Metz - Temple Neuf (New Temple)

Metz Gezi Rehberi – Işığın ve Gotik Zarafetin Şehri

Fransa’nın kuzeydoğusundaki Grand Est bölgesinde, Moselle ve Seille nehirlerinin zarifçe kesiştiği noktada yer alan Metz; 3.000 yıllık köklü geçmişiyle âdeta bir açık hava müzesi gibi hissettiren bir şehir. Fransa’da yeşili, parkları ve doğasıyla “La Ville Jardin” (Bahçe Şehir) olarak anılan bu özel kent; bölgeye özgü sarı Jaumont taşından inşa edilmiş sıcak binaları ve nehir kenarındaki romantik atmosferiyle biliniyor. Yüzyıllar boyunca Fransa ve Almanya arasında defalarca el değiştiren askeri ve kültürel geçmişi sayesinde bu kent, benzersiz bir çift kimlikli ruhuyla gönülleri fethediyor. Fransa’nın en görkemli katedrallerinden birine ev sahipliği yapmasıyla da Metz; tarihi, sanatı ve doğayı zarafetle harmanlayan çok özel bir destinasyon.

Metz sokakları
Metz sokakları

Metz’in bugünkü kültürel zenginliğini anlamak için tarihini bu kronolojik sırayla incelemek gerek:

• M.Ö 1. yüzyıl: Kelt kabilesi Mediomatrici’nin merkezi olan kent, Roma İmparatorluğu’nun kontrolüne geçerek Divodurum Mediomatricorum adını almış ve önemli bir Roma ticaret merkezi hâline gelmiş.
• 451: Hun İmparatoru Attila tarafından yağmalanan şehir, bu yıkımdan sonra hızla toparlanmış.
• 511: Şehir, Merovenj Hanedanlığı döneminde bugünkü Fransa topraklarının büyük kısmını kapsayan Austrasia Krallığı’nın başkenti ilan edilmiş ve bölgenin siyasi merkezi olmuş.
• 843: Verdun Antlaşması ile kurulan Lotharingia Krallığı’nın başkenti ve önemli bir dini merkez olmuş.
• 1189 – 1552: Metz, Kutsal Roma İmparatorluğu içinde bağımsız zengin bir cumhuriyet (Özgür İmparatorluk Şehri) olarak altın çağını yaşamış.
• 1552: Fransa Kralı II. Henri şehri Fransa topraklarına katmış ve kent güçlü bir askeri garnizona dönüştürülmüş.
• 1871 – 1918: Fransa-Prusya Savaşı sonrasında Alman İmparatorluğu’na bağlanan şehirde, bu dönemde büyük bir Alman Mahallesi (Quartier Impérial) inşa edilmiş. I. Dünya Savaşı’nın ardından burası tekrar Fransa’ya geçmiş.
• 2010: Dünyaca ünlü modern sanat müzesi Centre Pompidou-Metz’in açılmasıyla şehir, Avrupa’nın önemli sanat merkezlerinden biri konumuna geldi.

Galeries Lafayette Metz
Galeries Lafayette Metz

Graoully: Metz’in Korkulu Rüyası

Efsaneye göre M.S 3. yüzyılda, Metz henüz bir Roma kentiyken, şehrin devasa antik amfitiyatrosunun kalıntılarında korkunç bir ejderha yaşamaya başlar. Adı Almanca “korkunç, canavarca” anlamına gelen greulich kelimesinden türetilen bu Graoully; devasa kanatları, keskin pençeleri ve hiçbir silahın delemediği sert pullarıyla tüm şehre dehşet saçmaktadır. Yanındaki yüzlerce zehirli yılanla birlikte amfitiyatroyu mesken tutan canavar, geceleri şehre inip insanları avlamakta, nefesiyle etrafı zehirlemektedir.

