Marsilya - Saint Jean Kalesi

Marsilya Gezi Rehberi – Akdeniz’in Asi ve Eski Ruhu

Fransa’nın güneydoğu kıyısında yer alan Marsilya; sadece ülkenin en büyük ikinci şehri değil, aynı zamanda Akdeniz’in en köklü ve en çok kültürlü liman kentlerinden biri. Burası Güney Fransa’nın parıltılı ve sakin sahil kasabalarının aksine; yüksek enerjili sokakları, tarih kokan mahalleleri, mistik körfezleri (calanques) ve her milletten insanın harmanlandığı dinamik yapısıyla seyahat severlere bambaşka ve ezber bozan bir Güney Fransa deneyimi sunuyor.

Vieux-Port - Solda Tour Saint-Thys (veya liman bölgesindeki bilinen adıyla Immeuble Le building), sağda Cathédrale de la Major (Marsilya Katedrali)
Vieux-Port – Solda Tour Saint-Thys (veya liman bölgesindeki bilinen adıyla Immeuble Le building), sağda Cathédrale de la Major (Marsilya Katedrali)

Marsilya, M.Ö 600 yıllarında İzmir’in Foça ilçesinden (Antik İyonya şehri Phokaia) yola çıkan Yunan denizciler tarafından Massalia adıyla kurulmuş. Bu yönüyle Fransa’nın en eski şehri olma özelliğini taşıyor. Stratejik konumu sayesinde Akdeniz’in en önemli ticaret merkezlerinden biri hâline gelen kent, Roma İmparatorluğu döneminde de önemini korumuş. Fransız İhtilali döneminde şehirden Paris‘e yürüyen devrimci askerlerin dillerinden düşürmediği şarkı, bugün Fransa’nın milli marşı olan La Marseillaise adını aldı. 19. yüzyılda Fransız sömürge imparatorluğunun genişlemesiyle liman ticareti zirveye ulaşmış, şehir Afrika ve Orta Doğu’dan gelen göç dalgalarıyla bugünkü kozmopolit ve renkli kimliğine kavuşmuş.

Plage des Catalans (Katalanlar Plajı)
Plage des Catalans (Katalanlar Plajı)

Marsilya’da gezilecek yerler listesi

Fransa‘nın güneydoğusundaki Provence-Alpes-Côte d’Azur (PACA) bölgesinin merkez şehri olan Marsilya, binlerce yıllık antik limanından modern mimari harikalarına ve fiyortları andıran doğa harikası koylarına kadar uzanan zengin bir gezi rotasına sahip. Şehrin sokaklarında dolaşırken hem Akdeniz’in kadim geçmişine hem de 20. yüzyılın devrimsel mimari tasarımlarına tanıklık ediyorsunuz.

Vieux-Port
Vieux-Port

Glob DMC ile çıktığım Comfort Alpler ve İtalya & İsviçre & Fransa Turu rotasında yer alan Marsilya, turun en özel yerlerinden biri.

Şimdi gelin, buranın en güzel duraklarına bir göz atalım…

Église Saint-Ferréol les Augustins
Église Saint-Ferréol les Augustins

Marseille Katedrali (Cathédrale de la Major – Cathédrale Sainte-Marie-Majeure)

1852-1896 yılları arasında inşa edilen Marseille Katedrali (Cathédrale de la Major – Cathédrale Sainte-Marie-Majeure), yeşil ve beyaz mermerlerin kullanıldığı şeritli dış cephesiyle ve göz alıcı kubbeleriyle Neo-Bizans ve Roma-Bizans mimari stillerinin çok karakteristik bir örneği. Burası sadece dini bir merkez değil, aynı zamanda şehrin o dönemki ekonomik gücünün ve ihtişamının da bir anıtı.

Marseille Katedrali (Cathédrale de la Major - Cathédrale Sainte-Marie-Majeure)
Marseille Katedrali (Cathédrale de la Major – Cathédrale Sainte-Marie-Majeure)

Vieux-Port (Eski Liman)

Burası şehrin 2.600 yıldır atan kalbi. Günümüzde yatların ve balıkçı teknelerinin sıralandığı bu tarihi liman; sabahları kurulan taze balık pazarı, çevresindeki restoranları ve hareketli atmosferiyle Marsilya ruhunu hissetmek için ilk durak.

Vieux-Port
Vieux-Port

MuCEM (Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi)

Eski Liman’ın girişindeki tarihi Fort Saint-Jean (Aziz Jean Kalesi) ile ultra modern, dantel gibi işlenen beton bir köprüyle bağlanan MuCEM (Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi); Akdeniz kültürünü fütüristik bir mimariyle sunan bir müze.

MuCEM (Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi)
MuCEM (Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi)

Basilique Notre-Dame de la Garde

Şehrin en yüksek tepesinde yükselen bu Neo-Bizans tarzı görkemli bazilika, Marsilya’nın koruyucusu kabul ediliyor. Çan kulesinin tepesindeki devasa altın yaldızlı Meryem Ana heykeli, şehre ve denize bakıyor. Buradan izlediğiniz 360 derecelik panoramik Marsilya manzarası tek kelimeyle büyüleyici.

