Titicaca Gölü Gezi Rehberi
Bu yazıda Peru’nun en yüksek noktalarından birine; efsanelerle dolu, suları gökyüzüne bakan bir göle gidiyoruz: Titicaca Gölü. 3.812 metre rakımda, bulutlarla neredeyse aynı seviyede duran bu göl; sadece Güney Amerika’nın değil, tüm dünyanın en yüksek irtifadaki büyük gölü. Peru ile Bolivya arasında paylaşılan Titicaca Gölü, yalnızca büyüklüğüyle değil; taşıdığı efsaneler, geleneksel yaşam biçimi ve dinginliğiyle de insanı içine çeken bir yer.

Buranın ismi Quechua dilinde Titi “puma”, caca “gri” anlamına geliyor. Gölün haritasına tersten bakıldığında da sağda büyük bir puma, solda küçük bir tavşan figürü görüldüğüne inanıyorlar.
Titicaca Gölü’nü besleyen 25 nehir var. Gölü çevreleyen Titicaca Havzası çevresinde yüksek dağlar ve eşsiz bir manzara görülüyor. Burası herkesi kendine hayran bırakan bir yer. Özellikle de yerel kültürleriyle ve bu kültürlerin yaşam şekilleriyle…

Göl yaklaşık 8.300 km2 büyüklüğünde, 194 km uzunluğunda ve 65 km genişliğinde. En derin yeri 300 metre. Deniz seviyesinden 3.812 metre yüksekliğiyle de dünya üzerinde taşımacılık yapılan en yüksek göl olma özelliği taşıyor.
Burası İnka mitolojisinin doğduğu yer! Efsaneye göre İnka uygarlığının kurucuları Manco Cápac ve Mama Ocllo, Tanrı Viracocha tarafından Titicaca Gölü’nden çıkarılmış ve medeniyeti başlatmak üzere yeryüzüne gönderilmiş. Bu yönüyle göl, İnka mitolojisinde kutsal kabul ediliyor. Hâlâ göl çevresindeki köylerde, bu inanca saygıyla yaşatılan ritüellere rastlamak mümkün.
Titicaca Gölü’nde gezilecek yerler listesi
İçindekiler
Titicaca Gölü, Güney Amerika’nın en büyük tatlı su gölü. Peru ve Bolivya arasında yer alıyor. Gölün etrafında çok sayıda yerleşim var. Peru sınırları içinde kalan Puno kentiyse bu yerleşim merkezlerinin en büyüğü.
Titicaca Gölü’nün en etkileyici yönlerinden biri de hiç kuşkusuz dinginliği. Sabahın erken saatlerinde, gölde ilerleyen bir teknenin çıkardığı hafif ses dışında neredeyse mutlak bir sessizlik hâkim. Gökyüzü göle yansırken, sanki dünya tersine dönmüş gibi bir his uyanıyor. Zaman burada yavaşlıyor, hatta bazen duruyor gibi.

Yüksek irtifadan dolayı güneş ışığı burada çok daha parlak, renkler daha canlı görülüyor. Gölün maviliği göz alıcı, bulutlar gökyüzüne değil göle asılmış gibi duruyor. Burası fotoğraf çekmeyi sevenler için gerçek bir cennet. Ama en güzeli, sadece oturup gölü seyretmek… Sade, sessiz ve etkileyici…
Eğer burada konaklama önerisi isterseniz; Andean grubuna bağlı olan Titilaka, Puno şehrine 1 saat uzaklıkta, göle sıfır konumda nefis bir yer. İsmini burada yaşıyan bir azınlık halktan alıyor. Bu isim Quechua dilinde Titi “puma”, laka “ağız” anlamına geliyor.


Şimdi gelin, Titicaca Gölü’nde gezilecek yerlere bir göz atalım…
Puno
Peru sınırları içinde kalan Puno, Titicaca Gölü’nün etrafındaki yerleşim merkezlerinin en büyüğü. Puno, UNESCO Dünya Karma Miras Geçici listesinde yer alıyor. Ayrıca Puno’daki Collao’nun Barok Tapınakları, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici listesinde yer alıyor.
Ancak buranın Peru’da gördüğüm en sevimsiz şehir olduğunu da söylemeliyim. Çünkü bütün şehir bir gecekondu mahallesi görünümüne sahip, evlerin çoğu inşaat alanının ortasında duruyor gibi bir izlenim veriyor. Peki neden böyle? Çünkü Peru kanunlarına göre tamamlanmamış evler, vergi ödemiyor! Bu da Puno’nun görüntüsüne bu acı tabloyla yansıyor!

Uros Adaları
Titicaca denince akla ilk gelenlerden biri, gölün yüzeyinde yüzen Uros Adaları’dır. Çünkü burası sazdan kurulu bir dünya! Gölde yaklaşık 130 kadar yüzen ada var. Her birinde yaklaşık 5-6 aile yaşıyor. Bu adalar tamamen totora sazlarından yapılmış. Yüzyıllardır göl üzerinde yaşayan Uros halkı; evlerini, teknelerini ve hatta zeminlerini bu sazlarla inşa ediyor. Ancak adaların nem nedeniyle 60-70 yılda bir yenilenmesi gerekiyor. Adım attığınızda hafifçe sallanan zemin, göl halkının doğayla nasıl iç içe ve uyumlu yaşadığını gösteriyor. Bu adalarda okul bile var! Puno’dan her adaya okul için öğretmen geliyor.

Adaları ücretsiz ziyaret edebiliyorsunuz. Ancak dileyenler, el işi ürünlerden satın alıp halka destek olabiliyor.

Amantaní Adası
Uros’tan çok daha farklı bir kültürel dokuya sahip olan Amantaní Adası, âdeta zamanın durduğu bir yer. Adada elektrik sınırlı, internet çoğu yerde yok ve hayat çok yavaş akıyor.
Amantaní Adası’nda konukseverlik öyle sıcak ki, bir gece bile kalsanız ayrılırken ev halkına sarılmadan edemiyorsunuz.
Taquile Adası
Puno’dan 45 km açıkta yer alan Taquile Adası (Quechua dilinde Intike), Uros’tan çok daha farklı bir kültürel dokuya sahip. Adada dilini ve kültürünü koruyan bir topluluk yaşıyor. Elektrik sınırlı, internet çoğu yerde yok ve hayat çok yavaş akıyor. Bu nedenle de adaya gelince bizim tanıdığımız hayattan soyutlanıyoruz.

Taquile’de geleneksel olarak kadınlar dokuma yapıyor, erkekler örgü örüyor. Bu gelenek onlar için o kadar önemli ki erkeklerin evlenmeye hak kazanabilmesi için örgüde başarılı olduğunu ispat etmesi gerekiyor. Hatta erkeklerin evlilik öncesi verdikleri sözler, kadınlar tarafından kemere işlenip kayıt altına alınıyor. Bu da evlilik sözleşmesi yerine geçiyor. Taquile ve tekstil sanatı, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alıyor.

Peru’nun adını turizmde başarıyla duyuran Titicaca Gölü; şöhretini sonuna kadar hak eden, olağanüstü bir yer.
Keşfetmeniz dileğiyle…