Uppsala Gezi Rehberi – İsveç’in Kadim İlim ve Tarih Kenti
İsveç’in tarih, bilim ve kültür başkenti olarak anılan Uppsala; Kuzey’in sakin ama bir o kadar da derin entelektüel ruhunu hissettiren büyüleyici bir kent. Fyris Nehri’nin iki yakasına zarifçe yayılan bu kadim şehir; sadece İskandinavya’nın en eski üniversitesine değil, aynı zamanda Viking kral tepelerine ve botanik dünyasının devrimci mirasına da ev sahipliği yapıyor.
Uppsala’da gezilecek yerler listesi
Uppsala, öğrenci nüfusunun getirdiği canlılıkla nehir kenarına dizilen harika kafelere ve fırınlara sahip. İşte bu nedenle de Uppsala’ya gelip de Fika geleneğini yaşamadan dönmek olmaz. Peki nedir bu Fika?
Fika, İsveç kültürünün en köklü ve dünyaca ünlü yaşam felsefelerinden biri. 19. yüzyılda İsveççe kahve anlamına gelen “kaffi” kelimesinin hecelerinin yer değiştirilmesiyle (bir nevi argo/ters yüz etme) türetilmiş bir sözcük. Ancak fika sadece bir “kahve molası” veya içecek tüketme eylemi değil; İsveçliler’in hayatın koşturmacasına bilinçli bir es verip yavaşlama, sosyalleşme ve anı yaşama ritüeli. Bilgisayar karşısında veya yürürken karton bardaktan hızlıca kahve içmek fika sayılmıyor. Fika için işi gücü bir kenara bırakıp, bir masaya oturmak ve zihnen orada olmak gerekiyor. İş yerlerinde her gün genellikle saat 10:00 ve 15:00 sularında zorunlu/yazılı olmayan fika molaları veriliyor. Şirket CEO’sundan stajyerine kadar herkes aynı masaya oturuyor, iş konuşmaktan ziyade hayata dair sohbet ediliyor. Fika’nın olmazsa olmaz eşlikçisi tatlılara Fikabröd (Fika Ekmeği/Tatlısı) deniyor.
Uppsala’ya geri dönersek… Uppsala, Stokholm’den trenle sadece 35-40 dakika uzaklıkta yer alıyor. Burası kompakt yapısı sayesinde yürüyerek son derece kolay keşfedilebilen, her köşesinde farklı bir yüzyılın izini barındıran bir kent. Adımınızı attığınız ilk andan itibaren sizi karşılayan Uppsala Katedrali’nin heybeti, antik dönemlerin gizemini taşıyan Gamla Uppsala höyükleri, bilim tarihine yön veren Gustavianum ve Linnaeus Garden & Museum, kentin panoramik manzarasını sunan Uppsala Kalesi ve paha biçilmez yazmaları barındıran Carolina Rediviva kütüphanesi bu tarihi yolculuğun en önemli duraklarını oluşturuyor.

Şimdi kentin ruhunu yakalamak için mutlaka görmeniz gereken bu simge yapıları detaylıca keşfedelim…

Uppsala Katedrali (Uppsala Domkyrka)
İskandinavya’nın en yüksek kilise binası olan Gotik şaheser Uppsala Katedrali (Uppsala Domkyrka), şehrin silüetini belirleyen en temel yapı. 118 metre yüksekliğindeki kuleleriyle göz dolduran katedral, İsveç krallarının taç giyme ve defin yeri olarak tarih boyunca büyük önem taşımış. İçinde ünlü bilim insanı Carl Linnaeus, Kral Gustav Vasa ve İsveç’in koruyucu azizi Aziz Erik’in mezarları yer alıyor.


Gamla Uppsala (Eski Uppsala & Viking Tümülüsleri)
Şehrin birkaç kilometre kuzeyinde yer alan Gamla Uppsala, İskandinavya’nın en önemli arkeolojik alanlarından biri. 6. yüzyıla tarihlendiği düşünülen ve efsanevi Pagan/Viking krallarına ait devasa höyükler (tümülüsler), bölgenin gizemli geçmişini gözler önüne seriyor. Burası İsveç’in ulusal kültürel miras korumasında ve bölgenin tarihi kimliğinde çok özel bir yere sahip. Yanındaki Gamla Uppsala Müzesi ise Viking ritüellerini anlamak için harika bir durak.
Gustavianum (Uppsala Üniversite Müzesi)
1477 yılında kurulan İskandinavya’nın en eski üniversitesi Uppsala Üniversitesi’nin en eski binası olan Gustavianum, günümüzde muazzam bir müze. Binanın en dikkat çekici bölümü, 17. yüzyıla tarihlenen ve canlı anatomi derslerinin yapıldığı kubbeli Anatomik Tiyatro (Theatrum Anatomicum). Müzede ayrıca Mısır mumyaları ve Viking dönemi buluntuları sergileniyor.

