Tayland Gezi Rehberi
Tayland, modern hayatla gelenekselliğin harmanlandığı doğa harikası bir ülke. Burası bembeyaz kumlu sahilleri, mercan adaları, yemekleri, egzotik yapısı, gece hayatı ve sıcakkanlı insanlarıyla Güneydoğu Asya’nın ve Uzak Doğu’nun turizm açısından en gelişmiş ülkelerinden biri. Tayland’ı özgürlük ve hoşgörü ülkesi olarak da adlandırabiliriz.

Ülkenin resmi dili Tayca. Halk kendi arasında İngilizce de konuşuyor. Gerçi İngilizcelerini anlamak gerçekten de bir mesele… Çok kötü bir aksanları, çok düşük İngilizce seviyeleri var.

Para birimi olarak Tayland Bahtı (THB) kullanılıyor.
Taksi olarak grab uygulamasını çok yaygın kullanılıyor. Bir nevi uber gibi düşünebilirsiniz. Gitmeden önce uygulamayı telefonunuza indirirseniz, orada rahat edersiniz.
Ülkenin % 90’ı Theravada Budisti. Tanışma sırasında avuçlarını çenelerinin altında birleştirerek geleneksel Wai selamı veriyorlar. Hoşgörülü Budist kültürü nedeniyle Taylar gördüğüm en humanist insanlar. Bu kadar kibar, bu kadar yardımsever, bu kadar güler yüzlü ve etrafınızda pervane olan insan doğrusu zor bulunur. Ancak Budizm’de insan başı kutsal olduğu için çocuklar dâhil aman kimsenin başına dokunmayın!

Tayland kumsallarında sigara yasağı başladığını biliyor musunuz? Tayland Turizm Bakanlığı ülkenin en popüler plajlarında sigara içme yasağı başlattı. 2018 yılında aralarında Phuket’teki Patong Plajı, doğudaki Pattaya plajları ve başkentin güneyindeki Hua Hin ve Cha Am plajları dâhil olmak üzere 20 kadar turistik plajda sigara içme yasağı başladı. Bahsi geçen plajlarda kum ve denizden uzak noktalarda özel sigara içme alanları yapıldı. Bu alanlar dışında sigara içen veya izmaritini dışarıya atan tiryakilere 100.000 Baht’a kadar (3.000 USD) para ve 1 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. 20 plajdaki pilot uygulamaya kısa sürede Tayland’ın tüm plajları dâhil edildi.

Ülkeye gittiğim andan dönüşüme kadar adapte olamadığım tek şeyse trafiğin soldan akması. Araca hangi kapıdan bineceğimi, karşıdan karşıya geçerken önce nereye bakmam gerektiğini hep şaşırdım. Varsın ülkede alışamadığın tek şey bu olsun.

Kısa Tayland Tarihi
İçindekiler
- 1 Kısa Tayland Tarihi
- 2 Tayland’a vize almak gerekiyor mu?
- 3 Tayland’a nasıl gidilir?
- 4 Tayland’da gezilecek yerler listesi
- 4.1 Bangkok
- 4.2 Ayutthaya Antik Kenti
- 4.3 Krabi
- 4.4 Phuket
- 4.5 Phi Phi Adaları
- 4.6 Chiang Mai
- 4.7 Chiang Rai
- 4.8 Koh Samui
- 4.9 Khanom
- 4.10 Khao Sok Millî Parkı
- 4.11 Similan Adaları
- 4.12 Koh Chang Adaları
- 4.13 Sukhothai
- 4.14 Thungyai-Huai Kha Khaeng Yaban Hayatı Koruma Alanları
- 4.15 Ban Chiang Arkeolojik Alanı
- 4.16 Dong Phayayen – Khao Yai Orman Kompleksi
- 4.17 Nakhon Ratchasima (Korat)
- 4.18 Kaeng Krachan Orman Kompleksi
- 4.19 Si Thep Antik Kenti
Mongkut olarak bilinen kral IV. Rama’nın izlediği denge politikaları sayesinde Avrupa ülkelerinin Hindiçin bölgesinde kolonileştiremedikleri tek ülke Tayland olmuş. Ünlü Kral ve Ben filminde hayatı işlenen Mongkut, Fransa ve Birleşik Krallık’ın arasındaki rekabetten yararlanmış. Bu sayede Tayland, komşuları Myanmar (Burma), Kamboçya, Laos ve Vietnam’ın aksine asla bir Avrupa kolonisi olmamış. Ancak bunun bir bedeli olmuş ve ülke kolonileştirilmediği hâlde toprak kaybına uğramış. (Bu arada hemen bir dipnot vereyim: Taylar, Kral ve Ben filmini hiç sevmiyor! Çünkü bir kralın İngiliz bir mürebbiyeye âşık olması hikâyesini kabul etmiyorlar ve bu nedenle de bu film Tayland’da yasaklı!)

