Sessiz sedasız şehirlerimizden birisi olan Uşak, her ne kadar turistik gezi listelerinde baş sıralarda yer almasa da içinde doğal ve tarihi zenginlikleri barındıran bir şehrimiz. İç Ege Bölgesi’nde Batı ve Orta Anadolu’yu birbirine bağlayan bir noktada bulunan Uşak, antik dönemde Temenothyrea ismi ile anılmış. Burası hepimizin adını duyduğu ve merak ettiği Karun Hazineleri’nin de memleketi.

Burada yerleşik düzenin Orta Paleolitik Dönemde (M.Ö 250.000-60.000) başladığı sanılıyor. Frigya, Lidya, Büyük İskender, Roma İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma İmparatorluğu, Selçuklu, Bizans, Çermiyan Beyliği, Osmanlı hâkimiyetine girmiş.

Osmanlı döneminde Kütahya sancağına bağlı bir kaza olan Uşak, ticaret ve sanayide her zaman büyük bir öneme sahip olmuş. Balkan Savaşı’nda ordunun şayak kumaş ve battaniye ihtiyacı, burada bulunan 4 büyük şayak fabrikasından temin edilmiş. Türkiye’nin pamuklu gaz hidrofil bezinin tamamına yakını Uşak’ta bulunan 16.000 pamuklu dokuma tezgâhında dokunuyor. Şam’daki Camii Ümmi’de 800 yıllık, Konya Mevlâna Camisi’nde 700 yıllık Uşak halısı var.

Buraya geldiğinizde Uşak halısı, eşme kilimi, Uşak tarhanası, Uşak helvası, haşhaş ve susam ezmesi alabilirsiniz.

Uşak gezilecek yerler

Şehir merkezini rahatlıkla yürüyerek gezebilirsiniz. Şehir dışındaki Ulubey Kanyonu, Pepuza Antik Kenti, Clandras Köprüsü, Blaundus Antik Kenti, Akmonia Antik Kenti ise sizi şehrin diğer zenginlikleriyle tanıştıracak.

Tirit Sokak

Tarihi Uşak evlerini görebileceğiniz Tirit Sokak, içinde Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini barındırıyor.

Tirit Sokak

Uşak Arkeoloji Müzesi

Eğer bir müze tutkunuysanız, Uşak Arkeoloji Müzesi kaçırmamanız gereken bir müze. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hazinesi olan Karun Hazineleri, 1965 yılında yurt dışına kaçırılmasından tam 28 yıl sonra, 1993 yılında kaçırıldığı topraklara geri döndü ve Uşak Müzesi’nde sergileniyor. Bu olağanüstü müzeyi çok etkilenerek gezdim. Sizin de çok beğeneceğinize eminim.

Uşak Arkeoloji Müzesi

Atatürk ve Etnografya Müzesi

1890 yılında Uşak’ın en itibarlı ailelerden olan Kaftancızadeler ailesi tarafından yaptırılan bina, günümüzde Etnografya Müzesi olarak hizmet veriyor. Bu bina Kurtuluş Savaşı sırasında da karargâh olarak kullanılmış. Atatürk sonradan burada yurt dışından gelen devlet adamlarını ağırlamış.

Uşak

Atatürk ve Etnografya Müzesi

Uşak

Atatürk ve Etnografya Müzesi

Uşak Kent Tarihi Müzesi

Şehrin tarihsel süreci ile ilgili bilgiler veren Uşak Kent Tarihi Müzesi’nde Türkiye’nin ilk şeker fabrikasına ait ögeler, Türkiye’de ilk kez elektrik üretilmesine dair özel sunumlar yer alıyor.

Uşak Halı Kilim Müzesi

Uşak Halı Kilim Müzesi’nde 500-600 yıllık halı ve kilimler sergileniyor.