O dönemde şehri Hristiyanlığa davet etmek için Metz’e gelen piskopos Saint Clément (Aziz Clement), halkın bu korkusunu görür. Bölgenin pagan valisi ve halkı, Eğer bizi bu canavardan kurtarırsan senin dinine geçeceğiz, diyerek azize meydan okur.

Aziz Clement, elinde sadece haçıyla amfitiyatroya, yani ejderhanın inine girer. Canavar tam üzerine atılacakken aziz kutsal bir işaret yapar ve boynundaki dini şalını (stole) çıkarıp ejderhanın boynuna bir tasma gibi dolar. Ejderha bir anda uysallaşır. Aziz Clement, uysallaşan koca ejderhayı peşinden sürükleyerek götürür ve Seille Nehri’nin sularına gömerek şehri sonsuza kadar bu lanetten kurtarır. (Tarihçiler bu efsanenin, Hristiyanlığın bölgedeki paganizme karşı kazandığı zaferi simgeleyen bir alegori olduğunu söyler).

Bu efsane Metz’de öyle canlı tutulmuş ki, günümüzde şehri gezerken Graoully ile karşılaşmamak imkânsız. Rue Taison (Taison Sokak) üzerinde, iki bina arasında asılı duran devasa bir Graoully ejderhası maketi sizi karşılar. Sokağın adının (Fransızca Taire fiilinden gelen Tais-on yani “Suskun olalım / Sessiz olalım”) bu efsaneden geldiği söylenir. Eskiden halk bu sokaktan geçerken ejderhayı uyandırmamak için birbirine, Şşşt, sessiz olalım! diye fısıldarmış. Saint-Stephen Katedrali’nin dehlizlerinde ve kripta (mahzen) bölümünde ejderhanın tarihi heykellerini ve tasvirlerini görebilirsiniz. Şehrin yerel futbol takımı FC Metz ambleminde ve formalarında bile bugün hâlâ bu ejderha figürü (Graoully) gururla taşınır. Bazı sokaklarda kaldırımlarda bu amblemi görmek mümkündür.

Kaldırımda Graoully
Kaldırımda Graoully

Metz’de Gezilecek Yerler Listesi

Fransa’nın Grand Est bölgesinde yer alan Metz, her adımda farklı bir tarihi döneme tanıklık edebileceğiniz, nehir hatlarıyla bölünmüş çok katmanlı bir şehir mirasına sahip bir kent. Sarı Jaumont taşının sıcaklığıyla sarmalanmış sokaklarda yürürken, Orta Çağ atmosferinden modern sanatın fütüristik dünyasına uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkıyorsunuz.

Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)
Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)

Eğer bölgede çok özel bir deneyim yaşamak isterseniz, Ren & Mosel Nehir Turuna katılabilirsiniz. Ren Nehri doğrudan Metz topraklarından geçmese de Metz, Ren Nehri’nin önemli bir kolu olan Moselle (Mosel) Nehri ve Moselle’e bağlanan Seille Nehri’nin birleştiği noktada yer alıyor. Ren Nehri ise biraz daha doğuda kalıyor. Avrupa’da ekonomik, ticari ve askeri açıdan oldukça önemli olan Ren Nehri, kenarında şehirler kurulan, romantik yol diye adlandırılan ve üzüm bağlarını görerek geçeceğiniz eşsiz güzellikte bir nehir. Yukarı Orta Ren Vadisi, bütün Ren Nehri’ni temsil etmek üzere 2002 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dâhil edildi. Ren & Mosel nehri turları, dünyanın en güzel nehir cruise rotaları arasında yer alıyor.

Ben de buraya Glob DMC’nin düzenlediği Comfort Benelüks & Paris & Alsace & İsviçre Turu rotası içinde geldim. Bu tur sayesinde bu güzel şehre adım attığım için çok şanslıyım.