Çulalongkorn olarak da bilinen Kral V. Rama babasının denge politikasını devam ettirmiş. Ülkesini batı standartlarına getirmek için köleliği kaldırmak gibi önemli reformlara imza atmış. Bu nedenle Tayland’ın Atatürk’ü denilebilecek Çulalongkorn’a karşı Tay toplumunda çok büyük bir saygı besleniyor. Çulalongkorn’un heykelleri kimi tapınaklarda Buda heykelleriyle yan yana bulunuyor. Taylar, Çulalongkorn’un heykelinin iyilikleri çektiğine inanıyorlar ve ona şükürlerini iletmek için bu heykelleri tapınaklara bağışlıyorlar.

Çulalongkorn tıpkı babası gibi batılı devletlerle denge politikasını sürdürdü. Ancak kendi döneminde de toprak kaybı oldu. Laos ve Kamboçya’yı Fransızlar’a vermek zorunda kalan Tayland, günümüzdeki sınırlarına çekildi.
1932 yılında kansız bir devrim sonucunda mutlak monarşiden parlamenter monarşiye geçildi. 1939 yılındaysa ülkenin adı Siyam Krallığı yerine Tayland ile değiştirildi.

Tayland’a vize almak gerekiyor mu?
T.C. umuma mahsus, hizmet, hususi pasaport hamilleri 30 gün süreli vizesiz, T.C. diplomatik pasaport hamilleri 90 gün süreli vizesiz ülkeyi ziyaret edebiliyor.
Ancak dikkat! Tayland’a varışınızdan 3 gün önce Tayland Dijital Giriş Kartı (TDAC) sisteminden giriş bilgilerinizi doldurmanız gerekiyor. https://tdac.immigration.go.th/arrival-card/#/home sitesinden online varış formunu doldurup QR kodu alıyorsunuz. Bu QR kodunu ülkeye girişte gümrükte beyan ediyorsunuz.

Şimdi Tayland’a özel bir bir kıyafetten bahsetmek istiyorum… Chud Thai; tam kelime anlamıyla “Tay elbisesi” anlamına gelen, Tayland’ın büyüleyici ve zengin kültürel mirasını yansıtan geleneksel kıyafeti. Chud Thai’yi benzersiz kılan en önemli unsurlardan biri kullanılan kumaş. Özellikle mudmee (ikat) tekniğiyle elde dokunan Tay İpeği (Thai Silk) ve altın-gümüş ipliklerle işlenen brokar kumaşlar (Pha Yok), kıyafete karakteristik parlaklığını ve ağır duruşunu kazandırıyor. Hem kadınlar hem de erkekler için farklı versiyonları bulunan bu kıyafetler; düğünler, resmi törenler, festivaller (özellikle Songkran ve Loy Krathong) ve kraliyet etkinliklerinde gururla giyiliyor. Bu giysinin en büyük özelliği, yüzyıllar öncesine dayanan bir geçmişi varmış gibi görünse de aslında modern ve standart hâline getirilmiş yapısının 20. yüzyılın ortalarında şekillenmiş olması.

