Abu Simbel Tapınakları
Mısır’ın hazinelerinden biri olan Abu Simbel, II. Ramses ve karısı Nefartari için inşa edilen 2 ana tapınaktan oluşuyor. İktidarını güçlendirmek üzere tarihin ilk yalan medya haberini yazdıran II. Ramses, kaybettiği Kadeş Savaşı’nı hezimete uğramış gibi değil de zafer kazanmış gibi duyurmasının ardından Kadeş Antlaşması şerefine Abu Simbel’deki tapınakları yaptırmış. Bu tapınakların büyük olanı II. Ramses, küçük olanı baş eşi Nefartari için yapılmış. Günümüzde Mısır’ın gizemini bu 2 tapınakla yansıtmayı başaran Abu Simbel kenti, Mısır turu rotalarının gözde yerleşimlerinden birini oluşturuyor. Abu Simbel’den Assuan merkezdeki Philae Tapınağı’na kadar olan tüm Nübye anıtları, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

Kahire – Assuan uçuşumdan sonra Assuan’da otelime yerleştim. Ancak daha otele girer girmez bütün hayallerimin yıkılıp Mısır’la ilgili bütün güzel hislerimin bittiğini hissetmiştim.
Otel şimdiye kadar kaldığım en pis oteldi. Evet, Mısır genelinde temiz bir ülke değil ama burası Hindistan’da kaldığım düşük sınıf otellerden bile kötü durumda. Zaten son 48 saatimin bilançosu pek parlak sayılmaz:
Uçuş sayısı:3
Uyunan saat:2
Bu otelde bu pislikte uyuyabilmem mümkün değildi. Hiç bir yere dokunmamaya çalışarak üzerimdeki kıyafetlerimle yatağın kıyısına büzüştüm, sanki böyle olunca daha az pisliğe bulaşacakmışım gibi… Zaten 2 saat sonra Abu Simbel tur otobüsüne bineceğim için burada çok da fazla vakit geçirmeyecektim. Şu anda aklımdan tek geçen şey evime gidince bavullarımı bile çamaşır suyu ile dezenfekte etmekti.
Bu arada otelle ilgili şikâyetimi turumu organize eden Sfinks Rejser’den Maria’ya ilettiğimde Assuan’da orta sınıf otellerin azalan turist sayısı nedeniyle kapalı olduğunu, yüksek yıldızlıların da çok pahalı olduğunu, ben de odamda çok az zaman geçireceğim için bu oteli ayarladıklarını söyledi. Şehrin pisliğinden sonra nasıl bir otelle karşılaşacağım zaten belliydi. Yine de pek hatırlamak istemeyeceğim bir gece olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
Bugünkü programımsa iyice çılgınlık. Çünkü bu yorgunluğa bir de uykusuzluk eklenince dayanabilmek akıllı insanın yapacağı şey değil. Bu hız ancak benim kadar gezmekle kafayı bozmuş olan birine yakışır.
Abu Simbel’e nasıl gidilir?
İçindekiler
Mısır‘ın Abu Simbel şehrine gitmek için 4 alternatifiniz var:
- Nehir yolu ile: Nil Nehri cruise turlarıyla Assuan’a gelip onların organize ettiği turlarla buraya gidebilirsiniz. Ayrıca Nasser Gölü üzerinde yapılan 3 veya 4 günlük gemi turlarına katılabilirsiniz. Bu turlar genellikle Asuan’dan başlıyor ve tapınağa nehir yoluyla ulaşmanın en keyifli yolu.
- Organize turlar ile (En Popüler Seçenek): Çoğu turist, otelleri veya yerel acenteler aracılığıyla Assuan‘dan kalkan düzenlenen paylaşımlı minibüs turlarıyla Abu Simbel’e gidiyor.
- Uçak ile (En Hızlı ve Konforlu): Abu Simbel Havalimanı’na (IATA: ABS) uçakla gelebilirsiniz. Eğer uçağın sol tarafında pencere kenarında oturursanız, tapınakları havadan izleyebilirsiniz.
- Yerel Otobüs veya Özel Araç ile: Assuan’daki ana otobüs terminalinden sabah saatlerinde (genellikle 08:00 civarı) kalkan yerel otobüsler ekonomik bir seçenek. Ancak turist konforu düşük. Özel araç alternatifindeyse şoförlü bir araç kiralayarak kendi saatinizi belirleyebilirsiniz.
Abu Simbel ziyareti yapmak için ana kalkış noktası Assuan şehri. Çoğu turist, önce Assuan’a gidiyor, sonra otelleri veya yerel acenteler aracılığıyla düzenlenen paylaşımlı minibüs turlarını tercih ediyor. Turlar eskiden konvoy hâlinde gidiyordu. Çünkü 1997’de kökten dinci bir terör örgütü Deir el-Bahari’de turist kafilelerine saldırdı ve 62 kişiyi öldürdü. O günden sonra çok uzun süre herkes saat 4:00-5:00’te hareket eden otobüs konvoylarına katıldı. Ancak artık Assuan’dan Abu Simbel’e giderken eski katı polis konvoyu zorunluluğu geçerli değil. Yine de güvenlik gerekçesiyle hâlâ sıkı kontrol noktaları bulunuyor.
Katıldığım turda rehber beni sabah 3:00’de pislik içindeki lobide bekliyordu. Tura katılacak diğer yolcuları otellerinden topladıktan sonra minibüsümüz 4:00’de açılacak otobanda gidebilmek üzere sıraya girdi. Mısır dışardan zannedildiği gibi güvenliği olmayan bir ülke değil. Daha doğrusu belki güvenli değil ama turistler için güvenlik sağlanıyor. Seyahat etmeden önce seyahat izinleri alınıyor.
Ben de turist konvoyunda yerimi aldım. 2,5 saat yolculuktan sonra Abu Simbel bölgesine vardım.

