Dublin, İrlanda’nın başkenti ve en büyük şehri. Liffey Nehri’nin ağzında ve Dublin Kontluğu’nun merkezinde yer alıyor. Paris ve Londra’dan sonra Avrupa’nın en çok ziyaret edilen başkenti olan kent, Avrupa’nın yaşanacak en iyi başkenti sayılıyor. Viking yerleşimlerinin merkezi olarak kurulan Dublin, Orta Çağ’dan beri İrlanda’ya başkentlik yapıyor.

Dublin ismi İrlandaca’da “siyah havuz” anlamına gelen Dubh Linn kelimesinden geliyor. Dubh Linn’in yerleşim yeri olarak tarihi M.Ö 1. yüzyıla kadar uzanıyor.

Dublin

Şehre gelir gelmez ilk dikkatimi çeken şey insanların şıklığı ve güler yüzlülüğü oldu. Kıpır kıpır olan bu şehir âdeta insanlarının güzelliğini kendine yansıtmış gibiydi.

Bir de tabii ki bu şehirde tersimin döndüğünü söylemeliyim. İngiltere gibi trafiği soldan akan (yani bize göre ters olan) İrlanda’da karşıdan karşıya geçerken hangi yöne bakacağımı, otobüsün kapısının nereden açılacağını, şoför koltuğunun ne tarafta olduğunu falan kavrayabilmiş değilim. Hayatım sanki birden bire alt-üst olmuş gibi :-) .

Havalimanından şehir merkezine giden otobüsler var. Dublin’in Havataş’ı ise Airlink veya Aircoach. Ben ulaşım için belediye otobüslerini tercih ettim (hem wi-fi da var :-) ).

Dublin

Hostele vardığımda odadaki tek kızın ben olduğumu gördüm. Bırak odada kızlı erkekli kalmayı, banyo ve tuvalet bile ortaktı :-) . Millet neleri aşmış, biz memlekette nelerle uğraşıyoruz diye düşünmeden edemedim. Odaya saygıyla giren, sessiz hareket eden erkek oda arkadaşlarımın arasında huzurla uykuya daldım :-) .

O garip 3 uçlu prizlerine uygun adaptör getirmediğim için telefonumu şarj edemedim. Neyse ki yanımda güç kaynağım vardı da kalacağım kısa süre içinde telefonumu şarj etmeme yetti. Kıssadan hisse: Siz siz olun, İngiltere veya İrlanda’ya gidecekseniz 3 uçlu adaptörünüzü, Kuzey Amerika’ya gidecekseniz yassı 2 uçlu adaptörünüzü telefonunuzun yanında getirmeyi unutmayın! Teknolojiden uzak kalırsak n’aparız sonra mazallah?

Dublin gezilecek yerler

Küçük bir kaçamak yapacak ve daha önce gitmediğim bir ülkeye ayak basacağım. Aslında İrlanda’ya geliş hikâyem biraz değişik. Şöyle ki: Katıldığım otobüsle Avrupa turu sırasında Hollanda’dan satın aldığım iphone’umun vergi iadesini alamadım. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Meğer yurt dışında yapılan alışverişlerin vergi iadesi ancak uçakla ülkeden çıkış yapılıyorsa alınabiliyormuş! Ülkeden uçakla çıkılmayan durumlarda ise bu vergi iadesi Avrupa Birliği üyesi başka bir ülkenin havaalanından 3 ay içinde alınabiliyormuş. Ben de demokrasilerde çareler tükenmez dedim. Kendime daha önce gitmediğim bir Avrupa Birliği ülkesi aradım ve piyango İrlanda’ya çıktı! Yani Hollanda’da başlayan iphone maceram İrlanda’da çözüme kavuşacaktı. Bir gezgine yakışan çözüm de tabii ki böyle olmalıydı :-) .

Dublin’de şehir merkezini yürüyerek gezebilirsiniz. Sokaklarda kaybolmanız neredeyse imkânsız. Çünkü ara sokaklarda bile civar mekânların yönünü gösteren levhalar var. Hadi diyelim bu levhaları da görmediniz, güler yüzlü ve yardımsever Dublinliler her daim hizmetinizde :-) .

