Annaba Gezi Rehberi – Akdeniz’in Zümrüt Gerdanlığı
Cezayir’in doğu kıyısında, arkasını yemyeşil Edough Dağları’na yaslamış, önünüyse masmavi bir körfeze dönmüş olan Annaba; ülkenin en can yakın ve en yeşil şehirlerinden biri. Tarih boyunca Fenikeliler’den Romalılar’a, Osmanlılar’dan Fransızlar’a kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan bu kadim liman kenti; günümüzde hem endüstriyel dinamizmi hem de el değmemiş plajları ve köklü tarihi mirasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir Akdeniz güzeli.

Annaba’nın tarihi, antik dönemin en önemli merkezlerinden biri olan Hippo Regius’a dayanıyor. Roma döneminde Numidya krallarının sayfiyesi ve erken Hristiyanlık döneminin en önemli felsefe merkezlerinden biri olan şehir, daha sonraki yüzyıllarda İslam medeniyetleriyle tanışmış. Osmanlı dönemindeyse Akdeniz güvenliği için kritik bir askeri üs ve liman kenti hâline gelmiş.

Annaba’da gezilecek yerler listesi
İçindekiler
- 1 Annaba’da gezilecek yerler listesi
- 1.1 Saint Augustin Bazilikası
- 1.2 Hippo Regius Arkeolojik Sit Alanı
- 1.3 Cours de la Révolution
- 1.4 Annaba Belediye Binası (Hôtel de Ville / Dar El Baladia)
- 1.5 Annaba Bölge Tiyatrosu (Théâtre Régional d’Annaba – Azzedine Medjoubi)
- 1.6 Seraïdi Köyü
- 1.7 Şehitler Anıtı (Mémorial du Martyr / Maqam Echahid)
- 1.8 Salah Bey Camii (Mosquée Salah Bey)
- 1.9 Eski Şehir Mahallesi (La Médina / Place d’Armes)
- 1.10 Seybouse Nehri Ağzı ve Antik Liman Bölgesi
- 1.11 Garde Burnu ve Feneri (Cap de Garde)
Cezayir turu rotanıza Annaba şehrini eklemeyi isteyebilirsiniz. Buranın en önemli yeri de Antik Hippo Regius olacak.

Şehirde Seybouse Oteli’nde konakladık.
Gastronomiye gelirsek… Annaba mutfağı; deniz ürünleri açısından son derece zengin olsa da tüm Cezayir’in bildiği ve şehre özgü olan bir lezzet var ki, o da Bourek Annabi. İncecik yufkanın içerisine kıyma, patates püresi, bolca yeşillik ve en önemlisi tam ortasına kırılan rafadan yumurta eklenerek kızartılan bu devasa börek; Annaba seyahatinin en lezzetli anısı olmaya aday.
Şimdi gelin, şehrin en özel yerlerine bir göz atalım…


Saint Augustin Bazilikası
Şehrin bir tepesinden tüm körfezi selamlayan Saint Augustin Bazilikası, Annaba’nın en ikonik sembolü. Erken Hristiyanlık döneminin ve felsefe dünyasının en büyük düşünürlerinden biri kabul edilen, Hippo Piskoposu Aziz Augustinus anısına 19. yüzyılın sonunda inşa edilen bu bazilika; Bizans ve Mağrip mimarisinin muazzam bir karışımı. Hem mimarisi hem de sunduğu panoramik manzara tek kelimeyle büyüleyici.

Hippo Regius Arkeolojik Sit Alanı
Saint Augustin Bazilikası’nın hemen eteklerinde yer alan Hippo Regius antik kenti, tarih meraklıları için tam bir hazine. Romalılar’ın geride bıraktığı forum, tiyatro kalıntıları, antik hamamlar ve paha biçilemez mozaiklerin sergilendiği müze; Annaba’nın bir zamanlar Akdeniz’in ne kadar güçlü bir ticaret ve kültür merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.


Cours de la Révolution
Şehrin kalbi sayılan, asırlık çınar ağaçlarının gölgesindeki bu geniş bulvar; Fransız kolonyal mimarisine sahip binaları, şık kafeleri ve cıvıl cıvıl atmosferiyle tam bir buluşma noktası. Burada bir fincan nane çayı içmenizi öneririm.

Annaba Belediye Binası (Hôtel de Ville / Dar El Baladia)
Cours de la Révolution bulvarının hemen başında, asırlık palmiyelerin arkasından tüm zarafetiyle yükselen tarihi Belediye Binası (Hôtel de Ville veya yerel adıyla Dar El Baladia), Annaba’da Fransız dönemi mimarisinin şehirdeki en net imzalarından biri. 1880’li yıllarda ünlü Fransız mimar Jean-Baptiste Montaland tarafından tasarlanan ve 1900’lü yılların hemen başında şehre kazandırılan bu neoklasik saray; simetrik yapısı, görkemli sütunları ve tam merkezinde yer alan tarihi saat kulesiyle dikkat çekiyor. Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinin ardından da şehrin idari merkezi (Belediye Sarayı) olarak kullanılmaya devam eden bina, geçmişle bugünü kusursuz şekilde birbirine bağlıyor.
Önündeki yeşil park alanı, hemen yanı başından uzanan caddesi ve Akdeniz esintisiyle birleşen bu tarihi doku; fotoğraf meraklıları için Annaba’daki en güzel kadrajlardan birini sunuyor.

