Niagara Şelaleleri Gezi Rehberi
10.000 yıl önce Kuzey Kutbu’ndan gelen buz kütlelerinin yol açtığı çöküntülerle oluşan Niagara Şelaleleri, Kuzey Amerika’nın en büyük şelalesi olmasının yanında kıtanın da en etkileyici doğa güzelliği. ABD – Kanada sınırını çizen doğa harikası şelalelerin özellikle Kanada tarafından muhteşem bir görüntüsü var. Bölgede yer alan Niagara Bağ Rotası da ziyaret edilmesi gereken en önemli yerler arasında yer alıyor.

Niagara Şelaleleri 3 büyük şelaleden oluşuyor: Horseshoe, American Falls ve Bridal Veils Fall. Horseshoe yani Atnalı Şelalesi en büyük şelale. En güzel Kanada tarafından görülüyor. Altına kadar giden tekne turları var. Tamamen ıslanarak müthiş bir deneyim yaşamak istiyorsanız, bu tekne turlarını kaçırmamanız gerekiyor.


Şelalelerden yarım dakikada tam 168.000 m³ su akıyor. Nehir çevresinde Nikola Tesla tarafından yapılan birkaç hidroelektrik santrali, hem ABD hem Kanada için elektrik üretiyor. Şelalenin ortasında ABD – Kanada sınırı kabul edilen Rainbow Köprüsü’nden ülkeler arası yürüyerek geçmek ve gümrüksüz mağazalardan alışveriş yapmak mümkün.
12 yıl Toronto‘da yaşadım ve Kanada’yı her ziyarete gelene mutlaka Niagara Şelaleleri’ni görmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü buranın gündüzü de gecesi de bir başka güzel. Başka hiç bir yere benzemiyor. Eşi emsali yok. Gece ışık gösterisi de her izleyeni büyülemeyi başarıyor.
Şelaleler o kadar muhteşem ki benim gözümde Kanada gezilecek yerler listesinde baş sıralarda yer alır. İçinde bulunduğu Ontario vilayetinin de incisidir.
Niagara’da gezilecek yerler listesi
Aslında burası en çok şelaleler ve bağ yoluyla ünlü. Yine de Niagara’da gezilecek yerler listesinde sürpriz yerler de var.
Niagara Bağ Yolu
Şelalelere defalarca gitmiş olmama rağmen nedense yol üzerindeki bağ yolu rotasını uzun süre görmedim. Oysa ki ne çok şey kaçırmışım!

Bir gidişimde benim gibi tango tutkunu olan arkadaşımla birlikte yolda tango şarkıları dinleye dinleye Niagara bağ rotasına vardık. Toronto’dan buraya kadar otobandan gelmektense mümkün olduğunca göl kenarındaki yolu (Lakeshore Road) izledik. Burası yolculuk süresini artırsa da keyif katsayısını da artırdı.

Bağ rotası üzerinde çok sayıda üretim tesisi ve bağ alanı var. Bu tesislerde bağcılık kültürüne dair sunumlar ve bilgilendirme turları düzenleniyor. Ayrıca Kanada’ya özel Icewine (buz üzümü türevi) deneyimini de keşfedebiliyorsunuz. Icewine yani buz fermentesi ürünleri daha önce duymamış olabilirsiniz. Ancak bu özel ve tatlı ürünün dünyanın sadece belirli bölgelerinde üretilebildiğini bilmelisiniz. Asmaların üzerinde bırakılan üzümler kışın – 8 °C’de toplanıyor, donmuş hâlde preslenip özel yöntemlerle işleniyor. Kışın dondurucu soğuğunda üzüm toplamak, sert ve âdeta mermeri andıran donmuş üzüm tanelerini preslemek; aslına bakarsanız Kanada’da icat edilmedi. Icewine (veya Eiswein), Almanya menşeli. Ancak Kanadalılar, Icewine üretimini ve dünyanın geri kalanına tanıtma sanatını mükemmelleştirmeyi başardı.