Dublin

Trinity Kolej ve Kütüphanesi

Avrupa’nın en prestijli üniversitelerinden birisi olan Trinity College, 1592’de Kraliçe Elizabeth I desteği ile kurulmuş. Nobel ödüllü pek çok mezunu bulunan üniversitenin binası da oldukça görkemli. 1 milyondan fazla kitabı içinde barındıran kütüphanesi ise şehirde ilk görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Dublin

Trinity College

İrlanda Ulusal Müzesi

İki farklı yerde bulunan Ulusal Arkeoloji ve Tarih Müzesi ile Ulusal Dekoratif Sanatlar Müzesi, İrlanda tarihinin çeşitli dönemlerine ışık tutuyor.

Dublin

İrlanda Ulusal Müzesi Kaynak:Wikipedia (By Photograph by Mike Peel (www.mikepeel.net)., CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=3991093)

O’Connel Caddesi ve Posta Binası

Merkezinde heykel ve anıtların olduğu bu cadde Dublin’in ana merkezlerinden birisi. Paris’in Champs-Elysees Bulvarı’na benziyor. Büyük ve etkileyici evler görebileceğiniz caddede yürürken Posta Binası’nı da görebilirsiniz.

dublin-oconnel

Dublin – O’Connel Caddesi

King ve Grafton Caddeleri

King Caddesi üzerindeki Gaiety Theatre’ın önünde sanatsal faaliyetleri izlemek için sıraya girenleri görünce ülkemizde bu manzara olmadığı için üzülecek, Grafton Caddesi’nin hareketliliğinde kendinizden geçeceksiniz. Hele benim gibi Noel zamanı buraya geldiyseniz cadde süslemelerine bakarken kaybolmanız an meselesi.

Dublin

Grafton Caddesi

St. Patrick Katedrali

St. Patrick Katedrali, İrlanda’nın en büyük ulusal kilisesi. 1911 yılında yapılan katedral, 1800’lü yıllarda restore edilmiş.

Dublin

St. Patrick Katedrali

İrlanda Ulusal Galerisi

Şehir merkezinde yer alan İrlanda Ulusal Galerisi, 1864 yılında kurulmuş. İrlanda ve Avrupa sanatı ile ilgilenenler, bu galeriyi fazlasıyla beğeniyor.

İrlanda Ulusal Galerisi Kaynak:Wikipedia (By NTF30 – Own work, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=64325988)

Dublin Kalesi

Peri masallarından bir görüntü sunan Dublin Kalesi, yüzyıllar boyunca yıkılıp restore edilmiş. Orta Çağ stilindeki kalede günümüzde modern hükümet ofisleri bulunuyor. Bahçesi de oldukça güzel.

Dublin Kalesi

Phoenix Park

Dünyanın en büyük kapalı belediye parkı olarak anılan Phoenix Park’ının içinde çok önemli yerler var. Burada İrlanda Başkanı’nın evinden Amerika Büyükelçilik Binası’na, Dublin Hayvanat Bahçesi’ne ait serbest gezen geyiklere, anıtlara ve polo/kriket alanlarına kadar pek çok şey görüyorsunuz. NYC’de Central Park, Londra’da Hyde Park ne kadar önemliyse, Dublin’de de Phoenix Park o derece önemli. Hatta belki daha da fazla. Yeterince vaktiniz varsa burada 1 tam gün bile geçirebilirsiniz.

Dublin

Phoenix Park

Kilmainham Cezaevi

1796 yılında inşa edilen ve İrlanda tarihinde önemli bir yere sahip olan bu kocaman hapishane, günümüzde müze olarak kullanılıyor. Birçok İrlanda liderinin de yattığı cezaevinde idamlar da olmuş. Bense burayı maalesef ziyaret edemedim. Çünkü biletler tükenmişti. Kentin bu ünlü yerini gezmek istiyorsanız aman önceden internet üzerinden biletinizi almayı ihmal etmeyin.

Kilmainham Cezaevi

Dublin

Kilmainham Cezaevi

Dublinia (Viking / Orta Çağ Bölgesi)

Yaşayan tarih müzesi Dublinia, ziyaretçilerine Viking ve Orta Çağ tarihini yaşatmayı hedefliyor. Viking ve Orta Çağ kıyafetleri içindeki aktörlerin eşliğinde siz de burada zamanda yolculuk yapabilirsiniz.