Linnaeus Garden & Museum (Carl Linnaeus Bahçesi)
Modern taksonominin (bitki ve hayvan sınıflandırması) babası sayılan İsveçli ünlü botanikçi Carl Linnaeus’un yaşadığı ve çalıştığı bu alan, botaniğe meraklı herkes için bir cennet. Dünyanın dört bir yanından getirilen binlerce bitki türünün Linnaeus’un geliştirdiği sisteme göre düzenlendiği tarihi bahçede yürümenin keyfine doyum olmuyor.
Uppsala Kalesi (Uppsala Slott)
1549 yılında Kral I. Gustav Vasa tarafından yaptırılan pembe renkli bu görkemli kale, şehrin panoramik manzarasını seyretmek için en ideal nokta. Tarih boyunca birçok krallık olayına ve siyasi karara tanıklık eden kale kompleksi içinde günümüzde Uppsala Sanat Müzesi (Uppsala Konstmuseum) de hizmet veriyor.

Botanika (Uppsala Üniversitesi Botanik Bahçesi – Botaniska Trädgården)
Uppsala Kalesi’nin hemen arkasında uzanan devasa Barok bahçe, şehrin doğayla sanatı buluşturan en huzurlu köşelerinden biri. Kral III. Gustav tarafından üniversiteye bağışlanan bu alanda geniş tropik seralar, devasa nilüfer havuzları ve dünyanın dört bir yanından getirilen nadir bitki türleri yer alıyor.
Carolina Rediviva (Üniversite Kütüphanesi)
Uppsala Üniversitesi’nin ana kütüphane binası olan Carolina Rediviva, kitapseverler ve tarih meraklıları için büyüleyici bir durak. Kütüphanenin sergi salonunda yer alan en değerli parça; 6. yüzyıla tarihlenen, Gotça yazılmış ve gümüş mürekkeple işlenmiş Gümüş İncil (Codex Argenteus) olarak öne çıkıyor.

Fyrisån Nehir Kıyısı ve Tarihi Şehir Merkezi
Kenti ikiye bölen Fyris Nehri’nin (Fyrisån) kıyısı, Uppsala’da gündelik yaşamın ve sosyal hayatın en canlı aktığı yer. Nehir üzerindeki tarihi köprüler, kıyıya dizilmiş renkli ahşap binalar, açık hava kafeleri ve kentin taş döşeli ara sokakları; yürüyerek keşfetmek ve fotoğraf çekmek için harika bir atmosfer sunuyor.

Sigtuna
İsveç’in ilk başkenti olan Sigtuna, M.S 980 yılında Kral Muhteşem Erik (Erik Segersäll) tarafından kurulmuş. Uppsala’ya yaklaşık 30 kilometre mesafede yer alan bu masalsı kasaba; Mälaren Gölü kıyısındaki tarihi ahşap evleri, Viking döneminden kalan rün taşları ve Orta Çağ kilise kalıntılarıyla ziyaretçilerine âdeta zamanı durduran bir atmosfer sunuyor. Sigtuna, dünyada en çok Viking rün taşının (üzerine antik Viking alfabesiyle yazılar kazınmış dikili taşlar) bir arada bulunduğu yerlerden biri. Sokak aralarında yürürken bu bin yıllık taşlarla karşılaşabiliyorsunuz.


Uppsala; görkemli katedralinin heybetinden Fyris Nehri’nin kıyısındaki huzurlu banklara, Viking efsanelerinin yükseldiği tepelerden modern üniversite yaşamının dinamizmine kadar her adımda farklı bir dönemin kapısını aralıyor. Büyük metropollerin karmaşasından uzaklaşıp hem tarih ve bilimle beslenmek hem de Kuzey’in o dingin yaşam ritmini yakalamak isteyenler için Uppsala kesinlikle unutulmaz bir deneyim sunuyor. Sırt çantanızı hazırlayın, fotoğraf makinenizi yanınıza alın ve İsveç’in bu kadim kentinde zamanın nasıl durduğunu kendi gözlerinizle keşfedin!