Nice

Nice Gezi Rehberi – Fransız Rivierası’nın Gözde Şehri

Fransa’nın güneydoğusunda, Fransız Rivierası yani Côte d’Azur bölgesinde, Akdeniz kıyısında yer alan Nice; Fransız Rivierası’nın en gözde şehirlerinden biri. Alpes Maritimes bölgesinin de merkezi. 18. yüzyılda kış turizmini tercih eden İngiliz aristokratlarının gözdesi olmuş. Günümüzde de Nice, kış tatil beldelerinin evrimine tanıklık etmesi sebebiyle Riviera’nın Kış Tatil Beldesi olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Bir turizm merkezi olmasının yanında telekomünikasyon, internet, multimedya, yaşam bilimleri ve bio-teknoloji alanında faaliyet gösteren pek çok şirketin merkezi burada bulunuyor.

Promenade des Anglais üzerinde New York'taki Özgürlük Heykeli'nin küçük bir replikası var
Promenade des Anglais üzerinde New York’taki Özgürlük Heykeli’nin küçük bir replikası var

Nice’i görünce İngiliz aristokratlarının ve ekpresyonist ressamların neden bu şehri tercih ettiklerini anlamak zor değil. Güneşi hep parlayan bu şehir, muhteşem sahiliyle de âdeta bir kartpostal gibi.

Nice adını Zafer Tanrıçası Nike’den almış. Nasıl mı? M.Ö 350 yılında Foça’da yaşayan bir Yunan kavmi, kendi yaptıkları bir ahşap kadırgayla yeni dünyalar keşfetmek üzere yola çıkmış. Önce Marsilya’ya, ardından Nice kıyılarına ulaşmışlar. Aynı topraklara sahip olmak üzere yola düşen Liguryalılar’la karşılaşıp çarpışmışlar. Zaferlerinin anısına kurdukları şehri de Zafer Tanrıçası Nike’ye adamışlar. Daha sonraları Nice, “Şeref Zaferi” anlamındaki Nikaia olarak adlandırılmış.

NICE
NICE

M.Ö 1. yüzyılda bölgeye Romalılar gelmiş. Ancak onlar Yunanlılar’ın olduğu sahil şeridine değil, biraz daha içerdeki ve yukarıdaki Cimiez Tepesi’ne gelip kendi şehirleri Cemenelum’u kurmuş.

Nice, 1388’de kendi isteğiyle Savoy Hanedanı’na (İtalyan kökenli, merkezi Torino olan bir yönetim) katılmış. Yaklaşık 500 yıl boyunca da bir İtalyan kenti gibi yaşamış. Mimarisi, mutfağı ve o meşhur sarı-turuncu binaları hep bu dönemin eseri.

Hôtel de Ville Nice (Belediye Binası)
Hôtel de Ville Nice (Belediye Binası)

Fransa, konumu gereği Nice’i hep istemiş. 1543’te Barbaros Hayrettin Paşa önderliğindeki Osmanlı Donanması ve Fransızlar ittifak yapıp Nice’i kuşatmış.

Gare de Nice Ville
Gare de Nice Ville

Kesin dönüşümse 1860 Torino Antlaşması’yla yaşanmış. İtalya birliğini kurmak isteyen İtalyan Kralı Victor Emmanuel II ile Fransa İmparatoru III. Napolyon’un anlaşmasına göre; Fransa, İtalya’nın birleşmesine yardım etmiş. Karşılığında İtalya da Nice ve Savoie bölgelerini Fransa’ya bırakmış. Yapılan bir halk oylamasıyla da Nice resmen Fransa’nın olmuş.

Place Rossetti - İtalyan Barok stilindeki Cathédrale Sainte-Réparate de Nice. Aynı meydandaki Fenocchio Maitre Glacier, Nice'in en iyi dondurmacısı.
Place Rossetti – İtalyan Barok stilindeki Cathédrale Sainte-Réparate de Nice. Aynı meydandaki Fenocchio Maitre Glacier, Nice’in en iyi dondurmacısı.

