İster misiniz size bu yazımda İstanbul’un yakınlarına yapılabilecek günü birlik bir geziden, Trakya bağ rotası ve bağbozumundan, bu rotalarda yer alan bağlardan ve Melen Şarapçılık’tan bahsedeyim? O zaman buyrun Trakya bağ rotası yazıma…

Sonbahar gelince içime bir hüzün düşer. Yaz mevsimine, özellikle de denize veda etmek benim için hep zor olmuştur. Yine de sonbaharın güzelliklerinin de elbet farkındayım. Doğayla baş başa olmak, yorucu bir haftanın sonunda dinlenilecek dingin bir köşe bulmak insanı âdeta yenilenmiş hissettiriyor. İşte böyle huzurlu bir hafta sonunda gittiğim yer ise Uçmakdere ve Hoşköy oldu. Hem de bağbozumu zamanı.

İstanbul’a 170 km uzaklıktaki Uçmakdere Trakya’nın en güzel köşelerinden birisi. Geçmişi M.Ö 2000’lere kadar giden, Helenistik ve Bizans döneminde en parlak günlerini yaşayan köyde Rumlar’la Türkler mübadele yıllarına kadar hep beraber yaşamış. Burada ağırlıklı olarak bağcılık, tütün ve ipekböceği yetiştiriciliği yapılmış.

Trakya bağ rotası

Uçmakdere

Şimdi ise Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Miras Yolu projesi ile kültürel bir dönüşüm başlattı. Tarihi evleri, endemik bitki örtüsü, masmavi koyları ile dikkat çeken bölge Trakya’nın incisi olmaya aday gösteriliyor. Proje kapsamında tarihi ve kültürel değeri olan birbirine yakın 5 köyde (Uçmakdere, Gaziköy, Güzelköy, Eriklice, Tepeköy) yer alan tescilli yapılar restore ediliyor. Sadece tarihi evleri, sokakları değil, kültürel yeme-içme mekânları, ipekböceği gibi unutulmaya yüz tutmuş somut olmayan kültür mirasları da projeye dahil edildi. Yine güzergâh üzerinde bir yamaç paraşütü pisti ile trekking (dağ yürüyüşü) parkuru oluşturuldu. Proje kapsamında bir de Mübadele Müzesi hayata geçirilecek.

Trakya bağ rotası

Trakya bağ rotası ve bağbozumu

Uçmakdere’ye bir grupla geldim. Ganos Dağları eteklerinde 20 kilometrelik muhteşem manzaralı bir yolculuktan sonra uğradığımız köy bize bir tatlı huzur ve güzel fotoğraflar vermişti. Evet, yolun virajları çok keskindi ama bu huzura değmez miydi?

Eski bir Rum köyü olan Uçmakdere’nin Rumca’daki adı hoş yer anlamına gelen Avdimio imiş. Mübadele sonrası Rumlar köyden ayrılmış olsa da etkileri hâlâ hissediliyor. İster günü birlik gelin, ister bir köy evinde misafir olarak kalın, burayı seveceğinize eminim.

Şarap

Trakya bağ rotası ve şarap

Hoşköy – Melen Şarapçılık

Gezimizin ikinci durağı Hoşköy’de yer alan Melen Şarapçılık oldu. Melen Şarapçılık şarapla ilişkisi Antik Yunan’a kadar uzanan Trakya’da üç kuşaktır biriken deneyimleri yaşattırıyor.

Melen Şarapçılık her sene mayıs ayından ekim sonuna kadar özel gruplar ve turları ağırlıyor. Kapalı gruplar için hazırlanan program Hoşköy-Güzelköy arasında yer alan Melen Bağları’nda başlıyor. Bağ içindeki eski Rum-Ortodoks Manastırı’nın bahçesinde bölgenin tarihi ile ilgili sohbet ediliyor.

