Portofino Gezi Rehberi – Ligurya’nın Parıldayan İncisi
İtalya’nın kuzeybatısındaki Ligurya kıyısında, yeşil tepelerin masmavi bir koyla kucaklaştığı korunaklı bir hilal üzerinde yer alan Portofino; dünyanın en ünlü ve en ikonik sahil kasabalarından biri. Yarım ay şeklindeki limanı, kıyıya dizilmiş pastel renkli evleri ve Akdeniz’in zarafetini yansıtan lüks atmosferiyle Portofino; bir İtalyan rüyasının en somut hâlini yansıtıyor.

Portofino’nun kökleri Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Romalılar, koyu çevreleyen sularda çok sayıda yunus yaşaması sebebiyle buraya “Yunusların Limanı” anlamına gelen Portus Delphini adını vermiş. Orta Çağ boyunca korunaklı yapısı sayesinde balıkçılar için güvenli bir sığınak olan ve 1229 yılında Cenova Cumhuriyeti’nin topraklarına katılan kasaba; yüzyıllarca gözden uzak, kendi hâlinde bir balıkçı köyü olarak kalmış. Portofino’nun kaderi, 19. yüzyılın sonlarında İngiliz aristokratların ve ardından 1950’li yıllarda Hollywood yıldızlarının, sanatçıların ve dünya jet sosyetesinin burayı keşfetmesiyle tamamen değişti. Günümüzde balıkçı teknelerinin yerini lüks yatlar almış olsa da kasaba o eski, büyüleyici Akdeniz ruhunu ve doğal dokusunu titizlikle koruyor.

Portofino’da gezilecek yerler listesi
İtalya’nın kuzeybatısındaki Ligurya (Liguria) bölgesinde yer alan Portofino; küçük yüz ölçümüne rağmen her köşesinde estetik bir detay ve muazzam manzaralar barındıran, yürüyerek ve sindire sindire gezilmesi gereken bir mücevher. Deniz kokusunun begonvillerle karıştığı bu rotada, doğanın ve tarihin en şık buluşmalarına tanık oluyorsunuz.

Buraya gelmek için iki alternatif var:
• Dar bir kara yolu üzerinden gelebilirsiniz ama bu yola büyük araçlar giremiyor.
• Deniz yoluyla gelebilirsiniz. Bunun için önce Rapallo’ya gitmeniz ve oradan tekneye binmeniz gerekiyor. Tekne yol üzerinde Santa Margherita’ya uğruyor. Sonra da Portofino’ya ulaşıyorsunuz. Yolculuk 30 dakika sürüyor.


Portofino’da eskiden Museo del Parco (Açık Hava Heykel Müzesi) vardı. Portofino Limanı’na yukarıdan bakan bir yamaçta, teraslar hâlinde yükselen bu açık hava müzesi; sanat ve doğanın kusursuz bir birleşimiydi. Bahçesinde dünyaca ünlü modern sanatçıların (Giorgio de Chirico gibi) çağdaş heykelleri sergileniyordu. Bill Gates burayı satın alarak halka kapattı.
Glob DMC ile çıktığım Comfort Alpler ve İtalya & İsviçre & Fransa Turu rotasında yer alan Portofino, turun en özel yerlerinden biri.
Şimdi gelin, buranın en güzel duraklarına bir göz atalım…

Piazzetta (Ana Meydan)
Limanın hemen kıyısında yer alan bu küçük, karakteristik meydan; Portofino’nun kalbi. Etrafı şık kafeler, restoranlar ve lüks butiklerle çevrili olan meydan; denizi izlemek, kasabanın ikonik renkli binalarını fotoğraflamak ve ünlü İtalyan dondurmasının (gelato) tadını çıkarmak için en popüler nokta.

Castello Brown (Brown Kalesi)
Limanın yukarısındaki tepeye doğru yapacağınız keyifli bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz bu 16. yüzyıl kalesi, askeri bir savunma karakolu olarak inşa edilmiş. 19. yüzyılda İngiliz Konsolosu Sir John Yeats Brown tarafından satın alınarak neoklasik bir malikâneye dönüştürülen kale, günümüzde muhteşem Akdeniz bahçeleriyle ve Portofino koyuna yukarıdan bakan o meşhur panoramik manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.

Aziz Giorgio Kilisesi (Chiesa di San Giorgio)
Kaleye çıkan yol üzerinde yer alan bu sarı renkli, şirin kilisenin tarihi 12. yüzyıla kadar uzanıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda yıkıldıktan sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilen kilise, kasabanın koruyucu azizi olan Aziz Giorgio’nun kutsal emanetlerine ev sahipliği yapıyor ve arkasındaki falezlerden açık denizin sonsuzluğunu sunuyor.
Portofino Deniz Feneri (Faro di Portofino)
Yarımadanın en uç noktasına ulaştığınızda sizi karşılayan bu tarihi fener, Ligurya Denizi’nin hırçın sularına bakıyor. Yanındaki küçük kafede manzara eşliğinde bir şeyler yudumlamak seyahatin en keyifli anlarından biri.

Portofino Bölgesel Doğa Parkı (Parco Naturale Regionale di Portofino)
Kasabanın arkasında yükselen ve tüm yarımadayı kaplayan bu koruma altındaki doğa alanı; zeytinlikler, çam ağaçları ve gizli koylar arasından geçen onlarca yürüyüş (trekking) rotası sunuyor. Burası doğaseverler için Akdeniz bitki örtüsünü keşfetmek adına harika bir alternatif.
San Fruttuoso Manastırı (Abbazia di San Fruttuoso)
Portofino Doğa Parkı’nın derinliklerinde, sadece tekneyle veya dik patikalardan yürünerek ulaşılabilen gizli bir koyda yer alan San Fruttuoso Manastırı, 10. ve 11. yüzyıllara uzanan tarihiyle önemli bir yapı. Doria ailesinin malikânesi ve mezarı olan bu taş manastır; berrak denizin hemen kıyısında, zamanın durduğu büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Ayrıca koyun açıklarında, denizin 15 metre altında yer alan ünlü “Derinliklerin İsa’sı” (Christ of the Abyss) heykeli de dalış tutkunları için bölgenin en ikonik noktalarından biri.
Portofino; bir balıkçı köyünün sadeliğini, Hollywood parıltısıyla ve İtalyan Rivierası’nın estetiğiyle birleştiren benzersiz bir destinasyon. Akdeniz yaşam sanatının (dolce vita) en rafine hâlini sunan bu masalsı kasaba, seyahat listelerinde ömür boyu unutulmayacak bir anı olarak kalmayı garanti ediyor.

Keşfetmeniz dileğiyle…