Doğu Anadolu bölgemizin en güneydoğusunda yer alan Hakkâri ili pek çoğumuz için âdeta kapalı bir kutu gibi. Uzun yıllar adını sadece terör saldırılarıyla duyuran ilimiz ne yazık ki bütün güzelliklerini de bu sebeple hep göz önünden uzak tuttu. Oysa dört yanı sarp dağlarla kaplı Hakkâri’ye gittiğinizde bu dağların büyüsünde kayboluyor, kendinizi mistik bir ortama ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Her köşe başından göz kırpan Sümbül Dağı, sizi başka türlü âlemlere götürüyor. Nereye giderseniz gidin, Sümbül Dağı bütün heybetiyle tam karşınızda dikiliyor. Cilo ve Sat Dağları Millî Parkı ise el değmemiş doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor… ve Hakkâri artık güvenli yarınlara hazır, çok yakında da adını sıkça duyarsanız şaşırmamanız gereken bir şehir.

Hakkâri

Rehberimiz Şoreş ile arkamızı Sümbül Dağı’na verdik

Hakkâri’de yaşam Paleolitik Çağ’da başlamış. Kent tarih boyunca Urartu, Med, Pers, Selevkos, Abbâsi, Selçuklu, Moğol, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı hâkimiyetinde kalmış.

Hakkâri

Cilo Dağı

Hakkâri, Süryanice “çiftçi” demek. Kürtçesi Colemerg ise “koyunların otladığı yer” anlamına geliyor. Zaten dağlara çıktığınızda aynı adında bahsi geçtiği gibi her yerde koyunların otladığını görüyorsunuz.

Berçelan Yaylası

Hakkâri’nin doğasının yanında en etkileyici şeyi ne biliyor musunuz? İnsanı! O kadar misafirperverler, o kadar yüce gönüllüler ki kendinizi hemen onlardan biri gibi hissediyor, ellerinin bolluğu karşısında ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Grubumuzun denk geldiği düğünde bile bize özel ilgi gösterdiler, misafirlerin onlar için ne kadar kıymetli olduğunu söylediler, bizi sıcaklıklarıyla sarıp sarmaladılar. Büyük şehirlerde görmeyi unuttuğumuz yakınlığı bize Kürt misafirperverliğiyle yeniden hatırlattılar. Sağ olsunlar…

Hakkâri’de düğün halayı

Hakkâri nerede? Hakkâri’ye nasıl gidilir?

Hakkâri, Doğu Anadolu bölgemizin en doğusundaki Zap Vadisi’nin güney yamacında yer alıyor. Doğusunda İran, güneyinde Irak ile komşu. Yüksekova ilçesine uçak seferleri bulunuyor.

Berçelan Yaylası’nda çocuklar

Hakkâri’de bazı bölgelere gidebilmek için Hakkâri Valiliği, Hakkâri İl Jandarma Komutanlığı, Hakkâri Emniyet Müdürlüğü’nden özel izin alınması gerekiyor. Bu da bireysel ziyaretleri neredeyse imkânsız hâle getiriyor. İzinler belirli noktalardaki güvenlik kontrollarında inceleniyor. Bölge şu anda % 100 güvenli ama bazı hassas bölgelerde Jandarma Komutanlığı inisiyatif kullanıp alınan izinleri bile iptal edebiliyor. Şehir merkezini tek başınıza endişeniz olmadan rahatlıkla gezebiliyorsunuz ama gerçek Hakkâri’yi tanımak, dağlarını keşfetmek istiyorsanız bu özel izinleri alabilecek organize bir turla Hakkâri’ye gitmeniz doğru bir tercih olacaktır. Ayrıca dağlarda stabilize yol olmadığı için özel aracınızla çoğu yere ulaşamayacağınızı da bilmelisiniz.

Hakkâri ve dağlar

Ben de dünyanın her yerine butik turlar düzenleyen sevgili arkadaşım Mehmet Altay’ın bir organizasyonu ile Hakkâri turuna katıldım. Gezimize organizatörümüz Mehmet, rehberimiz Şoreş ve Hakkâri Dağcılık Kulübü uzmanı İskender katıldı. Eğer siz de böyle bir tura katılmayı düşünürseniz Mehmet’e DM gönderip iletişime geçebilirsiniz. (Instagram: mehmetaltie / 📞 (541) 537-1225)

Hakkâri

Hakkâri Dağcılık Kulübü uzmanı İskender ile Sat Gölleri’ndeyiz

Hakkâri gezilecek yerler

Eğer bir Hakkâri turu yapacaksanız çoğu zamanınızı şehir merkezinde değil, dağlarda, yaylalarda geçireceğinizi bilerek gitmelisiniz. Özellikle de Buzul (Cilo) ve İkiyaka (Sat) Dağları’nı gördüğünüzde, Sümbül (3.467 m) ve Mere (3.200 m) zirveleriyle birdenbire yükselen dağ silsilesine hayran kalacaksınız.

