İstanbul uzun tarihi geçmişi ve doğal güzellikleriyle yerlisini de ziyaretçilerini de kendine hayran bırakan bir şehir. Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca önemini korumuş ve Roma, Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı gibi 3 büyük imparatorluğa başkentlik yapmış. Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı (Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi, Topkapı Sarayı); Süleymaniye Koruma Alanı (Süleymaniye Camisi ve çevresi); Zeyrek Koruma Alanı (Zeyrek Camisi ve çevresi), İstanbul Kara Surları Koruma Alanı olmak üzere 4 bölge olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Bu yazımda kentin kültürel mirasının önemli bir kısmını oluşturan, bir kısmı da UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan İstanbul Surları hakkında bilgiler vereceğim.

İstanbul surları

Kara surları

Surlar ilk olarak M.Ö 7. yüzyılda Megaralılar tarafından kurulan Byzantion şehrinin etrafında yapılmış. İnternette bazı kaynaklarda M.S 2. yüzyılda Byzantion’u ele geçiren Roma İmparatoru Septimus Severus’un surları yıktırıp kendi mimari kültürüne göre yeniden inşa ettirdiği yazıyor. Ancak bunu kanıtlayan bir kaynak yok. Surların fetih sırasında veya deprem, şehir yapılanması gibi sebeplerle yıkılmış olma ihtimali de var.

Kara surları

Haliç Surları M.S 4. yüzyılda İstanbul’u başkent yapan İmparator 1. Konstantin tarafından, Kara Surları M.S 5. yüzyılda İmparator II. Theodosius tarafından inşa edilmiş. Osmanlı Dönemi’nde de surlara çeşitli onarımlar yapılmış.

İstanbul Surları; Emeviler, Abbasiler, Avarlar, Haçlı Orduları, Venedikliler, Cenevizliler, Ruslar, Macarlar, İranlılar, Osmanlılar tarafından olmak üzere 29 kez kuşatılmış. Bu kuşatmaların sadece ikisinde aşılabilmiş; 1204 Haçlı orduları tarafından Latin istilası, 1453 Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı İmparatorluğu ordusu.

1453 yılında Sultan II. Mehmed o zamanki adıyla Konstantinopolis’i karadan ve denizden kuşatma altına almış ama Osmanlı ordusu toplarıyla surlarda gedikler açtıkça Bizanslılar surları yenileyerek Osmanlı’nın şehre girmesine izin vermemiş. Bunun üzerine Sultan II. Mehmed, 72 parça kadırganın karadan yürütülerek Haliç’e indirilmesi emrini vermiş ve Konstantinopolis bu hamleden sonra, 29 Mayıs 1453 günü fethedilmiş.

Sultan II. Mehmed, fetihten 1 gün sonra, 30 Mayıs 1453 günü, sokak çatışmaları bittikten sonra şehre Edirnekapı’dan giriş yapmış.

Konstantinopolis’in fethiyle 1.000 yıldan uzun sürelik tarihi olan Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış, Orta Çağ bitip Yeni Çağ başlamış. Konstantinopolis, Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti olmuş.

İstanbul Surları

İstanbul’da 4 bölge (Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı, Süleymaniye Koruma Alanı, Zeyrek Koruma Alanı, İstanbul Kara Surları Koruma Alanı), UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Tarihi Yarımada‘da bulunan İstanbul Surları; Kara Surları (Ayvansaray-Yedikule arası), Marmara Surları (Yedikule-Sarayburnu arası), Haliç Surları (Sarayburnu-Ayvansaray arası) olarak 3 bölümde sınıflandırılıyor. Kara Surları yaklaşık 6,6 km, Marmara surları yaklaşık 8,5 km, Haliç surları yaklaşık 5,4 km uzunluğa sahip.

Kara surları

İstanbul Surları yaklaşık olarak 300 kule ve 50 kapıya sahipmiş. Bu kule ve kapıların tam sayısı bilinmiyor çünkü bir kısmı fetih sırasında, bir kısmı depremler ve şehirleşme nedeniyle tahrip olmuş. Bir kısmı da Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde kapatılmış ve örülmüş. Bazı kapılar günümüze ulaşmadığından gözümüzle göremiyoruz ama kapı isimlerini sayarken bulundukları semte adını vererek ulaşan kapılar olduğunu söyleyebiliyoruz.

İstanbul surları

Marmara surları

İstanbul öyle kadim bir kent ki gezmekle, keşfetmekle bitmiyor. Ben de düzenli olarak İstanbul turlarına katılıyor, yaşadığım şehre turist olarak hayranlığımı artırıyorum. İstanbul turlarında Cangezi çatısı altında bir “Keşifler Kulübü” olan Nehirle Akarken Keşifler Kulübü ile keşiflerim de devam edecek. Siz de bize katılmak isterseniz İlker Horozcu (0532 233 4073) ile iletişim kurabilirsiniz.

