Koblenz

Koblenz Gezi Rehberi – Ren & Mosel Nehri Arasında

Almanya’nın Koblenz şehri; Rhineland- Pfalz eyaletinde, Orta Rhine Vadisi’nde yer alıyor. Şehrin bir bölümü Ren (Rhine), bir bölümü Mosel (Moselle) Nehri kıyısında kalıyor. Kurulduğu vadi, çok sayıda köprüyle karşı kıyılara bağlanıyor. Burası Ren Nehri üzerinden yapılan ticaretin ve lojistiğin önemli noktalarından biri. Koblenz, konumu nedeniyle geçmişten bu yana birçok ulaşım ağının merkezi olmuş. Geçmişte nehirler, askeri açıdan büyük önem taşımış. Bu nedenle nehirlerin her iki tarafına çok sayıda kale inşa edilmiş. Alman ordusunun önemli bir bölümü de hâlen Koblenz’de bulunuyor. Koblenz ve Rüdesheim arasında kalan Ren Nehri’nin 65 km’lik bölümünü oluşturan Yukarı-Orta Ren Vadisi (Ren Boğazı), UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Burası M.Ö 8 yılında Drusus tarafından bir Roma ordugâhı merkezi olarak kurulmuş. Şehir 978 yılında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’na katılmış, 1798-1813 yılları arasında Fransız Rhin-et-Moselle idari ilinin merkezi olmuş, 1815’ten sonra da Prusya Krallığı’na katılmış. II. Dünya Savaşı’nda kısmen yıkılan şehir, kısa bir süre sonra yeniden eski hâline dönmüş.

Koblenz
Koblenz

Koblenz’de gezilecek yerler listesi

Mosel Nehri, Koblenz’de Ren Nehri ile birleşiyor. Fransa‘da doğan Mosel Nehri’nin Almanya sınırlarındaki uzunluğu 200 km civarında. Bizse Romantik Ren & Mosel Nehir Turu‘nun 4. gününde Romantik Yol’dan ilerleyerek Koblenz’e geldik.

Kente gece ışıklarında girdik. Denk geldiğimiz festival nedeniyle şehir oldukça kalabalıktı. Her köşede festivalin tadını çıkaran, sohbet eden ve keyifle vakit geçiren insanlar vardı. Ne de olsa Almanya denince ilk olarak akla rengârenk sokak festivalleri ve coşkulu şehir yaşamı geliyordu. Koblenz’de de her köşe başı, bu hareketli ve cıvıl cıvıl atmosferle doluydu.

Koblenz - Ehrenbreitstein Kalesi'nden manzara
Ehrenbreitstein Kalesi’nden manzara

Deutsches Eck (Alman Köşesi)

Ren ve Mosel nehirlerinin birleştiği yere Deutsches Eck (Alman Köşesi) deniyor. 1897 yılında Alman İmparatoru I. Wilhelm anısına (ölümünden 9 yıl sonra) burada dev bir atlı heykel inşa ettirilmiş.

Deutsches Eck (Alman Köşesi)
Deutsches Eck (Alman Köşesi)

II. Dünya Savaşı’nda hasar gören heykel, sonradan tamamen yıkılmış. 1990’da Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin ardından yıkılan heykel, aslına uygun olarak tekrar yapılmış. Bugün heykelin olduğu yerde 16 eyalet bayrağı, Alman birliğinin anısına dalgalanıyor.

Festung Ehrenbreitstein (Ehrenbreitstein Kalesi)

Avrupa’nın en iyi korunmuş ikinci en büyük kalesi olan Festung Ehrenbreitstein (Ehrenbreitstein Kalesi), 1817-1828 yılları arasında inşa edilmiş.

Festung Ehrenbreitstein (Ehrenbreitstein Kalesi)
Festung Ehrenbreitstein (Ehrenbreitstein Kalesi)

Kaleye teleferikle çıkabiliyorsunuz.

Festung Ehrenbreitstein'e (Ehrenbreitstein Kalesi) teleferikle çıkabiliyorsunuz
Festung Ehrenbreitstein’e (Ehrenbreitstein Kalesi) teleferikle çıkabiliyorsunuz

Şehrin iki nehrin kesişimindeki muhteşem manzarasını görmek istiyorsanız, siz de mutlaka kaleye çıkmalı ve burada gün batımını izlemelisiniz.

