Eğer bir İran turu yapmak istiyorsanız ve bu gezinizde sadece tek bir yere gidecekseniz, orası binlerce yıllık tarih ve köklü bir kültür yansıtan Persepolis olmalı. Fars eyaletinde bulunan Persepolis, ilk dünya imparatorluğunu kuran Persler’in kendilerine yakışan başkenti olmuş. Persepolis, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Yakınındaki Pasargad, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Pasargad Antik Bahçesi, Pers Bahçeleri kategorisi içinde UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. İçinde bulunduğu Fars eyaletindeki Sasani Arkeolojik Peyzajı (Bishabpur, Firouzabad, Sarvestan), UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Persepolis, M.Ö 6 yüzyıl sonlarına doğru Pers Kralı I. Darius tarafından kurulmuş. Darius görkemli imparatorluğunda birçok krallığı kendisine bağlamış, bu yüzden de Krallar Kralı unvanını almış.

Persepolis

Tüm Milletler Kapısı

İranlılar bu tarihi yere Taht-ı Cemşid yani Cemşid’in Tahtı adını vermişler. Burası yazlık saray ve tören alanı olarak kullanılmak üzere yapılmış.

Persepolis

Persepolis, Makedonyalı Büyük İskender tarafından tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş. İskender, Zerdüşt dinini yasaklamış. Bütün Avesta kitaplarını yaktırmış. Bugünkü kalıntılar ise Persepolis’in sadece küçücük bir kısmı.

Rölyefler

Rölyefler

Zerdüştlük nedir bilir misiniz? M.Ö 6. yüzyılda Zerdüşt adlı bir düşünür İran’daki çoklu tanrıcılığa karşı çıkarak tek tanrı inancını ön plana çıkaran bir öğreti başlatmış. Bu dinde insanların öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkarılarak sorgulanacağına inanılıyormuş. M.Ö 600 ile M.S 650 yılları arasında Zerdüştlük Pers İmparatorluğu’nun resmi dini olmuş. Zerdüştlük dininin kutsal kitabı ise gatalar adı verilen dörtlüklerinin toplandığı Avesta’dır.

Zerdüşlüğün 3 temel ilkesi var: İyi düşün, iyi söyle, iyi davran. Zerdüştlük felsefesinde su, toprak, ateş kutsal sayılıyor. Ateşe, aydınlığa veya Güneş’e bakılarak ibadet ediliyor. Işığın ve aydınlıkların Tanrı Ahura Mazda’nın fiziksel temsili olduğuna inanılıyor. Bununla ilişkili olarak ateşin iyi ve kötüyü birbirinden ayıran Tanrısal bir güce sahip olduğu düşünülüyor.

Persepolis gezilecek yerler

Şiraz’a gelince ziyaret edilmesi gereken en önemli yer kuşkusuz ki ilk dünya imparatorluğunu kuran Persler’in kendilerine yakışan başkenti Persepolis’tir.

Persepolis, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Yakınındaki Pasargad, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. İçinde bulunduğu Fars eyaletindeki Sasani Arkeolojik Peyzajı (Bishabpur, Firouzabad, Sarvestan), UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Persepolis

Persepolis, Şiraz’ın 50 km uzağında yer alıyor. Persepolis, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Tüm Milletler Kapısı

Darius’tan sonra tahta çıkan I. Ardeşir (Artakserkses), I. Sarkis (Xerkes) ve Kuruş şehri büyütmüş. Harika anıtlarla doldurmuş. Merdivenlerden çıktıktan sonra karşılaşılan görkemli Tüm Milletler Kapısı’nda borular çalınarak önemli ziyaretçilerin gelişi duyurulurmuş. Bu kapı I. Sarkis zamanında yapılmış.

Persepolis

Tüm Milletler Kapısı

Apadana Sarayı

Kral Darius halkı huzuruna Apadana Sarayı’nda kabul ediyormuş. Apadana, antik şehirlerin hiçbirinde görülmeyen 10.000 kişilik bir tören salonuna sahip. Salonun yapımında kullanılan bloklar Mısır’daki taş ocaklarından getirilmiş. Apadana merdivenlerinin bir kısmında Persler’in ve Medler’in saraya kabul edilişi, diğer kısmında başka milletlerin saraya kabul edilişi resmedilmiş.