Basilique Notre-Dame de la Garde
Basilique Notre-Dame de la Garde

L’Ombrière de Norman Foster (Ayna Tente)

Eski Liman’ın tam meydanında yer alan L’Ombrière de Norman Foster (Ayna Tente), ünlü mimar Norman Foster tarafından tasarlanan devasa paslanmaz çelik gölgelik. Tavanı tamamen ayna gibi parlatıldığı için altına gelen insanların ve limanın yansımasını gösteren, turistlerin önünde fotoğraf çekilmeyi en çok sevdiği modern simgelerden biri.

L'Ombrière de Norman Foster (Ayna Tente)
L’Ombrière de Norman Foster (Ayna Tente)

La Canebière

Marsilya’nın Şanzelizesi olarak kabul edilen La Canebière, Eski Liman’dan başlayıp şehrin kalbine doğru uzanan 1 kilometre uzunluğundaki tarihi bir cadde. İsmi, Provençal dilinde “kenevir tarlası” anlamına gelen “canebiera” kelimesinden türetilmiş. İlk olarak 1666 yılında, Fransa Kralı XIV. Louis’nin şehri büyütme kararıyla açılmış. 19. yüzyıla tarihlenen lüks otelleri, kafeleri ve mağazalarıyla bir dönemin burjuva yaşantısını yansıtıyor. Günümüzde de kozmopolit yapısı, tarihi binaları ve hemen yakınındaki hareketli Noailles Pazarı (Marché de Noailles) ile şehrin gerçek, çok kültürlü ve canlı ritmini hissetmek için gelmeniz gereken bir yer.

La Canebière
La Canebière

Palais de la Bourse

La Canebière üzerindeki Palais de la Bourse (Marsilya Ticaret Odası), dünyanın ilk ticaret odası olmasıyla biliniyor.

Palais de la Bourse
Palais de la Bourse

Marsilya Tarih Müzesi (Musée d’Histoire de Marseille)

Centre Bourse’un hemen yanında yer alan Marsilya Tarih Müzesi (Musée d’Histoire de Marseille), Marsilya’nın M.Ö 600 yılında Foçalı (Phokaia) denizciler tarafından kuruluşundan günümüze uzanan 2.600 yıllık muazzam geçmişini gözler önüne seriyor. Müzenin hemen bahçesinde yer alan ve antik liman kalıntılarını barındıran Jardin des Vestiges (Kalıntılar Bahçesi) ile içeride sergilenen Roma dönemi gemi batıkları, şehrin Akdeniz’in en eski liman kenti olma unvanını tam anlamıyla dolduruyor.

Marsilya Tarih Müzesi (Musée d'Histoire de Marseille)
Marsilya Tarih Müzesi (Musée d’Histoire de Marseille)

Le Panier

Eski Liman’ın arkasında yer alan Le Panier, şehrin en eski ve en karakteristik mahallesi. Dik merdivenleri, çamaşırlar asılı daracık sokakları, grafitilerle süslü duvarları ve rengârenk butik kafeleriyle burası; oldukça keyifli bir bölge.

Le Panier - Soldaki Clocher des Accoules (Accoules Çan Kulesi), tarihi 11. yüzyıla kadar uzanan ve Fransız Devrimi sırasında yıkılan Notre-Dame-des-Accoules Kilisesi'nden günümüze kalan ikonik bir yapı
Le Panier – Soldaki Clocher des Accoules (Accoules Çan Kulesi), tarihi 11. yüzyıla kadar uzanan ve Fransız Devrimi sırasında yıkılan Notre-Dame-des-Accoules Kilisesi’nden günümüze kalan ikonik bir yapı

Hôtel de Ville (Belediye Binası)

Eski Liman’ın (Vieux-Port) kuzey rıhtımında, 17. yüzyıla tarihlenen Barok mimarisiyle dikkat çeken bu bina, Marsilya’nın sivil mimari mirasının en zarif örneklerinden biri. Louis XIV döneminin izlerini taşıyan ve İtalyan Genova tarzından esinlenilen cephesiyle, şehrin denizci kimliğiyle yönetim tarihini birbirine bağlayan, rıhtım yürüyüşlerinin ayrılmaz bir parçası.

Hôtel de Ville
Hôtel de Ville

Place Castellane

Marsilya’nın kalbinde yer alan ve şehrin en hareketli buluşma noktalarından biri olan tarihi meydan Place Castellane, merkezindeki anıtsal Fontaine Cantini (Cantini Çeşmesi) ile büyüleyici bir görsele sahip. 1911 yılında mermer heykeltıraşlığının eşsiz bir örneği olarak şehre kazandırılan bu çeşme, Akdeniz’i ve Marsilya’nın nehirlerini sembolize eden figürleriyle meydanın sanatsal simgesi kabul ediliyor. Hem tarihi dokusu hem de çevresindeki canlı kafeleri, sinemaları ve mağazalarıyla Marsilya’nın kozmopolit günlük yaşamını ve şehir ritmini gözlemlemek isteyenlerin burayı uğraması gerek.

