan buz tabakaları görülüyor.

Nuh’un Gemisinin İzi, Doğubayazıt

Her yıl binlerce yabancı turistin ziyaret ettiği ve burada inanç turizminin merkezlerinden olan Nuh’un Gemisi, Ağrı Dağı’nın güney tarafına bakan Üzengili ve Telçeker köylerinin arasında yer alıyor. Doğal bir anıt olan Nuh’un Gemisi, siluet şeklinde bir kalıntı.

Ağrı

Balık Gölü, Diyadin & Taşlıçay, Ağrı

Türkiye’nin en yüksek rakımlı göllerinden birisi olan 2.241 metre yükseklikteki Balık Gölü, bir lav seti gölü.

Diyadin Kanyonu, Diyadin

Yüksekliği 50 metreyi bulan Diyadin Kanyonu, ortasından geçen Murat Nehri ile birlikte her mevsim görsel bir şölen sunuyor.

Diyadin Kaplıcaları, Diyadin

Ağrı Diyadin Kaplıcaları; Yılanlı, Davut, Tunca ve Köprü gibi kaplıcalardan oluşuyor. Diyadin Kaplıcaları’nın termal suları bikarbonat, klorür, sülfat, kalsiyum, karbondioksit gazı içerdiğinden çeşitli hastalıklara şifa kaynağı oluyor.

Ağrı Hamur Kümbeti (İbrahim Paşa Kümbeti)

Hamur Kümbeti’nin kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Yapıda yer alan mezar taşı süslemeleriyse daha çok Selçuklu ve Osmanlı etkileri taşıyor.

Doğu Anadolu bölgemizin özel şehirlerinden biri olan Ağrı, özellikle İshak Paşa Sarayı ve Ağrı Dağı ile gezginlerin ve maceraperestlerin gözdesi.

Keşfetmeniz dileğiyle…

Benzer Yazılar

  • Van Gezi Rehberi – Kahvaltının Adresi

    Van ve çevresi coğrafya bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş. Bu bölge birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmış. Kaleler Kenti olarak anılmasını sağlayan kaleleri, dünyaca ünlü kedisi ve pek çok turizm aktivitesine olanak veren coğrafyası ile burası Doğu Anadolu bölgesinin önemli bir turizm merkezi. Van Kalesi, Höyüğü ve Tarihî…

  • Elazığ & Harput – Tarihin İzinde

    Anadolu’yu Mezopotamya’ya bağlayan kervan yollarının geçiş güzergâhında olan Elazığ; Müslüman, Rum, Ermeni, Süryani halklarının kardeşçe birlikte yaşadığı ve böylelikle kültürlerini ve medeniyetlerini aktardığı önemli bir yerleşim yeri. Elazığ, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümünde, deniz seviyesinden 1.067 m yüksekliğindeki Elazığ Ovası’nda yer alıyor. M.Ö 3000’li yıllarda kurulduğu sanılan Harput Tarihî Kenti, UNESCO Dünya Mirası Geçici…

  • Erzincan Gezi Rehberi

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Fırat Nehri’nin yukarı kısmında yer alan Erzincan ili; Anadolu’nun en eski kültür merkezlerinden biri. Tarihî İpek Yolu’nun bir bağlantı yolu üzerinde yer alan Erzincan; kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, coğrafyası, mutfağı ve alışveriş olanaklarıyla da tam bir turizm cenneti. “Etrafı dağlık, ortası bağlık” diye tabir edilen kadim şehir; Munzur, Esence (Keşiş), Ergan…

  • Malatya – Kayısı Diyarı

    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Malatya; Orta Asya, Orta Doğu ve Mezopotamya’dan gelen ticari yolların kesiştiği ve doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan yolların kavşak noktası olması sebebiyle tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan bir ilimiz. Karakaya Baraj Gölü altında kalan Cafer Höyük kazılarından elde edilen bulgulara göre Malatya’nın tarihi tam 9.000 yıl öncesine dayanıyor. Malatya…

  • Tunceli Gezi Rehberi

    Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Tunceli (Zazaca: Mameki, Kürtçe: Dersîm); Munzur Dağları’nın eteklerinde, Munzur Çayı’nın kıyısında yer alıyor. Burası doğal güzellikleri ve kültürel yapısıyla ziyaretçilerini büyülü bir dünyaya çekmeyi başaran bir kent. Dağlık bir coğrafi yapısı var. Ayrıca pek çok nehre ve vadiye sahip. Yılın her mevsiminde gürül gürül akan Munzur ve Pülümür nehirlerinde, Ege…

  • Hakkâri – Dağların Cenneti

    Doğu Anadolu bölgemizin en güneydoğusunda yer alan Hakkâri ili pek çoğumuz için âdeta kapalı bir kutu gibi. Uzun yıllar adını sadece terör saldırılarıyla duyuran ilimiz ne yazık ki bütün güzelliklerini de bu sebeple hep göz önünden uzak tuttu. Oysa dört yanı sarp dağlarla kaplı Hakkâri’ye gittiğinizde bu dağların büyüsünde kayboluyor, kendinizi mistik bir ortama ışınlanmış…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.