Persepolis

Apadana Sarayı

Persepolis

Apadana’daki bu rölyefte başlıklarından ayırt edilebilen Med ve Pers askerler, imparatorlukta çeşitliliğe ne denli önem verildiğini gösteriyor

Persepolis

Apadana Sarayı

Tripylon

Apadana ve Yüz Sütunlu Salon arasında Tripylon (Üçlü Kapı) görülüyor. Buranın ne amaçlı yaptırıldığı tam olarak bilinmese de kralın yüksek rütbeli kişilerle burada toplantılar yaptığı düşünülüyor.

Tripylon

Tripylon

Yüz Sütunlu Salon

Yüz Sütunlu Salon’un yapımına I. Sarkis (Xerkes) döneminde başlanmış. Bina oğlu Artaxerxes I Makrocheir tarafından bitirilmiş. Bu taht salonu, Persepolis’in en büyük ikinci binasıymış. Bilinmeyen bir nedenle işlevi değiştirilmiş. Muhtemelen de Hazine Persepolis’te biriktirilen tüm hazineleri saklayamayacak kadar küçüldüğü için bir depo hâline gelmiş.

Yüz Sütunlu Salon

Kaya Mezarları

Antik alanın arka kısmında kalan tepede III. Ardeşir (Artaxerxes) ve eşinin, daha uzağındaki tepede II. Ardeşir (Artaxerxes) ve eşinin mezarları var.

III. Ardeşir (Artaxerxes) ve eşinin mezarı

Persepolis Turu – Pasargad

Persler’in Kampı anlamına gelen Pasargad, Persepolis kurulana kadar imparatorluğun askeri merkezi konumundaymış. Şiraz’dan 110 km uzakta bulunan Pasargad’da Akamenid (Pers) İmparatoru Kuruş ve eşinin mezarı bulunuyor. Akamenidler döneminde mezarın çevresindeki bahçeler Büyük İskender tarafından yok edilmiş. Pasargad, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Pasargad

Persepolis Turu – Nakş-ı Rüstem

Nakş-ı Rüstem, Şiraz’ın 55 km uzağında bulunuyor. Burada dört büyük Akamenid kralının (sağdan sola sırayla Sarkis, Büyük Darius, I. Ardeşir ve II. Darius) dağa oyulmuş mezarları, mezarların altında da Sasaniler tarafından yapılmış rölyefler var.

Nakş-ı Rüstem

Mezarların sol tarafında kule şeklindeki yapıya Kabe-i Zerdüşt yani Zerdüştler’in Kâbesi deniyor. Yani Zerdüştler Pasargad’a gelmekle kalmıyor, bir de hacı oluyorlar.

Kabe-i Zerdüşt, Nakş-ı Rüstem

Nakş-ı Rüstem’den ayrılasımız gelmedi. Oldukça etkileyici olan kaya mezarlarıyla pek zor vedalaştık.

Nakş-ı Rüstem’de rölyefler

Persepolis Turu – Nakş-ı Recep

Nakş-ı Recep, Sasani İmparatorluğu’nun erken döneminden 4 farklı rölyefe ev sahipliği yapıyor. İki rölyef Sasani devletinin hükümdarı I. Şapur tarafından, bir rölyef Zerdüştçü din adamı Kartir tarafından, bir rölyef de Sasani hükümdarı I. Ardeşir tarafından yaptırılmış. Nakş-ı Recep, Nakş-ı Rüstem ile mukayese edilmeyecek kadar küçük bir alanda bulunuyor.

Nakş-ı Recep Kaynak:Wikipedia (Philippe Chavin (Simorg) – Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=1186115)

Persepolis’i gezmek bir masal diyarında olmak gibi hissettiriyor. Böylesine zengin bir tarihin içinde olabilmek her gezginin hayali olsa gerek. O zaman ben de artık bir hayalini daha gerçekleştirmiş, binlerce yıllık tarihin içinde gezinmiş şanslı bir gezginim.

Keşfetmeniz dileğiyle…