Monako

Monako Gezi Rehberi

Monako, Akdeniz’in kıyısında yer alan minik ama etkileyici bir prenslik. Burası sadece 2 km²’lik yüzölçümüyle Vatikan’dan sonra dünyanın en küçük ikinci ülkesi. Ancak lüks yaşam, zarif kumarhaneler ve muhteşem manzaralarıyla dev bir üne sahip. Biz burayı bir de Amerikalı aktris Grace Kelly ve Prens 3. Rainer’in peri masallarını andıran aşkından tanıyoruz. Günümüzde ülkeyi çiftin 2. çocuğu 2. Albert yönetiyor.

Monako
Monako

Avrupa’nın en eski yönetici ailesi olan Grimaldi ailesi, 1297 yılında Ceneviz Cumhuriyeti’ni yenip Monako’yu kurmuş. Fransa ile 2002 yılına kadar geçerli olan anlaşmaya göre Grimaldi ailesinden bir mirasçı olmaması durumunda ülkenin yönetimi Fransa’ya bırakılacaktı. 2002 yılındaysa Fransa ve Monako mirasçı kalmasa bile Monako’nun bağımsız devlet statüsünü koruyacağı yönünde anlaşma imzaladı.

Monako

Monako’da gezilecek yerler listesi

Burası Vatikan‘dan sonra dünyanın en küçük 2. ülkesi. Ama küçüklüğüne bakmayın, zenginlik ve lüks öyle bir boyutta ki insana akıl tutulması yaşatıyor.

Dünyanın en ünlü yarışlarından biri olan Formula 1 (F1) takvimindeki bir yarış olan The Monaco Grand Prix; her yıl mayıs ayında, normalde trafiğin aktığı Monte Carlo sokaklarında yapılıyor. Çok dar ve virajlı olan sokaklarda yapılması, yarışı hem sürücüler hem de izleyiciler için özel ve heyecanlı kılıyor.

Gençlerle yaptığım otobüsle Avrupa turunda Fransız Rivierası yani Côte d’Azur bölgesinde, Cannes ve Nice‘in ardından Monako’ya (Monaco) geldik.

Şimdi ister misiniz, bu küçük ülkeyi birlikte gezelim?

Monako Palais du Prince

Le Rocher Yarımadası’nda deniz seviyesinden yüksekte bulunan Palais du Prince, 13. yüzyılda bir Ceneviz kalesi olarak korunma amaçlı inşa edilmiş. Yüzyıllar boyunca restore edilen kale, son olarak 14. Louis tarzı lüks bir saraya dönüşmüş.

Monako
Palais du Prince Kaynak:Wikipedia (Public Domain, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=365749)

Sarayın önünde her gün gerçekleşen gösterişli nöbet değişim seremonisi izlemeye değer. Monako prensinin sarayda bulunmadığı zamanlarda kule bayrağı yarıya indiriliyor ve saray halka açılıyor.

Monako
Palais du Prince

Monaco Top Cars Collection

Müzede Prens III. Rainer’in 30 yıl boyunca biriktirdiği klasik otomobiller sergileniyor. Burada 1903 model De Dion’dan tutun da Ferrari’ler, Rolls Royce’lara dek; çok sayıda araba var.

Monako
Monako – Monaco Top Cars Collection Kaynak:Wikipedia (By Victor Grigas – Own work, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=62691563)

Musee Oceanographique (Okyanus Bilimi Müzesi)

1910 yılında açılan Musee Oceanographique (Okyanus Bilimi Müzesi), dünyanın en eski akvaryumlarından biri. Müzede Tropikal Akvaryum, Akdeniz Akvaryumu ve Köpekbalığı Lagünü olmak üzere toplam 3 akvaryum var. Jacques-Yves Cousteau’nun buluşları da sergileniyor. Müzedeki La Terasse Restaurant’ından Le Rocher Yarımadası’nın muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

Monako
Musee Oceanographique (Okyanus Bilimi Müzesi) Kaynak:Wikipedia (By Mister No, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=59426775)

Monako – Monte Carlo (Monte Karlo)

Monako’nun 5 bölgesinden biri olan Monte Carlo, ülkenin en zengin bölgesi. Burada dünyaca ünlü kumarhaneler, lüks oteller ve prestijli restoranlar var. Zenginlerin ve ünlülerin favori merkezinde abartılı lüksü görebilirsiniz.