Kadınların giydiği Chud Thai, zarafeti ve detaylı kumaş işçiliğiyle öne çıkıyor. En ikonik parçası, omuzdan dökülen ve bir pelerin gibi uzanan Sabai adlı şal. Alt kısımda ise Pha Sin adı verilen, bel çevresine sarılan boru şeklinde bir etek yer alıyor.
Bugün gördüğümüz modern kadın Chud Thai formları, Kraliçe Sirikit’in 1960’lardaki dünya turları sırasında Tay kadınını uluslararası alanda en şık şekilde temsil etmek amacıyla başlattığı bir çalışmanın ürünü. Kraliçe ve ekibi, tarihi detayları inceleyerek 8 resmi stil geliştirdi. Erkeklerin geleneksel kıyafeti kadınlarınkine kıyasla daha sade ancak bir o kadar asil duruyor. Erkek Chud Thai’sinin ana unsuru Sua Phroy veya daha yaygın bilinen adıyla Raj Pattern (Kraliyet Deseni) ceketi. Bu ceketin altına iki farklı şey giyiliyor: Modern kumaş pantolonlar ya da Chong Kraben adı verilen geleneksel giysi. Chong Kraben, uzun bir kumaşın bacak arasından geçirilip arkada bele tutturulmasıyla oluşturulan, şalvarı andıran çok rahat bir alt giysi.
Chud Thai, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dâhil edilmek üzere resmi olarak aday gösterildi. Günümüzde Tayland’da tapınakları ziyaret eden yerli ve yabancı pek çok turist, bu zarafeti deneyimlemek için tarihi bölgelerin yakınındaki dükkanlardan Chud Thai kiralayarak fotoğraf çektiriyor.
Tayland’a nasıl gidilir?
Her gün İstanbul’dan Bangkok’a 9 saat süren, Phuket’e 9,5 saat süren direkt uçuşlar var. Ayrıca aktarmalı uçuşlar da bulunuyor.
Uzun zamandır yollardayım. Mümkün olduğunca da değişik kültürleri tanımayı hedefliyorum ama itiraf etmem gereken bir şey var ki o da daha ayak basmadan bile Güneydoğu Asya’ya sevdalı olduğum… Bu öyle bir his ki tüm hücrelerim bana oraya ait olduğumu söylüyor. Nereye gidersem gideyim, aklımın bir köşesi Güneydoğu Asya’ya takılı kalıyor. Âdeta görmediğim bir sevgiliye kara sevdalı gibiyim. Biraz da bu sebeple buralara gelmeyi biraz öteledim. İstedim ki bu topraklara varınca hep içimde taşıdığım bu hislerimin yersiz olmadığını bileyim. Şimdiyse içim kıpır kıpır. Çünkü yıllardır tanışmayı beklediğim Tayland’a nihayet yolcuyum. Evet, burası çok popüler bir turist destinasyonu. Peki ülke bu şöhretini ve yıllardır rüyalarımı süslemeyi gerçekten hak ediyor mu? Yazılarımda göreceğiz…

Tayland’da mevsimleri sıcak, daha sıcak ve en sıcak olarak sınıflandırmak yanlış olmaz. En sıcak dönem olan mart-mayıs ayları arasında ülke en kurak dönemini yaşıyor. Daha az sıcak olan muson mevsimi haziran-ekim arasında. Bu mevsimde yoğun sağanak yağmurlar yağıyor. En az sıcak olan (ve de yüksek sezon) dönem ise kasım-şubat arası.
Ülkeyi ziyaret eden herkes uçak biletini aldıktan sonra burada çok para harcanmadığını söylemişti. Bu durum ya zaman içinde değişti ya da bizim paramız değer kaybettiği için herşey bize çok pahalı geliyor, bilemiyorum… Ancak bana sorarsanız, Tayland hiç de ucuz değil. Çoğu tapınağın girişi 500 Baht (15 USD). Yemek derseniz, sokak yemekleri ucuz. Ancak standart bir restorana gittiğinizde oldukça yüklü bir hesap ödeyebiliyorsunuz.

Tayland’da gezilecek yerler listesi
İlk Tayland yolculuğum, Tayland Turizm Otoritesi’nin davetiyle gerçekleşti. Sanki daha çocukluğumda bile Phuket’e balayına gitmeyi hayal ettiğimi bilmişler gibi beni Bangkok – Krabi – Phuket üçgeninini kapsayacak bir basın gezisine dâhil ettiler. (Daha sonra Chiang Mai, Chiang Rai, Surat Thani, Nakhon Si Thammarat, Koh Kood Adası’nı kapsayan basın gezilerine de davet edileceğimi, hatta defalarca hem Tayland’a hem de Uzak Doğu’nun diğer ülkelerine gidip Kalbimdeki Uzak Doğu adında bir kitap bile yazacağımı nereden bilebilirdim?). Evet, ben çocukken yani yıllar yıllar önce bile bilirdim Phuket’i. Çocuk aklım ve nahifliğimle oraya balayına gitmeyi de hayal ederdim. Bugünse balayı için olmasa bile hayatım boyunca unutamayacağım bir basın gezisine katılarak Phuket’te olacağım.