Festung Ehrenbreitstein'den (Ehrenbreitstein Kalesi) Koblenz manzarası
Festung Ehrenbreitstein’den (Ehrenbreitstein Kalesi) Koblenz manzarası

Mittelrhein Museum (Orta – Ren Müzesi)

Altstadt (Eski Şehir) bölgesinde yer alan Mittelrhein Museum (Orta – Ren Müzesi), 1835 yılında kurulmuş. Almanya’nın en eski sanat müzelerinden biri olan Mittelrhein Müzesi’nde Barok dönemden Orta Çağ koleksiyonlarına dek pek çok eser sergileniyor.

Mittelrhein Museum (Orta - Ren Müzesi)
Mittelrhein Museum (Orta – Ren Müzesi)

Schloss Stolzenfels (Stolzenfels Şatosu)

Neo-Gotik tarzdaki Schloss Stolzenfels (Stolzenfels Şatosu), şehir merkezine birkaç kilometre uzaklıkta yer alıyor. Şato 13. yüzyıla ait bir şatonun kalıntıları üzerine 1842 yılında yeniden inşa edilmiş.

Koblenz
Schloss Stolzenfels (Stolzenfels Şatosu) Kaynak:Wikipedia (By Holger Weinandt – Own work, CC BY-SA 3.0 de, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=40032919)

Herz-Jesu Kirche (İsa’nın Kalbi Kilisesi)

Mimar Ludwig Becker tarafından 1900 yılında tasarlanan Katolik kilise Herz-Jesu Kirche (İsa’nın Kalbi Kilisesi), 1903 yılında tamamlanmış. 1944’te hava saldırısında tamamen hasar gören kilise, 1950-1953 yılları arasında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş.

Koblenz
Koblenz – Herz-Jesu Kirche (İsa’nın Kalbi Kilisesi) Kaynak:Wikipedia (By Holger Weinandt – Own work, CC BY-SA 3.0 de, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=18269865)

Bazilika Sankt Kastor (Aziz Kastor Bazilikası)

836 yılında inşa edilen Romanesk kilise Bazilika Sankt Kastor (Aziz Kastor Bazilikası); imparatorların, kralların buluşma yeri olmuş.

Bazilika Sankt Kastor (Aziz Kastor Bazilikası) Kaynak:Wikipedia (By Holger Weinandt – Own work, CC BY-SA 3.0 de, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=18929567)

Liebfrauenkirche

İnşası 5. yüzyıla dayanan Katolik kilise Liebfrauenkirche 1944’te hasar görmüş, 1955’te yeniden inşa edilmiş.

Koblenz
Liebfrauenkirche Kaynak:Wikipedia (By HOWI – Horsch, Willy – Own work, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=25759380)

History Column (Tarih Kolonu)

Koblenz’in kuruluş tarihçesini gösteren History Column (Tarih Kolonu) detayında yatan süslemeleriyle dikkat çekiyor.

History Column (Tarih Kolonu)

Koblenz’de Eski Şehir bölgesini doyasıya gezin. Ren ve Mosel nehirlerinin kesişimini yakından gözlemleyin. Bu güzel kenti çok beğenecek, ayrılmak istemeyeceksiniz.

Koblenz - Cizvit Meydanı
Cizvit Meydanı

Biz geceyi Koblenz’de geçirip şehrin akşam atmosferinin keyfini çıkararak gemimize döndük. Sabah gözümüzü açtığımızdaysa Cochem’de olacaktık…

Benzer Yazılar

  • Berlin Gezi Rehberi – Almanya’nın Başkenti

    Avrupa’nın bohem ruhu Berlin; hem Almanya’nın başkenti hem de Avrupa’nın ekonomik, siyasi ve kültürel alanda en önemli merkezi. Bir zamanlar Utanç Duvarı olarak da anılan Berlin Duvarı ile ikiye ayrılan, duvarın yıkımından sonra bu utancından kurtulup güzel ve barış dolu günlere yelken açan şehirde artık hem savaşın acılı günleri hissediliyor hem sanatın coşkusu yaşanıyor. Bünyesinde…