Hakkâri dağlarla çevrili

Mevsim olarak yaz aylarını tercih etmenizi öneririm. Hakkâri’de karasal iklim görüldüğü için yaklaşık 4 metreye ulaşan kar kalınlığı turistik gezilere çok uygun olmayacaktır. Ancak yazın gittiğinizde bile yaylalara, dağlara çıkacağınız göz önünde bulundurarak yanınızda mutlaka polar, yağmurluk, kalın yürüyüş ayakkabısı, yürüyüş batonu bulundurun.

Berçelan Yaylası

Eğer Hakkâri merkezde kalacaksanız Hotel Şenler oldukça merkezi ve temiz bir otel. Biz grubumuzla burada konakladık, oldukça memnun kaldık.

Restoran olarak da Derya ve Hakkari Evi’ni öneririm. İkisi de her türlü et yemeğini deneyebileceğiniz güzel mekânlar.

Hakkâri

Cilo Dağı’nda yürüyüş

Devrimci Gençlik Köprüsü

1962 yılında Hakkâri halkı Zap Suyu üzerine bir köprü yapmasını istemiş ancak böyle bir köprü yapılmamış. 1969 yılında Boğaziçi’ne bir asma köprü yapımı gündeme gelince Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan başta olmak üzere pek çok devrimci genç “Boğaz’a değil, Zap Suyu’na köprü” diyerek bir kampanya başlatmış, para toplamışlar. Buraya yapacakları köprünün Boğaziçi’ne yapılacak köprüye benzer olmasını hedeflemişler. Köprüyü yapmışlar. Köprü yıllarca Devrimci Gençlik Köprüsü, Deniz Gezmiş Köprüsü, Denizler Köprüsü, Zap Suyu Köprüsü isimleriyle anılmış.

Köprü 1999 yılında bilinmeyen kişiler tarafından havaya uçurulmuş. Yaklaşık 10 yıl sonra Cezmi Ersöz girişimiyle yeni bir kampanya başlatılmış ve Devrimci Gençlik Köprüsü 2010 yılında yeniden tamamlanmış.

Devrimci Gençlik Köprüsü

Çukurca

Çukurca ilçesi yüksek dağlarla çevrili bir alanda yer alıyor. İsmini de konumundan alıyor.

Hakkâri

Grubumuzla Çukurca’dayız

Çok eski bir yerleşim merkezi olan Çukurca’da en son Nesturîler yaşamış. 8 mezhep olan Süryaniler’de bir mezhebin adı Doğu Süryaniler (Nesturî). 1. Dünya Savaşı döneminde Ruslar’ın kışkırtmasıyla ayaklanan Nesturîler, ayaklanın bastırılmasından sonra ülkeyi terk etmiş.

Grubumuzla Çukurca’dayız

Çukurca’da son yıllarda Foto Safari ve Doğa Sporları Festivali düzenlenmeye başladı. Bu organizasyon sayesinde Hakkâri ve bölge hareketlendi, çekilen fotoğraflarla da bölgenin güzelliklerine dikkat çekilmeye başlandı. Grubumuz oradayken düzenlenen 4. Foto Safari jürilerinden Coşkun Aral’la karşılaşmak da bizler için günün sürprizi oldu.

Çukurca’da Coşkun Aral ile karşılaştık

Buraya geldiğinizde Çukurca Zap Sofrası’nda tırşik (dışı kırık pirinç, içi kıyma, sumak suyuyla haşlanıyor), Şam köftesi gibi yöresel lezzetler deneyebilirsiniz.

Geçimli Köyü

Eski adı Rontik ya da Rumtik olan Geçimli Köyü eskiden dağdayken sonradan dere kıyısındaki Çemihiyo mevkiine taşınmış. Köyün Süryanice ve Kürtçe ismi ise Rabat. Köyde Mar Sawa-saba’ya adanan ve yazlık Patrikhane olarak hizmet veren bir Doğu Süryani (Nesturî) kilisesi var.

Geçimli (Rabat) Köyü

Nesturî kiliselerinde oturma yeri yok, ibadet ayakta yapılıyor. Ayrıca ikona ya da freskler bulunmuyor.