Monako
Monte Karlo

Kumarhane (Casino), Monako’nun kalbinde yer alıyor. James Bond’un Never Say Never Again, Golden Eye ve Casino Royale filmleri bu kumarhanede çekildi. Ancak Monako halkının kumar oynamasına ve kumarhaneye girmesine izin yok.

Monte Carlo Casino Kaynak:Wikipedia (By Cristian Lorini, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=54262245)

Kumarhanenin içinde Monte Carlo Operası (diğer adıyla Salle Garnier) da var. Burası lüksün ve sanatın dünyadaki en ikonik buluşma noktalarından biri. Bina, Paris’in ünlü opera binası Palais Garnier’i tasarlayan Charles Garnier tarafından tasarlanmış. 1878-1879 yıllarında, sadece 8,5 ay gibi rekor bir sürede inşa edilmiş. Tarzıysa tam bir “Belle Époque” (Güzel Dönem) ihtişamını yansıtıyor; altın varaklar, freskler ve devasa kristal avizelerle dolu.

Monte Carlo, Boulevard Princesse Charlotte ve Boulevard des Moulins olmak üzere 2 şık bulvarla bölünüyor. Lüks butikleriyle Avenue de la Costa ve Opera Salonu, Monte Carlo’nun gözde yerlerinden. Monte Carlo’nun Michelin yıldızlı lüks restoranlarıysa damak tadını önemseyenlerle dolup taşıyor.

Jardin Exotique (Egzotik Bahçe)

1933 yılında açılan Jardin Exotique (Egzotik Bahçe), Akdeniz’e bakan dik bir uçurumun üzerinde yer alıyor. 7.000’den fazla çeşit bitkinin olduğu bahçe, eşsiz tropik bitkileriyle de oldukça güzel bir yer.

Monako
Monako – Jardin Exotique (Egzotik Bahçe) Kaynak:Wikipedia (By Georges Jansoone (JoJan) – Self-photographed, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=7817940)

Bahçede prehistorik döneme ait bulguların olduğu Gözlemevi Mağarası, Roma öncesi ve Roma dönemi koleksiyonlara ait koleksiyonların olduğu Antropoloji Müzesi’ni gezebilirsiniz.

Nouveau Musee National de Monaco

Müze; Monaco avant-garde resim, çizim ve fotoğrafların bulunduğu geçici sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Müze, 2 ayrı villayı kapsıyor: Egzotik Bahçe’nin yanındaki Villa Paloma ve Princess Grace Bulvarı’ndaki Villa Sauber.

Nouveau Musee National de Monaco Kaynak:Wikipedia (Par Jean-Pierre Dalbéra from Paris, France — Le musée d’anthropologie préhistorique (Monaco), CC BY 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=83094949)

Formula 1 (F1) yarışı dünyanın en ünlü yarışması. F1 takvimindeki bir yarış olan The Monaco Grand Prix, F1 sezonunun en klasik ve prestijli yarışlarından biri olarak biliniyor. Her yıl mayıs ayında gerçekleşen bu yarış, normalde trafiğin aktığı Monte Carlo sokaklarında yapılıyor. Çok dar ve virajlı olan sokaklarda yapılması, yarışı hem sürücüler hem de izleyiciler için özel ve heyecanlı kılıyor.

The Monaco Grand Prix Kaynak:Wikipedia (By Steve Gregory from Bradley Stoke, UK – Monaco 96, CC BY 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=2656655)

Burada en şaşırdığım şey, sarayın etrafındaki yerleşim yerlerinde hiç insan görmemek oldu. Hayalet şehir görünümündeki sokaklarda hiç hayat belirtisi yoktu. Mahallelerde gezerken restoranlarda gördüğüm insan kalabalığının aksine, en ufak bir insan izine rastlamadım. Lüks içindeki binalar, âdeta kaderlerine terk edilmiş gibiydi. Oysa liman bölgesindeki restoranlar ve kumarhaneler tıklım tıklımdı. İnsanlar burada sanki sadece eğlence peşinde koşup günlük hayatlarını terk etmiş gibiydi.

Monako; lüks hayatın her köşesinde hissedildiği, dünyanın en zengin insanlarının bazılarına ev sahipliği yapan, aynı zamanda da geleneklerine bağlı bir ülke. Bir gün görmeyi hep istediğim, gördüğüm için de çok mutlu olduğum Monako; kendimi âdeta film setinde hissettiğim, zarafetiyle benim gözümde hep farklı ve kendine has bir ülke olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.