Abu Simbel’de gezilecek yerler listesi
Burada görülecek 2 tapınak var: Ramses II Tapınağı (Büyük Tapınak) ve Hathor & Nefertari Tapınağı (Küçük Tapınak).

Ben gittiğimde tapınakların içinde fotoğraf çekimi yasaktı. Artık cep telefonuyla flaşsız çekim yapılıyor, profesyonel makinelere de ekstra ücret ödeyerek çekim izni veriliyor.

Nil taşkınları nedeniyle buranın büyük bir kısmı kuma gömülmüş. 1813’te İsviçreli kâşif Johann Ludwig Burckhardt yerin yeniden bulunduğunu açıklayana kadar da unutulmuş.
Abu Simbel tapınakları, Assuan Yüksek Barajı’nın inşa edilmesi ve Nasır Gölü’nün oluşmasıyla sular altında kalma tehlikesiyle karşılaştı. Yüksek zeminde her detayı orijinalinin aynısı olan yapay bir sarp kayalık oluşturuldu ve UNESCO’nun finanse etmesiyle 1964-1968 yılları arasında orijinal yerlerinin 198 km kuzeybatısına ve 64 m daha yükseğe taşındılar. Her biri 10 ile 40 ton ağırlığında olan ve 16.000 parçaya bölünen taş bloklarının birleştirilmesinden bahsediyoruz!
Taşınmanın yarattığı ilgiyle tapınaklar tam bir yıldız oldu. Beni Seven Casus (1977-The Spy Who Loved Me) ve Mumyanın Dönüşü (2001-The Mummy Returns) gibi filmlerde yer almaları da popülaritelerini artırdı.

II. Ramses Tapınağı
Büyük olan II. Ramses Tapınağı, II. Ramses’e ve onun Kadeş Savaşı’nda Hititler’e karşı kazandığı iddia edilen zafere adanmış. Tapınağın girişinde II. Ramses’in 20 metre boyunda 4 heykeli bulunuyor.


Burası II. Ramses’in M.Ö 13. yüzyılda gücünün zirvesindeyken krallığının tamamına otoritesini göstermek için yapılmış. İç mabedinde 4 tanrının Memphis’in Ptah’ı, Teb’in Amon-Ra’sı, ilahlaşan II. Ramses ve Heliopolis’in güneş tanrısı Ra-Herekhti’nin heykelleri var. Ramses’in ve Amon-Ra’nın heykelleri firavunun doğum ve tahta çıkış tarihleri olan 21 Şubat ve 21 Ekim’de güneşin ilk ışıkları üzerine düşecek şekilde yerleştirilmiş. (Ancak UNESCO projesiyle taşındıklarında milimetrik bir hatadan ötürü bu günler 22 Şubat ve 22 Ekim’e kaydı) Memphis Tanrısı Ptah’ın heykelineyse asla güneş vurmuyor. Çünkü o bir yer altı tanrısı ve ebediyete kadar karanlıkta kalması gerekiyor!

Nefertari Tapınağı
II. Ramses Tapınağı’nın yanındaki ikinci tapınak olan Nefertari Tapınağı, II. Ramses’in karısı Nefertari ve Tanrıça Hathor’a adanmış.

Bu tapınak eski Mısırlılar’ın “Saf Dağ” veya “Kuzey Dağı” olarak adlandırdıkları dağın kayalarına oyulmuş. Nefertari Tapınağı’nın yapımından önce halk bu dağa gelip ibadet edermiş çünkü doğum, bereket, aşk ve evlilik tanrıçası Hathor’un bu dağın içinde yaşadığına inanırlarmış. Kral II. Ramses de halkın bu inancından yararlanarak tapınağı hem karısı Kraliçe Nefertari’ye hem de Tanrıça Hathor’a adamış.
Tapınağın cephesi 2 kuleye bölünmüş. Her kulede 10’ar metre yükseklikte 3 heykel olmak üzere toplamda 6 heykel var. Bu heykeller II. Ramses ve Nefertari’ye ait.

Nasır Gölü
Afrika ile Arktik arasındaki göç yollarının önemli bir dinlenme yeri olan Nasır Gölü; sarı gagalı leylek, pembe sırtlı pelikan, balıkçıllar, ibis ve kazlar başta olmak üzere pek çok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Gölde Nil levreği, tilapi, kedi balığı ve opah gibi yenilebilir balıklar da var.

Abu Simbel tapınaklarını gezdikten sonra Nasır Gölü’ne uzun uzun baktım. Yine tarihe bir yolculuk yapmıştım. Ancak yine gitme vakti gelmişti. Turist konvoyu içinde Assuan’a dönmek üzere yola çıktım.
Abu Simbel, Mısır’ın diğer antik alanları gibi beni benden almıştı…
Keşfetmeniz dileğiyle…