İşte Metz rotanızda yer alması gereken duraklar:

Metz sokakları
Metz sokakları

Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)

13.-16. yüzyıllar arasında inşa edilen bu Gotik şaheser, Fransa’nın en geniş vitray yüzeyine (yaklaşık 6.500 metrekare) sahip olduğu için “Tanrı’nın Feneri” (La Lanterne du Bon Dieu) olarak anılıyor. İçeri adım attığınızda sizi büyüleyen bu vitraylar arasında ünlü sanatçı Marc Chagall’ın modern tasarımları da yer alıyor. Şehrin sarı Jaumont taşından yapılan katedral, güneş vurduğunda altın gibi parıldıyor.

Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)
Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)
Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)
Saint-Stephen Katedrali (Cathédrale Saint-Étienne)

Marché Couvert (Tarihi Kapalı Pazar)

Katedralin hemen yanı başında yer alan bu devasa tarihi pazar yeri, aslen 18. yüzyılda bir piskoposluk sarayı olarak inşa edilmeye başlanmış ama Fransız Devrimi’nden sonra kapalı bir çarşıya dönüştürülmüş. Günümüzde Metz gastronomisinin kalbinin attığı bu pazarda; yerel peynirler, taze deniz ürünleri, meşhur Mirabelle eriğinden yapılan turtalar ve taze Fransız kruvasanları arasında harika bir lezzet turu yapabilirsiniz.

Marché Couvert (Tarihi Kapalı Pazar)
Marché Couvert (Tarihi Kapalı Pazar)

Centre Pompidou-Metz

Paris’teki ünlü modern sanat müzesinin ilk taşra şubesi olan bu bina, şapka şeklindeki sıra dışı tavan mimarisiyle modern Metz’in simgesi. Yıl boyunca dünyaca ünlü çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor.

Quartier Impérial (İmparatorluk Mahallesi)

19. yüzyılın sonunda şehrin Alman yönetiminde olduğu dönemde, İmparator II. Wilhelm’in isteğiyle inşa edilen bu bölge; Neo-Romanesk ve Neo-Barok tarzda devasa yapılarla dolu. Özellikle görkemli Metz Tren İstasyonu (Gare de Metz-Ville), bu dönemin en güzel ve ödüllü mimari örneği.

Temple Neuf (Yeni Tapınak)

Moselle Nehri’nin ortasındaki Île du Petit-Saulcy Adası’nda yer alan bu görkemli Protestan kilisesi, 1901-1904 yılları arasında şehir Alman yönetimindeyken gri-kara taşlardan Neo-Romanesk tarzda inşa edilmiş. Nehrin tam ortasındaki âdeta masalsı duruşu, etrafını saran yeşillikler ve suda süzülen kuğularla burası; Metz’in en çok fotoğraflanan, kartpostallardan fırlamış ikonik noktası.

Temple Neuf (New Temple)
Temple Neuf (New Temple)

Porte des Allemands (Almanlar Kapısı)

Seille Nehri üzerinde yükselen bu yapı, Orta Çağ’dan günümüze ulaşan bağımsız Metz Cumhuriyeti’nin sur kapısı. Küçük bir kaleyi andıran iki dev kulesi ve köprüsüyle şehrin askeri geçmişine ışık tutuyor.

Porte des Allemands (Almanlar Kapısı)
Porte des Allemands (Almanlar Kapısı)
Porte des Allemands (Almanlar Kapısı)
Porte des Allemands (Almanlar Kapısı)

Place Saint-Louis

14. yüzyıla tarihlenen kemeraltı İtalyan tarzı evleriyle Orta Çağ atmosferini sonuna kadar hissettiren bu meydan, günümüzde keyifli kafeleri ve restoranlarıyla şehrin en canlı buluşma noktalarından biri.

Place Saint-Louis
Place Saint-Louis

Metz; sarı taş binalarının sıcaklığı, nehir kenarındaki sükuneti ve Orta Çağ kalesinden fütüristik sanat müzesine uzanan geniş mimari yelpazesiyle tam bir keşif şehri. Fransız zarafetiyle harmanlanmış bu tarihi sınır kenti, özellikle kültür ve mimari meraklıları için unutulmaz anılar vadediyor.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.