Ülkenin kültürel kalbi Chiang Mai’de Songkran Festivali yani Tay Yeni Yılı Festivali çok coşkulu kutlanıyor. Bu festival, dünyanın en büyük su savaşlarına ev sahipliği yapıyor. Songkran adını Sanskritçede “astrolojik geçiş” yani “dönüşüm veya değişiklik” anlamına gelen saṃkrānti kelimesinden alıyor. Tay Yeni Yıl Günü her yıl 13 Nisan günü, festival de 13-15 Nisan arasında kutlanıyor. Bu tarihler hafta sonuna denk gelirse, bir sonraki hafta içi günleri resmi tatil ilan ediliyor. Bu tarihlerin hafta ortasına denk geldiği yıllardaysa tatil birleştirilerek bir önceki cuma gününden bir sonraki pazartesi gününe kadar uzatılıyor. Seyahatinizi bu festivale denk getirmek isterseniz aklınızda bulunsun. Songkran Su Festivali, dünyanın en renkli festivallerinden biri kabul ediliyor.
Chiang Mai’deki ünlü Fener Festivali (Yi Peng), her yıl kasım ayında Lanna takviminin dolunayında düzenleniyor. Festivalde binlerce dilek feneri (khom loi) kötü şanstan kurtulmak için aynı anda gökyüzüne bırakılıyor.

Şimdi gelin, Tayland’ın en güzel yerlerine bir göz atalım…
Bangkok
Ülkenin başkenti ve en kalabalık şehri Bangkok; gökdelenleri, sarayları, tapınakları, AVM’leri, gece kulüpleri, pazar yerleri, restoranları ve sokak satıcılarıyla capcanlı bir şehir. Tasarım dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına üye olması da adını bu alanda duyurmasını sağlıyor. Bangkok’un hem turistik yönünü hem de sanatsal yönünü tanımak isterseniz, Bangkok’ta ne yapılır yazıma bakabilirsiniz. Eğer restoran önerileri isterseniz, Bangkok’ta nerede yemek yenir yazıma göz atabilirsiniz.

Ayutthaya Antik Kenti
Tayland’ın Bangkok’tan önceki başkenti olan Ayutthaya Antik Kenti, kurulduğu 1350 yılından Burmalılar tarafından yıkıldığı 1767 yılına kadar ihtişamlı bir hayata tanıklık etmiş olan bir yerleşim. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Ayutthaya, günümüzde de prang (kutsal emanet kuleleri) ve devasa manastırlarıyla o dönemin ihtişamını gözler önüne sürmeye devam ediyor.

Krabi
Güney Tayland’da Andaman Denizi kıyısında bulunan Krabi, egzotik havası ve eşsiz manzaralı millî parklarıyla tam bir yeryüzü cenneti. Burası binlerce yıl boyunca korsanlara, tüccarlara ve deniz çingenelerine ev sahipliği yapmış olsa da günümüzde kaplıcaları, deniz mağaraları, mercan resifleriyle ülkenin gözbebeği. Belki bölgenin merkezi Krabi Town’da aradığınızı bulamıyorsunuz. Ancak Ao Nang (Phra Nang) plajı, Railay (Rai Leh) plajı ve kaya tırmanış merkezi Ton Sai’ye geldiğinizde buraya hayran kalıyor, Krabi’nin ülkenin en muhteşem yerlerinden biri olduğuna kesin emin oluyorsunuz.

Phuket
Andaman Denizi’nde yer alan Phuket ülkenin dünyaca ünlü turistik adası. Burası ana karadan Chong Pak Phra Kanalı’yla ayrılıyor ve ana karaya Sarasin Köprüsü’yle bağlanıyor. Phuket’in çevresi 39 adayla çevrili. Bunların içinde Altın Tabancalı Adam adlı James Bond filminin çekildiği ve James Bond Adası olarak bilinen Phang Nga Bay ve Leonardo Di Caprio’nun The Beach (Kumsal) filminin çekildiği Phi Phi Leh Adası da var. Phuket, gastronomi dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil edilmesiyle de adını duyuruyor.

