Marakeş, Fas’ın orta kısmında bulunan ve ülkenin ilk başkenti olma özelliğini taşıyan bir şehir. Heybetli Atlas Dağları’nın etkileyici ve zikzaklı yamacında yer alan kent Atlantik ile arasında bir geçiş noktası oluşturuyor. Kızıl Şehir olarak adlandırılan Marakeş, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. 18 km surları ve 10 kapısı ile burası âdeta bir masal şehir gibi.

Buraya bizim gibi Fes’ten sonra gelecekseniz yol boyunca Atlas Dağları’nı izlemeye doyamayacaksınız. İtalya’da Toskana Vadisi ne kadar muhteşemse burası da aynı şekilde görsel bir şölen sunuyor.

Fas turu sırasında otobüs yolculuğumuzda Afrika’nın en önemli üniversitesi olan Al Akhawayn’ı geçtik. Sonra bir kayak merkezi olan İfran kasabasında mola verdik. İfran’da küçük bir gölet kenarında yürüyüp nefis dağ havası aldık. Tekerlek üstünde geçen 12 saatlik otobüs yolculuğunun ardından da Marakeş’e vardık.

İfran – Marakeş’e giderken

Neyse ki otelimiz Zalag Kasbah spası ile günün bütün yorgunluğunu aldı. Yine de Aysen de ben de o kadar yorulmuşuz ki akşamki Chez Ali Show’a gidemedik. Zaten gezgin bir akrabam uyarmıştı, gitmesen de olur gibisinden. Gidenlerden beğenenler de olmuş, beğenmeyenler de. Artık bu durumda gidip gitmemek kişiye kalmış diyeceğim.

Marakeş gezilecek yerler

Fas’ın en ilginç şehri Marakeş gezilecek yerler açısından oldukça zengin.

Palmiye ormanı

Kentte 1.000.000 adet palmiye ağacı var. 1990 yılında hastalığa tutulan ağaçlar için bir üniversite özel aşı geliştirmiş. Ağaçlar bu şekilde kurtulmuş. Bu ağaçların hepsi artık palmiye ormanında koruma altında. Günümüzde imara açılan arazilerde palmiyesi olanlar ancak ağaçları palmiye ormanına taşıdıktan sonra inşaata başlayabiliyorlar. Bu hizmeti de ağaç başına € 1.200 taşıma ücreti ödeyerek yapıyorlar. Kaçak inşaat ve palmiye kesme söz konusu olursa ağır hapis cezası var.

Marakeş

Palmiye ormanı

Koutobia (Kutubiyye) Camisi

Şehrin en büyük camisi konumundaki Koutoubia Mosque 12. yüzyılda inşa edilmiş. Camiye bu isim yakınındaki pazarda bir zamanlar yapılan kitap satışı geleneğini onurlandırmak için verilmiş. Yakup el Mansur orijinal caminin kıblesinin yanlış yönde olduğunu iddia ederek Koutobia Camisi’ni yıktırmış ve yeniden yaptırmış.

Marakeş

Koutobia (Kutubiyye) Camisi

Caminin 67 metrelik muazzam bir minaresi var.

Marakeş – Koutobia (Kutubiyye) Camisi

Jemaa El Fna (Fenalıklar Meydanı)

İşte kentin kalbi ve en sıra dışı yeri. Buraya Fenalıklar Meydanı denmesinin sebebi 11. yüzyılda suçluların bu meydanda cezalandırılmasıymış. Mesela hırsızların eli burada kesiliyormuş.

Marakeş

Jemaa El Fna (Fenalıklar Meydanı)

Meydanda ölülerden topladıkları dişlerle anında implant yapmaya hazır bulunan dişçileri, yılan oynatıcılarını, büyücüleri izleyebilirsiniz. Ayrıca yılanları boynunuza dolayarak ve maymunları kucaklayarak fotoğraf çektirebilirsiniz. Fotoğraf çektirmenin bedeli 20 dirhem. Eğer buna cesaretiniz varsa anılarınızı kalıcı kılmak bence hiç de fena bir fikir değil. Bense sadece etrafımdakileri fotoğraflayıp kendim yılanın kuyruğuna dokunmakla yetindim. O kadar.

