St John şövalyelerinin izleriyle dolu olan ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Rodos (Rhodes) Adası, On İki Adalar’ın en büyüğü. Burası antik dünyanın 7 harikasından birisi olan Rodos Heykeli’ne de ev sahipliği yapıyor.

Rodos Adası

Rodos Adası’na nasıl gidilir?

Rodos’a Bodrum’dan kalkan İFŞ Shipping Agency feribotları ile veya Marmaris’ten ve Fethiye’den kalkan feribotlarla gidebilir, biletinizi dilerseniz günü birlik, dilerseniz birden fazla gün kalmak üzere alabilirsiniz. Ancak adayı hakkıyla gezmek, merkezi ile birlikte köylerini de görmek istiyorsanız en az 4 günlük bir program yapmanızı öneririm.

Bodrum’dan düzenlenen seferlerin biletlerini buralardan satın alabilirsiniz:

İFŞ Shipping Agency
bodrumferibot.com.tr 📞 (541) 669-9999 & (252) 316-1808

Bodrum Express Lines
feribotbilet.com 📞 (252) 316-1087

Rodos Adası hakkında bilgiler

Şövalyeler adası olarak bilinen Rodos, sunduğu güzellikler ve tarihi zenginliği sebebiyle oldukça fazla turist çekiyor. Bu da hiç şaşırtıcı değil. Adanın merkezindeki Orta Çağ eserleri arasında gezinirken insan kendisini zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissediyor. Burası kesinlikle Yunan adalarının en özellerinden birisi.

Rodos Adası

Konaklama için en azından 1 gece merkezde, tarihi eski şehre her ân inebileceğiniz bir yerde kalmanızı öneririm. Ben Royal Aparthotel City Center’da kaldım. Otel lüks olmasa da temizliği ve konumu sebebiyle oldukça rahat ettim.

Rodos Adası

Rodos Adası gezilecek yerler

Rodos büyük bir ada olduğu için gezilecek yerleri de oldukça fazla. Şimdi Rodos gezilecek yerler listemize bir bakalım.

Eski Şehir

Adada ilk görülecek yer Orta Çağ’da kurulan ve 6 kapıdan içine girilen kale içindeki Eski Şehir bölgesi. Atlı şövalyelerin gezdiği dar sokaklar ve kalenin mistik havası oldukça ilgi çekici. Saatlerce yürüseniz bıkmazsınız. Her köşe başında da mutlaka ilginizi çekecek bir tarihi kalıntı ya da restoran bulabilirsiniz.

Rodos Adası

Eski Şehir

Şövalyeler Sokağı

Şövalyeler Sokağı adı verilen sokak eski çağlarda şövalyelerin konaklaması için han olarak kullanılmış. Sokağın girişinde yer alan Arkeoloji Müzesi de eski zamanlarda şövalyelerin hastanesiymiş.

Sokrates Caddesi

Eski Şehir’deki Sokrates Caddesi adanın en hareketli sokaklarından birisi. Burada yüzyıllık ağaçların altındaki kafelerde keyif yapabilirsiniz.

Rodos Adası

Sokrates Caddesi

Rodos Heykeli (Kolossos)

Eski Şehir ile Yeni Şehir arasında yer alan Mandraki Limanı’nın girişinde antik dünyanın 7 harikasından birisi kabul edilen Rodos Heykeli (Kolossos) varmış. 32 metre boyunda tunçtan yapılmış dev heykel Yunan Güneş Tanrısı Helios’un heykeli imiş. Heykelde Tanrı Helios’un elinde bir meşale varmış. Heykelin bacaklarının arasından da gemiler geçerek limana giriyormuş.

Rodos

Colossus (Kolossos) canlandırması Kaynak:Wikipedia (By Marten van Heemskerck (1498-1574) – http://www.rhodos-welten.de/koloss/koloss.htm, Public Domain, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=1508407)

Günümüzde Rodos Heykeli yerinde bu heykeli simgeleyen Elefos ve Elefina isimli 2 geyik heykeli bulunuyor.

Rodos Heykeli (Kolossos)’nin yerinde bu heykeli simgeleyen Elefos ve Elefina isimli 2 geyik heykeli var

Yeni Şehir

Yeni yapılar ve pek çok alışveriş merkezi ile dolu.

Rodos merkezindeki keyifli gezimin ardından araba kiralayarak adanın diğer kısımlarını keşfe başladım.

  • Adanın kuzeyinde görülmesi gereken yerler

Filerimos Tepesi

Ialissos Köyü’nde Aziz John tarafından 20. yüzyıl başında yaptırılmış olan manastırın görülmesi gerekiyor.

Kelebekler Vadisi

Eski Kamiros Şehri

  • Adanın doğusunda görülmesi gereken yerler

Kallithea Plajı

Kayalıkların arasındaki bu plaj sıcak termal havuzlarıyla ünlü.