Phi Phi Adaları
Phi Phi Adaları, Güney Tayland’da Andaman Denizi ve Phuket arasında bulunan takımada topluluğu. Ko Phi Phi Don daha büyük olan ve yerleşime açık ada. Ko Phi Phi Lee ise sadece günü birlik turlarla ziyaret ediliyor.

Chiang Mai
Tayland’ın orkidelerle bezenen şehri Chiang Mai, “Kuzeyin Gülü” diye anılıyor. Ülkenin en ilgi çekici yerlerinden biri olan Chiang Mai; enfes tapınakların, keyifli pazarların, eğlenceli akşamların kenti. Tarihi ve modern mimarinin yer aldığı, geleneklerin yaşatıldığı bu güzel şehir hem çok sakin hem de çok huzurlu. Chiang Mai, zanaat & halk sanatları dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına kabul edilmesiyle de adını duyuruyor.

Chiang Rai
Tayland’ın en kuzeyindeki şehri Chiang Rai; tarihsel, kültürel ve doğal güzellikleriyle öne çıkan, sessiz, sakin, huzurlu bir şehir. Burası modern sanatı Budizm’le birleştiren Beyaz, Mavi ve Siyah Tapınaklar’ın şehri. Chiang Rai tasarım dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil.

Koh Samui
Tayland Körfezi’nin güneyindeki Surat Thani vilayetine bağlı Koh Samui Takımadaları, yaklaşık 60 adadan oluşuyor. Ancak en çok 3 adası biliniyor: Popüler ve turistik Koh Samui Adası; scuba dalışla bilinen Koh Tao Adası; en çok sırt çantalı gezginlere hitap eden ve partileriyle ünlü Koh Pha Ngan Adası..
Bu adalar içinde en popüleri Koh Samui. Takımadalar arasında en büyüğü olduğu için takımadalar da onun adıyla anılıyor.

Koh Pha Ngan plaj partileriyle ünlü ve en çok sırt çantalı gezginlerin tercihi. Her dolunay gecesinde yaklaşık 30.000 turist full moon party için adanın Haad Rin Nok plajında bir araya geliyor. Bu parti gece başlayıp güneş doğana kadar devam ediyor.
Koh Tao (Ko Tao), benim gibi tüplü dalıştan vazgeçemeyenler için tam bir cennet. Adanın merkezi feribot rıhtımının bulunduğu Mae Haad kasabasından Haad Sairee, Chalok Baan Kao, Ao Tanote gibi plajlara dolmuşla gitmek mümkün. Ülkenin en ünlü dalış merkezlerinden olan Ko Tao etrafında her seviyede dalgıca uygun birçok dalış bölgesi var. En çok beğenilen dalış noktalarından biri de Japanese Garden (Japon Bahçesi).

Khanom
Tayland Körfezi’nin güneyindeki Nakhon Si Thammarat vilayetine bağlı olan Khanom; turkuaz suları, huzurlu balıkçı kasabaları ve dünyada nadir görülen büyüleyici sakinleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir sahil cenneti. En büyük şöhretini bu sularda yaşayan nadir pembe yunuslardan alıyor. Sabahın erken saatlerinde sahil şeridinden kalkan geleneksel uzun kuyruklu balıkçı tekneleriyle (long-tail boat) açılıp, bu sevimli ve nadir canlıları doğal ortamlarında özgürce yüzerken ve zıplarken görebiliyorsunuz. Tabii onlar size kendini göstermek isterse!

Khao Sok Millî Parkı
“Guilin of Thailand” (Tayland’ın Guilin’i), Güney Tayland’daki Surat Thani vilayetinde yer alan büyüleyici Khao Sok Millî Parkı‘nın (ve içindeki Cheow Lan Gölü’nün) sahip olduğu manzaralar için kullanılan bir unvan. Turkuaz suların içinden yükselen devasa kireç taşı karstik dağları (kalker kayalıkları) ve yemyeşil tropikal yağmur ormanlarıyla ünlü olan park; adını, Çin‘in benzer şekilde ikonik, sivri dağları ve nehir manzaralarıyla dünyaca ünlü şehri Guilin’den alıyor.

