Basel Gezi Rehberi – İlaç ve Kimya Endüstrisinin Kalbi
Basel, nüfus bakımından İsviçre’nin 3. büyük şehri ve ülkenin 26 kantonundan Basel Stadt kantonunun başkenti. Almanya & Fransa & İsviçre üçgeninde yer alan kent, aynı zamanda ülkenin en büyük liman kenti. Müzeleri, mimarisi, festivalleri ve uluslararası üne sahip Basel Art ve Schmuckmesse gibi ticari fuarlara ev sahipliği yapmasıyla da adını duyuruyor. Burası aynı zamanda başarılı bir sergi ve kongre kenti.

Buraya yıllar önce İsviçre kökenli bir kimya şirketinde çalışırken gelmiştim. İş toplantım için 2 kez geldiğim İsviçre’de önce Zürih, Luzern, Montreaux, Lausanne ve Cenevre’yi gezmiş, ardından buradaki şirket merkezinde toplantılarıma katılmıştım. Burada dipnot olarak kentin dünyada ilk beşin arasında olan ilaç ve kimya şirketlerine ev sahipliği yaptığını da söyleyeyim.
Burası bana bir sınır kenti olduğunu o zamanlar da hissettirmişti. Komşu ülkeler Almanya ve Fransa’dan her gün buraya çalışmak için gelenler vardı. Bunun bir nedeni de burada hayatın çok pahalı olmasıydı (Magnet koleksiyonuma eklediğim İsviçre magneti bile bana € 10’a mal oldu!). İnsanlar bu nedenle yaşamak için burayı tercih etmiyor ama iş hayatını burada geçiriyordu.

Fransa ve Almanya sınırında yer alan Basel’in ilginç bir özelliği var: Basel-Mulhouse-Freiburg Havalimanı’ndan (IATA: BSL (Basel – İsviçre kodu), MLH (Mulhouse – Fransız kodu), EAP (EuroAirport – tarafsız kod)) dışarı çıktığınızda; bir yol İsviçre’ye, diğer yolsa Almanya ve Fransa’ya çıkıyor.
Tarih öncesinde Keltler tarafından işgal edilen şehir, stratejik konumu nedeniyle Romalılar tarafından M.Ö 30 yılında askeri güçleri için merkez olarak kullanılmış. Orta Çağ boyunca da yoğun bir ticaret merkezi olarak gelişmiş.

Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Hollandalı felsefeci Erasmus’un yaşadığı ve öldüğü şehir, Rönesans Dönemi’nde hareketin en büyük kentlerinden biriymiş. Basel Üniversitesi bu dönemde, 1460 yılında kurulmuş. O zamandan beri şehir, İsviçre’nin gelişen iş ve ticaret merkezi olmaya devam ediyor.
İlgimi çeken bir diğer şey de insanların kendini Ren Nehri’nin akıntılı sularına bırakmasını izlemek oldu. Bizim gibi turkuaz rengi denizlere sahip olmayan ülkelerde nehirlerde yüzmek onlar açısından anlaşılır ama bizim için pek de anlamlı olmayan bir aktiviteydi.

Basel’de gezilecek yerler listesi
İçindekiler
Rhein (Ren) nehri şehri ikiye bölüyor. Büyük (Gross) Basel, şehrin tarihi kısmını yaşayacağınız eski yerleşimken; Küçük (Klein) Basel, şehrin modern yüzünü temsil ediyor. Bu iki yerleşim, Ren Nehri üzerindeki köprülerle birbirine bağlanıyor.
Eğer bölgede çok özel bir deneyim yaşamak isterseniz, Ren & Mosel Nehir Turuna katılabilirsiniz. Avrupa’da ekonomik, ticari ve askeri açıdan oldukça önemli olan Ren Nehri; kenarında şehirler kurulan, romantik yol diye adlandırılan ve üzüm bağlarını görerek geçeceğiniz eşsiz güzellikte bir nehir. Yukarı Orta Ren Vadisi, bütün Ren Nehri’ni temsil etmek üzere 2002 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dâhil edildi. Ren & Mosel nehri turları, dünyanın en güzel nehir cruise rotaları arasında yer alıyor.
Şimdi gelin, Basel’in en ikonik noktalarına bir göz atalım…
Basler Muenster (Basel Manastırı)
Başta Katolik kilisesi için inşa edilen manastır, Reform sonrası Protestan Kilisesine geçmiş. 1019-1500 yılları arasında Romaneks mimari ve Gotik mimarinin etkisinde kalan yapı, 1356 depreminde yıkılmış. Freiburg Manastırı’nın mimarı Johannes Gmünd tarafından tekrar inşa edilmiş, 1421’de de Ulrich Ensingen tarafından tamamlanmış.

Mittlerebrücke Köprüsü
Ren (Rhine) Nehri üzerindeki 5 köprüden biri olan Mittlerebrücke Köprüsü, 1226 yılında yapılmış.

Clara ve Steinenvorstadt Caddeleri
Şehrin en canlı alışveriş bölgesi olan Clara, Aeschenplutz ve Kleinbasel arasında kalıyor. Steinenvorstadt Caddesi ise hem alışveriş hem de yeme içme mekânları açısından oldukça keyifli. Steinenvorstadt Caddesi üzerinde bulunan Küchlins Variete Theater’ın altında yer alan Küchlin Cafe buraya gelenlerin mutlaka uğradıkları bir mekân olarak biliniyor.
Rathaus (Town Hall – Belediye Binası)
Belediye Binası, Basel Stadt Kanton Parlamentosu ve Kanton Hükümeti’ne ev sahipliği yapıyor. 500 yıllık yapı ve önünde kurulan pazar, oldukça ilgi çekiyor.

Hayvanat Bahçesi
1874 yılında kurulan hayvanat bahçesi 4.500 tür hayvanı barındırıyor.
Kunstmuseum
Picasso ve Avrupa’nın önemli sanatçılarının eserlerini sergileyen müze, İsviçre’nin en büyük sanat müzesi.
Basel Tarih Müzesi – Barfuesserkirche
Barfuesserkirche; tablolara, değerli katedral eserlerine, mobilyalarai arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapan bir müze.

Basel; İsviçre kültürünü yaşayabileceğiniz, temiz, düzenli bir kent. Ancak asıl İsviçre’yi görmek istiyorsanız, benim tavsiyem Lausanne ve Montreaux olacak.