İngiltere’nin Wiltshire kentinin Salisbury Düzlüğü’nde bulunan Stonehenge megalitleri, dünyanın en çok bilinen ve ziyaret edilen ören yerleri arasında bulunuyor. Yaklaşık 5.000 yıllık tarihi, gizemi henüz çözülemeyen sırları, görsel etkileyiciği ile her göreni etkilemeyi başaran Stonehenge magalitleri UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunuyor.

Stonehenge

Ören yerine girişte sergilenen Stonehenge fotoğrafı

Tarih öncesi bir anıt olan Stonehenge, her biri yaklaşık 25 ton ağırlığında ve 9 metreden uzun bir dikilitaş çemberinden oluşuyor. Bu taşlar İngiltere’nin en önemli Neolitik ve Tunç Çağı anıt kompleksinin ortasında bulunuyor. Anıtın neden yapıldığı hâlâ tam olarak bilinmiyor ama eskiden çevresinde dini yapılar bulunduğu, özel kutlamalar yapıldığı, adaklar adandığı, hatta bulunan 200 kadar domuz kemiğinden hepsinin M.Ö 2600 yıllarında aynı gün öldüğü tespit edildi.

Stonehenge’in M.Ö 3000-M.Ö 2000 yılları arasında yapıldığı sanılıyor. Bilim insanları yakın zamanda taşların yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki West Wood adlı alandan taşındığını ortaya koydu. Anıtı inşa eden tarih öncesi insanların taşları buraya nasıl taşımayı başardığı ise hâlâ bilinmiyor. Taşların büyüklüğü göz önüne alındığında ya sürüklendiği ya da silindirler üzerinde taşındığı sanılıyor. İlk taşıma aracının buranın yapımından yaklaşık 1.000 yıl sonra icat edildiği düşünülürse bu taşların bu alana nasıl taşındığı gerçekten de büyük bir gizem.

Stonehenge

Ziyaretçi merkezinde taşları kaldırmayı denemeniz isteniyor

Anıt farklı evrelerde farklı taş yapılarıyla inşa edilmiş. Merkezdeki dolerit (diyabaz) taşından yapılan çemberler M.Ö 3100’lerde dikilmiş. Anıta ait en büyük sarsen taşı (yerel bir kumtaşı) M.Ö 2700’lerde yerleştirilmiş. Sarsen taşları ikonik dış daireyi ve merkezi trilithonu (yatay taşı destekleyen iki dikey taş) at nalı şeklinde oluşturuyor. M.Ö 2500’lerde sarsen taşlarının aralarına bluestones (mavi taşlar) yeniden düzenlenerek yerleştirilmiş.

Stonehenge planı Kaynak:Wikipedia (By Drawn by Adamsan – Cleal, Walker, & Montague, Stonehenge in its Landscape (London, English Heritage 1995)Pitts, M, Hengeworld (London, Arrow 2001), CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=167793)

Neolitik insanların Stonehenge’i mevsim değişikliklerini tespit etmek için yapmış olabileceği düşünülüyor. Taşlar öyle yerleştirilmiş ki yıllık güneş döngüsü ayırt edilebilmiş. Güneş yaz ortasında Heel Stone arasından doğuyor, kış ortasında günümüzde artık ayakta olmayan en yüksek Trilithon taşının arasından batıyor.

Stonehenge nerede? Stonehenge’e nasıl gidilir?

Stonehenge megalitleri İngiltere’nin Wiltshire kentinin Salisbury Düzlüğü’nde bulunuyor. Burası Londra’nın 145 km batısında kalıyor. Buraya 2 saatte otobüsle veya 1,5 saatte trenle gelebilirsiniz. Ben 1 gün içinde Stonehenge, Windsor, Oxford ziyaret etmek istediğim için Londra’dan günü birlik bir tura katılarak geldim. Tura yaklaşık 100 USD ödedim.

Stonehenge gezilecek yerler

Ören yerine geldiğinizde ilk olarak Ziyaretçi Merkezi’ne ulaşıyorsunuz. Buradan taşların bulunduğu bölgeye servis araçları kalkıyor. Biletinizi göstererek bu araçlara ücretsiz binebiliyorsanız. Eğer servis aracına binmeden yürüyerek gitmek isterseniz oldukça uzun bir yürüyüşe hazırlıklı olmalısınız.

Anıta vardığınızda çevresindeki diğer tarihi kalıntıları, höyükleri görüp tekrar servis aracına binerek Ziyaretçi Merkezi’ne dönebiliyorsunuz.

Ziyaretçi Merkezi

Ziyaretçi Merkezi’nde Salisbury Müzesi ve Wiltshire Müzesi’nden getirilen eserler sergileniyor. Ayrıca multi-medya ekranlar içeren bir sergi alanı var.

Ziyaretçi Merkezi

Ziyaretçi Merkezi’nin dışında Neolitik Evler görülüyor. Gönüllüler burada eski zamanları canlandırarak ateş üzerinde ekmek yapıyor, Neolitik teknolojileri tanıtıyor.

Neolitik Evler

Taş Çember

Bir mühendislik harikası olan Taş Çember’in etrafını gezerek megalitleri görebiliyor, burada taşlarla artistik fotoğraflar çekilebiliyorsunuz.

Megalitler

Stonehenge ziyaret edilmeyi hak eden, dünyanın en önemli ören yerleri arasında bulunuyor. Ben gezi listemde bir yere daha tik atmış oldum. Sizin de keşfetmeniz dileğiyle…