Similan Adaları
Ülkenin batısında 9 adadan oluşan Similan Adaları, Andaman Denizi’ndeki Similan Islands National Park’ın içinde bulunuyor. Adalarda konaklama imkânı sadece Koh Similan ve Koh Miang adalarında var. Similan Adaları, dünyanın en güzel dalış noktaları arasında yer alıyor. Similan Adaları’nda tüplü dalış yapmanın en iyi yoluysa liveaboard dalış safari tekneleriyle mümkün. Görüntü genellikle mükemmel ve deniz yaşamı çok zengin. Ancak akıntı olduğu için burası daha çok tecrübeli dalgıçlara uygun. Şubat-nisan ayları arasında manta ray ve balina köpekbalıklarını görme şansı var. Bunların dışında çok sayıda renkli resif balığı, dalışlara eşlik ediyor.

Koh Chang Adaları
Koh Chang 50’ye yakın adadan oluşan bir takımada topluluğu. Bu takımadaların en büyüğü de Koh Chang Adası. Adanın burunlarından birinin görüntüsü file benzediğinden Fil Adası (Chang) olarak anılıyor. Koh Chang takımadalarının 2. en büyük adası olan Koh Kood Adası, ana karanın 40 km açığında ve Kamboçya ile deniz sınırı kesişiminde yer alan bakir ve huzurlu bir cennet. Adaları çevreleyen Andaman Denizi’ndeki mercan kayalıkları ve zengin deniz hayatı nedeniyle buraları dalış ve şnorkel için tavsiye ediliyor. Adalar aynı zamanda gözde bir balayı destinasyonu.

Sukhothai
Sukhothai Tarihi Kenti ve İlgili Tarihi Kentler; Sukhothai Tarihi Parkı, Kamphaeng Phet Tarihi Parkı ve Si Satchanalai Tarihi Parkı’ndan oluşuyor. Bu 3 tarihi parkta Tayland krallıklarının ilki kabul edilen ve 13.-14. yüzyıllara tarihlenen Sukhothai Krallığı’nın 3 ana şehrinin kalıntıları görülüyor. Sukhothai Tarihi Kenti ve İlgili Tarihi Kentler, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Sukhothai, Zanaat & Halk Sanatları dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil.