Atatürk ve Kurtuluş Anıtı

Heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem tarafından tasarlanan Atatürk ve Kurtuluş Anıtı, bir kaidenin üzerinde üç ana grupta toplanan figürlerden oluşuyor. Birinci grupta kentin Türk süvarileri tarafından kurtarılışını simgeleyen süvari figürleri, kaide üzerinde Türk milletinin tutsak edilemeyeceğini simgeleyen Zafer sütunu, bu sütunun önünde Atatürk ile üzerinde bilim ve sanat yazan kitapları taşıyan genç kız ve erkek figürleri, üçüncü grupta ise Türk kadınının kahramanlığını ve cesaretini simgeleyen kadın figürleri ve mermi yüklü kağnı yer alıyor.

Paşa Hanı

1898 yılında Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından Fransız bir mimara yaptırılan Paşa Hanı, 2 katlı, kesme taştan yapılan bir bina. Günümüzde otel olarak işletiliyor.

Ulubey Kanyonu

Ulubey ilçesindeki Ulubey Kanyonu, Ulubey Çayı ve Banaz Çayı boyunca devam eden bir ana kanyon ile buna bağlanan onlarca büyük yan kanyondan oluşuyor. Üzerindeki cam terasa çıkarak dizleriniz titreyerek altınızda uzanan kanyonu izleyebiliyorsunuz.

Uşak – Ulubey Kanyonu

Blaundus Antik Kenti

Uşak ilinin Ulubey ilçesinin Sülümenli köyünde yer alan Blaundus Antik Kenti, Büyük İskender’in Anadolu Seferleri’nden sonra Makedonya’dan gelenler tarafından kurulmuş. Ulubey Kanyonu’nun derin ve dik vadilerle çevrili bir tepesinde yer alan kent, henüz çok fazla adını duyurmuyor olsa da Lidya-Frigya sınırındaki konumu ve tarihi değeri ile ziyaret eden herkesi etkisi altına almayı başarıyor.

Blaundus Antik Kenti

Pepuza Antik Kenti

Montanism, M.S 165-550 yılları arasında kurulan, ismini de kurucusu Montanus’tan alan bir erken Hristiyanlık hareketi. Pepuza Antik Kenti, Montanism mezhebinin idari ve dini merkezi olmuş, Hristiyanlığın yeni Kudüs’ü olarak adlandırılmış.

Clandras Köprüsü

Karahallı ilçesindeki Banaz Çayı’nın iki yanını bağlayan Clandras Köprüsü, Kral Yolu üzerinde yer alıyor. Frigyalılar döneminde Pepuza Antik Kenti’ne su taşımak üzere inşa edilmiş.

Clandras Köprüsü

Taşyaran Vadisi

Deprem faylarıyla açılan Taşyaran Vadisi’nin çatlak sistemlerine giren su, güçlü akıntılar ve taşıdığı çakıl taşlarıyla zamanla kayaları âdeta bir değirmen gibi öğütmüş. Taşyaran Vadisi’nin bu olağanüstü görüntüsü herkesi büyülemeyi başarıyor.

Uşak

Taşyaran Vadisi

Akmonia Antik Kenti

Banaz ilçesinin Ahat Köyü’nde kurulan Akmonia Antik Kenti’nde mozaikli alanlar bulunmuş. Antik kentte Roma, Bizans seramik parçaları, gynnasium alanı, yapı temelleri, mimari taş-mermer parçaları, iki tane tapınak podyumu ve tiyatro çukuru var. Buradan çıkarılan eserler Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Uşak Arkeoloji Müzesi’nde Akmonia Antik Kenti mozaikleri sergileniyor

Kaplıcalar

Burası termal turizm ile adını duyuran bir ilimiz. Kronik romatizma, mide, bağırsak ve karaciğer hastalıkları olanlar, Hamamboğazı, Aksaz, Örencik, Emirfakılı kaplıcalarına şifa bulmaya geliyor.

Kaplıcalar

Keşfetmeniz dileğiyle…