Annaba Bölge Tiyatrosu (Théâtre Régional d’Annaba – Azzedine Medjoubi)
Annaba’nın kalbi Cours de la Révolution’da yürürken, neoklasik mimarisi ve ön cephesindeki büyüleyici kabartmalarıyla sizi kendine çeken anıtsal bir yapı yükseliyor: Annaba Bölge Tiyatrosu.
1880’li yılların sonu ile 1900’lü yılların başı arasındaki kolonyal dönemde bir opera binası olarak inşa edilen bu görkemli yapı; sadece mimari bir şaheser değil, aynı zamanda Cezayir’in sancılı ve zengin kültürel dönüşümünün de en yakın şahidi. Üzerindeki Arapça tabelada da göreceğiniz üzere bina, Cezayir tiyatrosunun efsanevi isimlerinden olan ve 1995 yılında trajik bir suikast sonucu hayatını kaybeden ünlü oyuncu ve yönetmen Azzedine Medjoubi’nin adını taşıyor.

Seraïdi Köyü
Edough Dağları’nın zirvesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 800 metre yükseklikte yer alan bu köy; orman havası almak ve hemen aşağıda uzanan el değmemiş koyları (özellikle meşhur Plage de Oued Boukrat) izlemek için mükemmel bir kaçış noktası.
Şehitler Anıtı (Mémorial du Martyr / Maqam Echahid)
Annaba’nın bağımsızlık mücadelesine ve bu uğurda can veren kahramanlarına adanan bu anıt, şehrin en saygın ve duygusal duraklarından biri. Cezayir’in Fransız sömürgesine karşı verdiği o çetin bağımsızlık savaşının anısını yaşatan anıt, modern ve fütüristik mimarisiyle dikkat çekiyor. Gökyüzüne doğru yükselen hatları, Cezayir halkının esarete karşı şahlanışını ve özgürlüğe olan sarsılmaz inancını sembolize ediyor. Şehrin hâkim bir noktasında yer alan anıtın çevresi, hem yerel halkın saygı duruşunda bulunduğu hem de Annaba silüetini ve limanını izlemek için tercih ettiği hüzünlü ama mağrur bir seyir alanı.
Salah Bey Camii (Mosquée Salah Bey)
1790’ların başında, Constantine Beyi Salah Bey tarafından inşa ettirilen bu yapı; Türk-İslam mimarisinin Doğu Cezayir’deki en zarif örneklerinden biri. Özellikle kemerli revakları, klasik Osmanlı tarzı minaresi ve iç mekanındaki ince mermer işçiliğiyle dikkat çekiyor.
Eski Şehir Mahallesi (La Médina / Place d’Armes)
Annaba’nın kolonyal bulvarlarından sıyrılıp gerçek Akdeniz-Magrip ruhunu hissetmek için gidilmesi gereken yer, yerel halkın “La Médina” veya “Place d’Armes” dediği eski şehir merkezidir. Labirent gibi dar sokakları, eski ahşap cumbalı evleri ve geleneksel zanaatkarların sıralandığı minik çarşılarıyla burası; modern Annaba’nın içinde zamanın durduğu bir vaha gibi.
Seybouse Nehri Ağzı ve Antik Liman Bölgesi
Antik dönemde Fenikeliler’in ve Romalılar’ın gemilerini yanaştırdığı, Numidya krallarının ticaret ağını kurduğu Seybouse Nehri’nin Akdeniz ile buluştuğu bu bölge; Annaba’nın neden yüzyıllar boyunca paylaşılamayan bir stratejik üs olduğunu coğrafi olarak kanıtlayan bir yer.
Garde Burnu ve Feneri (Cap de Garde)
Annaba Körfezi’nin en uç noktasındaki Garde Burnu, hırçın kayalıkların üzerinde yükselen tarihi deniz feneriyle ünlü. Burası Akdeniz’in sonsuzluğunu izlemek, dalgaların kayalara çarpışını fotoğraflamak ve Annaba’nın o el değmemiş, vahşi doğasını hissetmek için yerel halkın da en sevdiği kaçış noktası.
Annaba; Cezayir’in diğer büyük şehirlerine kıyasla çok daha rahat, yeşilin her tonunu barındıran ve insanı yormayan bir ritme sahip. Doğanın tarihle zarifçe iç içe geçtiği şehir, huzur hissettiren bir yer.