Behramkale köyü ile iç içe olduğundan Behramkale adıyla da anılan Assos, Edremit Körfezi ile Midilli Adası’nın karşısında, sönmüş bir volkanın eteğinde yer alıyor. Antik Çağlar’ın önemli yerleşim merkezlerinden olan Assos, Büyük İskender’in hocası Aristoteles’in ilk felsefe okulunu kurduğu yer. Assos; hem arkeolojik kalıntılarıyla hem iç içe olduğu Behramkale Köyü mimarisiyle hem antik limanıyla hem de pırıl pırıl parlayan denizi ve mis gibi doğasıyla ülkemizin gözde merkezlerinden biri. Assos Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde bulunuyor.

Behramkale

Kesin olmamakla birlikte Tunç Çağı (Bronz Çağı)’nda (M.Ö 3000-1200) burada yaşam olduğuna dair arkeolojik kalıntılar bulunmuş. Antik dönem yazarlarına göre ise buranın kuruluşu M.Ö 7. yüzyıla dayanıyor. Homeros, Tiria’nın güneyinde Lelegler’in yaşadığını, bunların Truva Savaşı’nda bölgede denizcilik ve korsanlık yaptıklarını belirtmiş.

Platon’un öğrencisi Aristoteles, M.Ö 347 – M.Ö 344 yılları arasında 3 yıl burada yaşamış, zooloji, biyoloji ve botanik konularında önemli araştırmalar yapmış. Felsefe burada doğmuş. Aristoteles ilk felsefe okulunu burada kurmuş, bu okulda hocalık yapmış, yapıtlarının bir kısmını burada kaleme almış. Biz de Aristoteles’i binlerce yılın eskitemediği sözleriyle anıyoruz:

  • Bütün insanlar doğal olarak bilmek ister
  • İnsan siyasal bir hayvandır
Assos

Antik Liman

Assos gezilecek yerler

2017 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listesinde bulunan Assos Arkeolojik Alanı, tarih ve doğa turizmi açısından önemli bir merkez.

Assos

Antik Liman

Assos Antik Kenti

Assos Antik Kenti bir liman şehri olmasının yanında denizden yaklaşık 238 m yükseklikteki sarp bir kayalık üzerine kurulmuş. Roma döneminde burası yerli andezit taşından yapılan lahitleri ile ünlüymüş. Burada Marmara Adası’nda (Antik Çağlar’daki ismiyle Prokonnesos Adası) olduğu lahit imalatı ve satışı yapıyormuş. Bu lahitler bedenin hızlı bir şekilde toprak olmasını sağladığı için “insan yiyen lahit” olarak adlandırılıyormuş.

Antik kentte önemli yerler arasında Akropolis’teki Athena Tapınağı, Bizans surları, Hüdavendigar Cami, Akropolis’in eteklerinde arkaik devirden günümüze kadar iyi korunmuş antik yol ve iki kenarındaki mezarlar, şehir sur duvarları, Gymnasion, Agora, Stoa, Bouleuterion, tiyatro ve kilise sayılabilir.

Assos

Assos Antik Kenti – Athena Tapınağı

Apollon Smintheus Kutsal Alanı (Gülpınar)

Apollon Smintheus Kutsal Alanı, eski çağlarda Troas’ın önemli kült merkezlerinden biriymiş. Burada M.Ö 5000 yıllarına tarihlenen buluntular tespit edilmiş.

Apollon Smintheus Kutsal Alanı (Gülpınar) Kaynak:Wikipedia (By Leon petrosyan – Own work, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=107986424)

Babakale

Babakale, Asya kıtasının batıdaki en uç noktası. Denizde eriyip giden güneş batışını en iyi burada izleyebilirsiniz. Assos ziyareti yapıyorsanız burayı gün batımı izlemek üzere listenize alabilirsiniz.

Truva Antik Kenti

Troia Tarihi Milli Parkı içinde bulunan Truva Antik Kenti (Troya), dünyadaki en ünlü antik kentlerden birisi. Dünyanın ilk güzellik yarışması burada yapılmış, tarihteki ünlü Troya Savaşı burada geçmiş, Truva atı efsanesi burada hayat bulmuş, Yunan edebiyatının temelini oluşturan Homeros’un ünlü İlyada ve Odysseia destanı burada doğmuş. Truva Antik Kenti, UNESCO Dünya Kültür Mirasları listesinde bulunuyor.

Truva Antik Kenti

Kadırga Koyu

Osmanlı donanmasındaki kadırgalar Kadırga Koyu’nda tamir edilirmiş. Geniş ve uzun sahiliyle burası günümüzde Assos ziyareti yapan turistlerin gözde yeri.

Kazdağı Milli Parkı

Doğa temalı Kazdağı Milli Parkı ismini Marmara ve Ege bölgeleri arasında sınır oluşturan Kazdağı’ndan alıyor. Özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik milli parkın ana kaynak değerini oluşturuyor. Şırıl şırıl akan nehirleri, gürül gürül çağlayan şelaleleri, dünyanın en önemli 2. oksijen deposuna sahip mis gibi havası ile Kazdağları (İda Dağı) ülkemizin en güzel ve özel yerlerinden birisi. Burası Zeus’un doğduğu, Truva Savaşı’nı izlediği ve sonra da Hera ile evlendiği dağlar. Ah bir de sahip çıksak, üstünün altından değerli olduğunu unutmasak!!!

Annemle birlikte eşsiz güzellikteki Kazdağları’ndayız

Adatepe Köyü

Adatepe Köyü’nde Türkler’le Rumlar beraber yaşamışlar. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yapılan mübadele sonucunda Rumlar Yunanistan’a gitmiş, boşalan yerlere de Midilli ve Girit’ten gelen Türkler yerleştirilmiş. 1950 yılından sonra parti kavgası nedeniyle köy boşaltılmaya başlamış ve yarı nüfusu köyü terk etmiş. 1960’lardan sonra köyde çok az nüfus kalması sonucu mevcut evler bakımsızlıktan yıkılmaya başlamış. Kalan yerler de genellikle ağıl ve ahır olarak kullanılmış. Köy 1989 yılından beri SİT alanı.

Adatepe Köyü

Köye giderken özellikle Zeus Altarı ve Zeytinyağı Müzesi’ni görmenizi öneririm.

Zeus Altarı’nın bulunduğu tepeden manzara

Assos kendisi küçücük ama ruhu ve enerjisi kocaman bir yer. Taş binalar, daracık Arnavut kaldırımlı sokaklar, limandaki balık lokantaları, antik kentteki tarihi yapılar ve önünüzde uzanan Edremit Körfezi ve Midilli manzarası ziyaretçilerine hem geçmişi hem bugünü aynı anda yaşatmayı başarıyor. İnsan buraya kısacık bile uğrasa sanki uzun zamandır buradaymış gibi hissediyor, ruhunu dinlendiriyor. Burası güzel ülkemin en güzel beldelerinden birisi…