Cangezi çatısı altında bir “Keşifler Kulübü” olan Nehirle Akarken Keşifler Kulübü ile Fatih’in ordusuyla İstanbul’a girdiği kapının önündeyiz

Kara Surları

Kara Surları; Edirnekapı, Sulukule Kapı, Topkapı, Mevlana Kapı, Silivri Kapı, Belgrad Kapı, Yedikule Kapısı, Altın Kapı’dan oluşuyor.

İstanbul Surları – Edirnekapı

Belgrad Kapı

Kara Surları’nda hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölüm var. Hendekler günümüzde tarım alanı olarak kullanılıyor. Dış surlarda çoğu kare planlı olan burçlar görülüyor. İç surlarda dehlizler var. Hendek, burç, dış sur, iç sur genişliği yaklaşık 70 metreyi buluyor.

Mevlana Kapı

Silivri Kapı

İstanbul Surları dâhilindeki Kara Surları’nın en bilineni, Yedikule Zindanları olarak bildiğimiz Yedikule Hisarı. Uzun zaman kapalı olan Yedikule Hisarı, tadilattan geçirilerek ziyarete açıldı.

Yedikule Hisarı’nda sergilenen fetih sonrası temsili çizim

İstanbul Surları – Yedikule Hisarı

Kara Surları’nın ortasında bulunan Heptaburgon’un (Yedikule Hisarı) yapımına II. Theodosius döneminde başlanmış ve 4 hisar yapılmış. Konstantinopolis’in fethinden sonra Osmanlı 3 hisar daha yapmış ve sur içi bölgesini kapatarak yeniçerilerin koruduğu bir bölge hâline getirmiş. Daha sonra çıkan bir yangında sur içi bölgesi tamamen yanmış.

Yedikule Hisarı’nda sergilenen sur ve sur içi çizimi

Konstantinopolis’in ana caddesi olan Mese Yolu, bugünkü Sultanahmet Meydanı’ndan başlayıp Esekapı civarında ikiye ayrılıyormuş. Ayrılan yol, tören yolu olarak kullanılıyormuş ve Trakya’dan gelen Via Egnatia ile birleşiyormuş. Bu iki önemli yolun birleştiği noktadada Porta Auera (Altın Kapı) yer alıyormuş. Doğu Roma imparatorları taç giyme törenlerini burada düzenliyormuş, sefer sonrası zaferlerini burada törenle kutluyormuş. Kapının üzerinde altından yapılan II. Theodosius, Zafer Tanrıçası Nike, fil koşumlu araba heykeli varmış. Altın Kapı ve kapının üzerindeki altın heykel, Haçlı orduları tarafından Latin istilası sırasında yok edilmiş.

Yedikule Hisarı’nda sergilenen Altın Kapı ve üzerinde altından yapılan II. Theodosius, Zafer Tanrıçası Nike, fil koşumlu araba heykeli çizimi

Yedikule’nin bilinirliği Osmanlı Dönemi’nde saray mensuplarının ve üst düzey kişilerin hapsedildiği ve idam edildiği bir yer olmasından kaynaklanıyor. Genç Osman olarak bilinen 16. Osmanlı padişahı II. Osman burada yeniçeriler tarafından boğularak öldürülenler arasında bulunuyor.

Yedikule Hisarı – Zindan odası

3. Murat’a kadar Osmanlı İmparatorluğu hazinesine ev sahipliği yapan, bir yandan da yılanlı kuyular, idamlarla adını duyuran Yedikule Hisarı; tarihin gizemli sayfalarında yerini almaya devam edecek.

İstanbul surları

Kitabeli Kule

Marmara Surları

Marmara Surları; Kumkapı, Çatladı Kapı, Ahır Kapı’dan oluşuyor.

Marmara Surları’nda hendek ve dış sur bulunmuyor. Az sayıda burç var. Surların kalınlığı yaklaşık 5 metreyi buluyor.

İstanbul surları

İstanbul Surları – Marmara surları

Haliç Surları

Haliç Surları; Cibali Kapı, Ayakapı, Balat Kapı, Ayvansaray Kapı’dan oluşuyor. Osmanlı Dönemi’nde her kapı girişinde karakol bulunuyormuş. Bunların en ünlüsü de Cibali Karakolu tiyatro oyunu olarak bildiğimiz Cibali Kapı. Günümüzde bu karakol binalarının yerinde kafeler bulunuyor.

Haliç Surları’ndan günümüze ulaşan az kalıntı var.

İstanbul surları

Haliç Surları

Haliç Surları’nda hendek ve dış sur bulunmuyor. Az sayıda burç var. Surların kalınlığı yaklaşık 5 metreyi buluyor.

İstanbul Surları bu kadim kentin kültürel mirasının önemli bir kısmını oluşturuyor. Napolyon’un, Dünya tek devlet olsa başkenti İstanbul olurdu, dediği İstanbul, surlarıyla da güzelliğini ve zarafetini yansıtmayı başarıyor.