Günümüzde Nice sokaklarında yürürken kendinizi bir Fransız filminde değil de, bir İtalyan kasabasında gibi hissetmenizin sebebi de bu. Burası ruhunda hem İtalyan hem Fransız olan, pasaportu da Fransız bir şehir.

L'avenue Jean-Médecin sadece yaya ve tramvay trafiğine açık bir cadde
L’avenue Jean-Médecin sadece yaya ve tramvay trafiğine açık bir cadde

Nice’te gezilecek yerler listesi

Eğer çok özel bir zamanda Nice’e gelmek isterseniz, her yıl organize edilen Nice Karnavalı döneminde buraya gelebilirsiniz. Nice Karnavalı; Fransız Rivierası’nda düzenlenen en görkemli etkinliklerden biri olmasının yanı sıra, dünyanın köklü karnavalları arasında yer alıyor. Her yıl şubat ayında 2 hafta boyunca şehri devasa bir açık hava tiyatrosuna dönüştüren bu festival; yaratıcı kostümler, devasa maket arabalar (geçit arabaları) ve meşhur “Çiçek Savaşı” (Bataille de Fleurs) ile tanınıyor. Akdeniz’in ışıl ışıl atmosferinde binlerce taze çiçeğin izleyicilere fırlatıldığı bu kutlamalar, hem yerel kültürü onurlandırıyor hem de kışın bitişini rengârenk, hiciv dolu ve enerjisi yüksek bir şölenle müjdeliyor. Ancak Nice Karnavalı sadece bir çiçek savaşı değil, aslında derin bir toplumsal eleştiri ve tarihsel miras barındırıyor. Nasıl mı? Orta Çağ’daki gelenekler devam ettirilerek sosyal hiyerarşi altüst ediliyor. Mesela Orta Çağ’da en çirkin ya da en alt tabakadan kişi sembolik olarak kral tacı giyer, halkın sosyal baskıdan kurtulup hiciv yoluyla deşarj olması sağlanırmış. İşte Nice Karnavalı’nda da devasa bir kral maketi (Roi du Carnaval) oluyor. Bu kral, festival boyunca şehre hükmediyor ve sonunda yakılarak kışın gidişi kutlanıyor. Bu kral maketleri arasında Quasimodo gibi ikonik karakterler sık sık devasa kartonpiyer figürler olarak görülüyor. Ancak 2026’da Nice Karnavalı’nın teması ilk kez bir krala değil, kraliçeye adandı: Vive la Reine!

Nice Karnavalı Fotoğraf: Explore Nice Côte d'Azur J.Kelagopian
Nice Karnavalı Fotoğraf: Explore Nice Côte d’Azur J.Kelagopian

Eğer şehir dışına çıkmak isterseniz; doğuda Èze, Villefranche-sur-Mer, Beaulieu-sur-Mer, Menton; batıda Antibes, Saint-Paul-de-Vence, Mougins, Théoule-sur-Mer, Juan-les-Pins, Mandelieu-la-Napoule, Grasse gezileri yapabilirsiniz.

Kayak yapmak isterseniz, 1-1,5 saat içinde ulaşabildiğiniz 5 kayak merkezi var: Auron, Isola 2000, Valberg, La Colmiane, Gréolières-les-Neiges. Üstelik Nice’ten kalkan 100% Neige (Yüzde Yüz Kar) otobüsleriyle sadece birkaç Euro’ya ekipmanlarla birlikte bu merkezlere ulaşım imkânı var.

Burası ılıman iklimi ve yılda 300 gün parlayan güneşiyle ünlü. Hatta Niceliler parlayan güneşe o kadar alışkın ki, 3 gün arka arkaya yağmur yağıp hava kapatsa biz depresona gireriz, diyorlar. Gerçekten de giriyorlar!

