Türkiye’nin ve Avrupa’nın kayın ve meşe ağırlıklı ağaçlardan oluşan en büyük longozu olan İğneada göl ile denizin birleştiği eşsiz manzarası, yürüyüş parkurları ve barındırdığı hayvan popülasyonuyla doğaseverleri kendine hayran bırakan bir yer. İğneada Longozu tam 4 göl, 544 tür bitki, 46 tür canlı, 25 tür sürüngen, 50 tür memeli, 30 tür tatlı su balığı, 20 tür deniz balığı, 219 tür kuşa ev sahipliği yapıyor.

Longoz nedir?

Bir çeşit orman ekosistemi olan longozlar, subasar olarak da tanımlanıyor. Buralar, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan özel bölgeler.

İğneada longoz

Kış ve ilkbahar mevsiminde sular altında olan longozlarda, yaz ve sonbaharda sular kısmen çekiliyor. Tropikal ormanlara benzeyen longozlar, taban su seviyeleri düştüğü zaman longoz ekosistemi özelliklerini kaybediyor.  Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olması.

İğneada longoz

Longoz ormanlarında dişbudak, kızılağaç gibi ağaç türleri, göl soğanı, su menekşesi gibi bitkiler, kara leylek, balıkçıl gibi kuşlara ev sahipliği yapıyor. Hatta şöyle söyleyim; Türkiye’de var olan 454 kuş türünün 219’u burada! Nadir rastlanan ekosistemler olan longoz ormanları Türkiye’de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya) ve Sarıkum (Sinop)’da bulunuyor. Bunların yanında Kızılırmak Deltası’nda da (Samsun) longoz niteliğine sahip ormanların kalıntıları görülüyor.

İğneada longozu

Kış ve ilkbahar aylarında tamamen sularla kaplı olan yaz ve sonbahar aylarında ise suyu çekilen bu ormanlar, 8-15 metre ile oldukça boylu karışık orman ağaçlardan oluşan bir floristik kompozisyona sahip. Avrupa’nın en eski çiftçi yerleşiminin de olduğu Demirköy ilçesine 20, Kırklareli’ne 100, Edirne’ye 165, İstanbul’a 250 kilometre uzaklıkta bulunan longoz ormanları, deniz ve doğa turizmini bir arada sunan yeşil ve mavinin buluştuğu bir doğa harikası olarak görülmeye değer ender yerler arasında bulunuyor.

İğneada gezilecek yerler

İğneada gezilecek yerler listesine bir bakalım.

İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın içinde pek çok göl var. Göllerin etrafında yürüyüş parkurlarında yürüyüş yapabilirsiniz. Ancak en güzel yansıma fotoğrafları Hamam Gölü’nde çekiliyor.

Hamam Gölü

Ormanın yeşilliği içinde kaybolurken kendinizden geçerek kano yapmak isterseniz rotanızı Mert Gölü’ne çevirebilirsiniz.

İğneada

Mert Gölü

Eğer milli parka yürüyüş amaçlı geldiyseniz dikkat! Geldiğiniz günden 1-2 gün önce yağmur yağıp yağmadığına dikkat edin. Aksi takdirde balçık içinde yürüyüş yapmanız oldukça zorlaşıyor. Açıkçası ben yağmurun hemen ardından geldiğime pişman oldum. Zorlu yürüyüşün ardından bütün vücudum bir kaç gün boyunca tutuk kaldı.

İğneada

Miili Park’ta yürürken 22 km uzunluğundaki Karadeniz sahiline çıkmayı da ihmal etmeyin.

Dupnisa Mağarası

Buraya kadar gelmişken Trakya’nın turizme açılmış tek mağarası olan Dupnisa Mağarası’nı görmeden dönmemenizi öneririm. Yalnız dikkat edin, giriş ve çıkış farklı noktalarda! Eğer mağarada kısa süre kalmak istiyorsanız geri dönüp girişten de çıkabilirsiniz.

İğneada

Dupnisa Mağarası

Beğendik sınır köyü

Bulgaristan’ın Rezova köyü ile komşu olan Beğendik Köyü sınır köyü olması nedeniyle ve eşsiz plajı ile ziyaret edilecek bir yer.

İğneada longoz ormanları Bulgaristan sınırımızdaki eşsiz güzellikteki bir doğa harikası. Buraya termik santral dikilme projesi vardı. O projeden vazgeçildi, şimdi nükleer santral dikilme projesi var! Ormanlarımız bizim kanımız, canımızdır. Herkesin bu konuda bilinçlenip bu değerlerimize sahip çıkması gerekmektedir!