Thungyai-Huai Kha Khaeng Yaban Hayatı Koruma Alanları
Thungyai-Huai Kha Khaeng Yaban Hayatı Koruma Alanları, Thung Yai Naresuan ve Huai Kha Khaeng olmak üzere 2 bitişik yaban hayatı koruma alanını kapsıyor. Thungyai-Huai Kha Khaeng Yaban Hayatı Koruma Alanları, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde bulunuyor.
Ban Chiang Arkeolojik Alanı
Udon Thani eyaletinde bulunan Ban Chiang Arkeolojik Alanı, antik kırmızı boyalı çanak çömlekleriyle ilgi görüyor. Ban Chiang Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.
Dong Phayayen – Khao Yai Orman Kompleksi
Dong Phayayen – Khao Yai Orman Kompleksi; Dong Phaya Yen Dağları ve Sankamphaeng Sıradağları’ndaki 5 koruma alanını (Khao Yai Millî Parkı, Thap Lan Millî Parkı, Pang Sida Millî Parkı, Ta Phraya Millî Parkı, Dong Yai Yaban Hayatı Koruma Alanı) kapsıyor. Dong Phayayen – Khao Yai Orman Kompleksi, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde bulunuyor.
Nakhon Ratchasima (Korat)
Tayland denince akla genelde masmavi plajlar gelse de, ülkenin iç kesimlerinde yer alan Nakhon Ratchasima (Korat); dünya koruma tarihi açısından tam bir prestij merkezi. Burası, UNESCO’nun en özel nişanlarından biri kabul edilen Triple Crown (Üçlü Taç) unvanını dünyada alabilmiş sadece 4 yerden biri! Bir yerin UNESCO Üçlü Taç unvanı alabilmesi için UNESCO Küresel Jeoparkı, UNESCO Biyosfer Rezervi, UNESCO Dünya Mirası olarak UNESCO’nun 3 listesine girmesi gerekiyor. Dünyada bu unvana sadece Çin’deki Shennongjia UNESCO Küresel Jeoparkı, Güney Kore’deki Jeju Adası UNESCO Küresel Jeoparkı, Malezya’daki Kinabalu UNESCO Küresel Jeoparkı ve Tayland’daki Nakhon Ratchasima sahip.
Nakhon Ratchasima; bu unvanı tek bir parkla değil, sınırları içindeki farklı zenginliklerle hak ediyor: Eyalet; antik Khmer tapınaklarından eşsiz fosil yataklarına, meşhur Dong Phayayen – Khao Yai Orman Kompleksi’nin göz alıcı doğasından biyoçeşitlilik merkezlerine kadar hem jeolojik hem de kültürel mirası bir arada sunuyor.
Peki bu unvan neden bu kadar nadir? Çünkü bir bölgenin hem jeolojik geçmişini kusursuz koruması (Jeopark), hem mevcut ekosistemi ve yaban hayatını sürdürülebilir kılması (Biyosfer), hem de insanlık tarihi için “Üstün Evrensel Değer” taşıması (Dünya Mirası); oldukça zorlu kriterlerin bir araya gelmesini gerektiriyor. Sürdürülebilir turizmin ve doğa korumanın dünyadaki zirve noktası sayılan bu bölge, Tayland seyahatinde ezber bozmak isteyen kültür ve doğa kâşifleri için kesinlikle rotaya eklenmesi gereken bir durak.
Kaeng Krachan Orman Kompleksi
Kaeng Krachan Orman Kompleksi; Ratchaburi, Phetchaburi ve Prachuap Khiri Khan eyaletlerinde bulunan Kaeng Krachan Millî Parkı, Kui Buri Millî Parkı, Chaloem Phrakiat Thai Prachan Millî Parkı, Mae Nam Phachi Yaban Hayatı Koruma Alanı bölgelerini kapsıyor. Kaeng Krachan Orman Kompleksi, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde bulunuyor. Phetchaburi eyaletindeki Phetchaburi şehri gastronomi dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programına dâhil olmasıyla tanınıyor.
Si Thep Antik Kenti
Si Thep Tarihi Parkı, Phetchabun eyaletinde bulunan bir arkeolojik sit alanı. Burası tarih öncesi dönemin sonlarından Khmer İmparatorluğu’nun altın çağına kadar uzanan kültürel dönemleri kapsıyor. Si Thep Antik Kenti ve Dvaravati Anıtları, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.
Gezilecek yerleri bir yana, dünya mutfakları içinde Tayland yemeklerinin favorim olduğunu da söylemeliyim. Tayland mutfağının âdeta gastronomik imzası sayılan ikonik lezzet Tom Yum Kun (Acılı ve Ekşili Karides Çorbası), 2024’te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dâhil edildi. Bu çorba; Tayland’ın nehir kenarı topluluklarının doğayla kurduğu köklü bağı, şifalı bitki uzmanlığını ve Budist felsefesine dayanan yaşam biçimini simgeliyor. Limon otu, havlıcan ve galangal kökü gibi yerel malzemelerin dengesiyle hazırlanan Tom Yum Kung; sadece damaklarda bıraktığı eşsiz tat katmanlarıyla değil, aynı zamanda Tayland halkının mutfaktaki yaratıcılığını ve toplumsal dayanışmasını dünyaya duyuran kültürel bir elçi olarak bu unvanı taşıyor.
Tayland güvenle gezilebilecek, kadın olarak tek başına gitmekten asla çekinmeyeceğim, insanı mutluluk enerjisiyle kaplayan güzel mi güzel bir ülke. Gezdiğim bu kadar diyar içinde buranın kalbimdeki yeri bambaşkadır.
Bu eşsiz ülkeyi keşfetmeniz dileğiyle…
Teyzecim bu yazında çok güzel olmuş çok detaylı anlatmışsın. Tayland’da benim yemek bulamayıp 65 tl’ ye kuru fasülye ile pilav yediğimi yazmışsın bana göre bir çocuk için tayland’ta yemek bulmak gerçekten çok zor
Canım benim, sen büyüyüp tekrar Tayland’a gittiğinde eminim yemeklerini daha çok beğeneceksin. İlk seferinde çocuk olduğun için zorlandın ama yine de çok güzel idare ettin. Tebrik ederim seni. Hem Tayland’ı çok beğendin diye ben seni tekrar götüreceğim.