Faliraki

Burası Rodos merkeze 15 km uzakta kalıyor. Güzel plajları ve cıvıl cıvıl eğlenceli hayatıyla tam bir eğlence merkezi. Ben sezon sonu gittiğimden pek fazla hareket göremedim.

Ladiko ve Anthony Quinn Koyu

Çam kokularıyla beni karşılayan koy gerçekten görülmeye değer. Hatta burası için Lindos yolunda görülmesi gereken en güzel yer diyebilirim.

Rodos Adası

Anthony Quinn Koyu

Anthony Quinn koyunun neden bu ismi aldığını anlatayım:

Rodos Adası – Anthony Quinn Koyu

Anthony Quinn Rodos Adası’nda Navaron’un Topları filminin çekimleri sırasında bu plaja hayran kalmış. Yunan hükümeti de burayı ona hediye etmiş. 1984 yılında ise Yunan hükümeti koyu kendisinden geri alınca mirasçılarıyla davalık olmuş. Ancak adı halen koy ile birlikte anılıyor.

Yedi Kaynak Vadisi (Epta Piges)

Doğa yürüyüşü yapmak için güzel bir mekân gibi görülse de yürüyüş yolu işaretlenmemiş. Bu nedenle vadiye ulaşma girişimim yolu bulamadığımdan başarısızlıkla sonuçlandı. Görünen o ki sırf ben değil bu yola çıkan hiç kimse de yolu bulamamıştı. O nedenle pek tavsiye edemeyeceğim.

Panagia Tsambika Manastırı ve Tsambika Plajı

300 basamakla çıkılan manastırın müthiş bir panoramik manzarası var. Tsambika plajı da hem kumsalı hem kayalıklarıyla güzel bir mola ve denize girme imkânı sunuyor.

Charaki Plajı

Kumsalı güzel ama o kadar güzel plajın içinde buraya özellikle gitmeniz gerektiğini söyleyemeyeceğim.

Rodos Adası – Charaki Plajı

Lindos Köyü

Lindos Köyü adanın doğusundaki en çok turist çeken bölgelerden. Tepesindeki kalesi ve kalenin manzarasıyla biliniyor. Kaleye ulaşmak için eşek taksiler kullanılıyor.

Gelir gelmez beni büyüleyen bu köyde Eleftheria Studios’daki odama yerleşir yerleşmez kendimi merkez plajındaki sulara bıraktım. Bu küçük koydaki plaj turkuaz rengi deniziyle öyle muhteşemdi ki sudan çıkasım gelmedi.

Lindos

Kaybolduğum ara sokaklar ve Akropolis’e çıkarken uğradığım hediyelik eşya mağazaları Lindos’un güzelliğini gözümün önüne bir kez daha serdi. Santorini Adası’nda Oia Köyü ne kadar özelse Rodos Adası’nda da Lindos Köyü bana aynı şekilde ayrıcalıklı geldi.

Lindos

Akşam Oasis Taverna Lindos’da yediğim Greek Plate (biber dolma, musakka, yaprak sarma, cacık, patates salata ve barbunyadan oluşan Yunan Tabağı) Lindos gezisindeki akşamı güzel noktalamamı sağladı. Zaten Yunan adaları demek meze demek, deniz ürünleri demek, eğlence demek…

Agios Pavlos limanı ve plajı

İsmini Aziz Paul’dan alan Agios Pavlos limanı ve plajı hem Lindos’un hem de tüm adanın en çok görülmesi gereken yeri. Daha fazla zamanım olsa Rodos Adası’nda hiç ayrılmak istemeyeceğim tek yer burası olurdu.

Agios Pavlos limanı ve plajı

Yalnız Lindos halkını Rodos merkezindeki insanlar kadar sıcak kanlı bulmadığımı belirtmeliyim. Turist fazlalığından bıkkınlık mı var bilmem, ama bana çok güler yüzlü ve yardımsever gelmediler. Ayrıca genel olarak adalıları biraz tembel de buldum. Hayat burada daha yavaş ilerliyor . Bizim alışık olduğumuz tarzda gece geç vakitlerde ve sabah erken saatlerde restoran ve barları açık bulmak mümkün değil. Lindos’tan ayrılırken sabah 9.00’da kahvaltı edecek yer dahi bulamadım. O derece turiste hizmet yoktu!

Yine de herşeye rağmen Lindos’u görünce bir kez daha anladım ki Rodos turu Lindos’suz olmazmış. Lindos’un dar sokaklarındaki kafeler, barlar, birbirinden güzel dekoruyla her saniye ziyaretçilerini büyülüyor. Yine görüşeceğiz seninle Rodos. Sadece şimdilik hoşçakal…