İspanya’nın Endülüs Özerk Bölgesi’nde Emevi kültürünün en çok hissedildiği şehir olan Granada, hem İslam hem de İspanyol etkilerini birlikte barındıran masalsı bir kent. “Yürümek ve düşlemek için yaratılmış şehir” olarak anılan Granada; karlı dağları, daracık sokakları ve güzel mimarisiyle her saniye insanı bulutlar üstünde uçuyor gibi hissettiriyor. Döneminde dünyanın en önemli kütüphanelerinden biri olan Granada kütüphanesinde tam 1.000.000 cilt kitap yakılmış. Ünlü fizikçi Pierre Curie, 20. yüzyıl başında bununla ilgili şöyle söylemiş: Müslüman Endülüs’ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Yakılan 1.000.000 kitabın yarısı kalsaydı, çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık. Granada edebiyat dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil. Şehirdeki Alhambra, Generalife, Albayzín; UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Granada

Granada

15. yüzyıl başlangıcında günümüzdeki İspanya ve çevresindeki topraklarda Kastilya, Aragon, Navarra, Portekiz, Granada krallıkları varmış. Katolik hükümdarlar Kastilya Kraliçesi I. Isabella ve Aragon Kralı II. Ferdinand’ın evliliği, İspanya’nın de facto birliktelikten hukukî birlikteliğe geçmesini sağlamış. 2 krallığın konfederasyonu, İspanya’nın birleşme sürecini başlatmış. Ayrıca Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’yı keşfi, güçlü bir sömürge imparatorluğunun başlangıcı olmuş. 1482-1492 yılları arasında bu hanedanların yönettiği İspanya ve Granada Nasrid Krallığı (Nasrid Hanedanlığı’nın Granada Emirliği) arasında çıkan Granada Savaşı sonucunda Granada Nasrid Krallığı yenilmiş ve İber Yarımadası’ndaki İslami yönetim son bulmuş. Endülüs’ten binlerce Müslüman ve Yahudi kaçmak zorunda kalmış.

El Hamra Sarayı

El Hamra Sarayı

Granada’da gezilecek yerler listesi

Granada, Endülüs turu rotalarının da en güzel şehirlerinden biri. Burada Endülüs mimarisinden etkilenen İslami tasarıma sahip yapılar dikkatinizi çekiyor. Bu tarz mimariye Neomudejar deniyor. Kökeni Arapça’da Müdeccen kelimesinden gelen Mudejar, İspanyolca “Kalanlar” anlamına geliyor.

Sevilla‘dan akşam bindiğim otobüsle Granada’ya geldim. Konaklamak için şehrin en güzel  bölgesi olan tarihi merkezi Centro’yu seçtim. Modern merkez ve lüks arayanlar içinse Genil daha uygun bir yer.

Şehri yürüyerek gezebilirsiniz. Şimdi gelin, Granada’da gezilecek yerler listesine bir göz atalım…

Granada

Granada

El Hamra Sarayı (Alhambra Sarayı)

Endülüs mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan El Hamra Sarayı Kompleksi, Daro ve Ganil ırmaklarına hâkim bir tepede yer alıyor. Kompleksin içinde Generalife (Cennet’ül Arif) Bahçeleri, Carlos V (Charles V) Sarayı (içinde El Hamra Müzesi ve Güzel Sanatlar Müzesi var), Nasrid Sarayı ve Alcazaba Kuleleri olmak üzere 4 bölüm var. El Hamra Sarayı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Granada - El Hamra Sarayı

El Hamra Sarayı

Biletlerin aylar öncesi tükendiği El Hamra Sarayı’na (Alhambra Sarayı) biletimi 3 ay önceden online satın aldım. Size de erken davranmanızı öneririm.

Granada - El Hamra Sarayı - Charles V Sarayı

El Hamra Sarayı – Charles V Sarayı

Araplar’ın suya verdiği değer El Hamra’da çok net görülüyor. Havuzlar, bahçe ve saray anında insanı kendine hayran bırakıyor. Masal diyarı gibi olan sarayda gezerken beni tek rahatsız eden şey rüzgârlı ve soğuk hava oldu. Ne de olsa aylardan mart. Dağlardaki karın ve tepede bulunmanın etkisiyle ellerimin donduğunu hissettim. Soğuktan tir tir titredim. Yine de itiraf etmeliyim ki hiç sevmediğim soğuk hava bile buranın büyüsünü bozamadı. Ayrılmak istemeden El Hamra’nın her köşesini âdeta ezberleyerek dolaştım.

Granada - El Hamra Sarayı - Nasrid Sarayı

El Hamra Sarayı – Nasrid Sarayı

Generalife

Generalife, Al-Granada Emirliği’nin Nasrid hükümdarlarının yazlık sarayıymış. Elhamra Saray Kompleksi’nin doğusunda, yokuş yukarısında yer alıyor. Generalife, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.