Doğu Süryani (Nesturî) Kilisesi

Berçelan Yaylası

Cilo Dağı ve Seyithan Gölü’nun yer aldığı Berçelan Yaylası eşsiz güzellikte bir yer. Berçelan, Kürtçe “tepenin önündeki yer” ya da “tepenin arasındaki yer” anlamına geliyor. Berivanlar yani hayvanlarla ilgilenen ve süt sağanlar buraya çıkarak koyunlarını otlatıyor, koyunları sağıp yoğurt, peynir yapıyor.

Berçelan Yaylası

Grubumuzu da çadırlarına davet ederek tamamen organik ayranlarından, peynirlerinden ikram ettiler, çay demleyip bizimle paylaştılar. Berçelan’a gittiğimiz gün, onların sayesinde Hakkâri gezimde geçirdiğim en güzel günlerden biri oldu.

Berçelan Yaylası’nda köylülerin çadırına davet edildik

Kaya Resimleri

Kaya resimleri Gevrek Vadisi’nde ve Tirşin Yaylası’nda sarp kayalıklara çizilen insan suretlerinden, çeşitli sembollerden ve hayvan şekillerinden meydana geliyor. Resimlerde görülen yabani koyun ve keçi çizimlerinin avcı-toplayıcı dönemlerde yapıldığı ve 7.500 yıllık bir tarihi olduğu sanılıyor.

Hakkâri

Hakkâri kaya resimleri

Koçanis

Koçanis Köyü’nde Mar Şalita adına yapılan Doğu Süryani (Nesturî) Patrikhanesi var. Bu kilise kayalara oyularak yapılmış. Koçanis Köyü günümüzde terk edilmiş durumda.

Koçanis Kilisesi

Sat Gölleri

Sat Gölleri, fotoğraf tutkunlarının ayrılmak istemeyeceği yarlerden biri. Yüksekova ilçesindeki İkiyaka Dağları’nda bulunan Sat Buzul Gölleri, Hakkâri turu yapıyorsanız mutlaka gitmeniz gereken en önemli yerlerden biri. Eğer çok üşüyen biri değilseniz 3.400 metre rakımlı doğa harikası buzul göllerinde yüzebilir, eşsiz manzaralarda yüzlerce fotoğraf çekebilirsiniz.

Hakkâri

Sat Gölleri

Sat Buzul Gölleri’nde her yıl Cilo Festivali düzenlenmeye başladı. Bu festivale katılan doğaseverler çadırlarını kuruyor, etkinliklere katılıyor, böylece yörenin keyfini de çıkartmış oluyor.

Cilo Dağı

Tektonik bir dağ olan Cilo Dağı, fotoğraf tutkunlarının ayrılmak istemeyeceği yerlerden biri. Zirvesi dört mevsim boyunca erimeyen kar ve buz örtüsü ile kaplı. Buzul gölleri burada da göz kamaştırıyor.

Hakkâri

Cilo Dağı

Cilo buzullarında kış aylarında kar kalınlığının 150 metreye ulaştığı görülüyor. Yaz aylarında bile karın kalkmadığını görüyorsunuz, bazı noktalarda oluşan çatlardaki derinlikler yüzlerce metre olabiliyor. Buraya bir profesyonel kılavuz ile gelmenizi şiddetle öneririm, yoksa ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Hakkâri

Cilo Dağı

Hakkâri çoğu kişinin “Aman gitme, oralar tehlikeli!” diyerek uyardığı, hakkında çok az bilgi sahibi olduğum bir şehirdi. Ne bulacağımı bilmeden beklentisiz gittim, unutamayacağım anılar biriktirerek, inanılmaz fotoğraflar çekerek geri döndüm. Dağların heybetinden büyülendim, Berçelan’da sadece çay, süt, ekmeği olan köylülerin bunu bizlerle paylaşmasına tanıklık ettim, çetin hava koşullarında Sat Gölleri’nin ve Cilo Dağı’nın olağanüstü manzarasına hayran kaldım, köy düğününe Tanrı misafiri olup halktan biri gibi oldum.

Buranın güzelliği doğasıyla buluşunca, insanıyla sosyalleşince çıkıyor. Terör sebebiyle yıllarca büyük üzüntüler yaşayan halkın tüm zorluklara rağmen içindeki sevgiyi ve şevkati kaybetmeden misafirperver olmasını asla unutmayacağım. Her yer insanla güzel, Hakkâri’nin insanı da doğası da çok güzel…