Bölgedeki bağ tesislerinin sayısı o kadar çok ki hepsini bir güne sığdırmak mümkün değil. Bizim seçtiklerimizse bunlar:

Niagara Üretim Tesisleri & Bağ Alanları
- Peninsula Ridges Estate: Bağ turu ve tesis bilgilendirme ücreti $ 0.50
- Thirty Bench: Küçük ama çok hoş bir bağ tesisi. Ziyaret ve sunum ücreti $ 2
- Angels Gate: Tesis bilgilendirme ücreti $ 1
- Magnotta: Görüntüsü daha çok ürün sergileme alanı gibi fakat bağ kültürü sunumları ücretsiz. Özel meyve aromalı üretimleri var.
- Henry of Pelham: Burada tesis sunumlarının yanında çilek ve karabiber ikram ediyorlar. Her ne kadar garip bir kombinasyon olduğunu düşünsem de çileği karabibere batırıp yemek inanılmaz leziz oluyor.
- Chateau des Charmes: Tesis ziyaret ücreti sunum türüne göre değişiyor. Biz bahçesinde leziz bir pizza yedik.
- Jackson-Triggs: $ 5 lik bağ ve üretim tesisi gezme turuna katıldık. Bu son derece bilgilendirici turda üzümlerin yanına ekilen gül fidanlarının üzümlerle aynı genetiğe sahip olduğunu, herhangi bir hastalık durumunda güllerin üzümden erken tepki verdiği için önlem almanın kolaylaştığını öğrendik. Eğer tur sonunda yöresel ürünlerden satın alırsanız, ödediğiniz $ 5’i ürün ücretinden düşüyorlar.

Niagara Falls
Burası adını şelalelerden alan bir şehir. Merkezinde şelalelere bakan çok sayıda yüksek katlı otel ve gözlem kulesi var. Ayrıca hediyelik eşya dükkânları, pasajlar, müzeler, lunaparklar, kapalı su parkları, eğlence kompleksleri, tiyatrolar ve bir kongre merkezi bulunuyor.

Niagara Şelaleleri
3 büyük şelaleden oluşuyor: Horseshoe, American Falls ve Bridal Veils Fall.
Şelaleleri helikopter turlarına katılarak ya da Skylon Tower’a çıkarak tepeden izleyebiliyorsunuz.

Bu arada en güzel manzaranın seyir tepesindeki kompleks restorandan olduğunu da söylemeliyim. Sırf manzarası için bu tesise defalarca girmişimdir. Yüksek konumdaki kompleksin restoranından kuşbakışı şelaleleri izlemek gerçekten bir başka oluyor.

Amerika tarafından şelalelerin küçük bir kısmı görülebiliyor. Ancak Kanada tarafında saklı kalan bir çanak var ki, asıl o kısmı muhteşem. O da Horseshoe yani Atnalı Şelalesi.

İki ülkeden Niagara Şelaleleri’ni en güzel görme yöntemiyse ta içine kadar giren teknelere binmek. Tekneler işte bu çanak gibi kısma doğru gidip gürül gürül akan şelalenin altına kadar ilerliyor. Teknelere binerken yağmurluk giymiş olmanıza rağmen vücudunuzun her köşesinin ıslanmasına engel olamıyorsunuz. Hoş, zaten engel olmak da istemiyorsunuz. İşin güzelliği burada. Şelaleyi hem ruhunuzla hem bedeninizle hissediyorsunuz. Tarifi yok.

Toronto’da yaşarken kış mevsiminde gördüğüm en etkileyici görüntünün, şelalelerin buzulları andıran manzarası olduğunu da söylemeliyim. Yazın pek çok kez buraya gitmiş olmama rağmen kışın gördüğüm o büyüleyici manzara hafızamdan hiç silinmemiştir.

Şelaleden sonra Niagara-on-the-Lake kasabasına giden yolda güzel manzaralar size eşlik edecek.

Niagara-on-the-Lake
Şelalelerin yakınındaki Niagara-on-the-lake kasabası son derece turistik ve güzel bir yerleşim. Hatta bence Kuzey Amerika’da görüp görebileceğiniz en güzel ve en romantik kasaba da burasıdır. Gelmişken Prince of Wales Hotel’inde 5 çayı içmeyi de aman atlamayın!


Kanada’ya gelip sakın doğa harikası Niagara Şelaleleri’ni görmeden dönmeyin. Hatta biraz daha ileri gidip, sırf şelaleleri ve bağ rotasını görmek için bile bir Kanada turu planlayabilirsiniz.
Çok kıskandırıcı bir yazı ve fotoğraflar…
Teşekkürler… Bu bölge gerçekten görmeye değer…
Umarım ben de bir gün bu tadım programlarını yapabilirim
Umarım.
Niagara şelalesi yolunda şarap tadarak seyahatin keyfine keyif katılır :) Listeme ekliyorum bu rotayı :)
Listeye eklemek kesinlikle başarılı bir çalışma olur. Bağ rotasını görmek ve de şelalelere gitmek ekstra keyifli.