Sardes Antik Kenti

Sardes Antik Kenti – Lidya’nın Başkenti

Manisa’nın Salihli ilçesinin Sart beldesinde bulunan Sardes Antik Kenti (Sardis), antik çağlarda Lidya Devleti’ne başkentlik yapmış. Tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak biliniyor. Burası ünlü Kral Yolu’nun başlangıç noktası, adı zenginlikle özdeşleşmiş olan Karun’un vatanı. Marmara Gölü’nün güney kenarında yer alan, Sardes’in kraliyet nekropolü olan Bin Tepeler ise Lidya krallarının ve soylularının mezarlarını içeren 119 tümülüsten oluşuyor ve dünyanın en büyük tümülüs alanı sayılıyor. Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Sardes Antik Kenti

M.Ö 7. yüzyıldan M.S 7. yüzyıla kadar ulaşım, idari ve ticari bakımdan Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biri olan Sardes, verimli Gediz Ovası (antik çağlardaki ismiyle Hermus), dağlardaki yüksek yaylaları ve ormanları, etrafındaki çaylardan gelen içme suları, ele geçirilemez kalesi (Akropol) ile ayrıcalıklı bir şehirmiş. Sart Çayı’ndan (antik çağlardaki ismiyle Paktolos) elde ettikleri doğal altın alüvyonu sayesinde Lidyalılar büyük bir servete kavuşup Anadolu’nun en zengin ve güçlü halkı hâline gelmişler. Bu nedenle kent yüzyıllar boyunca Altın Sardes olarak anılmış. Sart’ın 7 km kuzeyinde bulunan kraliyet tümülüsleri (Bin Tepeler), bugün bizlere Lidyalılar’ın sahip olduğu serveti ve gücü gösteriyor.

Sardes Antik Kenti

Antik çağlarda ticaret yolları çok önemliymiş. Kral Yolu da tıpkı ünlü İpek Yolu ve Baharat Yolu gibi antik dönemlerde ticaretin gelişmesinde önemli yer tutan ticaret yollarından biri olmuş. Kral Yolu; batıda Sardes Antik Kenti ve Efes Antik Kenti‘nden başlayarak, Persler’in başkenti Persepolis‘e kadar uzanıyor.

Kral Yolu ilk olarak Lidya Kralı Giges tarafından inşa edilmiş. M.Ö 5. yüzyılda Pers İmparatoru I. Darius zamanında onarılmış ve yeniden düzenlenmiş. Günümüzde daha çok Pers Kral Yolu olarak tarihe mâl olmuş olsa da aslında Lidya ve Pers uygarlıklarının ortak eseri sayılabilir.

Kral Yolu Kaynak:Wikipedia (CC BY-SA 2.5, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=1122623)

Lydia Devleti M.Ö 546 yılında yıkıldıktan sonra Sardes kenti Persler’in egemenliği altına girmiş. Daha sonra Makedonya Kralı Büyük İskender’in, Roma İmparatorluğu’nun, Bizans İmparatorluğu’nun hâkimiyetine giren şehir önemli bir piskoposluk merkezi olmuş.

Sardes Antik Kenti’ndeki kazılardan çıkan eserlerin çoğunluğu günümüzde New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor.

Sardes Antik Kenti nerede? Sardes Antik Kenti’ne nasıl gidilir?

Sardes Antik Kenti’nin kalıntıları Manisa’nın Salihli ilçesinin Sart beldesinde, Bozdağ (antik çağlardaki ismiyle Thomos) eteklerinde bulunuyor. Antik kent, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına dağılmış durumda.

Sardes Antik Kenti’nde gezilecek yerler listesi

Antik kentte Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli bir rol oynayan Anadolu’daki 7 kiliseden biri, anıtsal bir Hamam-Gymnasion (Hamam ve Spor Merkezi) Kompleksi, Artemis Tapınağı, Sinagog, Altın Arıtma Atölyeleri, Agora (Çarşı) ve Akropol (Üst Yerleşke) görülüyor.

Sardes Antik Kenti
Hamam-Gymnasium Kompleksi’nin güney batı köşesinde latrina (umumi tuvalet) görülüyor. Burası hem hamam müşterilerine hem mermer caddeden geçenlere hizmet veriyormuş

Hamam-Gymnasion Kompleksi

Şehrin temiz suyu nedeniyle Roma İmparatoru Lucius Verius döneminde M.S 161 yılında hamam inşa edilmiş. Antik kentin sembolü hâline gelen yapı kompleksi; hamam, avlu ve spor alanı olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor.

Sardes Antik Kenti
Hamam-Gymnasion Kompleksi

Sinagog

M.S 3. yüzyıla tarihlenen sinagog, antik çağların en büyük üçüncü havrası (sinagog) kabul ediliyor. Avlunun ortasında yer alan çeşme, Museviler’ce ibadet öncesi temizlik amaçlı kullanılıyormuş. Mermer masanın ayinlerde Tevrat tomarlarını koymak için kullanıldığı, oturma grubunun da cemaat için ayrıldığı sanılıyor.

Sardes Antik Kenti
Sinagog Kaynak:Wikipedia (Carole Raddato from FRANKFURT, Germany – Sardis Synagogue, late 3rd century AD, Sardis, Lydia, Turkey, CC BY-SA 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=45906662)

Doğu Roma (Bizans) Dükkânları

Antik kentteki dükkânlar Bizans Dönemi’ne tarihleniyor. Kentin büyük mermerlerle kaplı ana caddesi Roma Caddesi boyunca bulunan dükkânların ısıtmaları termal sistem ile sağlanmış. Dükkânların içinde görülen pişmiş topraktan yapılı kalın su boruları içinden geçen termal sıcak su, kentteki havuzların doldurulması için kullanılmış. Bu özelliği ile Sardes Antik Kenti, termal su ile ilk ısıtmayı yapan kent olarak da öneme sahip.