La Place St François
La Place St François

Şehirde çok özel bir yerde konaklamak ya da en azından tarihi bir atmosferde soluklanıp bir kahve yudumlamak isterseniz, Hôtel Negresco 5*****; Promenade des Anglais’nin en görkemli köşesinde, pembe kubbesiyle âdeta Belle Époque döneminin zarafetini selamlayan bir otel. 1913 yılında Henri Negresco tarafından açılan bu tarihi yapı; içeri girdiğiniz anda sizi Gustave Eiffel imzalı devasa cam tavanı, paha biçilemez sanat eserleri ve Napolyon döneminden kalma antikalarıyla karşılayan büyüleyici bir atmosfere sahip. Aslında Le Negresco’nun bugünkü ruhunu borçlu olduğu isim, 2019 yılında hayatını kaybeden “Madam” lakaplı Jeanne Augier. 1957 yılında babasıyla birlikte oteli satın alan Jeanne Augier, hayatının 60 yılından fazlasını bu oteli bir sanat müzesine dönüştürmeye adadı. Otelde gördüğünüz o devasa sanat koleksiyonunu (6.000’den fazla parça!) bizzat kendisi oluşturdu. Madam Augier, çocuğu olmadığı için otelin ölümünden sonra ticari bir zincire satılıp ruhunu kaybetmesini hiç istemiyordu. Bu yüzden vasiyeti üzerine otelin mülkiyeti ve tüm koleksiyonu, sokak hayvanlarına ve yardıma muhtaç insanlara yardım etmek amacıyla kurduğu bir vakfa (Mesnage-Augier-Negresco Vakfı) devredildi. Günümüzde Negresco; büyük otel zincirlerine bağlı olmayan, geliri hayır işlerine giden ve bağımsızlığını koruyan dünyadaki nadir lüks işletmelerden biri.

Hotel Negresco
Hotel Negresco

Elbette şehri terasından izleyebileceğiniz başka oteller de var:

• Anantara Plaza Nice 5*****
• Le Méridien Nice 4****
• Le Victoria – Maison Albar 5*****
• AC Marriott 4****
• Aston La Scala 4****
• Radisson Blu Hôtel Nice 4****
• Marriott Cap d’Ail La Porte de Monaco 4****

Ben Marriott grubunun bir oteli olan 4**** Nice Centre Hotel’de konakladım. Çatısından Notre Dame’ı izlediğim otel, merkezi konumu sayesinde oldukça rahat etmemi sağladı.

Şimdi gelin, Côte d’Azur bölgesinin gözdesi Nice’te gezilecek yerler listesine bir göz atalım…

Promenade des Anglais Bulvarı

18. yüzyılın sonlarında, İngiliz aristokratlar kış mevsimini Nice’in yumuşak ikliminde geçirmeyi bir gelenek hâline getirmiş. Ancak 1820-1822 yılları arasında Nice’te çok sert bir kış yaşanmış, işsizlik de artmış. O dönem Nice’te yaşayan Rahip Lewis Way, hem bu işsizlere bir gelir kapısı açmak hem de İngilizlerin sahil boyunca rahatça yürüyebilmesi için bir yol yapılmasını önermiş. Masrafları İngiliz cemaati tarafından karşılanan bu küçük patikaya yerel halk başlangıçta Camin deis Anglés (İngiliz Yolu) demeye başlamış. 1860’ta Nice, Fransa’ya bağlandığındaysa ismi bugünkü Fransızca hâliyle resmileşmiş. Sahil şeridi boyunca yaklaşık 7 kilometre uzanan, havalimanından şehrin eski kısmına (Vieux Nice) kadar devam eden Promenade des Anglais, Nice’in en efsanevi yeri. Günümüzdeki isminin anlamı da “yürüme yolu”.

Promenade des Anglais Bulvarı
Promenade des Anglais Bulvarı

Colline du Château (Kale Tepesi)

M.Ö 4. yüzyılda Yunanlılar, ilk olarak buraya yerleşmiş. Ancak Yunanlılar’ın kurduğu kale, 17. yüzyılda Kral Louis XIV tarafından yıkılmış. Günümüzde de burası bir park alanı olarak kullanılıyor. Asansörle (ücretsiz) veya merdivenlerden çıkabiliyorsunuz. Şelale kenarında serinlemek, harika manzarasında kendinden geçmek ve de gece ışıklarında muhteşem görünen kiliseyi fotoğraflamak için buraya mutlaka gelmelisiniz.