Dublinia Viking / Orta Çağ Bölgesi

Guinness Bira Fabrikası

İrlanda’nın meşhur Guinness Biralarının 7 katlı eski fabrikası, bugün müze olarak ziyarete açık. Burası Dublin’de en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor.

Guinness Bira Fabrikası

Guinness Bira Fabrikası

Temple Bar

Genç nüfus nedeniyle Dublin gece hayatı oldukça hareketli. Geleneksel İrlanda barlarının yanı sıra şık barlar ve gece kulüpleri de şehrin gece hayatının önemli bir parçası. Bu konuda özellikle Temple Bar bölgesi popüler mekânları ile tercih ediliyor.

Temple Bar Music Center, The O2, The Bernard Shaw ve The Royal Dublin Society canlı müzik, konser dinlemek isteyenler için en popüler mekânlar. The Lost Society, Lillie’s Bordello ve PoD ise şehrin en meşhur gece kulüpleri arasında başı çekiyor. Murray’s Bar giriş ücreti ödemeden İrlanda müziği dinlenebilecek bir mekân.

Oliver St John Gogarty’s

Şehirde yaklaşık 1.000 tane bar var. Bunların en popülerleri (ve en pahalıları) Oliver St John Gogarty’s ve bölgeye ismini veren Temple Bar. Bu 2 bar oldukça turistik olduğu için fazlasıyla kalabalık. Bu barların dışından selfie çekmek için sıraya girenleri görünce şaşırmayın.

Temple Bar

Şüphesiz Dublin’e gelmişken civarlarını da keşfetmek lazım. Bunlardan en önemlisi de gerçek İrlanda’nın hissedileceği Cliffs of Moher (Moher Uçurumları). İkinci önemli bölge ise Gerard Butler ve Hilary Swank’in P.S. I Love You filmini çevirdiği yerleri de içinde barındıran Wicklow Dağları. Bu iki yere de günü birlik turlarla gitmek mümkün. Ayrıca Dublin’in yakınındaki Howth kasabası da oldukça güzel.

Cliffs of Moher

Dublin’de nerede yemek yenir?

İrlanda mutfağında patates ve çok iyi pişirilmiş et başı çekiyor. Deniz ürünleri de var. Özellikle somon ve istiridye İrlanda’da mutlaka yenmesi gerekenler arasında yer alıyor. Haşlanmış patatesi yeşil soğan, yağ ve süt ile püre halinde sundukları Champ, Champ’e lahana ekleyerek elde ettikleri Colcannon, et ve patatesten yaptıkları Cottage Pie, patates, un, soda ve yumurtadan yaptıkları bir krep olan Boxty, sebzeli ve patatesli bir güveç yemeği olan Irish Stew geleneksel İrlanda yemekleri arasında yer alıyor. Üzümlü kek gibi olan sodalı ekmekleri ise kahvaltı için tercih edilen yemeklerden birisi. Deniz tuzlu dondurmaları da tadılmaya değer. Gallagher’s Boxty House, Chapter One, L’Ecrivain, Doheny&Nesbitt, Ely, Farm, The Dylan Restaurant, Fallon&Byrne, yöresel İrlanda mutfağı lezzetlerini tadabileceğiniz en çok önerilen restoranlar arasında yer alıyor. Fish&Chips yemek için Leo Burdock’s’a, dondurma için ise Murphy’s’e gidebilirsiniz.

Fish and chips

İçecek olarak İrlanda Viskisi, İrlanda Birası, İrlanda Kahvesi (İrlanda viskisi karıştırılıyor) ve İrlanda Likörü yerel içkiler arasında sayılabilir.

Dublin’de gözüm yeşile, ruhum medeniyete doydu. Geçirdiğim kısa süre yetmedi ama bu kısacık zamanda bile burası yüreğimde kocaman bir yer edindi. Köylerinde kaybolmak, doğasına hayran kalmak, mis gibi havasını koklamak, tepelerine tırmanmak, golf sahalarında oynamak da bir sonraki gezim için planlarım arasında.