Sardes Antik Kenti – Doğu Roma (Bizans) Dükkânları

Bin Tepeler

Lidya Tümülüs Mezarlık alanı olan Bin Tepeler, Sardes Antik Kenti ile güneyindeki Marmara Gölü (Antik Çağlar’daki ismiyle Gyges Gölü) arasında bulunuyor. Bin Tepeler, 119 tümülüse ev sahipliği yapıyor ve dünyanın en büyük tümülüs alanı sayılıyor. Buraya sadece soylular ve devletin önde gelenleri gömülmüş. Bu bölgede yer alan tümülüslerin en büyüğüyse ünlü Lidya kralı Alyattes’e ait. Alyattes Tümülüsü, Anadolu’daki en büyük tümülüs olma özelliğini taşıyor.

Artemis Tapınağı

Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlığı kabul edişine kadar önemini koruyan Artemis Tapınağı, depremlerle ve Hristiyanlığın kabulünden sonra oldukça zarar görmüş. İon düzeninde inşa edilen tapınağın günümüzde sadece 2 sütunu ayakta duruyor. Tapınağın içinde bulunan Roman İmparatoru Antoninus Pius’un karısı Faustina I (Annia Galeria Faustina the Elder) heykelinin başı Londra’daki British Museum’da sergileniyor.

Sardes Antik Kneti
Artemis Tapınağı Kaynak:Wikipedia (F.BAYCUMAN – Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=91718591)

Sardes Antik Kenti oldukça özel ve etkileyici bir yer.

Keşfetmeniz dileğiyle…

Benzer Yazılar

  • Labranda – Karya Uygarlığının Hac Yeri

    Labranda, Latmos Dağları’nın üzerinde Erken Tunç Çağı’nda kurulmuş. M.Ö 4. yüzyılda Karya Satrabı Mausolos burayı bir aile kutsal alanı hâline getirmiş ve Zeus’a adamış. Yani Milas’ın kuzeyindeki Kocayayla’da bulunan Labranda bir antik şehir değil, bir kült merkezi. Diğer bir anlatımla da kutsal alan. Labranda kutsal alanına Mylasa’dan (Milas) başlayan ve Kutsal Yol olarak adlandırılan 14…

  • Foça – Akdeniz Foklarının Evi

    İzmir’e her gittiğimde mutlaka uğradığım bir yerdir Foça. Nesli tükenmekte olan Akdeniz foklarıyla bilinen bu güzel sahil kasabası, benim gözümde de bambaşka güzellikte bir yerdir. Ege sahillerindeki 12 İyon şehrinden biri olan Foça, ne de olsa Antik Çağ’da denizcilikteki başarısı ve İyon medeniyetinin gelişimindeki katkıları nedeniyle İyonya’nın en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Buraya…

  • Milas – Satrap Hekatomnos’un Kenti

    Muğla iline bağlı olan ve Bodrum-Milas Havalimanı’na yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Milas, Karia satrabı Hekatomnos’un memleketi. Sırasıyla Karia, Bizans, Selçuklu, Menteşeoğulları Beyliği ve Osmanlı Uygarlıkları’nı yaşayarak kesintisiz 3.000 yıllık kültür birikimine sahip olmuş. Önce Karia’ya, sonra Menteşeoğulları Beyliği’ne başkentlik yaparak tarih sahnelerinde önemli bir yer edinmiş. Milas merkezde iki yer UNESCO Dünya Mirası Geçici…

  • Ayvalık – Zeytin Kokulu Belde

    Balıkesir’in şirin ilçesi, Ege kıyılarının en özel yerlerinden biridir Ayvalık. Buranın benim kalbimdeki yeri ise çok farklıdır. Çünkü çocukluğumun ve gençliğimin renkli anılarında hep Ayvalık vardır. Rum evleri, dar sokakları, adaları, plajları, Cunda Adası ve zeytini ile ünlü olan bu şirin ilçe kendine has bir güzelliğe sahiptir. Ayvalık insanın içine Ege kokusunu sindiren, bir yanıyla…

  • Selçuk Gezi Rehberi

    İzmir’in en güneyindeki güzel ilçesi Selçuk, turistlerin akın akın geldiği âdeta bir açık hava müzesi görünümünde olan bir yerleşim. Selçuk’un tarihçesi Efes Antik Kenti’nin kuruluşu olan M.Ö 7000 yıllarına yani Neolitik Dönem’e kadar iniyor. Efes, Büyük İskender’in generallerinden Lysmokhos tarafından M.Ö 300 yıllarında kurulmuş. Helenistik ve Roma çağlarında doğu ile batı arasında bir kapı durumunda…

  • Pamukkale – Travertenler & Hierapolis

    Dünyanın en zengin termal kaynaklarına sahip olan Pamukkale; kalp, damar sertliği, tansiyon, romatizma, sinir hastalıkları, deri hastalıkları gibi hastalıkların tedavisi için gelinen bir sağlık merkezi. Binlerce yıldan günümüze dek hayat ve sağlık merkezi olan bölge, tarihi ve doğal zenginliğiyle de ülkemizin en önemli turistik merkezlerinden biri. Doğanın mucizesi Pamukkale, termal kaynakların sunduğu şifayla binlerce yıl…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.