Colline du Château (Kale Tepesi)
Colline du Château (Kale Tepesi)

Vielle Ville (Eski Şehir)

Arnavut kaldırımlı dar sokaklarıyla capcanlı bir atmosferi olan Eski Şehir, halk arasında Babazouk olarak anılıyor. Şehrin güney ucundaki pazar (Cours Saleya) görülmeye değer. Galerie des Ponchettes ünlü Fransız ressam Raoul Dufy’ye adanmış. Alexis Gustav-Adolf Mossa Müzesi’nde 19. yüzyılın önemli ressamları Alexis Mossa ve oğlu Gustav- Adolf Mossa’nın resimleri sergileniyor. 17. yüzyılda yapılan Barok saray Palais Lascaris (Lascaris Sarayı) ve Palais des Rois Sardes (Sardunya Krallar Sarayı) görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Musée du Palais Lascaris
Musée du Palais Lascaris

Masséna Meydanı

Nice’in canlı kalbi olan Masséna Meydanı’nın dikkat çekici özellikleri arasında açık kırmızı Neoklasik binalar ve çarpıcı siyah beyaz kareli kaldırım yer alıyor. Napolyon’un en seçkin mareşallerinden biri olan Andrée Masséna’nın adını taşıyan meydan, Nice Karnavalı gibi önemli etkinlikler için kilit bir konum görevi görüyor.

Masséna Meydanı'ndaki 7 balmumu heykel, 7 kıtanın birbiriyle iletişimini sembolize ediyor
Masséna Meydanı’ndaki 7 balmumu heykel, 7 kıtanın birbiriyle iletişimini sembolize ediyor

Fontaine du Soleil

Güneş Çeşmesi (Fontaine du Soleil), Nice’in en büyük meydanı Place Masséna’nın (Massena Meydanı) güney kısmında yer alıyor. Fransız heykeltıraş Alfred Janniot tarafından yapılan ve 1956’da açılan çeşmede Dünya, Mars, Merkür, Venüs ve Satürn’ü temsil eden beş bronz heykel bulunuyor.

Fontaine du Soleil
Fontaine du Soleil

Jardin Albert I

İçinde geniş bahçeler ve Yunan Güneş Tanrısı Apollon’un heykelinin bulunduğu Jardin Albert I Parkı, kentin en çok ziyaret edilen mekânlarından biri.

Jardin Albert I
Jardin Albert I

Basilique Notre-Dame de l’Assomption

Neo-Gotik tarzdaki Notre Dame Bazilikası 1864 yılına tarihleniyor. Ana caddelerden biri olan L’avenue Jean-Médecin üzerinde yer alıyor. Burası renkli vitrayları ve zarif cephe süslemeleriyle hem ibadet hem de turistler için göz alıcı bir durak.

Basilique Notre-Dame de l’Assomption
Basilique Notre-Dame de l’Assomption

Musée Chagall (Chagall Müzesi)

Musée Chagall (Chagall Müzesi), Marc Chagall’ın en ünlü eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Musée des Beaux Arts (Beaux Sanat Müzesi)

Musée des Beaux Arts (Beaux Sanat Müzesi) 15.-20. yüzyıl arasındaki dönemlere ait büyük bir koleksiyona sahip.

Musée d’Art Naïf Anatole Javosky de Nice (Anatole Jakovsky Uluslararası Naif Sanat Müzesi)

Naif sanat alanında uzmanlaşan Musée d’Art Naïf Anatole Javosky de Nice, 18.-21. yüzyıl eserlerini sergiliyor.