  • Rüdesheim Gezi Rehberi

    Ren Nehri’nin kalbindeki Lorelei Vadisi’nin güney girişinde yer alan Rüdesheim, kilometrelerce uzanan üzüm bağları ve Siegfried Mekanik Müzik Müzesi ile adını duyuran bir yer. Bölgenin köklü bağcılık ve teruar kültürünün merkezi sayılan Rüdesheim’de tamı tamına 350 çeşit yerel rekolte sunuluyor. Neredeyse her restoranın kendi bağına ait özel ürünlerini sunduğu kasabada öne çıkan en ünlü türlerse…

  • Freiburg im Breisgau Gezi Rehberi – Kara Ormanlar’ın Güneşi

    Almanya’nın güneybatısında, Baden-Württemberg eyaletindeki Kara Ormanlar’ın (Schwarzwald) eteklerinde yer alan Freiburg im Breisgau; sadece ülkenin en güneşli şehri değil, aynı zamanda çevre dostu yaşam tarzı, tarihi dokusu ve genç enerjisiyle Avrupa’nın en özel köşelerinden biri. İçinden geçen küçük su kanalları, Arnavut kaldırımlı sokakları ve muhteşem doğasıyla Freiburg; adımınızı attığınız anda sizi büyülemeyi başaran bir şehir….

  • Hamburg Gezi Rehberi

    Almanya’nın kuzeyindeki Hamburg şehri, Kuzey Denizi’ne akan Elbe Nehri kıyısında yer alıyor. Burası Almanya’nın en büyük limanına ev sahipliği yapıyor. II. Dünya Savaşı’nda bombardımanda ağır hasar gören şehir, savaş sonrasında yeniden inşa edilmiş. Şehrin tam merkezinde Aşağı Alster ve Yukarı Alster gölleri var. Ayrıca şehrin içinden bir sürü nehir akıyor ve Hamburg, Avrupa’nın en fazla…

  • Cochem Gezi Rehberi

    Kültürü ve zengin tarihiyle Almanya’nın en büyüleyici kasabalarından biri olan Cochem, Eiffel ve Hunsruck arasındaki doğal Mosel Nehri Vadisi’nde kurulan bir yerleşim. Mosel bağcılık ticaretinin merkezi olan bölgede en çok dünyaca ünlü Riesling üzüm rekoltesi yetiştiriliyor. Almanya’nın Rhine bölgesinde bulunan Cochem’e çoğu kişi bölgenin zengin bağcılık kültürünü ve geleneksel meyve ürünlerini keşfetmek için geliyor. Cochem’de…

  • Dresden – Küllerinden Doğan Şehir

    Elbe Nehri kıyısındaki Dresden, “Kuzeyin Floransa’sı” olarak anılıyor. Burası II. Dünya Savaşı sırasında yıkılmış ve Almanlar’ın titizliği sayesinde aslına uygun olarak küllerinden yeniden inşa edilmiş. Dresden eskiden Saksonya krallarının ikametgâhı olarak ünlüymüş. Günümüzdeyse yemyeşil parkları ve ilgi çekici mimarisiyle Almanya’nın gözbebeği olarak ismini duyuruyor. Kentin ismi “bataklık ormanları sakinlerinin yeri” anlamına gelen drezdane isminden geliyor….

2 yorum

  1. İyi günler 2_6 Aralık’ta Noel pazarları ren nehri turumuz var,çok gemi turu yaptım ama ilk kez nehir turuna katilscagim,gemiden tür aldinizmi almadan gezebilirmiyiz,Koblenz tam gün
    Rudesheim sabah,aynı gunogleden sonra Mainz tam günde Frankfurt

    1. Merhabalar,
      Öncelikle çok güzel bir tura katılıyorsunuz. Ren Nehri turları harika oluyor.

      Ben gemiden tur aldım. Tabii ki tur almadan da gezebilirsiniz ama yanaştığı yer şehir merkezine uzak kalıyorsa taksi tutup gitmeniz zor olabilir. Dilerseniz tur şirketinden tam yanaşacağı limanları ve şehir merkezine uzaklığı öğrenin. Ona göre karar verirsiniz. Genelde zaman kısıtlaması da olduğunda tur almak daha doğru olabiliyor. Tercih sizin.

      Şimdiden iyi seyahatlar dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.