Porte d’Orient

Corniche Kennedy üzerinde yer alan Porte d’Orient (Monument aux héros de l’armée d’Orient et des terres lointaines), yani Doğu Ordusu ve Uzak Topraklar Kahramanları Anıtı; I. Dünya Savaşı’nda doğu cephelerinde hayatını kaybeden askerlerin anısına mimar Gaston Castel tarafından tasarlanan bir anıtsal kemer.

Porte d'Orient
Porte d’Orient

Château d’If (If Şatosu)

Marsilya kıyısından yaklaşık 1,5 kilometre açıkta yer alan Île d’If adasındaki Château d’If (If Şatosu), tarihi bir kale ve eski bir devlet hapishanesi. Buraya limandan kalkan teknelerle ulaşabiliyorsunuz. Alexandre Dumas’ya da ilham veren şato, yazarın Monte Kristo Kontu romanında başkahraman Edmond Dantès’in hapsedildiği yer olmasıyla biliniyor.

Château d'If (If Şatosu)
Château d’If (If Şatosu)

L’Estaque

Şehir merkezinin biraz kuzeybatısında yer alan eski balıkçı köyü ve liman semti L’Estaque; ışığı ve dokusuyla Cézanne, Braque ve Renoir gibi dünyaca ünlü ressamlara ilham vermiş bir sanat rotası. Kübizmin doğuşuna tanıklık eden sokakları, kiremit çatılı evleri ve sahilindeki meşhur panisse (nohut unundan yapılan yerel lezzet) büfeleriyle Marsilya’nın bohem ve sanatsal yüzünü temsil ediyor.

Les Calanques Ulusal Parkı

Marsilya ile Cassis arasında uzanan, turkuaz sularla çevrili ikonik dik yamaçlı koyları; Les Calanques Ulusal Parkı içinde yer alıyor. Burası denizden veya yürüyüş rotalarından görülecek vahşi bir doğa harikası.

Palais Longchamp

19. yüzyılda şehre su getirilmesini kutlamak amacıyla yapılan Palais Longchamp, mimarisiyle göz kamaştıran anıtsal bir saray ve su kemeri. Günümüzde içinde Güzel Sanatlar ve Doğa Tarihi müzeleri de bulunuyor.

Vallon des Auffes

Eski Liman’ın biraz ilerisindeki Vallon des Auffes, dev viyadüğün altında gizlenen minik ve geleneksel bir balıkçı limanı. Burası şehrin karmaşasından uzak, otantik bir Marsilya köşesi.

Vallon des Auffes
Vallon des Auffes
Vallon des Auffes
Vallon des Auffes

Place Victor Hugo (Porte d’Aix)

Şehrin kuzey girişini süsleyen meydan Place Victor Hugo (Porte d’Aix), Napolyon dönemindeki zaferleri taçlandırmak adına inşa edilen tarihi bir zafer takına (Porte d’Aix) ev sahipliği yapıyor. Roma‘daki antik taklardan esinlenilerek yapılan bu anıtsal yapı, Marsilya’nın 19. yüzyıldaki kentsel gelişimini ve görkemli dönemlerini anlamak için değeri yüksek bir nokta.

Cité Radieuse (Le Corbusier)

Modern mimarinin babası Le Corbusier tarafından 1947-1952 yılları arasında inşa edilen bu devasa betonarme toplu konut kompleksi; Le Corbusier’nin Mimari Çalışması, Modern Akıma Olağanüstü Bir Katkı kategorisi içinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. “Dikey Şehir” felsefesiyle tasarlanan binanın içinde evlerin yanı sıra iç sokaklar, dükkânlar, bir otel ve çatısında bir kreşle sanatsal etkinlik alanı bulunuyor. Bu yapı, modern mimarlık tarihi için bir dönüm noktası.

Orange Vélodrome (Velodrom Stadyumu)

Marsilya halkı için futbol sadece bir spor değil, şehrin kimliğini belirleyen bir ritüel ve bu inancın mabedi de şüphesiz Velodrom Stadyumu. 1937 yılında açılan ve 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde üzeri devasa, dalgalı beyaz bir çatı örtüsüyle kapatılarak fütüristik bir görünüme kavuşan bu ikonik stadyum; 67 binden fazla seyirci kapasitesine sahip. Sadece Olympique de Marseille (OM) maçlarındaki o ünlü, yer sarsıcı atmosferi ve ateşli taraftar kültürünü hissetmek için bile önünden geçilmesi gereken; spor tarihi, mimari ve şehir sosyolojisini bir arada sunan muazzam bir durak.

Marsilya; Foçalı denizcilerin mirası olan tarihi limanı, Le Corbusier’nin UNESCO tescilli fütüristik yapısı ve her köşesinden taşan delişmen Akdeniz enerjisiyle tezatların mükemmel uyumunu sunuyor. Klasik bir Fransa tatilinden çok daha fazlasını sunan kent; gerçek, samimi ve çok kültürlü bir liman hikâyesi vadediyor.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.