Musée d’Art Naïf Anatole Javosky de Nice
Musée d’Art Naïf Anatole Javosky de Nice

Cours Saleya

Nice’in en canlı yerlerinden biri olan Cours Saleya, geniş ve uzun bir yaya caddesi. Pazartesi günleri tüm gün antika pazarı, diğer her gün sabahları çiçek pazarı (Marché aux Fleurs) ve yiyecek pazarı kuruluyor.

Cours Saleya’nın hemen bitişiğindeki Palais de la Préfecture (Valilik Sarayı – Royal Palace, the Palace of the Dukes of Savoy, the Palace of the Kings of Sardinia), etkileyici Neoklasik mimarisiyle dikkat çekiyor. Sarayın önemine gelince… 1860 yılında Torino’da imzalanan Torino Antlaşması (Traité de Turin) ile Nice ve Savoie bölgeleri, İtalya (Sardinya Krallığı) tarafından Fransa’ya bırakılmış. Devir teslim süreci ve sonrasındaki resmi törenler de Palais de la Préfecture‘de gerçekleşmiş.

Palais des Rois Sardes
Palais des Rois Sardes

Opéra de Nice (Nice Opera Binası)

Günümüzdeki Nice Opera Binası‘nın yerindeki eski bina (o zamanki adıyla Théâtre Royal), 1881’deki feci bir yangınla tamamen yok olmuş. Yeni bina, Paris’in ünlü opera binası Palais Garnier’i tasarlayan Charles Garnier’nin öğrencisi François Aune tarafından tasarlanmış. 7 Şubat 1885 tarihinde de Verdi’nin Aida operasıyla görkemli bir şekilde açılmış. Binanın içindeki o görkemli tavan süslemeleri ve genel estetik yapısı, Paris’teki o meşhur Garnier stilini (İkinci İmparatorluk mimarisi) birebir yansıtıyor.

Opéra de Nice (Nice Opera Binası)
Opéra de Nice (Nice Opera Binası)

Cimiez Tepesi

M.Ö 1. yüzyılda şehre gelen Romalılar, Cimiez Tepesi’nde kendi şehirleri Cemenelum’u kurmuş. Nice’in sahil kesimi (Nikaia) o dönemde sadece küçük bir limanken, asıl hayat ve yönetim merkezi bu tepedeymiş. Ancak Roma İmparatorluğu zayıflayınca halk güvenlik nedeniyle Cimiez’i terk edip tekrar sahil kenarına, yani Kale Tepesi’nin koruması altındaki bölgeye (bugünkü Eski Şehir – Vieux Nice) geri dönmüş.

18.-19. yüzyılda İngiliz aristokrasisi de bu bölgeye gelirmiş. Hatta Kraliçe Victoria bile gelmiş.

Cimiez Arena
Cimiez Arena

Arkeoloji Müzesi (Musée d’Archéologie de Nice)

Cimiez Tepesi’ndeki Arkeoloji Müzesi, Nice’in Antik atası Cemenelum kalıntılarına ev sahipliği yapıyor.

Cemenelum
Cemenelum

Müzede kazılardan çıkarılan heykelcikler, madeni paralar, seramikler ve günlük yaşam eşyaları sergileniyor. Müzeden antik kent alanına geçip gezebiliyorsunuz.

Musée Matisse (Matisse Müzesi)

Cimiez Tepesi’ndeki Musée Matisse (Matisse Müzesi), Henri Matisse’nin kapsamlı bir koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.

Musée Matisse de Nice
Musée Matisse de Nice

Monastère de Cimiez (Cimiez Manastırı)

Temelleri 9. yüzyıla kadar uzanan Monastère de Cimiez; başlangıçta Aziz Ponç Manastırı rahipleri tarafından kurulmuş, 16. yüzyıldan itibarense Fransisken rahiplerine ev sahipliği yapmaya başlamış. Günümüzdeki sade ama etkileyici Gotik mimarisi, yüzyıllar süren restorasyonların bir ürünü. İç mekânda 15. yüzyıla tarihlenen dini sahneleri betimleyen büyüleyici freskler ve Nice ekolünün önemli temsilcisi Ludovic Bréa’ya ait değerli sunaklar (retablolar) var. Dışındaki efsanevi manastır bahçeleri (Jardin du Monastère), Nice’in en eski bahçesi olarak kabul ediliyor. Bir zamanlar rahipler burada mutfakları için sebze ve meyve yetiştirmiş.

