Aydın’ın Çine ilçesindeki Gerga antik kentinin tarihi Arkaik döneme kadar gidiyor. Dağlar arasında kurulduğu için burası Karya karakterini korumuş olmasıyla dikkat çekiyor. Ancak antik kent mi, kült merkezi mi, kahraman adı mı, tanrı ismi mi olduğu hâlâ bilinmiyor. İçindeki oldukça iyi durumdaki tapınak (ya da anıt mezar) dünyanın hiçbir yerinde bulunmadığından Gerga sırrı tam anlamıyla çözülememiş bir yer. Buranın çevredeki bütün antik kentlerin ortak kullanım alanı olduğu da düşünülüyor.

Gerga antik kenti nerede? Gerga antik kentine nasıl gidilir?

Gerga antik kenti nerede ve nasıl gidilir sorusu en önemli mevzu. Çünkü Çine-Gerga antik kenti yolunun bir kısmı asfalt değil. Bu nedenle de araçla ulaşım neredeyse imkânsız. Aracınızı Madran Dağı’nın arkasındaki Alabayır Köyü veya Kırksakallar Köyü’ne park ediyorsunuz. Sonra da yürüyorsunuz. Eğer Alabayır Köyü’nden yürürseniz 3,5 km, Kırksakallar Köyü’nden yürürseniz 8 km’lik bir parkur sizi bekliyor. Ancak bu yolu mutlaka bir rehberle yürümenizi tavsiye ederim.

Gerga antik kenti yolları

Gerga antik kenti yolları

Eğer Muğla-Bodrum yolundan geliyorsanız iki alternatifiniz var. Eski Çine’den veya Bozdoğan üzerinden gelebilirsiniz. Bozdoğan yolu çok güzel. Her yer yemyeşil. Belli yerlerde yol fıstık çamları arasından geçiyor. Kurucuova Gölü sapağından sonra sola bir kamyon yolu var. O yoldan dönmeniz gerekiyor.

Gerga antik kenti yolları

Ben Gerga’ya Bodrum’dan kişiye özel turlar düzenleyen Ibex Adventure Club ile gittim. Eğer siz de risk almak ya da yürümek istemezseniz benim yaptığım gibi 4×4 jeep safari yapabilirsiniz. Gerçi bizim 4×4 bile amortisörü Gerga uğruna feda etti. Yer yer çamura saplanıp kurtulmaya çalıştık. Bazı yerlerde bizi taşımayacak köprülere denk gelip geri dönmek zorunda kaldık. Siz artık gerisini düşünün.

Gerga

IBEX ADVENTURE CLUB “Kudu Travel Agency”

https://www.ibextravel.com.tr/
📞 +90 (533) 515-3085
✉️ [email protected]

Gerga antik kenti

Ibex Adventure Club ile Gerga

Peki yolu bile olmayan, gizemini koruyan Gerga’ya gitmeye değer mi? Kesinlikle evet! Klasik Türkiye konusunda uzmanlaşmış bir arkeolog ve yazar olan ve Anadolu’nun antik kentlerini dolaşan George Ewart Bean, Gerga’yı şöyle tanımlamış: Buradaki kalıntılar öyle dikkat çekici ve alışılmadık ki bana göre daha büyüleyici bir yer yok. Ben de George Bean’e % 100 katılıyorum. Gerga çok ilginç, çok özel, çok başka türlü bir yer.

Gerga antik kenti

Burada üzüm, zeytin ezip suyunu çıkarmışlar

Gerga antik kenti gezilecek yerler

Gerga’da ne olduğu henüz anlaşılamayan yapılar, çeşmeler, heykeller, üzerinde Gerga, Gergas, Gergakame yazan kayalar var. Diğer antik kentlerden farklı olarak burada mermer kullanılmamış. Yapılar bölgenin gnays kayalarından inşa edilmiş. Taşlar mimari bir teknik ve büyük bir ustalıkla üst üste konularak yerleştirilmiş.

Gerga antik kenti

Teras yaratmak için duvar

Tapınak ya da anıt mezar

Gerga merkezi Karia tarzındaki kavisli bir teras duvarıyla çevrili. Terasın üzerinde tapınak mı, anıt mezar mı olduğu bilinmeyen bir yapı dikkat çekiyor. Kapının üzerindeki alınlıkta Gergas yazıyor.

Gerga antik kenti

Bu yapının tavanı ahşap görünümlü bir teknikle taş kirişler ve yassı taşlardan inşa edilmiş.

Gerga antik kenti

Bu mimaride bir yapı dünyanın hiçbir yerinde bulunmadığından Gerga’nın da ne olduğu tam anlamıyla çözülemiyor. Kazı çalışmaları devam ettikçe Gerga’nın bir kutsal alan mı, bir antik kent mi, yoksa bir tanrı veya kahraman ismi mi olduğu da anlaşılacak.

Gerga antik kenti

Heykel

Bu yapıdan sağa doğru ilerleyince kutsal alanın önemli bir yapısının izleri görülüyor. Ana kayaya işlenmiş aslan pençesi, boğa başı, aslan başı ve yerde yatar halde duran heykel kalıntıları var.

Gerga antik kenti

Aslan başı

Gerga antik kenti

Heykel

Çeşme

Bazı kaynaklara göre mezar denilen, George Ewart Bean’e göre ise bölgenin arazi ve iklim koşulları değerlendirilerek yapılan çeşme binalarının kalıntıları görülüyor.

Gerga antik kenti – Çeşme

Dikilitaş

Bu yapının aşağısında 2 dikilitaş var. 3,80 metre yüksekliğe, 2,50 metre genişliğe sahip dikilitaşlar üzerinde Gerga yazıyor. İki taşın arasında bir heykel olduğunu tahmin edilen çukurlar ve kaide parçaları var.

Gerga

Buradaki heykel ne yazık ki aşağıdaki bölüme düşmüş. Kybele’ye ait olabileceği düşünülen anıtsal heykelin baş kısmı da ne yazık ki artık yerinde değil. Bu baş kısmının kocaman ağzı ve birbirinden ayrık küçük gözleri varmış. Kaynaklardan ve çevre halkından öğrenildiği kadarıyla heykel 20-30 yıl kadar önceye kadar da sapa sağlam ayaktaymış. Maalesef binlerce yıllık insanlık miraslarını zarar veren define avcıları bunu da tahrip etmiş. Şimdi de heykel bizi artık bu hüzünlü hâliyle selamlıyor.

Sadece az sayıda doğa yürüyüşçüsünün rotasında yer alan ve çok da tanınmayan Gerga daha fazla bakımlı olursa, yolu yapılırsa adını da daha fazla duyuracaktır. Zaten bunu fazlasıyla hak ettiği kesin. Gerga antik kenti kazıları devam ederken daha fazla Gerga antik kenti sikkeleri ve tarihi yapıları bulunacağına da eminim. Umarım yol yapmadan önce bütün bu değerleri koruma altına almayı başarırız.

Keşfetmeniz dileğiyle…