Generalife

Generalife

Albaicin (Arap Mahallesi)

Elhamra’dan çıkınca şehre inen yol Plaza Nueva’ya çıkıyor. Meydanı gördükten sonra Albayzín’e (Albaicin – Arap Mahallesi) gidebilirsiniz. Nehrin kenarındaki Arnavut kaldırımlı dar yoldan yürüyerek şehrin köklü tarihiyle tanışabilir, şehrin ruhunu yaşayabilirsiniz. Bir de ara sokaklara dalıp bölgeyi iyice keşfedebilirsiniz.

Albaicin

Albaicin

Mağribi halkının yerleştiği bölge olan Albaicin, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Bir tarafı El Hamra’ya, bir tarafı da şehre bakan muhteşem manzaralarıyla beni de en çok etkileyen yer burası oldu. Artık havasından mı, suyundan mı, yoksa her soruma istisnasız gülerek cevap veren insanlarından mı; bilemem.

lbaicin'den (Arap Mahallesi) El Hamra Sarayı

lbaicin’den (Arap Mahallesi) El Hamra Sarayı

Albaycin’de turistik olmayan lokal bir yerde flamenko gösterisi izlemek isterseniz, Jardines de Zoraya doğru adres.

Sacromonte Bölgesi

Sacromonte, eğlence dolu mağaralarıyla tanınıyor. Eskiden çingenelerin yerleşim yeri olan bölge bugün de çingene eğlencelerinin sürdüğü yer. Burası aynı zamanda yerel dans/müzik mosca ve capııcha’nın doğduğu yer olarak tanınıyor.

Granada - Sacromonte

Sacromonte

Alcaiceria (Şark) Çarşısı

Alcaiceria (Şark) Çarşısı, Arap kültürünü ve otantikliğini yaşatıyor. Keyifle gezdiğim bu ara sokaklarda sırt çantamı ağırlaştırmamak için yeğenime aldığım ufak hediye ve magnetler dışında ne yazık ki eli boş döndüm.

Alcaiceria (Şark) Çarşısı

Alcaiceria (Şark) Çarşısı

Granada Katedrali (Capilla Mayor)

İspanya’nın ikinci en büyük katedrali olan Capilla Mayor (Granada Katedrali), Granada’nın Müslümanlar’dan alınmasından sonra Kraliçe Isabella’nın emriyle inşa edilmiş. Endülüs bölgesindeki pek çok yapının olduğu gibi bu katedralin de bulunduğu yerde önceden bir cami varmış.

Capilla Mayor (Granada Katedrali)

Capilla Mayor (Granada Katedrali)

Katolik Hükümdarlar Kastilya Kraliçesi I. Isabella ve Aragon Kralı II. Ferdinand, Toledo‘daki San Juan de los Reyes Manastırı’nı hem oğulları Juan’ın doğumu ve 1476 Toro Savaşı’nda alınan zaferin şerefine hem de öldükten sonra gömülmek üzere yaptırmışlar. Ancak öldüklerinde buraya değil, Granada Katedrali’nin içine gömülmüşler.

San Jeronimo Manastırı

San Jeronimo Manastırı, Hristiyanlar’ın şehri fethetmesinden sonra ilk inşa edilen manastır.

San Juan De Dios Bazilikası

San Juan De Dios Bazilikası 18. yüzyılda Barok stilinde yapılmış.

Iglesia de San Justo y Pastor (Parish of Ss. Justus and Pastor – Aziz Justus Kilisesi ve Pastörü)

Almoravid ve Albayzin bölgelerinde bulunan birçok süslü kiliseden biri olan Aziz Justus Kilisesi ve Pastörü, şehirdeki çoğu Katolik ibadethanelsi gibi 1492’de Granada’nın Fethi’nden sonra inşa edilmiş. Granada Üniversitesi’nin ana kampüsünün karşısında yer alıyor ve bir zamanlar üniversite şapeli olarak kullanılmış.

Aziz Justus Kilisesi ve Pastörü

Aziz Justus Kilisesi ve Pastörü

Güneş parıldarken bir taraftan aldığım dağ havasıyla sokaklarda dolaşmak enerji depolamamı ve huzura ermemi sağladı.İtiraf ediyorum, yediğim deniz ürünlü paellanın da bunda katkısı vardır… ve Endülüs’ün bu güzel şehrinin ne kadar büyüleyici olduğunu düşündüm durdum.

Granada’ya isteksizce veda ederek otobüsle Cordoba‘ya doğru yola çıktım. Aklımda Elhamra ve Albaicin, yüzümde gülümseme vardı…