Monastère de Cimiez (Cimiez Manastırı)
Monastère de Cimiez (Cimiez Manastırı)

Manastırın hemen yanındaki mezarlık; burayı sadece dini bir yapı değil, aynı zamanda kültürel bir ziyaret noktası hâline getiriyor. Nice ile özdeşleşen dünyaca ünlü ressam Henri Matisse ve Nobel ödüllü yazar Roger Martin du Gard’ın mezarları burada bulunuyor.

Cathedrale Orthodoxe Russe Saint-Nicolas (Rus Ortodoks Katedrali)

1912’de yapılan Cathedrale Orthodoxe Russe Saint-Nicolas (Rus Ortodoks Katedrali), Rusya dışındaki en güzel Ortodoks kilisesi olarak biliniyor.

Cathedrale Orthodoxe Russe Saint-Nicolas (Rus Ortodoks Katedrali)
Cathedrale Orthodoxe Russe Saint-Nicolas (Rus Ortodoks Katedrali)

Garibaldi Meydanı

Nice’in en eski ve en görkemli meydanlarından biri olan Place Garibaldi, Barok mimarinin zarafetiyle şehrin enerjisini birleştiren büyüleyici bir durak. Garibaldi Meydanı, 18.-19. yüzyılda şehre giriş yeriymiş. Askeri bölge olarak kullanılmış. Adını 1807 Nice doğumlu İtalyan halk kahramanı Giuseppe Garibaldi’den alan meydan, binaları süsleyen karakteristik sarı cepheleri ve “trompe-l’oeil” (göz aldatmaca) tekniğiyle yapılmış pencere detaylarıyla âdeta dev bir açık hava müzesini andırıyor. Şehrin tarihi limanıyla modern kesimi arasında stratejik bir köprü görevi gören bu geniş alan; günün her saati cıvıl cıvıl olan kafeleri, meşhur deniz ürünleri restoranları ve tam merkezindeki görkemli heykeliyle Nice’in gerçek ruhunu hissetmek isteyenler için vazgeçilmez bir rota.

Garibaldi Meydanı
Garibaldi Meydanı

Ancak burada şöyle bir durum var: Modern İtalya’nın kurucu babası ve en büyük kahramanı Giuseppe Garibaldi, kendi doğduğu şehrin İtalya birleşirken Fransa’ya verilmesine ömrü boyunca çok içerlemiş ve buna karşı çıkmış. Ancak günümüzde Nice’in en büyük meydanlarından biri hâlâ Garibaldi’nin ismini taşıyor ve heykeli İtalya’ya doğru bakıyor. Sizce de biraz enteresan değil mi?

Château de Crémat

Nice Körfezi’ne bakan Château de Crémat, prestijli Bellet şarap bölgesinin en önemli şaraphanelerinden biri. Ayrıca Fransa’nın en eski üzüm bağları arasında yer alıyor. Crémat, Saint-Sauveur ve Saquier tepelerine yayılan bağ; 10 hektarlık bir alanı kaplıyor. Burası coğrafi konumu sayesinde üzümlerin yavaşça olgunlaşmasını sağlayan olağanüstü bir mikro iklime sahip ve yıl boyunca Alpler’den ve Anges Körfezi’nden gelen rüzgârların etkisi altında kalıyor.

Château de Crémat
Château de Crémat

Nice gezimde saatlerce sahil boyunca yürüdüm. Kumsalda güneşlenen ve yüzen insanları izledim, Akdeniz’de süzülen yatlara baktım durdum. Parlayan güneşine doyamadım. Fransız Rivierası’nda gördüğüm şehirler içinde Nice’i açık ara çok daha fazla beğendim. Burası benim gözümde çok etkileyici, çok keyifli, enfes bir şehir!

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.