Marakeş – Jemaa El Fna (Fenalıklar Meydanı)

Meydanda belli bir saatten sonra açık hava restoranları mantar gibi bitiyor. Sadece o gün kurulduğunu sandığım bu restoranların aslında her gün aynı faaliyet içinde olduğunu öğrenmek ise hayret verici. Burası hem yerli halk ile hem de turistlerle dolup taşan bir panayır yeri gibi.

Marakeş

Jemaa El Fna (Fenalıklar Meydanı)

Jemaa El Fna (Fenalıklar Meydanı)

Marakeş – Souk

Her ne kadar belki de dünyanın başka hiç bir yerinde görülmeyecek enteresanlıkta olsa da meydanın anormal kalabalığının beni yorduğunu da söylemeliyim. Meydanı çeviren geleneksel çarşıya (souk) dalıp alışveriş yapmak ve yer yer agresifleşen esnafıyla kaynaşmak da bana ekstra yorgunluk verdi.

Marakeş

Souk

Bahia Sarayı

Bahia Sarayı 1873-1906 arasında Ba Ahmet tarafından yaptırılmış. Ba Ahmet 4 eşinden kendisine ilk erkek evlat veren Bahia’nın ismini bu saraya vermiş.

Marakeş

Bahia Sarayı Kaynak:Wikipedia (By Val Traveler – Own work, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=82450652)

Nastassia Kinski’nin Harem filminin çekildiği Bahia Sarayı sizi mis gibi portakal çiçeği kokularıyla karşılayan bir saray. Sarayın fotoğrafları belki size bir fikir verecektir ama ah o kokuyu da size hissettirebilseler. O içinize işleyen mis gibi koku eşliğinde gezeceğiniz saray işte o zaman hatırınızda bambaşka kalırdı.

Majorelle Bahçesi

Burası hem Marakeş hem de bütün Fas gezinize damgasını vuracak bir yer. Fransız ressam Jacques Majorelle’in 1924’te arazisini alıp 1947’de açtığı, kaktüsler ve bambularla süslenen bahçe Majorelle öldükten sonra mirasçıları tarafından Yves Saint Laurent’e satılmış. Yves Saint Laurent öldükten sonra da külleri Majorelle Bahçesi’ne atılmış.

Marakeş – Majorelle Bahçesi

Marakeş

Majorelle Bahçesi

Marakeş

Majorelle Bahçesi

Bahçenin içinde Yves Saint Laurent’in aşk temalı kendi çizimleri olan kartpostalların sergilendiği Aşk Müzesi de bu muhteşem bahçeye ayrı bir ruh katıyor. Eğer Fas gezisinden hatırınızda hiçbir şey kalmayacak bile olsa (ki bu mümkün değil!) kendi küçük ama ruhu ve enerjisi kocaman Majorelle Bahçesi’ni her daim anımsayacaksınız. Burası benim keşke ömrüm burada geçse dediğim, dünya üzerinde gezdiğim yerler içinde en özellerinden birisi olarak hafızama kazınmıştır.

Majorelle Bahçesi

Marakeş – Majorelle Bahçesi

Ali Bin Yusuf Medresesi (Ben Youssef Madrasa)

14. yüzyılda kurulan medrese 1565’te Sahabe Hanedanı döneminde genişletilerek Fas’ın en büyük medresesi haline getirilmiş. Kuruluşundan itibaren 400 yıl boyunca dini ve bilimsel konularda önemli bir eğitim kurumu vazifesi gören medrese 1960’ta kapatılmış. Restorasyon çalışmaları sonucunda 1982’de halka açılan tarihi yapı öğrencilerinin zamanında ders dinlemek için etrafında toplandıkları havuzun bulunduğu geniş avlusu, mozaikleri ve duvar işlemeleriyle kendisine hayran bırakıyor.

Marakeş

Ali Bin Yusuf Medresesi (Ben Youssef Madrasa) Kaynak:Wikipedia (By Michal Osmenda from Brussels, Belgium – Marrakesh, Ben Youssef Medersa, CC BY-SA 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=24416706)

Fas’a gelmeden önce hep Marakeş’in methini duymuştum. Ancak itiraf etmem gerekir ki kent beni o denli etkilemedi. Yine de burayı hatırladığımda aklıma gelecek muhteşem bir yer var ki o da Majorelle Bahçesi…