Trakya bağ rotası

Ardından Marmara ve Avşa adalarını gören muhteşem bağ ve deniz manzarasına karşı öğle yemeği yeniyor. Hatay mutfağından seçilen menüde parmaklarınızı yememeniz ise neredeyse imkânsız!

Trakya bağ rotası

Melen Şarapçılık’ta şarap üretimi Cumhuriyet’ten önceki yıllarda başlamış. Dede nam-ı diğer Matyoz Ahmet bugün kullanılan tarihi şaraphanenin temellerini atmış.

Trakya bağ rotası ve Melen Şarapçılık

Şaraphanenin kurulduğu Hoşköy Osmanlılar döneminde Rum ve Müslüman Türk nüfusun beraber yaşadığı bir bölgeymiş. Matyoz Ahmet Rum arkadaşı Şimo ile birlikte bu toprakların geleneğini işlerine taşımış ve rakı üretimine başlamışlar. Ancak Milli Mücadele’den sonra yaşanan nüfus mübadelesiyle birbirlerinden ayrılmak zorunda kalmışlar.

Cumhuriyet’in ilanından sonra rakı üretimi Tekel’in kontrolüne geçince Çetintaş Ailesi şarap üretimine başlamış.

Trakya bağ rotası

İlerleyen yıllarda Ahmet Çetintaş’ın oğlu Hüseyin Çetintaş üretimin başına geçmiş. Sonra Hüseyin Çetintaş’ın oğlu Cem Çetintaş babasından bayrağı devralmış ve şişelemeye geçerek Melen markasıyla yeni bir dönem başlatmış.

Trakya Bağ Rotası Projesi

Trakya Turizm İşletmecileri Derneği (TTİD) Trakya Kalkınma Ajansı’nın ve bölgenin 12 butik üreticisinin desteği ile Trakya Bağ Rotası Projesi’ni yürütüyor. Projenin amacı tarihi bağ yollarına sahip olan ve bu kültürel birikimi bugün daha da geliştirerek sürdüren Trakya’yı bir eno turizmi (şarap turizmi olarak da adlandırılan eno turizmine katılan gezginler şarap mahzenlerini dolaşıyor, şarabın yapılışını izliyor, üzüm bağlarında tur düzenliyor ve ağırlıklı olarak butik olmak üzere 3 veya 4 yıldızlı otellerde konaklıyor) ve gastronomi turizmi (gastronomi turizmi yeni bir yiyecek ve içecek deneyimi yaşamak için seyahat motivasyonu yaratan ve seyahat davranışlarının güdülenmesine önemli ölçüde yardımcı olan turizm şekli olarak tanımlanıyor) bölgesi olarak tanıtmak. Proje bölgeyi ziyaret etmek isteyenlere 4 bağ rotası ve bu bağ rotalarının çevresinde yer alan turizm aktiviteleri konusunda bilgi vermeyi, onlara rehberlik etmeyi amaçlıyor.

Trakya Bağ Rotaları ve Bu Rotalarda Yer Alan Bağlar

  • Tekirdağ Rotası. Umurbey Bağları, Chateau Nuzun Bağları, Barel Bağları, Barbare Bağları
  • Şarköy Rotası. Melen Bağları, Gülor Bağları, Chateau Kalpak Bağları
  • Gelibolu Rotası. Gali Bağları, Suvla Bağları
  • Kırklareli Rotası. Arcadia Bağları, Chamlija Bağları, Vino Dessera Bağları

Trakya bağ rotaları

Bu bölgeyi ziyaret ettiğinizde bağlarda ve bağların çevresinde size özel hazırlanmış menülerle Trakya’nın zengin mutfak kültürüyle tanışma fırsatı bulacak, toprakla temas edip bağların içinde bütün gün keyifli zaman geçireceksiniz. Yine de bu kadarı size yetmesin. İstanbul’a dönüş yolunda Tekirdağ köfte ve Hayrabolu tatlısı yemeden geçmeyin!